Etiket arşivi: yolsuzluk

/// YOLSUZLUĞA MİZAHİ BAKIŞ /// Milyonluk Ayakkabı Kutusuyla İlgili Sosyal Medyada En Çok Payl aşılan 19 Şey ///

18 Aralık, 16:42İçinden 4.5 Milyon Dolar Çıkan Ayakkabı Kutusu Sosyal Medyayı Salladı!

İstanbul‘da başlatılan rüşvet operasyonu kapsamında Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın evinde yapılan aramada, kütüphanesinde ayakkabı kutuları içinde saklanmış 4.5 Milyon Dolar ele geçirildiği iddia ediliyor. Tabi ki böyle bir iddia karşısında sosyal medya yine sallandı.

Ayakkabı kutusu üzerine sosyal medyadaki geyikleri sizler için derledik…

Erdal Ceylan

MUSTAFA SARIGÜL DOSYASI : Erdoğan yolsuzlukları açıkladı !

Erdoğan’ın Mustafa Sarıgül’le ilgili yolsuzluk dosyasını açıkladı.

Başbakan, Kılıçdaroğlu’na Sarıgül üzerinden seslenmiş, "Sana pazar gününe kadar müsaade. Eğer İstanbul Büyükşehir adayınla alakalı yolsuzluk klasörünü açıklamazsan, ben açıklayacağım" demişti.

İstanbul’da aday tanıtım töreninde konuşan Başbakan Erdoğan, ‘Elimde CHP’nin, Şişli Belediyesi’ne ilişkin iddialarla ilgili kurulan komisyonun hazırladığı 57 sayfalık rapor var. CHP’nin raporuna göre Şişli’de kaçak inşaatlara göz yumulmuş. Belediye başkanı baş sorumludur. Bunu kim diyor komisyon diyor’ dedi.

İşte Başbakan’ın açıklamaları:

Malum örgüt ve yol arkadaşları yolsuzluk iddiaları üzerinde bize saldırıyorlar. İstanbul adayınızın dosyasını açıklayın, yoksa ben açıklayacağım dedim. Ben CHP genel müdürü gibi sahte belgelerle konuşmuyorum. Elimde CHP’nin Şişli Belediyesi’ne ait araştırma komisyonunun raporu var. Altında da kendi elemanlarının imzası var. Bu çalışma neticesinde 57 sayfalık raporda CHP adayıyla ilgili iddialar tüm belgeleriyle ortaya konuyor.

İkincisi yapı ruhsatı. Üzerinde çok sayıda yolsuzluk ve usülsüz oynama yapılmıştır. Yüzlerce milyon lira usülsüzlük yapılmış. Bu belgeler orijinal. Ben belediyecilikten geliyorum. Bunların hangi fırıldağı çevirdiğini çok iyi biliyorum. Aldıkları parayı da borç olarak aldığını söylüyorlar.

Kaçak inşaat yapımına sürekli olarak göz yummuş. Bunların hepsi bu dosyada var. İnşaat mafyasıyla işbirliği yapmışlar. Yıllar önce İSKİ belediyesinde yapılan yolsuzluk partimize yönelik en büyük eleştiri olmuştur. Ben demiyorum, bu raporda imza atanlar diyor. Bu olayların yani Şişli Belediyesi’ndeki yolsuzluk olaylarının faturası ağır olacaktır diyor bu komisyon raporunda.

Bu komisyonun raporunun ardından Şişli Belediye Başkanı CHP’den ihraç ediliyor. CHP’nin genel müdürü de adayının dosyasıyla poz veriyordu. Kılıçdaroğlu’nun yolsuzluk dosyası diyor. ben demiyorum, Kılıçdaroğlu’nun kendisi diyor. Ne oldu da adayın yapıyorsun. Hani sen temizdin? İhraç ettiğiniz bu kişiyi neden şimdi aday gösteriyorsun.

TMSF için bu komplo diyor. Geç onu. Şişli Belediye Başkanı ve arkadaşları Bank Ekspress’ten kredi alıyorlar. Usulsüzlük diz boyu. TMSF’ye şu geçtiğimiz Kasım ayında bankanın eski sahibi bir belge ulaştırıyor. İki aylık bir olay. Gelen bu yeni belge ile birlikte TMSF de el koyuyor. Bu yeni belgeyi veren biz değiliz. El koyma o yeni belgeden sonra gerçekleşiyor. O belgenin neden şimdi geldiğini de taraflar açıklasın. Rakibimizle illegal yollardan değil hukuk yoluyla mücadelemizi yapıyorlar. Bize yolsuzluk iftirası atanlar hırsız görmek istiyorlarsa aynaya baksınlar.

FETULLAH GÜLEN DOSYASI : ‘Yolsuzluğu da Ergenekon’u da Aklama”/// 100 aydından ortak bildiri ///

Yazar, gazeteci, akademisyen, aydın ve aydınlardan oluşan 100 aktivist, ortak bir metne imza atarak yolsuzluk operasyonlarına ve Ergenekon’un aklanlanma girişimlerine tepki gösterdi.

‘Yetti Artık!” denilen bildiri de, bakan çocuklarının da isimlerinin karıştığı yolsuzluk skandalı ve bu gelişmenin ardından başlayan politik tartışmalar neticesinde Ergenekon davasında ceza alanların yeniden yargılanma ihtimalinin kabul edilir olmadığı vurgulandı.

İşte metnin tamamı ve altına imza atan aydınlar:

Derin bir yolsuzluk soruşturması, inanılmaz bir hızla Balyoz ve Ergenekon davasından ceza yiyen darbecilerin yeniden yargılanması tartışmasına bağlandı. Bu eğilim, hem yolsuzluk yapanları hem de Ergenekoncu ve Balyozcuları aklamayı hedefliyor. HSYK’nın yapısını 2010 öncesine döndürerek tümüyle hükümete bağlamaktan yolsuzluk soruşturmasını yapan yargı mensuplarının ve kolluk güçlerinin tasfiye edilmesine kadar bir dizi hukuksuzluk gündemde.

Biz aşağıda imzası bulunanlar,

  • Yolsuzluk yapanların yerinin Ergenekoncuların yanı olduğunu,
  • Yolsuzluk ve rüşvet ilişkilerine bulaşan tüm siyasilerin istifa etmesini ve soruşturmaların tam bir şeffaflık ve tarafsızlık içinde yürütülmesini
  • Yargının hükümete bağımlı hale getirilmemesi gerektiğini, yargının yürütmeden bağımsızlığının demokratik bir rejimin koşullarından birisi olduğuna dikkat çekerek, 2010’da değişen HSYK yapısının yeniden değiştirilerek hükümete bağımlı hale getirilmemesini,
  • İktidarın yargıyı baskı altına almak için oluşturduğu her fiilin suç olduğuna dikkat çekerek, yolsuzlukların örtülmemesi gerektiğini savunuyoruz.

Çok açık ki;

  • Devlet yapılanması içindeki yasadışı tüm odakların açığa çıkartılmasının yolu daha fazla demokrasi ve daha fazla şeffaflıktan geçiyor.
  • Çözüm, barış ve demokratikleşme yönünde yepyeni adımların hızla atılmasının gerekli olduğu her geçen gün açığa çıkıyor.
  • Demokrasi, yeni ve demokratik bir anayasa yönünde verilecek mücadelenin ürünü olacaktır.

İMZA ATAN AYDINLAR:

Ahmet Dindar, Ali Bilge, Arife Köse, Asu Aksoy, Atilla Dirim, Atilla Tuygan, Ayşe Erzan, Ayşe Günaysu, Ayşe Demirbilek, Ayşe Gözen, Baskın Oran, Besim Delaloğlu, Betül Tanbay, Bülent Somay, Cafer Solgun, Can Irmak Özinanır, Canan Şahin, Çağatay Anadol, Çağla Oflas, Cemal Uşşak, Cemal Yardımcı, Cengiz Aktar, Elif Dasdarlı, Eren Keskin, Ergin Cinmen, Erol Katırcıoğlu, Ersin Damarsardı, Evre Ergeç,Faruk Sevim, Fatma Türe, Ferda Keskin, Ferdan Ergut, Ferhat Kentel, Garo Paylan, Görkem Yeltan, Gürhan Ertür, H. Baha Coşkun, Hale Sözmen, Halim Bulutoğlu, Haluk Ünal, Hakan Gürvit, Hakan Tahmaz, Hale Sözmen, Hasan Fehmi Özer, İkbal Polat, İrvin Cemil Schick, Jale Mildanoğlu, Kelemet Çiğdem Türk, Kemal Başak, Kerem Kabadayı

Korhan Gümüş, Kuban Kural, Levent Şensever, Ludmilla Büyüm, Mahmut Boynudelik, Mehmet Bekaroğlu, Meltem Oral, Mesut Varlık, Mustafa Arslantunalı, Mücteba Kılıç, Murat Aksoy, Mustafa Paçal, Neşe Erdilek, Nil Mutluer, Nora Şeni, Nuran Yüce, Nurcan Kaya, Ömer Faruk Gergerlioğlu

Ömer Madra, Ozan Tekin, Pelin Cengiz, Roni Margulies, Samet Mengüç, Semih Gümüş, Samim Akgönül, Selami Gürel, Serdar Kordu, Seyfettin Gürsel, Sinan Özbek, Şanar Yurdatapan, Şenol Karakaş, Şevki Evrendilek, Şirin Tekeli, Talat Ulusoy, Tamer Kayaş, Tolga Tüzün, Turgay Ogur

Ufuk Uras, Ümit İzmen, Ümit Kıvanç, Ümit Şahin, Veli Deniz, Viki Ciprut, Volkan Akyıldırım, Yener Orkunoglu, Yıldız Önen, Yüksel Selek, Zeynep Tanbay, Zeynep Tozduman, Ziya Taner Koçak.

YOLSUZLUK DOSYASI /// AV. ÖMER KİBAR : KUTU GİBİ YOLSUZLUK ..! ( Kamuoyunun dikkat ve takdirlerine saygıyla sunulur. )

Bu avukat iki belediyenin kabusu oldu!

Gaziosmanpaşa ve Sultangazi belediyelerini yolsuzlukla suçlayan Avukat Ahmet Ömer Kibar’ın kişisel çabası iki belediyenin kabusu oldu…

Yerel yönetimleri hedef alan yolsuzluk iddialarıyla dikkat çeken Avukat Ahmet Ömer Kibar’ın yolsuzlukla mücadele amaçlı kişisel çabası ilginç sonuçlara sahne oluyor.

ARKASINDA GAZETE YA DA TV YOK TEK SİLAHI İNTERNET!

Kibar’ın arkasında bir medya gücü yok. Ne bir gazete ne bir televizyon var elinin altında. Ancak Kibar yeni dönemin en büyük medya gücü olan interneti kullanarak gazete ve TV kanallarına sanıldığı kadar ihtiyaç olmadığını da kanıtladı. Gaziosmanpaşa ve Sultangazi belediyelerine dönük hayli ciddi bazı yolsuzluk iddialarını sosyal medya ve mail zinciri yoluyla gündeme taşıyan Kibar iki belediyenin de kabusu haline geldi.


MAİL MANYAĞI YAPIYOR, DAVA AÇIYOR, VAZGEÇMİYOR!

Mail zinciri yoluyla milyonlarca insana ulaşan ve sosyal medyayı aktif şekilde kullanan Avukat Ahmet Ömer Kibar, İstanbul’daki Gaziosmanpaşa ve Sultangazi belediyelerinde olan bitene dikkat çeken çıkışlarıyla gündemde. Sınırlı imkanlarıyla iddialarını gündeme taşımayı başaran Avukat Ahmet Ömer Kibar, İstanbul’da özellikle iki belediyeye odaklanmış durumda.

GAZİOSMANPAŞA VE SULTANGAZİ BELEDİYELERİNİN KABUSU OLDU

Gaziosmanpaşa ve Sultangazi belediyelerinde ciddi yolsuzlukların yaşandığını savunan Kibar iddialarını adeta bir kampanya konusu yaparak iki belediyenin de kapısına dayanmış durumda. İddialarının yanısıra paylaştığı belge ve tanıklıklarla her iki belediye başkanını hayli zor durumda bırakan Kibar "İddia konusu yolsuzluk, sahtecilik suçları sözle, kelime oyunlarıyla geçiştirilip örtbas edilemez." derken sonuç alana kadar durmayacağını vurguluyor.

İKİ BELEDİYEYE ÇOK AĞIR YOLSUZLUK SUÇLAMALARI

İki belediyede de "Arsa Alım- Satımı, İhaleler, Ödemeler ve Tahsilatlarla ilgili İmar Yolsuzlukları, Zimmet, İrtikap ve İhaleye Fesat Karıştırmak" suçlarının oluşumuna dair ciddi bulgular olduğunu iddia eden Kibar "suç var ama suçlu yok" diyerek sorumluların hesap vermediğini vurguladı. Gaziosmanpaşa ve bu belediyeden ayrılarak kurulan Sultangazi Belediyesi’nde yolsuzlukların ayyuka çıktığını kaydeden Kibar bu iddiaların sonucunda 5 kişinin tutuklandığını biri Belediye Başkanı olmak üzere 10 kişinin de 15 yıl hapis cezası istemiyle yargılandığını hatırlattı. "Belediyenin çaycısında, şoföründe bile sahte kâşeler var!" diyerek yozlaşmanın her kademeye yaıyldığını savunan Kibar yolsuzluğun mahkeme ve bilirkişiler üzerinde de kendini örgütlediğini kaydetti.


"BİRİLERİNİN NERESİ AÇIK KALACAK MERAK EDİYORUM"
İddialarının peşini bırakmayacağını ve sonuna kadar gideceğini açıklayan Kibar "Sultangazi Belediyesi’nce zincirleme şekilde üretildiği iddia olunan, içerik itibariyle gerçeğe aykırı "sahte resmi belgeler" ve bizzat imzalayanlar tek tek, detaylı ve izahlı bir şekilde, kamuoyunda yayınlandığında; birilerinin (!) neresi açıkta kalacak" diye düşünmek bile istemiyorum!" dedi.

http://www.internethaber.com/bu-avukat-iki-belediyenin-kabusu-oldu-597605h.htm

Hayatta küçümseme hiçbir kimseyi & NOKTA’ da küçüktür ama BİTİRİR cümleyi

Not : Lütfen şayet içeriği bizim gibi onaylıyorsanız, bu metni tüm önemli sitelere ve ülkede düşüncesi ne olursa olsunNAMUSLUher insanın mailine ulaştırı

AKP VE CHP ARASINDA YOLSUZLUK RAKAMI POLEMİĞİ

18+01+2014+-+1

YOLSUZLUK DOSYASI : Yolsuzluğa dünyada sıfır tolerans

Yolsuzlukla mücadele sadece AB’nin gündeminde değil. Dünyanın yeni ekonomik güçlerinden Çin de yolsuzluğa karşı ‘sıfır tolerans’ prensibini hayata geçirdi. İran ve Uruguay’da da gündem yolsuzlukların ortaya çıkarılması.

Şeffaf yönetimiyle dikkat çeken Avrupa Birliği (AB), yolsuzlukla mücadelede sert önlemler alıyor. Vergi kaçırmanın cezasının adam öldürmeyle eş tutulduğu AB ülkelerinde, yolsuzluğa bulaşan kişi görevine bakılmaksızın yargı karşısına çıkarılıyor. Hakkında yolsuzluk söylentileri olan politikacılar, yargıya hesap vermeden önce istifa yolunu seçiyor. Politikanın ‘hizmet’ amaçlı görüldüğü AB’de, toplum da yolsuzluklara müsamaha göstermiyor. 27 üye ülkede gerçekleştirilen Eurobarometre araştırmasında AB vatandaşlarının yüzde 74’ü yolsuzluğu en büyük problem olarak görüyor. En çok yolsuzluk yaptığına inanılanların başında siyasetçilerin gelmesinden dolayı, onlarla ilgili en küçük bir yolsuzluk iddiası bile dikkatle takip ediliyor. Yolsuzlukla mücadele sadece AB’nin gündeminde de değil. Dünyanın yeni ekonomik güçlerinden Çin de yolsuzluğa karşı ‘sıfır tolerans’ prensibini hayata geçirdi. İşte son dönemde dünyada dikkat çeken yolsuzluk operasyonları:

Sarkozy’nin eski İçişleri Bakanı’na gözaltı: Fransa’da eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy döneminin İçişleri Bakanı Claude Gueant ve aynı dönemde Emniyet Genel Müdürlüğü yapan Michel Gaudin gözaltına alındı. Gueant’ın İçişleri Bakanlığı Kabine Direktörü olduğu 2002-2004 yıllarını kapsayan soruşturmada savcılık, kamu kaynaklarının zarara uğratıldığını ve pirimlerde usulsüzlük kaydedildiğini vurguladı. Soruşturma, haziranda Fransız polisinin Gueant’ın evinde 20 bin avro peşin parayla yapılmış harcama delilleri bulması üzerine başlamıştı. Michel Gaudin ise Paris’e bağlı Nanterre’de bulunan adli polis merkezinde, yolsuzluk ve vergilerin kötüye kullanılması iddiaları ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında sorgulandı.

İspanya’da iktidar partisine baskın, kralın damadı sanık: Avrupa’da en ses getiren yolsuzluk soruşturması İspanya’dakiydi. İktidardaki Halk Partisi (PP) genel merkezini basan polis 14 saat boyunca arama yaptı. Başbakan Mariano Rajoy ise mahkemelerin verdiği karara “mutlak saygı” duyduğunu belirtti ve partisine de soruşturma için gereken tüm kolaylığın gösterilmesi talimatını verdi. Polis, basılan binanın 2005-2011 yılları arasındaki tadilatında yapıldığı iddia edilen kayıt dışı ödemelere dair evrak aradı. AB Zirvesi için Brüksel’de bulunduğu sırada partisinin merkezi basılan Rajoy, kendilerinden emin olduklarını ve soruşturmanın sonucundan endişe duymadığını açıkladı. Rajoy’un sözlerini Türkiye’de birinci sayfadan veren bir gazete için Başbakan Erdoğan “Haddini bil!” çıkışını yaptı. Direkt Rajov’un şahsıyla ilgili olmayan soruşturmadaki iddialara göre PP’nin eski mali işler sorumlusu Luis Barcenas, müteahhitlerin partiye ‘bağış’ olarak verdiği milyonlarca avroyu parti liderlerinin zimmetine geçirmesine yardımcı oldu. Rajoy ve diğer üst düzey yetkililer, yolsuzluk suçlamalarını reddederken, tutuklu yargılanan Barcenas’ın alınan rüşvetlerle gizli bir fon oluşturduğu ve İsviçre bankalarında 48 milyon avro parası bulunduğu iddia ediliyor.

İspanya’yı sarsan ikinci yolsuzluk soruşturmasının adresinde ise Kral Juan Carlos’un damadı İnaki Urdangarin vardı. Damat hakkında 23 yıl hapis cezası istendi. Kralın ortanca kızı Prenses Cristina ile evli olan Urdangarin ile ortağı Diego Torres için kamu malını zimmetine geçirme, kötüye kullanma, dolandırıcılık ve evrakta sahtekârlık gibi 6 ayrı suçtan sırasıyla 23 ve 19 sene hapis cezası talep edildi. Aynı zamanda Palma Dükü olan Urdangarin’in, yöneticiliğini yaptığı Noos Enstitüsü adlı kâr amaçlı olmayan bir vakıf aracılığıyla 6 milyon avro yolsuzluk yaptığı iddia ediliyor. Mahkeme, Urdangarin adına kayıtlı 16 mülke de el koymuştu. İnaki Urdangarin, 8 Mart’ta sanık olarak hâkim karşısına çıkacak.

Uruguay’da ekonomi bakanı istifa etti: Uruguay Ekonomi Bakanı Fernando Lorenzo, devlet tarafından işletilen havayolları şirketi Pluna’nın geçen seneki satış ihalesinde usulsüzlük yapmakla suçlanması sonucu istifa etti. Lorenzo, istifa kararını mahkemenin önüne bakan olarak değil, sıradan bir vatandaş olarak çıkmak için aldığını söylerken; Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujika, siyasi yoldaşı ve yakın çalışma arkadaşının parlak bir geçmişi olmasına rağmen yargının önünü açmak için kendi isteğiyle istifa ettiğini bildirdi. Mujika, Lorenzo’nun ahlaki bir davranış sergilediğini kaydederek “Mahkemeden masumiyet kararı çıkana kadar bakan arkadaşımızla hükümetimizin ilişkileri sona ermiştir.” açıklaması yaptı.

Çin yolsuzluğa savaş açtı: Dünyanın yeni ekonomik güçlerinden biri olan Çin, yolsuzlukla mücadelede sert önlemler alıyor. Martta göreve geldiğinde yolsuzlukla mücadele gündemini birinci sıraya koyan ve bunu önümüzdeki 10 yılda en büyük millî hedef olarak belirleyen Cumhurbaşkanı Xi Jinping, “sıfır müsamaha’” sloganıyla yolsuzlukların üzerine kararlılıkla gidiyor. Bu kararlılıkta ilk görevden alınan isim, Kamu Güvenliği Bakanı Yardımcısı Li Dongsheng oldu. Hakkında bir süredir inceleme yapılan Li, “şüpheli ciddi disiplin ihlalleri” nedeniyle görevinden alındı. Çin yönetimi yolsuzlukla mücadelede amacına ulaşmak için 5 yıllık bir plan yayımladı ve buna göre rüşvet cezalarının artırılması ve yolsuzluk soruşturmalarının daha ciddi yürütülmesi istendi.

Kamu Güvenliği Bakan Yardımcısı Li Dongsheng’in görevden alınmasından sonra Çin yönetimi, resmî görevlilere yeni sınırlamalar getirdi. Çin Komünist Partisi (ÇKP), topluma nüfuz etmiş yolsuzluğu engellemek amacıyla resmî görevlilerin, yasa dışı görüşme ve bağlantılara ev sahipliği yapan özel kulüplere üyeliğini ve ziyaretini yasakladı. Çinli liderler, ülkeyi ve ÇKP’yi çökertecek en büyük etkenin yolsuzluk olduğunu belirterek Çin’de hızlıca çoğalan ve görünürde toplanma ve sosyalleşme için yer sunan özel kulüpleri mercek altına aldı. ÇKP Disiplin Denetim Merkez Komisyonu, söz konusu kulüplere gidenlerin, sert cezalara maruz kalacaklarını duyurdu. Bazı parti görevlilerinin özel kulüpleri sık sık ziyaret ettiğini belirleyen komisyon, bunun parti, politik çalışma düzeni ve sosyal etik üzerinde ciddi negatif etkisi olduğunu vurguladı.

Zencani’ye yolsuzluktan gözaltı: Türkiye’yi sarsan 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun kilit ismi Reza Zarrab’ın arkasındaki kişi olduğu iddia edilen İranlı ünlü iş adamı Babek Zencani ülkesinde gözaltına alındı. Gözaltına gerekçe olarak Tahran’a yönelik yaptırımlar sonucu Zencani’nin İran petrollerini karaborsada satışından elde ettiği parayı kendisine saklaması olarak gösterdi. İran’da bir grup milletvekili geçen günlerde 13,8 milyar dolarlık şahsi servetiyle ülkenin en zengin iş adamlarından biri olan Zencani hakkında yolsuzluktan soruşturma açılmasını talep etmişti. İran’ın yarı resmî Mehr Haber Ajansı, Zarrab’ın ‘Reisim’ dediği Zencani’nin büyük ihtimalle Merkez Bankası ve Petrol Bakanlığı’na olan borcunu ödememesi ve evrakta sahtecilik suçlamalarından dolayı gözaltına alındığını yazdı. Zencani’nin sattığı petrol karşılığı devlete 2 milyar avro borcu olduğu ve bunu ödemediği ifade edilmişti. Zencani’nin İran’a uygulanan petrol ambargosunu delmek için eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad’ın oluşturduğu imtiyazlı iş adamları heyetinde olduğu ifade ediliyor. Zencani’nin adı, Avrupa Birliği ve ABD’nin “kara listesinde” bulunuyor. Onur Air havayolu şirketinin ortağı olan Zencani’nin Türkiye’de Kont Kozmetik adlı bir şirketi de var. Ayrıca Zencani, Kont Grup bünyesinde İstanbul merkezli hava yolculuğu, petrol ve banka şirketine de sahip. İran Cumhurbaşkanı Ruhani, göreve gelir gelmez yolsuzlukların üzerine gideceğini açıklamıştı.

Yunanistan’da rüşvet parası geri ödendi: Yunanistan’da Savunma Bakanlığı’nın eski Silahlanma Genel Müdür Vekili Antonis Kantas, silahlanma programları karşılığında yolsuzluk ve rüşvetten temin ettiği 9 milyon avroyu Merkez Bankası’na iade etti. Ülkede böyle bir durumla ilk defa karşılaşılırken Kantas, silah ihaleleri karşılığında aldığı toplam 16 milyon avro rüşvetin kalan kısmını da önümüzdeki günlerde geri ödeyeceğini duyurdu. Yunanistan’da 1990 ve 2000’li yıllarda 12 silahlanma ihalesine fesat kırıştırıldığı tespit edilmiş, tutuklanan Kantas’ın ifadesi sonrası en az 17 kişinin rüşvet, kara para ve yolsuzluk ile ilişkili oldukları tespit edilmişti. Aralarında iki eski savunma bakanı, bürokrat, eski hava ve kara kuvvetleri komutanları dâhil 10 üst düzey ordu mensubu ve iş adamının adının da karıştığı çok sayıda kişi, yargıya hesap verecek. Gözaltına alınanlar arasında Alman silah şirketi WEGMANN’ın Yunanistan temsilcisi Dimitris Papahristos’un da olmasıyla Almanya’da da soruşturma açılması gündeme geldi. Papahristos’un, 150 milyon avro tutarındaki topçu sistemlerinin WEGMANN’a verilmesi için Kantas’a 750 bin avro rüşvet verdiği iddia ediliyor. Alman savcılığı, konuyla ilgili inceleme başlatırken iddiaları değerlendirdikten sonra soruşturma açılıp açılmayacağına karar verecek.

Eski Romanya başbakanı rüşvetten hapse girdi: Eski Romanya Başbakanı Adrian Nastase, rüşvet alma iddiasıyla yargılandığı davada 4 yıl hapse mahkûm edildi. Yüksek Temyiz Mahkemesi, 2000-2004 yıllarında başbakanlık yapan Nastase’nin, Irina Jianu adlı girişimciden 630 bin avroluk Çin menşeli inşaat malzemesi ve mobilya aldığını, karşılığında da Jianu’yu Millî Yapı Denetim Kurulu’nun başına getirdiğini tespit etti. Mahkeme, 4 yıllık mahkûmiyete ek olarak Nastase’yi, 5 yıl boyunca seçme, seçilme ve her türlü memuriyet haklarından menetti. Eski başbakanın eşi Dana Nastase de suç ortaklığı yapmaktan üç yıl tecilli hapis cezasına çarptırıldı. Nastase çifti ayrıca devlete 400 bin avro ödemeye mahkûm edildi. Mahkeme kararının siyasî olduğunu iddia eoer eski başbakan, başkent Bükreş’teki Rahova Cezaevi’ne konuldu. Rüşveti veren iş kadını da hâlen cezaevinde. Ülkede komünizm sonrası dönemde hapse giren ilk başbakan olan Nastase, bir başka yolsuzluk davasından hüküm giymiş, 9 ay cezaevinde kaldıktan sonra iyi hâlden tahliye olmuştu.

İngiltere’de eski bakana sahte faturadan hapis: İngiltere’de eski Avrupa Bakanı Denis MacShane, sahte harcama beyanı vermek suçundan 6 ay hapse mahkûm edildi. Tony Blair kabinesinde üç yıl bakanlık yapan MacShane’in, 2005-2008 yıllarında ‘araştırma ve tercüme’ hizmetleri aldığına dair verdiği 19 faturanın gerçek dışı olduğu belirlendi. Söz konusu faturaların tutarı ise 13 bin sterlin (yaklaşık 44 bin 500 TL) civarında. 65 yaşındaki MacShane, 2009’da Telegraph gazetesinin ortaya çıkardığı usulsüz harcama skandalında hapis cezasına çarptırılan beşinci milletvekili oldu. Oxford mezunu MacShane, harcamalarına dair hakkında meclis soruşturması başlatılmasının ardından Kasım 2012’de milletvekilliğinden istifa etmişti.

ERGENEKON DAVASI /// Hilmioğlu’nun çığlığı : Yolsuzlukları örtmeyelim diye, bizim üzerimizi toprakla mı örteceksiniz ?

Ölüm döşeğindeki Ergenekon tutuklusu Profesör Doktor Fatih Hilmioğlu’ndan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun önerilerine destek geldi. Hilmioğlu, "gündemi değiştiriyorlar" eleştirisini yapanlara ise "yolsuzlukları örtmeyelim diye, bizim üzerimizi toprakla mı örteceksiniz?" diye sordu.

Hilmioğlu’nun çığlığı: Yolsuzlukları örtmeyelim diye, bizim üzerimizi toprakla mı örteceksiniz?

Ölüm döşeğindeki Ergenekon tutuklusu Profesör Doktor Fatih Hilmioğlu, Türkiye Barolar Birliği’nin Ergenekon ve Balyoz davaları için çözüm önerilerine destek verdi.

Cumhuriyet Gazetesi’ne konuşan Hilmioğlu, yaşamını tehdit eden ağır hastalığın değil, hukuksuzlukların önemli olduğunu söyledi. Hilmioğlu, "Mesele, bireysel olarak benim özgür kalmam değil. Bu büyük adaletsizlik, hukuksuzluk sona ermeli" dedi.

Metin Feyzioğlu’na destek ver Hilmioğlu, "Türkiye Barolar Birliği çıkıp haksız yere yargılandığımızı söylüyor. Adil yargılama istiyor. Derhal tahliye istiyor. Biz bunu destekliyoruz" ifadelerini kullandı. Hilmioğlu, Feyzioğlu’na yapılan eleştirilere de sert tepki gösterdi.

“Yolsuzluk soruşturması tabii ki ayrıca yürümeli. Üzeri örtülmemeli, konuşulmalı, tartışılmalı. Ancak yolsuzlukları örtmeyelim diye, bizim üzerimizi toprakla mı örteceksiniz? Yolsuzluğun da, bu hukuksuzluğun da üzerine gidilsin.”

Eski İnönü Üniversitesi Rektörü, "kumpasın unsurları"na da dikkat çekti.

Kendi deneyimlerim ışığında kumpasın unsurları şunlar:

– Soruşturma ve kovuşturma aşamasında yer alan savcı, polis ve hâkimler,

– Deliller konusunda sürekli olarak sorunlu bilimsel raporlar veren TÜBİTAK,

– Ve ağır hasta tutuklular için üniversite hastanelerinin raporlarını bile gözardı eden Adli Tıp Kurumu.

ulusalkanal.com.tr

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: