Etiket arşivi: YOLSUZLUK DOSYASI

YOLSUZLUK DOSYASI /// HİKMET ÇİÇEK : Savcı Akkaş’ın bilinmeyen marifeti

Hikmet Çiçek

Ergenekon’un özel yetkili savcısı Zekeriya Öz’ün başlattığı bir soruşturma var. 2008/1756 No.lu soruşturma dosyası bir hayli kabarık, iş dünyasına yönelik. Bu dosya bir sonuca bağlanmamış, kovuşturma aşamasına ulaşmamış,

Öz’den sonra bu soruşturma ile bir başka savcı ilgileniyor.

Ergenekon davasının görüldüğü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 20 Şubat 2013 tarihinde, yani karardan birkaç ay önce çok ilginç bir resmi yazı gönderiliyor. Yazının altındaki imzayı duyunca şaşıracaksınız!

Yazının başındaki "ilgi" notundan, konunun yalnızca Ergenekon davasını değil, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulu’nu ve İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nü de ilgilendirdiğini anlıyoruz.

Koç’u katma çabası

Yazıda özetle şöyle deniliyor:

"Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan 2010/857 sayılı soruşturma kapsamında; Koç Holding A.Ş.’nin bağlı ortaklığı Beko Ticaret A.Ş. tarafından Kanaltürk televizyon kanalına henüz 2004 yılında test yayınına başlamadan önce para aktarılmaya başlandığı ve söz konusu para transferlerinin 2008 yılına kadar devam ettiği tespitlerinde bulunulduğu, söz konusu para transferleri ile ilgili diğer hususların incelenmesi için ilgi (a) sayılı yazımızla Başbakanlık Sermaye Piyasası Kuruluna yazı yazılmıştır. Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun ilgi (b) sayılı yazısı ekinde Başsavcılığımıza gönderilen belgelerin incelenerek rapor hazırlanması için ilgi (c) sayılı yazımızla İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne talimat yazılmıştır" deniliyor.

Yazının altına, Koç Holding’e bağlı Beko Ticaret’in "Kanaltürk Televizyonuna 2004- 2008 yılları arasında yaptığı para transferleri" konulu rapor ve eklerinin yer aldığı belgeler"in ekte gönderildiği notu düşülmüş.

Üçü de görevden alındı

Yazının altında İstanbul Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş’ın imzası bulunuyor! Hani şu ünlü "17 Aralık operasyonu"nun mimarı olan ve şimdi Tekirdağ’a "düz savcı" olarak atanan Akkaş.

Beko ile Kanaltürk arasındaki "para transferi" konulu raporu hazırlayan İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç! 17 Aralık’tan sonra görevden alınan polis şeflerinden biri Ardıç.

Öz’ün özel yetkileri ise daha önce alınmıştı.

Bu görevden alınan savcılar ile bir polis şefi ne arıyor?

"Ergenekon’un finans ayağını!"

Yanlış, bir şey araştırdıkları yok!

"Ergenekon" adını verdikleri sanal örgüte, "finans kaynağı" imal etmeye çalışıyorlar. Kuddusi Okkır’a "Ergenekon’un para kasası" dedikleri gibi.

Sonucu söyleyelim. Ne Organize Şube ve ne de SPK Denetleme Dairesi uzmanları Kanaltürk’e karşılıksız olarak ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir tespite ulaşabiliyor.

Ama iş bununla bitmiyor. Mahkemeye gönderilen yazı ekleriyle birlikte tam 338 sayfa tutuyor.

13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen belgeler arasında çok ilginç bir telefon kaydı da bulunuyor. Kanaltürk hakkında hangi işadamı neler diyor, yarın devam edelim.

Hikmet Çiçek
ulusalkanal.com.tr

YOLSUZLUK DOSYASI /// Tayyip Erdoğan : İsmi geçen zatla (Zerrap) ilgili bana suç duyurusu gelmedi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT), rüşvet ve yolsuzluk operasyonu kapsamında tutuklu bulunan Reza Zerrap’la ilgili bugüne kadar kendisine herhangi bir suç duyurusunun gelmediğini söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT), rüşvet ve yolsuzluk operasyonu kapsamında tutuklu bulunan Reza Zerrap’la ilgili bugüne kadar kendisine herhangi bir suç duyurusunun gelmediğini söyledi.

Almanya’ya hareketinden önce Atatürk Havalimanı’nda basın toplantısı düzenleyen Başbakan Erdoğan, basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, “17 Aralık’ta başlatılan operasyondan 8 ay önce MİT tarafından size bir rapor sunulduğu medyaya yansıdı. Şu an tutuklu bulunan Reza Zerrap’ın söz konusu operasyonda ismi geçen bakanlarla ilişkide olduğu, MİT’in de bu yönde sizi uyardığı, ‘bu iş ortaya çıkarsa hükümet aleyhinde kullanılabilir’ dediği yönünde bir rapor yansıdı. Böyle bir rapor size sunuldu mu?” sorusu üzerine Erdoğan, MİT’in uyarı yapmadığını, tespit yaptığını söyledi.

Başbakan’ın, “MİT’in bu tür raporlarına nüfus edecek kadar paralel yapının temsilcisi konumuna düşüyorsunuz. Anlatabiliyor muyum?” sözüne gazeteci, “Taraf’ta yayınlandı efendim.” diye karşılık verdi. Bunun üzerine Erdoğan şöyle konuştu: “Müşterek çalışıyorsunuz da onun için. Bu kadar açık net her şey ortada. MİT’in raporunu bilecek kadar, ona nüfus edecek kadar müşterek çalışıyorsunuz, söylemediği söylettiriyorsunuz. Başkasına da bunu yaptırıyorsunuz. Tabi sen değil, patronlarınız bu şekilde de bu işlere nüfuz etme yoluna gidiyorsunuz. MİT’in bu belgelerine nasıl nüfuz ediyorlar acaba? Bunlar nasıl ele geçiriliyor? MİT sürekli gizlilik kaydıyla çalışır. Bu gizlilik kaydıyla çalıştığı halde bu nasıl sizlerin veya onların eline geçiyor? Burası çok tehlikeli. Bu ülkeyi sevmek değildir. Bu vatana hizmet değildir. Ve bu şahsın kendiyle ilgili bizim hukukumuzda bir insan için suç sabit olmadıkça o insanı suçlu olarak telakki edemezsiniz. Eğer suç sabit olmuşsa o zaman ona suçlu diyebilirsiniz. Bunun bizim dinimizde de zerre kadar yeri yoktur. Bizim inancımızda yeri yoktur. Bir defa bunları iyi değerlendirmek lazım. İsmi geçen zatla ilgili bana bugüne kadar herhangi bir suç duyurusu da gelmemiştir. Dolayısıyla patronların da duymuştur zaten.”

BAŞBAKANLIK TEFTİŞ KURULU RAPORU

NTV muhabirinin, “Başbakanlık Teftiş Kurulu raporuyla ilgili ayrıntılar medyada yer aldı. Ofisinize konulan böcekle ilgili başbakanlık koruma ekibinden alt düzeyde bir yöneticinin yerleştirdiğine inanılıyor şeklinde bir ibare var. Ayrıntıları öğrenebilir miyiz?” sorusuna Erdoğan, “Sevgili kardeşim! sen ayrıntıları öğrenmişsin. Ben bu ayrıntıları bilmiyorum. Beni de bilgilendirirsen çok mutlu olurum. Başbakanlık Teftiş Kurulu gizlilik, çok gizlilik kaydıyla Ankara Başsavcılığı’na bunu gönderiyor. Bundan sizin haberiniz oluyor. Paralel devlet, paralel yapılanma bu, anlatabiliyor muyum? Bu ülkede hala paralel devlet yok diyen başını iki elinin arasına alsın da düşünsün. Buna paralel devlet mi dersiniz, paralel yapı mı dersiniz. Çok gizlilik kaydıyla Başbakanlık Teftiş Kurulu Ankara Başsavcılığı’na aylardır hazırladığı dosyadan en ufak bir şey çıkmıyor bu şimdi ortaya çıkıyor. Bun nasıl bir şey. Benim haberim yok sizin haberiniz var. Hadi açıkla…” ifadelerini kullandı. Muhabir de bunun üzerine, “Hürriyet gazetesinde okudum.” diye konuştu

http://www.haberyurdum.com/erdogan-ismi-gecen-zatla-zerrap-ilgili-bana-suc-duyurusu-gelmedi-347126h.html#ixzz2sINTvEPK

YOLSUZLUK DOSYASI : BAŞBAKANIN OĞLU BİLAL ERDOĞAN’IN SAVCILIĞA ÇAĞRI KAĞIDI /// AMA GİTMEDİ ///

ARAŞTIRMA DOSYASI /// SABAH – ATV SATIŞI İLE İLGİLİ YOLSUZLUK DOSYASI /// TOPLAM 9 VİDEO

VİDEO LİNK :

YOLSUZLUK DOSYASI : SABAH – ATV MEDYA GRUBU SATIŞI VE BİNALİ YILDIRIM’IN MACERALARI

YOLSUZLUK DOSYASI : 5 yılda parladılar Babalar ve oğullar – VATAN NASIL SOYULUR IZLEYIN !!!

VİDEO LİNK :

YOLSUZLUK DOSYASI : Reza Zarrab için sürpriz karar

17 Aralık’ta tutuklanan isimler arasında yer alan Reza Zarrab’ın mal varlığı üzerindeki tedbir kararı kaldırıldı.

Ebru Gündeş’in eşi İranlı işadamı Zarrab için karar İstanbul 29. Sulh Ceza Mahkemesi verdi. Kararla Zarrab’ın mal varlığı üzerindeki ‘Satılamaz devredilemez’ kararı kalktı.

Tedbir uygulanması istenenler arasında özel jeti ve İngiliz atı da var.

MUSTAFA SARIGÜL DOSYASI : İşte Sarıgül’le ilgili yolsuzluk dosyasında yazanlar

CHP’nin hazırladığı ‘Sarıgül’ün yolsuzluk dosyası’nda “Alınacak rüşvetin miktarını bizzat Sarıgül belirler” deniliyor.

40 binada imar yolsuzluğu yapmakla suçlanan Sarıgül’ün iki işadamından da ‘işinizi hallettim’ diye 1’er milyon $ rüşvet aldığı anlatılıyor.

Başbakan Erdoğan’ın önceki gün açıkladığı CHP tarafından hazırlanan "CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Sarıgül hakkındaki rüşvet iddialarını içeren raporda"Sarıgül’ün rüşvet çarkı tüm detaylarıyla anlatılıyor. CHP MYK Üyesi M. Ali Özpolat, PM üyesi İsmet Atalay ve İstanbul Milletvekili Sırrı Özbek’in Kasım 2004’te hazırladığı raporda Sarıgül’e yönelik çarpıcı iddialar yer alıyor.

Raporda, rüşvet miktarını Sarıgül’ün belirlediğine yer verilirken, Avcılar’da bir projeyle ilgili o ilçenin belediye başkanını ikna ettiği için işadamlarından 1’er milyon dolar rüşvet aldığı belirtildi. CHP’li Özpolat, Atalay ve Özbek’in hazırladığı 57 sayfalık rapor, Sarıgül ve Belediye Meclis Üyesi Bayram Özata’nın partiden ihraç edilmesi için MYK’ya sunulmuştu. MYK’nın rüşvet gerekçesiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na gönderdiği Sarıgül, kuruldaki oylamada ihraç edilemeyince eski Genel Başkan Deniz Baykal "Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyelerine de rüşvet verdi" gerekçesiyle olağanüstü kurultaya gitmiş, ihraç kurultaydan sonra yenilenmiş ve YDK tarafından gerçekleştirilebilmişti.

40 binada imar yolsuzluğu

CHP’nin raporunda, Sarıgül’ün bilgisi dahilinde 40 binada imar yolsuzluğu yapıldığı belgeleriyle anlatılıyor. Bu belgelerden birinde kaçak 7 kata ruhsat için Şişli Belediyesi Başkan Vekili Rauf Akçay’ın, işsahibinin yakını Çetin Uğurlu’dan 300 bin dolar alındığı belirtiliyor. Bu paranın Sarıgül’e rüşvet olarak verildiği, "Belgeler Şişli Belediye Başkanı’nın rüşvet aldığının açık kanıtıdır" ifadeleriyle anlatılıyor. Raporda, "Rüşvet rakamlarını bizzat Sarıgül belirliyor, paralar yardımcısı Osman Aslan üzerinden kendisine geliyor" tespitine yer veriliyor.

Sorumluluktan kaçma kılıfı

Yolsuzluk ve usülsüzlüklerin gizlenmesi amacıyla dosya içlerinin boşaltıldığı anlatılan raporda, "Evraklar değiştirilmiş, dosyadan çıkartılmıştır. Böylece İçişleri müfettişleri de atlatılmıştır. Şişli Belediye Meclis kararları Büyükşehir Meclisi’nce reddedilmişse de kaçak inşaatlara dokunulmamış. Yıkım ihalelerine giren olmamış. Bu da Sarıgül’ün sorumluluktan kaçmasına kalkan olmuştur. İnşaat sahipleri mafya kucağına atılmış ve trilyonlara varan rüşvet almışlardır" deniliyor.

Devlete 4 milyon liralık zarar

Sarıgül’ün marifetlerine ilşkin örnek olarak raporda yer alan yapı ruhsat belgesinde, Eczacıbaşı’na verilen ruhsatın yapı denetimine sokulmadığı belirtiliyor. Raporda "Bu parsel imar planında iş yeri görünüyor. Plan değiştirilmeden ruhsat meteaddit defalar değiştirilmiş, farklı zamanlardaki tadilat projeleriyle şekillendirilmiş, planlara rağmen rezidans, otel ve sinema eklenmiş. Bu binalara ilk ruhsat 1998’de verilmiş, 5 yıl dolunca temdit yapılmış yasa gereği yapı denetimine sokulmamış. Böylece devlete 3-4 milyon harç ödettirilmemiş. 90 bin metrekare fazlalık var. Bu inanılmaz bir rant demektir" ifadelerine yer veriliyor.

Sarıgül mafya ile ters düştü yardımcısı vuruldu

CHP’nin raporunda, Şişli Belediyesi’nde Sarıgül’de habersiz kuş uçmadığı belirtilerek, "Belediyede organize bir suç örgütü oluşturulmuştur. Örgütü, inşaat mafyası, inşaat sahibi ve müteahhitleri, belediye görevlileri ve belediye üst düzey yöneticileri yani Sarıgül oluşturuyor" deniliyor. Çete suçundan tutuklanan Mithat Yılmaz’ın Sarıgül’le ilişkisi anlatılan raporda, aralarında çıkan çıkar çatışması sonrası Yılmaz’ın, Sarıgül’ün yardımcısı Bayram Özata’yı vurdurduğu anlatılıyor.

İki işadamından senetle 1’er milyon dolar aldı

CHP’nin raporunda eski Avcılar Belediye Başkanı olan Tahsin Salihoğlu’nun şikayeti şöyle: "Sarıgül 2 kez ziyaret etti ve Korkmaz Yiğit ile Kemal Gürman’ın Avcılar’a faydalı bir yatırım yapacağını ve izin vermemi istedi. Ben de kabul ettim. Sarıgül’ün bu kişilerden beni ikna ettiği iddiasıyla birer milyon dolarlık iki senet aldığını öğrendim. Bu kişiler parayı vermedikleri için Sarıgül bana, ‘Başkanım bu projeyi durdurun çünkü size rüşvet verdiklerini söylüyorlar’ iftirasında bulundu. Daha sonra öğrendim ki Sarıgül senetleri tahsil etmiş."

Silahlı adamlarıyla belediyeciye tehdit

Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen’in rapora yansıyan iddiaları ise şöyle: "Bir gün Sarıgül ve birkaç kişi yemek yiyiyorduk. O gün yemekten kısa süre sonra bir yakınım beni telefonla aradığını söyledi ve ‘O adama söyle belediyedeki falan adama dokunmasın bir de K. resteoranın yanındaki kaçak inşaatı yıkmasın. Yoksa ayaklarını kırarım’ dedi diye aktardı. Sarıgül’ün bu yaptığına anlam veremedim. K. restaoranın yanındaki kaçak inşaatı yapan Sarıgül’ün yakın dostu Behçet adlı bir müteahhitmiş. Bu müteahhidin Bakırköy Belediyesi’nde iş takip etmesi engellenince müteahhit içerlemiş. Sarıgül’ü devreye sokmuş, o da bize baskı yapmaya başlamış. Bu olaydan kısa süre sonra Sarıgül’ün yıllarca beraber çalıştığı benim belediye Başkan Yardımcım Turgay Akbal makamında oturduğu sırada ziyaret maksadıyla yanına gelen bir kişi ‘Kaçak inşaatların yıkımını durduracaksın. Yoksa sizin için iyi olmaz’ demiş. Bu kişilerden birinin o sırada telefonu çalıyor ve telefon konuşmasında muhatabın Sarıgül olduğu anlayan Turgay Akbal hemen telefonu kapıp ‘Mustafa Başkan ne diyeceksen bana söyle, silahlı adamlar göndererek beni korkutamazsın’ diyor. Sarıgül de şaşırarak olayı geçiştirmiştir."

AMERİKA : NEWYORK VALİSİNİN YOLSUZLUK DOSYASI VE NEW YORK POST GAZETESİ

"Şerefsiz" NevYork Post Gazetesi, bakın ne yapmış!

Enteresan,bakın dünyada neler oluyor. New York’un "demokrat" valisi var, Obama’nın has adamı, David Paterson…

Bu vali, beyzbol efsanesi Yankees’in taraftarı…

Geçen seneki final maçını, en faça koltukta seyretti.

Gel gör ki, "şerefsiz" New YorkPost Gazetesi, merak eder, Yankees Kulübü’nü arar,Vali’nin kaç bilet aldığını,parasını ödeyip ödemediğini sorar.

ABD bizim gibi "ileri demokrasi" ülkesi olmadığı için, "kabile devleti" olduğu için, "Sana ne lan" diyemezsin, cevaplayacaksın.

Yankees Kulübü, Vali’ye beş tane bilet verildiğini, parasının ödenmediğini açıklar.Niye ödenmemiş?

"Resmi görevli" olarak geleceği bildirilmiş,resmi görevliden para alınmıyor.

Gel gör ki, "haysiyetsiz" NewYork Post Gazetesi, bu sefer, neden bir tane değil de,beş tane bilet verildiğini merak eder. Araştırır…

Vali’nin iki yardımcısına,oğluna ve oğlunun arkadaşına "avanta" bilet aldığını ortaya çıkartır…

Haşırt diye manşet yapar. Buyrun burdan yakın… Manşetteki soru basittir:

"Avanta bilet rüşvet değil mi?" Vali tutuşur…

Yankees’le temas kurup, parayı ödemek istediğini söyler. Orası "yalakalar devleti" olduğu için,

Yankees kulübü "Reca ederim efenim, ödenmiş kabul edelim" diyemez maalesef…

Hesapları denetleniyor.

"Kredi kartı numaranızı verin,tahsil edelim" der.

Vali "ebelek gübelek" der.

Çünkü, kredi kartından öderse, ödeme tarihi ortaya çıkacak.

Yani, maçtan önce değil, gazetenin manşetinden sonra mecburen ödemek zorunda kaldığı anlaşılacak.

Hal çaresi?

Vali der ki: "Çek vereyim!" Verir çeki…

Ancak, cinlik yapar,eski tarih atar.

Böylece, sanki maçtan önce parayı ödemiş gibi olur.

Sonra da utanmadan basın toplantısı yapar, "İftira atıyorlar… İşte ödediğim çek" der.

Gel gör ki, "karaktersiz" New York Post’un manşeti, ihbar kabul edilmiştir.

"Badem bıyıklı" polis devreye girer.

Çek, adli tıp tarafından incelenir.

Mürekkep testiyle,çeke atılan tarihin çakma olduğu kanıtlanır.

"Puşt" New York Post manşeti dayar:

"Vali yalan söylüyor!"

Hadi bakalım, New York Eyaleti. Dürüstlük Komisyonu devreye girer iyi mi…

Dedim ya, orası bizim gibi "ileri demokrasi" ülkesi olmadığı için, böyle saçma sapan komisyonları var…

Toplanır, haşırt diye 62 bin 500 dolar cezayı geçirir Vali’ye.2 bin 500 dolar bilet parası, 60 bin dolar yalan söylediği için!

İşin "hazin tarafı… Dürüstlük.Komisyonu’nun üyeleri, bizzat vali tarafından seçiliyor.

Yani, "Koltuğumuzu ona borçluyuz, pisliğini örtelim, aklayalım" demiyor "nankör" herifler!

Netice? Uçtu vali. Obama çıkıp "Kefilim" demedi.

Zart diye değiştirildi. İnsan içine çıkamıyor şu anda.!!!

YOLSUZLUK DOSYASI /// AV. ÖMER KİBAR : KUTU GİBİ YOLSUZLUK ..! ( Kamuoyunun dikkat ve takdirlerine saygıyla sunulur. )

Bu avukat iki belediyenin kabusu oldu!

Gaziosmanpaşa ve Sultangazi belediyelerini yolsuzlukla suçlayan Avukat Ahmet Ömer Kibar’ın kişisel çabası iki belediyenin kabusu oldu…

Yerel yönetimleri hedef alan yolsuzluk iddialarıyla dikkat çeken Avukat Ahmet Ömer Kibar’ın yolsuzlukla mücadele amaçlı kişisel çabası ilginç sonuçlara sahne oluyor.

ARKASINDA GAZETE YA DA TV YOK TEK SİLAHI İNTERNET!

Kibar’ın arkasında bir medya gücü yok. Ne bir gazete ne bir televizyon var elinin altında. Ancak Kibar yeni dönemin en büyük medya gücü olan interneti kullanarak gazete ve TV kanallarına sanıldığı kadar ihtiyaç olmadığını da kanıtladı. Gaziosmanpaşa ve Sultangazi belediyelerine dönük hayli ciddi bazı yolsuzluk iddialarını sosyal medya ve mail zinciri yoluyla gündeme taşıyan Kibar iki belediyenin de kabusu haline geldi.


MAİL MANYAĞI YAPIYOR, DAVA AÇIYOR, VAZGEÇMİYOR!

Mail zinciri yoluyla milyonlarca insana ulaşan ve sosyal medyayı aktif şekilde kullanan Avukat Ahmet Ömer Kibar, İstanbul’daki Gaziosmanpaşa ve Sultangazi belediyelerinde olan bitene dikkat çeken çıkışlarıyla gündemde. Sınırlı imkanlarıyla iddialarını gündeme taşımayı başaran Avukat Ahmet Ömer Kibar, İstanbul’da özellikle iki belediyeye odaklanmış durumda.

GAZİOSMANPAŞA VE SULTANGAZİ BELEDİYELERİNİN KABUSU OLDU

Gaziosmanpaşa ve Sultangazi belediyelerinde ciddi yolsuzlukların yaşandığını savunan Kibar iddialarını adeta bir kampanya konusu yaparak iki belediyenin de kapısına dayanmış durumda. İddialarının yanısıra paylaştığı belge ve tanıklıklarla her iki belediye başkanını hayli zor durumda bırakan Kibar "İddia konusu yolsuzluk, sahtecilik suçları sözle, kelime oyunlarıyla geçiştirilip örtbas edilemez." derken sonuç alana kadar durmayacağını vurguluyor.

İKİ BELEDİYEYE ÇOK AĞIR YOLSUZLUK SUÇLAMALARI

İki belediyede de "Arsa Alım- Satımı, İhaleler, Ödemeler ve Tahsilatlarla ilgili İmar Yolsuzlukları, Zimmet, İrtikap ve İhaleye Fesat Karıştırmak" suçlarının oluşumuna dair ciddi bulgular olduğunu iddia eden Kibar "suç var ama suçlu yok" diyerek sorumluların hesap vermediğini vurguladı. Gaziosmanpaşa ve bu belediyeden ayrılarak kurulan Sultangazi Belediyesi’nde yolsuzlukların ayyuka çıktığını kaydeden Kibar bu iddiaların sonucunda 5 kişinin tutuklandığını biri Belediye Başkanı olmak üzere 10 kişinin de 15 yıl hapis cezası istemiyle yargılandığını hatırlattı. "Belediyenin çaycısında, şoföründe bile sahte kâşeler var!" diyerek yozlaşmanın her kademeye yaıyldığını savunan Kibar yolsuzluğun mahkeme ve bilirkişiler üzerinde de kendini örgütlediğini kaydetti.


"BİRİLERİNİN NERESİ AÇIK KALACAK MERAK EDİYORUM"
İddialarının peşini bırakmayacağını ve sonuna kadar gideceğini açıklayan Kibar "Sultangazi Belediyesi’nce zincirleme şekilde üretildiği iddia olunan, içerik itibariyle gerçeğe aykırı "sahte resmi belgeler" ve bizzat imzalayanlar tek tek, detaylı ve izahlı bir şekilde, kamuoyunda yayınlandığında; birilerinin (!) neresi açıkta kalacak" diye düşünmek bile istemiyorum!" dedi.

http://www.internethaber.com/bu-avukat-iki-belediyenin-kabusu-oldu-597605h.htm

Hayatta küçümseme hiçbir kimseyi & NOKTA’ da küçüktür ama BİTİRİR cümleyi

Not : Lütfen şayet içeriği bizim gibi onaylıyorsanız, bu metni tüm önemli sitelere ve ülkede düşüncesi ne olursa olsunNAMUSLUher insanın mailine ulaştırı

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: