Etiket arşivi: yeniden yargılama

ERGENEKON DAVASI : Yeniden yargılamayı o isimler gerçekleştirecek

Yeniden yargılamayı, Yargıtay’da aralarında Yalçınkaya ve Ertosun’un da bulunduğu 20 ‘kıdemli’ yargıçtan oluşan ‘özel heyet’ karara bağlayacak.

AKP, ‘yeniden yargılama’ formülleri üzerinde çalışıyor.

Radikal’den ömer Şahin’in haberine göre, Ergenekon, Balyoz, KCK ve Şike gibi davaların sanıklarının yeniden yargılanması için Adalet Bakanlığı formülü buldu.

Yeniden yargılamanın adresi Yargıtay Ceza Davaları Genel Kurulu olacak. Yeniden yargılamaya 393 Yargıtay üyesi içinden 20 civarında ‘kıdemli’ yargıçtan oluşan ‘özel heyet’ karar verip aynı zamanda yargılamayı da bu heyet yapacak.

HEYETTE DİKKAT ÇEKEN İSİMLER

Bu kıdemli yargıçlar arasında AKP’ye 2008’de kapatma davası açan Abdurrahman Yalçınkaya, Ergenekon davasındaki telefon dinleme tapelerinde adı geçen Hamdi Yaver Aktan, eski HSYK üyesi olan Ali Suat Ertosun da var.

‘ESKİ HSYK’ YARGILAYACAK

Adalet Bakanlığı’nın sıcak baktığı formülde yeniden yargılamayı Yargıtay Ceza Davaları Genel Kurulu yapacak. Mevcut işleyişte genel kurulda daire başkanları ya da belirledikleri üyeler görev yapıyor. Bakanlık, kurulun yapısını ‘kıdem’ esasına göre değiştirmeyi düşünüyor. Bu durumda ‘yeniden yargılama’lara meslekte kıdemli olan yargıçlar bakacak. Yani, referandum sonrası göreve gelen Yargıtay üyeleri söz sahibi olamayacak. Yargıtay’da ‘kıdemli’ görülen yargıç sayısı 50 civarında tahmin ediliyor. Bu isimlerin ortak özelliği 2010 referandumu öncesi HSYK tarafından seçilmiş olmaları. Yargıtay’ın 393 üyesi bulunuyor. Bu üyelerden 203’ü 12 Eylül 2010 referandumu sonrası oluşan HSYK tarafından atandı. Kalan 190 üye ise eski HSYK döneminden kalan isimler.

Aslında şimdi de mümkün

‘Yeniden yargılama’ yürürlükteki mevzuata göre de mümkün. Bunun olabilmesi için yeni bilgi ve bulgulara ulaşılması, tanık ifadelerinin değişmesi gibi davanın seyrini değiştirebilecek ‘yeni’likler gerekiyor. Yeniden başvuru talebi Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’ne yapılıyor. Bakanlık talebi uygun görürse ilgili mahkemeye dosyayı iletiyor.

Odatv.com

YARGI DOSYASI : ‘AKP’ye kapatma davası açan Yalçınkaya ‘yeniden yargılama’ heyetinde’

Abdurrahman Yalçınkaya, Hamdi Yaver Aktan ve Ali Suat Ertosun’un yeniden yargılama heyetinde yer alacağı öne sürüldü

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın “TSK’ya kumpas kuruldu” sözlerinin ardından gündeme gelen yeniden yargılamayı, aralarında AKP’ye kapatma davası açan eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya ve “Hayata Dönüş Operasyonu” sırasında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü olan Ali Suat Ertosun‘un da bulunduğu 20 ‘kıdemli’ yargıçtan oluşan özel heyetin karara bağlayacağı öne sürüldü.

Radikal gazetesi yazarı Ömer Şahin, Adalet Bakanlığı’nın Ergenekon, Balyoz, KCK ve Şike gibi davalarda yeniden yargılamayla ilgili formülü bulduğunu yazdı.

Ömer Şahin’in Radikal gazetesinin bugünkü (24 Ocak) nüshasında yer alan “Yeniden yargılamaya ‘özel heyet” başlıklı yazısı şöyle:

Yeniden yargılamaya ‘özel heyet’

AK Parti, ‘yeniden yargılama’ formülleri üzerinde çalışıyor. Ergenekon, Balyoz, KCK ve Şike gibi davaların sanıklarının gözü-kulağı bu haberde. Adalet Bakanlığı formülü buldu. Yeniden yargılamanın adresi Yargıtay Ceza Davaları Genel Kurulu olacak. Yeniden yargılamaya 393 Yargıtay üyesi içinden 20 civarında ‘kıdemli’ yargıçtan oluşan ‘özel heyet’ karar verip anı zamanda yargılamayı da bu heyet yapacak. Bu kıdemli yargıçlar arasında AK Parti’ye 2008’de kapatma davası açan Abdurrahman Yalçınkaya, Ergenekon davasındaki telefon dinleme tapelerinde adı geçen Hamdi Yaver Aktan, eski HSYK üyesi olan Ali Suat Ertosun da var.

Yaşanan son gelişmeler ‘yeniden yargılanma’ umudunu arttırdı. Ergenekon, Balyoz, KCK, Şike davası sanıkları yargılamanın yenilenmesi için hükümetin atacağı adımı bekliyor. Bir süredir konu üzerinde çalışan Adalet Bakanlığı, Yargıtay Kanunu değişikliğiyle sonuç almayı hedefliyor. Hükümet yargılamayı eski HSYK’nın seçtiği üyelere yaptırma formülünü geliştirdi. Eğer bu formül hayata geçerse eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, eski Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’in de aralarında bulunduğu ünlü isimlerin özgürlüğünde bir zamanlar AK Parti’yle büyük sorun yaşayan isimlerin etkisi olacak. Yargıtay üyesi olan bu isimler arasında AK Parti’ye 2008 yılında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’yken kapatma davası açan Abdurrahman Yalçınkaya, Ergenekon sanıklarıyla tapelerde ismi geçen Hamdi Yaver Aktan ile ‘hayata dönüş’ operasyonları sırasında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü olan, 2012’ye kadar da HSYK üyesi olan Ali Suat Ertosun da bulunuyor.

‘Eski HSYK’ yargılayacak

Adalet Bakanlığı’nın sıcak baktığı formülde yeniden yargılamayı Yargıtay Ceza Davaları Genel Kurulu yapacak. Mevcut işleyişte genel kurulda daire başkanları ya da belirledikleri üyeler görev yapıyor. Bakanlık, kurulun yapısını ‘kıdem’ esasına göre değiştirmeyi düşünüyor. Bu durumda ‘yeniden yargılama’lara meslekte kıdemli olan yargıçlar bakacak. Yani, referandum sonrası göreve gelen Yargıtay üyeleri söz sahibi olamayacak. Yargıtay’da ‘kıdemli’ görülen yargıç sayısı 50 civarında tahmin ediliyor. Bu isimlerin ortak özelliği 2010 referandumu öncesi HSYK tarafından seçilmiş olmaları. Yargıtay’ın 393 üyesi bulunuyor. Bu üyelerden 203’ü 12 Eylül 2010 referandumu sonrası oluşan HSYK tarafından atandı. Kalan 190 üye ise eski HSYK döneminden kalan isimler.

Aslında şimdi de mümkün

‘Yeniden yargılama’ yürürlükteki mevzuata göre de mümkün. Bunun olabilmesi için yeni bilgi ve bulgulara ulaşılması, tanık ifadelerinin değişmesi gibi davanın seyrini değiştirebilecek ‘yeni’likler gerekiyor. Yeniden başvuru talebi Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’ne yapılıyor. Bakanlık talebi uygun görürse ilgili mahkemeye dosyayı iletiyor.

ERGENEKON DAVASI : 3 formülle yeniden yargılama

Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk, Şike ve KCK davalarında yeniden yargılama yapılabilmesi için Adalet Bakanlığı çalışma başlattı. TBB Başkanı Feyzioğlu ile eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Kanadoğlu’nun önerileri veya terör mahkemelerinin yetkilerinin kaldırılması dosyaları yeniden açılabilir

TÜRKER KARAPINAR Ankara

17 Aralık operasyonunun “paralel devlet” tarafından yapıldığı savunan hükümetin, aynı yapının farklı davalarda da benzeri yöntemleri uygulamış olabileceği gerekçesiyle başlattığı “yeniden yargılama” çalışması sürüyor. Adalet Bakanlığı, üç formül üzerinde çalışmaya devam ederken, “yol kazalarını” önlemek için Yargıtay Kanunu’nda değişiklik yapmayı planlıyor. İşte o formüller:

1- Feyzioğlu önerisi

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, kanunla kaldırılan özel yetkili mahkemelerin ellerindeki davalara bakmasını sağlayan geçici kanun maddesinin kaldırılmasını, böylece kesinleşmemiş Ergenekon, Şike, KCK gibi davaların bozularak yeniden görülmesini önerdi. Feyzioğlu, kesinleşen Balyoz ve Askeri Casusluk gibi davalar için de, özel yetkili mahkemelerin yerine kurulan Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 10. maddesiyle görevli mahkemelerin kaldırılmasını, buradaki davaların ağır ceza mahkemelerine gönderilerek yargılanmanın yenilenebileceğini söyledi.

2- Kanadoğlu önerisi

Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 310. maddesine dayanarak hükmün sanık lehine bozulması için Yargıtay’a başvurabileceğini, bu durumda dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nda görüleceğini, oradan tahliye ve beraat yönünde bozma çıkabileceğini kaydetti.

3- TMK 10. Önerisi

Yeniden yargılama için Feyzioğlu ve Kanadoğlu formülleri dışında, özel yetkili mahkemelerin yine kurulan mahkemelerin yargılama yetkisini aldığı Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 10. Maddesinin kaldırılması da düşünülüyor. Bu durumda hem eski özel yetkili mahkemelerin hem yeni kurulan TMK’nın 10. maddesiyle görevli mahkemelerin, kesin hüküm verilmiş olsun olmasın davaların normal ağır ceza mahkemelerinde görülmesini sağlayabileceği belirtiliyor.

Bakanlığın kıdemli üye çözümü

Bu formüllere ek olarak, Adalet Bakanlığı’nın davaların Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na taşınması durumunda, olumsuz bir sonuç alınmaması için harekete geçtiği iddia edildi. Buna göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’ndaki (YGCK) dengelerin cemaate yakın üyelerden yana olması gözetilerek, “kıdemli üye” formülü üzerinde çalışılıyor. İddiaya göre bu formül, YGCK’nın yapısını düzenleyen Yargıtay Kanunu’nun 7. maddesine eklenecek bir madde ile sağlanacak. YGCK toplantılarına katılabilmek için “kıdemli üye” şartı getirilecek. Böylece, 2010 referandumundan sonra HSYK tarafından Yargıtay’a atananların YGCK toplantılarına katılması ve blok halinde oy kullanması engellenecek.

YARGI DOSYASI /// MHP’li Ayhan : Deniz Feneri’nde de Yeniden Yargılama Olacak Mı ?

Mhp Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, Ergenekon ve Balyoz davalarında yeniden yargılanmayı gündeme getiren hükümete seslendi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, Ergenekon ve Balyoz davalarında yeniden yargılanmayı gündeme getiren hükümete seslendi. "Deniz Feneri davasında da yeniden yargılama olacak mı?" diye sondu. Ayhan, Türkiye‘deki kurumlar arası çatışmaya Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün müdahale etmesi gerektiğini belirterek, "AKP yolun sonuna gelmiştir" dedi.

partisinin Denizli İl Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenleyen Ayhan, Türkiye‘de devletin ciddi yönetilmelidiğini, kurumlar arasındaki çatışmaya Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün müdehale etmesi gerektiğini söyledi. Ayhan şöyle konuştu:

"AKP ‘3 Y’ dedi. ‘Yeriz’, ‘Yedirmeyiz’, ‘Yargılatmayız’ mı demek istedi? AKP, ‘Dost darbesi’ diyor. AKP dostunu açıklamalıdır. ‘Paralel devlet’ diye kimi kasdediyorlar? Ergenekon ve Balyoz davalarında yeniden yargılanmayı gündeme getiren hükümete sesleniyorum. Deniz Feneri davasında da yeniden yargılama olacak mı? Rüşvetçiler hayırsever, hırsızlar yardımsever oldu. Hakim ve savcılar militan oldu. Türkiye‘deki kurumlar arası çatışmaya Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün müdahale etmesi gerekkir. AKP yolun sonuna gelmiştir." dedi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Ayhan, yerel seçimlerde iddialı olduklarını, Denizli Büyükşehir ve ilçelerinde belediye başkanlıklarını kazanacalarını ileri sürdü –

ERGENEKON DAVASI : Yeniden yargılama hayata geçecek

ADALET Bakanı Bekir Bozdağ dün HSYK teklifinin görüşüldüğü TBMM Adalet Komisyonu’nda, uzun tutukluluklarla ilgili eleştirilere katıldığını belirterek, “Bir hukuk devletinde 10 yıl süren yargılama yapıp ‘senin suçun, cezan şudur’ diye davaları sonuçlandıramıyorsak burada sıkıntı var demektir. 5 yıldan fazla tutuklu sayısı 161” dedi.

Bozdağ, haklarında yüzlerce şikayet yapılan Balyoz ve Ergenekon hâkimleriyle ilgili HSYK 3. Dairesi’nin “İncelemeye yer yok” kararlarının, teklif yasalaştıktan sonra alacağı yetkiyle Kurul Başkanı olarak kendisine gönderileceğini ve yeniden inceleneceklerini açıkladı. Bozdağ, “Kurul Başkanı’nın bu kararlardan haberi olmuyordu. Şu ana kadar maalesef olmamış. Yeniden inceleme talepleri var. Bunlar gelmeyince yeniden bir daha bakma imkânı olmuyor. Belki bu HSYK değişikliğinden sonra bu tür şikayetlerle ilgili daha titiz bir yol izlenebilir” dedi.
Komisyonda, HSYK Genel Kurulu yerine Bakan’a genelge çıkarma yetkisi veren düzenleme önergeyle maddeden çıkarıldı. Bozdağ, Başbakan’ın talimatı doğrultusunda Kanunlar Genel Müdürlüğü’nün Balyoz ve Ergenekon sanıklarının yeniden yargılanması üzerinde çalıştığını, böyle bir düzenlemenin hukuk sistemini nasıl etkileyeceğinin artı ve eksilerinin incelendiğini açıkladı. Bozdağ, “Sayın Başbakan yeniden yargılamaya sıcak bakıyor. Bu işlerin yürümesi konusunda bir siyasi irade var” dedi.

FEYZİOĞLU İLE GÖRÜŞECEK

Bozdağ, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ile de en kısa zamanda görüşeceklerini söyledi. CHP’li milletvekillerinin “Bunlar lafta kalacak” denilmesi üzerine Bozdağ, “Lafta kalmayacak, hepsinin hayata geçirildiğini buradaki herkes takip edecek. Somut adımları atacağız, herkes de bunu görecektir” dedi.

ERGENEKON DAVASI : “Hizbullah hükümlüleri yeniden yargılanmalı”

Ergenekon ve Balyoz davaları hükümlülerinin yeniden yargılanmaları için yapılacak bir değişikliğin hukuksuzluk olduğunu ifade eden hukukçular, yapılacak bir değişikliğin tüm siyasi mahkumları kapsaması gerektiğini belirttiler.

DİYARBAKIR – Ergenekon ve Balyoz sanıklarının yeniden yargılanmasını ön gören düzenlemeler ile ilgili tartışmalar devam ederken hukukçular yapılacak bir düzenlemeden tüm siyasi mahkumların faydalanması gerektiğini söylediler.

Yeniden yargılamanın kanunda belirtildiğini ifade eden Av. Abdülgani Orhan, yeniden yargılamanın bir zümreyi değil herkesi kapsaması gerektiğini söyledi. Orhan, yapılacak bir düzenlemeyle Hizbullah hükümlüleri başta olmak üzere tüm siyasi mahkumların yeniden yargılanması gerektiğini belirtti.

“Tüm siyasi tutuklular yeniden yargılanmalı”

Yeniden yargılamanın sadece Ergenekon ve Balyoz davası sanıkları için olmaması gerektiğini söyleyen Orhan, “Paralel yapıya mensup olduğu ispatlanan tüm savcıların ve dolayısıyla yargılamaları yapan ve örgüt üyeliği ispatlanan tüm hâkimlerin yapmış olduğu dosyalar için yeniden yargılanma yolunun açılması lazım ve bununla alakalı kanuni düzenleme yapılmalıdır. Hizbullah hükümlüleri başta olmak üzere tüm siyasilere bu hak tanınmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Barolar Birliğinin yeniden yargılama teklifini vermesinin siyasi bir rant olduğunu söyleyen Av. Mehmet Karadağ ise “Hukuki bir işlemden ziyade siyasi bir işlemle yeniden yargılamanın önü açılmak isteniyor.” ifadelerini kullandı.

“Yeniden yargılama bir kesimi kapsamamalı”

Düzenlenmek istenen yargılama kapsamının 2012 yılını temel alınmasının, Barolar Birliğinin amacını ortaya koyduğunu ifade eden Karadağ, “Bu kurnazca bir plandır çünkü bu tarihten sonra karara bağlanan veya halen devam eden dosyalara baktığımızda açıkça Ergenekon ve Balyoz dosyalarının kastedildiği ortadadır. Dolayısıyla yapılmak istenen şudur. Barolar Birliği, AK Partinin son süreçte yaşadığı sıkıntılı halinden de istifade ederek Balyoz ve Ergenekon hükümlülerinin serbest bırakılmasını bu şekilde siyasi bir operasyonla yargısal işlemlerden daha öte siyasi bir operasyonla bırakılmasını arzuluyorlar.” dedi.

“Asıl mağdur edenler Ergenekon tutuklularıdır”

Gerçek mağdurların Ergenekon ve Balyoz tutukluları olmadığını söyleyen Karadağ, “2012’den sonra Balyoz ve Ergenekon tutukluları için bir örtülü af olmuş olacak. Buda tabi ki kamu vicdanını rahatsız edecek bir uygulama olacak. Oysa aslında gerçek mağdur olanlar bunlar değil, bunlar mağduriyet yaşatanlardır. Asıl mağdur olanlar uzun yıllardır tutuklu bulunan mütedeyyin insanlardır. Bu mağduriyetin giderilmesi için bir şey yapılacaksa genel bir affın çıkarılması gerekir. Yoksa sadece Ergenekon ve Balyoz tutuklularını kapsayacak şekilde bir düzenleme yapılırsa bu hukuki olmadığı gibi adalete olan güveni de zedeler.” şeklinde konuştu.

“STK’lar destek vermelidir”

Özellikle dindar kimliklerinden dolayı cezaevlerinde bulunan kişilerin yeniden yargılanması için çalışmaların yapılması gerektiğini söyleyen Karadağ, bu konuda sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin duyarlı olması gerektiğinin altını çizdi.

“Bir kesime tanınacak hak, faciaya yol açar”

Karadağ son olarak, “Ergenekon ve Balyoz tutuklarına yönelik örtülü bir affın ortaya çıkması demek, AK Partinin zar zor kayıt altına aldığı bir canavarın yeniden serbest bırakılması anlamına geldiğini unutmamak gerekir. Çünkü biliyoruz ki Balyoz ve Ergenekon sürecinde darbe planları ortaya çıktı ve bunların sorumluları tutuklandı. Dolasıyla dikkatli olmak lazım mevcut bir yanlışı başka bir yanlışla düzeltmek o yanlışa daha da pirim vermek ve devam etmek olur. Daha önceden yargıyı belli kesimler vesayetinde teslim eden AK Parti bu saatten sonra yargıyı siyasete alet edip belli kesimlere sunarsa bu feci bir kaza olur.” dedi. (M. Sait Adiyaman – İLKHA)

http://www.haberyurdum.com/hizbullah-hukumluleri-yeniden-yargilanmali-324538h.html#ixzz2qgqN5Yo5

ERGENEKON DAVASI : Karargah yeniden yargılama için çalışma başlattı

İnsanlar yıllardır haksız-hukuksuz şekilde zindanda. Herkes birden bire “hidayete” ermediyse, “kumpas” itirafları, yeniden yargılama arayışları nereden çıktı? Gerçekten Erdoğan’a yönelik “Cemaat merkezli polis-yargı darbesinin” sonucu mu, yoksa daha en başından “Kürt açılımı-Ergenekon operasyonları” denkleminde kararlaştırılan bir “devlet politikasının” gereği mi?

Anayasa Mahkemesi kararıyla önce CHP, sonra BDP milletvekillerinin tahliyesi…

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun Köşk-Başbakanlık-Silivri arasında çözüm arayışları…

Feyzioğlu’nun, “Yaklaşımımız herhangi bir davayla, herhangi bir kişiyle sınırlı değil. TBB’nin görevi, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını korumaktır” açıklaması…

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın, “Türkiye’de terörle mücadele nedeniyle ihdas edilmiş DGM’ler vardı, sonra özel yetkili mahkemeler oldu. Aşama kaydettik şimdi TMK 10’a göre görev yapan mahkemeler var. Türkiye, TMK 10’u da mümkün olduğunda elbette kaldıracaktır. TMK 10 üzerine de bir çalışma var. Anayasa açısından yapılabilir mi, yansımaları ne olur, davalara etkisi ne olur, tükenmiş bitmiş davalara… Anayasa Mahkemesi’nin yaklaşımı çok önemli. Geçmişte bir af çıktı, onun yansımaları oldu iptalden sonra. Sadece hukuk devleti açısından, özel bir düzenleme yapılmasının da ayrı sıkıntılar doğuracağı çok açık” diyerek, PKK ve teröristbaşına kadar uzanabilecek bir “yeniden yargılamanın” sinyalini vermesi…

Bunca yıldır cezaevlerinde ölen, ölüm döşeğinde tahliye edilen veya onulmaz şekilde sağlığını yitiren asker ve aydınlarının durumuna kulaklarını kapatan Cumhurbaşkanı Gül’ün birden bire Prof. Fatih Hilmioğlu için, “dosyasını inceleyin” talimatı vermesi… Bu adımın sadece “kumpas”taki hasta tutuklularla sınırlı kalmayıp, 100’ün üzerinde olduğu söylenen KCK’lıları da kapsayan seri bir “sağlık affına” dönüşme ihtimali…

Her ne oluyor ve olacaksa, unutulmaması gereken çok temel gerçekler var:

– Bu kadar insan “Kürdistan, Kıbrıs, Ege, Akdeniz, Karadeniz açılımlarını” kabul ettirmek ve T.C’nin temeli olan üniter-milli yapımızı yıkmak için tutuklanmadı mı?

– Yandaş kalemler, “Ergenekon operasyonları olmasa, Kürt açılımı yapılamazdı… Bu Avrasyacılara karşı küresel bir NATO-ABD operasyonudur” ve AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik daha geçenlerde, “Bugün yaptıklarımızı 10 yıl önce yapsak partimiz kapatılırdı” itirafında bulunmadı mı?

– Daha ortada Ergenekon’un adı yokken Danıştay cinayetine, “Bu bir çete eylemi” teşhisini koyan, Ümraniye bombaları için, “Yakalanan emekli askerler, siyasi motivasyonla hareket ediyor. Böyle 4-5 oluşum var ve aralarında güçlü bir irtibat var. Ümraniye soruşturmasına dikkat edin. O iş çok büyüyecek” yorumunu yapan, “Cesur bir savcı aradıklarını” açıklayan, yine ortada ne Ergenekon, ne Balyoz varken 7 Nisan 2007’de Hasan Cemal’e NOKTA Dergisi’nde yayınlanan “Darbe Günlükleri” konusunda, “Bir bölümü yazılmamak kaydıyla ilginç noktalara değindikten” sonra, “Bunları basında çıkmadan önce biliyorduk. Türkiye’ye, bu ülkenin geleceğine yakışmayan niyetler… Bunlarla ilgili bilgiler, devlette bilmesi gereken yerlere bildirilmiştir. Bilmesi gerekenlerin bilgisi vardır. Zaten savcılar da gereğini yaparlar” diyen bugünün Cumhurbaşkanı Gül değil miydi?

Malûm “Kürt açılım planı”, ABD patentli, MİT merkezli ve 2005 tarihliydi. ABD yetkililerine göre, “Devletin büyük kısmı da bunu destekliyor"du!..

Bunları alt alt koyunca, bu “hidayete erişten” şüphelenmek anormal sayılabilir mi?

GENELKURMAY VE ERDOĞAN MUTABAKATI MI?

“Kumpasa çözüm” arayışları da bir “devlet politikası” mı, yani Cumhurbaşkanı Gül de bu sürecin içinde mi bilinmez, ama Başbakan Erdoğan ile Genelkurmay arasında bir mutabakattan söz etmek mümkün.

Ağustos ayına gidelim; Bu davalarla ilgili ağır eleştirilere maruz kalan Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’i savunmak için “askeri kaynaklar”, Milliyet’ten Fikret Bila ve Vatan’dan Murat Çelik’e peşpeşe açıklamalar yapıp, Özel’in devlet katında tutuklu askerler için nasıl çaba gösterdiği anlattı. O açıklamalarda özellikle şu iki husus dikkat çekiciydi:

“28 Şubat davasında gerçekleşen 38 tahliye ile Balyoz davasında ve temyiz aşamasında emir-komuta altındaki, görece düşük rütbeli sanıklar lehine verilen kararlarda, Genelkurmay bilgi, belge ve görüşleriyle hukuki ve yasal dayanak sağladı…”

“Komuta kademesi, yargılanan TSK mensuplarından (özellikle de general seviyesinin altındaki rütbelerde bulunan personelin) büyük bölümünün sadece verilen emirler gereği yaptıkları çalışmalar sebebiyle (Ergenekon’un yanı sıra özellikle Balyoz ve 28 Şubat davalarında) hüküm giydikleri görüşünde ve bu konudaki rahatsızlığını yasal platformlarda muhataplarına iletti, iletiyor. Yani Genelkurmay Başkanı; davalarda ‘sap ile samanın ayrılmasını’, ‘kuruların yanında yaşların da yanmamasını’ istiyor (Ergenekon’da geçerli, ama Özellikle Balyoz ve 28 Şubat davalarında)…”

Bunun üzerine o tarihte, “Bunun tek anlamı var; Özel ve ekibi, Ergenekon, Balyoz ve 28 Şubat’ta suç işlendiği hükmüne katılıyor, ama sadece komuta kademesindekilerin cezalandırılmasını istiyor. Alt kademede olanların ise verilen emirleri yerine getirdiğini, dolayısıyla suçsuz olduğunu düşünüyor” yorumunu yapıp, “Acaba Genelkurmay Karargâhı, hangi bilgi ve belgeyle bu kanaate vardı? Daha 7 ay önce Balyoz darbe planıyla ilgili kendilerinde belge bulunmadığını açıklayan, hatta bu yüzden Balyoz’a bakan 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne kamuoyu önünde cevap veren Genelkurmay değil miydi?” diye sormuştum.

Erdoğan cephesine geçelim; Yaklaşık 1 hafta önce Uzakdoğu gezisinden dönerken, “Ergenekon ve Balyoz dahil olmak üzere yeniden yargılamanın kapsamı ne olacak?” sorusunu cevaplandırırken, “Askeri kaynakların” açıklamasıyla örtüşen şu ifadeleri kullandı:

“Yeniden yargılama 17 Aralık komplosu ile ilgili değil. Kuru-yaş meselesi… Ayrıca emir komuta zincirindekiler ne olacak?”

Erdoğan’ın, “Yeniden yargılama, darbeciler er geç hesap verir imajını zedeler mi?” sorusu üzerine “Hakkın zayi olmamasına ilişkin, gerçekten haksızlığa uğramış olanlara yönelik bir süreç bu” demesi de bir diğer benzerlikti.

ÇÖZÜMÜN ADRESİ YARGITAY

Genelkurmay’daki son durumu aktarırsak; Karargâh’ta da “yeniden yargılama” veya diğer çözüm yolları üzerinde hukuki bir çalışma yürütüldüğü bildiriliyor.

Ancak Karargâh’taki hava, Ağustos’ta yapılan açıklamalardaki gibi… Yani “Bir darbe planı olabilir. Ama kurunun yanında yaş da yandı… Sapla samanın ayrılması gerekiyor” yönünde.

Genelkurmay’da “çözüm”e ilişkin ağırlıklı görüşün ise “yeniden yargılama” değil, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine davanın Ceza Genel Kurulu’na götürülüp, bir kez da orada görüşülmesi olduğu öne sürülüyor.

Eğer doğruysa, en azından Balyoz’da ilk etapta sadece “üst rütbeli komutanların cezalandırılması, alt rütbelilerin tahliyesi” isteniyor, bekleniyor veya hesaplanıyor demektir.

Böyle bir “çözüm”ün, AKP ve Erdoğan’ın da işine yarayacağı kesin; Hem yıllardır söylenen “Darbecilerden hesap soruyoruz” propagandası çürümemiş, hem de “2002-2009 arasında Ankara’da birşey olmamış gibi bir algının ortaya çıkması” önlenmiş olmaz mı?

Silivri, Hasdal, Hadımköy, Maltepe, Sincan, Mamak ve Şirinyer’e kucak dolusu sevgiler

Müyesser Yıldız

Odatv.com

ERGENEKON DAVASI : Yeniden yargılama neden hala yapılmıyor ?

Eski komutan Hilmi Özkök, İlker Başbuğ’un yeniden yargılanması durumunda, kendisine tanıklık için çağrı geldiğinde mahkemeye gitmek zorunda olduğunu söyledi

Hürriyet gazetesinden Uğur Ergan’ın haberine göre eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, büyük rüşvet ve yolsuzluk operasyonu sonrası AKP Hükümeti’nin dikkatleri dağıtmak için ortaya attığı ‘’yeniden yargılama’’ konusunda açıklamalarda bulundu.

Yeniden yargılama konusunda AKP Hükümeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, net konuşmuyor.

‘’İçerde suçsuz insanlar var’’ diyerek Ergenekon ve Balyoz Davaları’ndan kumpas sonucu cezaevine attırdığı askerleri kastetmediği de ayrıca biliniyor. Zira, AKP Hükümeti Sözcüsü Hüseyin Çelik’in yeniden yargılamalar konusunda vatansever Türk askerlerine yönelik gelen soruya basın toplantısında ‘’Bize Ergenekon ve Balyoz cici değil’’ diyerek zaten net tavrını koymuştu.

AKP Hükümeti sözcüsünün bu açıklamaları ve Başbakan Erdoğan’ın vatansever Türk askerlerini kastetmeyip yoksa PKK terör örgütü başı 40.000 insanımızın katili Abdullah Öcalan ile PKK terör örgütünün şehir yapılanması olan KCK’lıları kastettiği konuşuluyor.

BDP ve terör örgütü PKK’nın ele başı Abdullah Öcalan’ın ortaya bir af konusu getirmek için nasıl çırpındıkları da bu durumu destekler nitelikte.

Hilmi Özkök, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ ’un yeniden yargılanması durumunda tanık olarak çağrıldığında mahkemeye gitmek zorunda olduğunu söyledi.

“Böyle bir durumda Cumhurbaşkanı dışında gidip gitmeme kişinin iradesine bağlı değildir" diyen Özkök, soru üzerine şunları kaydetti:

Mahkeme çağırırsa kanun gereği gitmek durumundayım. Bu nedenle yeniden yargılama halinde tanıklık yapmam için mahkemeden davet gelirse elbette giderim.

Bir de 178. madde uyarınca sanıkların tanıklık daveti var. Aynen Işık Paşa (Koşaner) ve diğer komutanların durumu gibi. Ama hatırlayacağınız gibi mahkeme bunu kabul etmedi. Bana neden bu kapsamda tanıklık etmediğimi, mahkemeye gitmediğimi sordular.

Gitsem zaten dinlemiyorlar. Işık Paşa’da gördük. İyi ki de gitmemişim. Emekli de olsa bir Genelkurmay Başkanı’nın mahkeme kapısından dönmesi hoş bir şey değil."

Başbakan Erdoğan’ın rüşvet ve yolsuzluk operasyonlarından kurtulmak ve unutturmak için elinden geleni yapması, danışmanı Yalçın Akdoğan’ın ‘’Türk ordusuna kumpas kuruldu’’ itirafıyla birlikte hala TBMM gündemine ciddiyetle alınmaması Türk Halkı’nı kandırmaya yönelik hareketlerinden biri olarak duruyor. (LAE)

Kaynak : http://www.sansursuzhaber.com/yeniden-yargilama-neden-hala-yapilmiyor_334242

ERGENEKON DAVASI : AKP ‘Yeniden Yargılama’dan Çekiniyor mu ?

Hükümet sözcüsü Bülent Arınç Bakanlar Kurulu sonrası gündeme dair önemli açıklamar yaptı.

Başbakan Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’un Milli orduya kumpas kurdular" sözleriyle başlayan yeniden yargılama sürecinden geri adım mı atılıyor?

Ergenekon, Balyoz ve KCK sanıklarının yeniden yargılanması planlanan süreçte AKP bu çıkışına kamuoyundan tepkiler gelmişti.

Bakannlar Kurulu sonrasında gazeteciler Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yeniden yargılama konusunu sordu.

Arınç, "TBB Başkanı kendisine vazife çıkarmış. Ortada bir düzenleme yok. Sayın Feyzioğlu’nun bu taleplerinin dahi yine aynı çevreler tarafından eleştiriye uğradığını hepimiz biliyoruz. Bence onlar bir tartışsınlar kendi aralarında. Biz de üzerlerine atlayacak durumda değiliz. Sayın Feyzioğlu’nun talepleri karşısında küçücük hukuki bilgimle ona çok şey söyleyebilirim. Henüz ortada Feyzioğlu’nun ortaya attığı fikirlerin tartışılması dışında bir şey yok." dedi.

Arınç’ın bu sözlerinden sonra "yeniden yargılama konusunda hükümet geri adım mı atılacak?" sorusu akıllara geldi.

Arınç’ın açıklamalarına AKP’li Vekilden destek

Ergenekon davasının görüldüğü dönemde etkin rol oynayan ve bu konuda kitaplar yazan AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, "Yeniden yargılama konusunda Arınç: Barolar birliği durumdan vazife çıkarmış, mahkemeler görevini yaptı’ Allah razı olsun…" Sözleriyle Bülent Arınç’a destek verdi.

Daha önce Metin Feyizoğlu’nun Silivri ziyaretini eleştiren AKP’li Tayyar, "Silivri sevdalısı Feyzioğlunun siyasi gündemi tayin ettiği konjonktürde milli iradeye kurulmak istenen kumpası elbirliğiyle bozmalıyız." ifadelerine yer vermişti.

/// TARİKATLER ERGENEKON’DA YENİDEN YARGILAMAYA ÇOK KIZGIN /// ASDER DE UYARIYOR : Ergenekon’un oyununa gelmey in ///

Eğer hükümet komplo tuzağına düşer; Ergenekon ve Balyoz’da yeniden yargılama girişimlerine alet olursa, Türkiye yeni raylarından çıkıp eski raylarına geri döner.

OPERASYONUN HEDEFİ BÜTÜN DİNDAR CAMİA

“Bu operasyonun arkasındaki irade Balyoz ve Ergenekon kararlarını ve 28 Şubat dâvâsını ortadan kaldırmak, hükümet eliyle cemaati tasfiye etmek ve eski vesayet sistemini yeniden dinamize etmek istemektedir. Bütün bunlara alet olacak hükümet, zaten kendisini bir anda eski darbeci güçlerin kucağında bulacaktır. Operasyon, hem hükümete, hem cemaate ve topyekûn dindar camiaya yöneliktir.”

HÜKÜMET DARBECİ GÜÇLERİN MÜTTEFİKİ OLUR

“Eğer Balyoz ve Ergenekon dâvâlarında âdil yargılama hakkı ihlâl edilmiş ise, bu ihlâlin mevcut yasal prosedür çerçevesinde tesbiti ve giderilmesi sağlanmalıdır. Hükümet, darbe suçlarının yargılanması sürecine müdahale etmemelidir. Aksi halde, hükümet bir kuşatılmışlık duygusu ile sağlıksız reflekslere girecek ve kendisini bir anda eski darbeci güçlerin müttefiki olarak bulacaktır.”

Ergenekon’un oyununa gelmeyin

Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) “17 Aralık Büyük Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu” ile başlayan süreçle ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada, 17 Aralık süreci ile başlayan olayların merkezinde, emniyetin ve yargının bulunması, bu tarihten önce yaşanan adlî olayların da şaibeli olduğu iddialarını gündeme getirilirken, asıl operasyonun, hem hükümete hem cemaate ve topyekün dindar muhafazakar camiaya yönelik bir operasyon olduğunu belirterek, yaşanan süreci “Bir Ergenekon operasyonudur” şeklinde değerlendirdi. “Olaya bir bütün olarak baktığımızda, bütün bu olayların darbe suçlarına ilişkin yargı kararlarını ortadan kaldırmaya yönelik bir operasyon olduğu açık bir biçimde görülmektedir” ifadelerinin yer aldığı açıklamada şöyle denildi “Gerçekleştirilen yolsuzluk operasyonlarının adlî boyutu aşıp siyasî bir operasyona dönüştürülmesi, operasyonun emniyette ve yargıda örgütlenmiş cemaat üzerinden yapılması, Türkiye’deki siyasî ve ideolojik güçleri yeniden konumlandırmış ve bir anda hükümeti emniyet ve yargıya karşı kendini savunma refleksi ile bugüne kadar mücadele verdiği güçlerin paralelinde bir yere itmiştir. Yolsuzluk operasyonlarının yaygınlaştırılması, hükümeti daha da sıkıştırıp karşı cepheye itme amaçlıdır.

Çünkü hükümet yolsuzluklar üzerinden kendine operasyon yürüten paralel yapıya tasfiye amacıyla gerçekleştirdiği icraatların yargıya müdahale itirazlarını bertaraf etmek isterken, Balyoz ve Ergenekon şüpheli ve yükümlülerine yönelik operasyonların da aynı paralel yapı tarafından gerçekleştirildiği itirazlarını haklı bulmaya başlamıştır. Böylece, bu paralel yapının tasfiyesini meşrulaştırma adına, darbe suçları ile ilgili yargılamaların yeniden yapılmasına sıcak bakmaktadır.”

Asıl operasyon dindar kesimin tamamına

“Hükümetin paralel yapı ile mücadelesinde, bugüne kadar mücadele verdiği güçlerin yanında yer alması, hükümete hiçbir yarar getirmeyecektir” denilen açıklamada. Operasyonun arkasında farklı bir irade olduğu, bu iradenin Balyoz ve Ergenekon kararlarını ve 28 Şubat Dâvâsını ortadan kaldırmak, Hükümet eliyle cemaati tasfiye etmek ve eski vesayet sistemini yeniden dinamize etmek istediği dile getirildi. Hükümetin bu operasyona alet olduğu bildirilen açıklamada hükümetin kendini darbeci güçlerin kucağında bulacağı ifade edilirken asıl operasyonun, Ergenekon Terör Örtügütü tarafından, hem hükümete hem cemaate ve topyekûn dindar muhafazakar camiaya yönelik bir operasyon olduğu vurgulandı.

Hükümet darbeci güçlerin müttefiki olacaktır

Açıklamada, yeniden yargılama girişiminin, Türkiye’yi yeni rayından çıkaracak, eski rayları üzerine oturtacağı uyarısını yapan ASDER şunları kaydetti: “Eğer Balyoz ve Ergenekon dâvâlarında adil yargılama hakkı ihlâl edilmiş ise, bu ihlâlin mevcut yasal prosedür çerçevesinde tesbiti ve giderilmesi sağlanmalıdır. Hükümet, darbe suçlarının yargılanması sürecine müdahale etmemelidir. Aksi halde, hükümet bir kuşatılmışlık duygusu ile sağlıksız reflekslere girecek ve kendini bir anda eski darbeci güçlerin müttefiki olarak bulacaktır. Bunun siyasî sonuçları ise, operasyonun hükümete yönelik aşamasının tezahürleri olacaktır.”

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: