Etiket arşivi: YARGI DOSYASI

YARGI DOSYASI /// ADEM YAVUZ ARSLAN : 5.yargı paketi kim için çıkıyor ?

Adem Yavuz ARSLAN

ayavuz

TBMM bugünlerde çok hareketli.

Çok tartışılan ‘internet yasası’ önceki akşam kabul edildi.

‘İnternete sansür getirmekle eleştirilen’ yasanın tartışması bile yapılamadan dün de Özel Yetkili Mahkemeleri (ÖYM) kaldıran 22 maddelik bir yasa teklifi Meclis’e sunuldu.

Teklif hayli kapsamlı.

Dinleme, teknik takip, arama ve el koyma kararlarını zorlaştıran teklif radikal değişiklikler getiriyor.

İlk olarak Ergenekon, KCK ve Balyoz gibi önemli davalara bakan ÖYM’ler ile TMK mahkemeleri kalkacak. Böylece kritik davalar ağır ceza mahkemelerinde yeniden görülmeye başlanacak.

Teklif bugüne kadar sıklıkla eleştirilen bazı uygulamalara da çekidüzen veriliyor.

Mesela telefon dinlemeleri zorlaştırılıyor. Bu iyi bir şey. Ancak dinleme kararı ve dinlemelere itiraz için oy birliği aranacak ki bu yargı camiasında ilk kez olacak.

Sıkıntı yaşanacağı muhakkak.

Gözaltı kararı için kuvvetli şüphe şartı getiriliyor.
Savunma makamı suçlandığı tüm dosyalara ulaşabilecek. Dinlemelerdeki suç dışı tapeler yok edilecek.

Mal varlığına el koymak için BDDK, MASAK, SPK raporu şartı geliyor.

ÖYM’lerin alanına giren suçlarda uygulanan azami tutukluluk süresi 10 yıldan 5 yıla iniyor. Böylece halen 5 yılı aşkın süredir tutuklu bulunan 130 kişi tahliye olacak.

Teklifin ‘adrese teslim’ olduğu yönünde eleştiriler de var.

Yani yasa teklifi demokratik standartları yükseltmekten çok ‘hükümetin kendini korumaya alma çalışması’ gibi duruyor.

Her ne kadar kulağa hoş gelse de ‘kişisel verilerin korunması amacıyla bu verileri hukuka aykırı olarak kaydedene ve yayanlara verilen ceza artırılıyor.’ Kaydedene 1 yıldan 3 yıla, yayan da 2 yıldan 4 yıla kadar hapisle yargılanacak.

Bu şu demek; eğer internete düşen bir skandalın ses kaydını başkasıyla paylaşırsanız işiniz zor.

Öte yandan tasfiyelere karşı yargı yolu tıkanıyor.
Yürütmeyi durdurma kararları artık idarenin savunması alınmadan verilemeyecek. Ayrıca artık bakana tazminat davası açılamayacak.

Emri uygulamayan memur da korunmuş olacak.

ÖYM’lerin kaldırılması kaosa neden olur mu?

Bir de madalyonun öbür yüzü var.

Bugün alelacele kaldırılan ÖYM ve TMK’lar ihtiyaca binaen kurulmuştu. Nitekim söz konusu mahkemeler terör örgütlerine, mafyatik yapılara ve çetelere göz açtırmadı.

Sonuçta ÖYM’ler uzmanlaşmış ihtisas mahkemeleriydi.

Uzmanlaşmış kadroların lağvedilmesi için terörün, uyuşturucu tacirlerinin, çetelerin bitmesi gerekir.

Peki öyle mi?

İstenilen seviyede olmasa da bir çözüm süreci var. PKK şimdilik silaha sarılmıyor. Peki DHKP-C ya da El Kaide gibi örgütleri ne yapacağız?

ÖYM’lerde görev yapan hakim ve savcılar 1. sınıf yani 10 yıl ve üzeri tecrübeye sahiptiler. Yeni durumda nispeten acemi yargıçlar çok önemli soruşturmaları yürütecekler.

Pratikte başka sorunlar da çıkacak.
Mevcut uygulamada büyük illerde bulunan ÖYM’lerin kapanmasından sonra terör davaları Hakkâri, Lice ve Şemdinli gibi yerlerde görülmeye başlanacak.

Buralarda görev yapan yargı mensuplarının yaşayacağı sıkıntıları düşünmek gerekirdi. Nitekim Tunceli Ovacık ve Doğubeyazıt’ta iki savcı şehit edildi.

Hal böyleyken yargılamaların sağlıklı olması pek mümkün değil.

Zaten ÖYM ve TMK 10’dan devredilen davalar nedeniyle davaların uzaması kaçınılmaz. Bir de güvenlik nedeniyle küçük illerden nakiller başlayacak.

Birden fazla ilde işlenen bu tür suçların yargılamalarında yetki uyuşmazlığı olacak ve mahkemeler arasında karmaşa çıkacak. Dosyalar sahipsiz kalacak. Çeteler bu durumu fırsat bilecek.

Oysaki dünyanın gelişmiş ülkelerinde de terör ve mafya yargılamaları ÖYM’lerde yapılıyor.

Hatta Bulgaristan, 2012’de Avrupa Konseyi’nin tavsiyesi üzerine ÖYM’leri kurdu. Terör sorunu yaşamayan birçok AB ülkesinde de ÖYM’ler var.

Öte yandan AİHM, Türkiye’deki mahkemelerin bağımsız ve tarafsız olduğunu da daha önce tescillemişti.

Hatırlanacağı gibi Tuncay Özkan ve Çetin Doğan, ÖYM’lerin ‘adil yargılama’ ilkesine aykırı olduğunu iddia etmişti. AİHM ise bu iddiayı kabul etmemişti.

Sonuç itibariyle uygulamada yaşanan aksaklıkları düzeltmek yerine ya da karşılaşılan bir zorluğu palyatif çözümlerle aşmak için alelacele yapılan düzenlemeler ileride başımıza çok daha büyük sorunlar açabilir.

Emniyet lağvedilmiş, savcılar hallaç pamuğu gibi dağıtılmışken sokaklar yeniden suç örgütlerine kalırsa bazı şeyler için geç olabilir.

YARGI DOSYASI : Ergenekon sanıklarına kötü haber

TBMM’ye sunulan 22 maddelik yasa teklifindeki maddelerden biri de tutukluluk üst sınırının 10 yılda 5 yıla indirilmesi… Ancak Ergenekon sanıkları bu maddeden faydalanamayacak.

Özel yetkili mahkemelerle ilgili düzenlemenin de yer aldığı 22 maddelik yasa teklifi, TBMM Başkanlığı’na sunuldu.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 22 maddelik yasa teklifi ile ilgili gazetecilere bilgi verdi.

22 maddelik bu teklifte önemli maddeler var.

İşte o maddeler:

– Özel yetkili mahkemeler tamamen kalkıyor. Özel yetkili hakim savcı ve kovuşturma usülleri bundan sonra olmayacak.

– ÖYM’lerin baktığı tüm dosyalar Ağır Ceza Mahkemeleri’ne iade edilecek.

– Yasa dışı dinlemelere ve özel hayatın gizliliğine dair verileri yok etmeyenlere yönelik cezalar artıyor.

– Tutukluluk üst sınırı 10 yıldan 5 yıla iniyor. Ancak Ergenekon davası sanıkları bundan faydalanamıyor, çünkü Yargıtay ve AİHM içtahaklarına göre temyiz süresi tutukluktan sayılmıyor.

– Gözaltı kararı için kuvvetli şüphe şartı geliyor.

– Savunma makamı suçlandığı tüm dosyalara ulaşabilecek.

– Dinlemelerde suç dışı belge ve tape’ler yok edilecek.

– Mevcut dinleme kararları gözden geçirilecek.

– Dinleme kararını sadece Ağır Ceza Mahkeme heyeti verebilecek. Dinleme kararı için mahkeme heyetinin oybirliği gerekiyor.

– Mal varlığına el koymak için BDDK, MASAK, SPK raporu şartı geliyor.

– Dinleme kararını sadece Ağır Ceza Mahkemesi heyeti verecek. Mevcut dinleme kararları gözden geçirilecek.

– Kişisel verileri hukuka aykırı alanlara ağır cezalar geliyor

Bozdağ, ayrıca, Adana’da TIR’ların durdurulmasıyla ilgili başsavcıyı aradığını ve gizlilik konusunda kendisini uyardığını söyledi. Bozdağ, o fezlekenin de iade edildiğini ifade etti.

YARGI DOSYASI : TÜRK YARGISININ PÜR MEALİ :)

CelebiGrubu'nun fotoğrafı.

YARGI DOSYASI : Hakimler cepten ödeyecek

Hatalı kararın bedelini hakim ödeyecek… AKP döneminde yürürlükten kaldırılan bu uygulama, yeniden devreye sokuluyor. AKP, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun önerileri arasında yer alan düzenlemeyi yasalaştırmak için çalışmalara başladı.

Hatalı hükmün yasal sorumluluğu hakime ait olacak. Ergenekon Davası’ndaki suç duyuruları nedeniyle AKP tarafından kaldırılan bu düzenleme, yeniden gündeme geldi.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun önerileri arasında yer alan maddeyi tekrar yasalaştırmak için çalışma başlatıldı.

Habertürk’ün duyurduğu düzenlemeye göre, "hatalı karar tazminatı" kumpas açıklamalarının ardından hız verilen paketlerin içerisine konularak yasalaştırılacak.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın "Kaldırmakla yanlış yapmışız" dediği değişikliğin "özensiz ve telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracak kararlar" doğurduğuna dikkat çekildi.

Ergenekon Davası’nda tutuklanan CHP Milletvekili Mehmet Haberal, kendisini tutuklayan ve tahliye taleplerini reddeden hakimleri tazminata mahkum ettirmişti. Kararın Yargıtay’da onanmasının ardından AKP, hakim ve savcıların kusurlu kararları nedeniyle doğacak tazminatı devletin ödemesini içeren yasa değişikliğini yapmıştı.

ulusalkanal.com.tr

YARGI DOSYASI : Savcı Öz’ün odası boşaltıldı

‘Döneceğim’ dediği odası boşaltıldı.

Lüks Dubai gezisi ve yurtdışına yaptığı yüksek maliyetli seyahatleriyle gündeme gelince İstanbul Başsavcı Vekilliği görevinden alınarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’ne atanan Zekeriya Öz’ün, geri döneceği umuduyla boşaltmak istemediği İstanbul Adliyesi’ndeki odası başsavcılıkça boşaltıldı.

Zekeriya Öz’ün adliyenin 4. katında bulunan odasındaki bilgisayar Başsavcı Hadi Salihoğlu’nun talimatı ile söküldü. Bilgisayar, Adliye Bilgi İşlem Merkezi’ne götürüldü. Öz, İstanbul Adliyesi’nden ayrılırken gazetecilere, "Odamı boşaltmıyorum. İtiraz ettim, geri döneceğim" demişti. Öz gibi HSYK 1. Dairesi tarafından il dışına düz savcı olarak atanan Fikret Seçen, Cihan Kansız ve Ercan Şafak’ın da odaları boşaltıldı ve bilgisayarları kaldırıldı. HSYK tarafından 16 Ocak günü gerçekleştirilen toplantıda İstanbul dışına atanan bu savcılar kurulun kararına itiraz etmişler itiraz sonuçlanana kadar da doktor raporu almışlardı. Raporlu olmalarına rağmen günün büyük bölümünü İstanbul Adliyesi’ndeki odalarında geçiren bu savcılar yeni görev yerlerine halen başlamadılar. HSYK 1. Dairesi Fikret Seçen’i Gebze’ye, Cihan Kansız’ı Sakarya’ya, Ercan Şafak’ı ise Kocaeli’ne düz savcı olarak atamıştı.

YARGI DOSYASI : Çağlayan Adliyesi’nde deprem

İstanbul’da görevli 90 savcının görev yeri değişti

Çağlayan Adliyesi‘nde 192 savcıdan 90’nın yeri değiştirildi. Adliyeye yeni atanan Başsavcı Hadi Salihoğlu’nun göreve gelmesi sonrası basın mensuplarına söylediği "Esaslı görev değişikliği yapacağım. Buraya geldiğimiz belli olsun" sözlerini hayata geçirdi.

Salihoğlu, Balyoz, Ergenekon, Devrimci Karargah davalarına bakan savcılar da dahil 192 savcıdan 90’ının yerini değiştirdi. Yeni görevlendirme listesini e-mail yolu ile ileten Başsavcı Salihoğlu, savcılara bir de not gönderdi.

17 Aralık Operasyonu’nu yürüten savcılar görevden alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başarısının tüm savcıların başarısı olduğunu belirten Salihoğlu, notta "Göreve başladıktan sonra çalışma arkadaşlarımızın, çalışma düzeni ve görev alanını belirleyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı çalışma talimatı ve iş bölümü değişikliği bu ön yazı ile birlikte sizlere tebliğ ediyorum" dedi.

9 başsavcıvekilinin görev alanlarını yeniden düzenleyen Salihoğlu, Teknik Büro isimli bir birim kurdu. Tüm teknik ve fiziki takip taleplerin bu birim üzerinden yapılacağı öğrenildi. Balyoz Davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma savcısı Hüseyin Kaplan, 40. Asliye Ceza Mahkemesi’ne duruşma savcısı olarak atandı. 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne Naci Kanık getirildi.

Ergenekon Davası duruşma Savcıları Mehmet Ali Pekgüzel, Nihat Taşkın ve Murat Dalkuş’a ek görev verildi. Bu isimler kendi görevlerinin yanında noter ve icra müdürlüğü denetimi işlerine bakacak.

17 Ağustos soruşturmasında görev alan memur suçları soruşturma bürosu savcıları tamamen dağıtıldı. Söz konusu büroda eski ekipten sadece Ekrem Aydıner kaldı.

Başsavcı Hadi Salihoğlu Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu, Kaçakçılık- Nakrotik Suçlar Soruşturma Bürosu ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nu da tek çatı altında toplandı. Yeni kurulan birime ‘Kaçakçılık, Toplumsal Olaylar ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’ adı verildi. Bu büro ayrıca, Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda düzenlenen suçlara da bakacak.

YARGI DOSYASI : Mustafa Şentop açıkladı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop A Haber Ankara Temsilcisi Murat Akgün’ün sorularının yanıtladı.

Hakimler Ve Savcılar Yüksek Kurulu değişikliğinin neden gündeme geldiğini çok net ifadelerle ortaya koyan Şentop, "Bazı hakim ve savcılar, ‘biz istersek seçimleri bile yaptırmayız’ tehdidinde bulunuyor" dedi…

KENDİLERİNDE BÜYÜK BİR GÜÇ GÖRDÜLER

Savcıların ve hakimlerin bir siyasi güç kullanmaya, siyasi netice almak üzere harekete geçmeye yönelik sözleri vardı. Biz bunları bir seneden fazla bir zamandır biliyoruz. Şu türden sözler; "Bizim o kadar geniş gücümüz ve yetkilerimiz var ki, özel yetkili mahkemelerim mevzuatına göre istersek bakanları bile alabiliriz." Kimlerin bunları söylediğini biliyoruz biz. Bunları duyan, şahitlik edecek arkadaşlarımız var. "Onun da zamanı gelecek, bakanları da alacağız, gerekirse Başbakan’ı bile alırız. Kanunlar bize böyle bir güç ve yetki veriyor."

"SEÇİM BİLE YAPTIRMAYIZ" DİYORLAR

Şimdi çok yakın zamanda hala, kimler olduğunu da ismen çok yakından bildiğimiz, ben de hukukçuyum, bugün görev yapan "unvanlı görevliler" dediğimiz savcılar ve bazı hakimler ararsında çok yakın tanıdığım birlikte okuduğum arkadaşlarımız var. Bunların kendi özel konuşmalarında, sohbetlerinde, daha geniş çevrelere açık konuşmalarda, sohbetlerde bugün bile "30 Mart’ta seçimleri istersek yaptırmayız, gerekirse mayısa kadar hükümeti düşürürüz" gibi bir takım söylemlerle ortaya çıkıp konuşan bazı arkadaşlarımız var. Bunun hukuki bir mantığı yok. Seçimlerin tarihi anayasada belirlenmiş bir tarih. Bunlar yeni değil. Bir seneden fazla zamandır, münferit söylemler olarak görüyorduk. Ama 17 Aralık’tan sonra bazı arkadaşlar ararsında daha yaygın olarak görmeye başlıyoruz.

YARGI DOSYASI : ABD – “Türkiye’de hukukun üstünlüğü tehdit altında”

New York merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) 90 ülkenin insan hakları karnesini kapsayan ‘2014 Dünya Raporu’nu yayımladı. Raporda Türkiye’ye dönük ağır eleştirilere yer verildi.

Örgüt, Türkiye’de muhalefete tahammülsüzlüğün arttığını, yolsuzluk soruşturmalarını kısıtlama girişimlerinin hukukun üstünlüğüne tehdit oluşturduğunu iddia etti. Ayrıca, Gezi Parkı protestolarında aşırı güç kullanan polisler hakkında herhangi bir kovuşturma açılmadığı dile getirildi. Raporda, Uludere’de 34 kişinin ölümüyle sonuçlanan hava bombardımanının üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen adaletin sağlanmamış olduğuna dikkat çekildi.

YARGI DOSYASI : ‘AKP’ye kapatma davası açan Yalçınkaya ‘yeniden yargılama’ heyetinde’

Abdurrahman Yalçınkaya, Hamdi Yaver Aktan ve Ali Suat Ertosun’un yeniden yargılama heyetinde yer alacağı öne sürüldü

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın “TSK’ya kumpas kuruldu” sözlerinin ardından gündeme gelen yeniden yargılamayı, aralarında AKP’ye kapatma davası açan eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya ve “Hayata Dönüş Operasyonu” sırasında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü olan Ali Suat Ertosun‘un da bulunduğu 20 ‘kıdemli’ yargıçtan oluşan özel heyetin karara bağlayacağı öne sürüldü.

Radikal gazetesi yazarı Ömer Şahin, Adalet Bakanlığı’nın Ergenekon, Balyoz, KCK ve Şike gibi davalarda yeniden yargılamayla ilgili formülü bulduğunu yazdı.

Ömer Şahin’in Radikal gazetesinin bugünkü (24 Ocak) nüshasında yer alan “Yeniden yargılamaya ‘özel heyet” başlıklı yazısı şöyle:

Yeniden yargılamaya ‘özel heyet’

AK Parti, ‘yeniden yargılama’ formülleri üzerinde çalışıyor. Ergenekon, Balyoz, KCK ve Şike gibi davaların sanıklarının gözü-kulağı bu haberde. Adalet Bakanlığı formülü buldu. Yeniden yargılamanın adresi Yargıtay Ceza Davaları Genel Kurulu olacak. Yeniden yargılamaya 393 Yargıtay üyesi içinden 20 civarında ‘kıdemli’ yargıçtan oluşan ‘özel heyet’ karar verip anı zamanda yargılamayı da bu heyet yapacak. Bu kıdemli yargıçlar arasında AK Parti’ye 2008’de kapatma davası açan Abdurrahman Yalçınkaya, Ergenekon davasındaki telefon dinleme tapelerinde adı geçen Hamdi Yaver Aktan, eski HSYK üyesi olan Ali Suat Ertosun da var.

Yaşanan son gelişmeler ‘yeniden yargılanma’ umudunu arttırdı. Ergenekon, Balyoz, KCK, Şike davası sanıkları yargılamanın yenilenmesi için hükümetin atacağı adımı bekliyor. Bir süredir konu üzerinde çalışan Adalet Bakanlığı, Yargıtay Kanunu değişikliğiyle sonuç almayı hedefliyor. Hükümet yargılamayı eski HSYK’nın seçtiği üyelere yaptırma formülünü geliştirdi. Eğer bu formül hayata geçerse eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, eski Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’in de aralarında bulunduğu ünlü isimlerin özgürlüğünde bir zamanlar AK Parti’yle büyük sorun yaşayan isimlerin etkisi olacak. Yargıtay üyesi olan bu isimler arasında AK Parti’ye 2008 yılında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’yken kapatma davası açan Abdurrahman Yalçınkaya, Ergenekon sanıklarıyla tapelerde ismi geçen Hamdi Yaver Aktan ile ‘hayata dönüş’ operasyonları sırasında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü olan, 2012’ye kadar da HSYK üyesi olan Ali Suat Ertosun da bulunuyor.

‘Eski HSYK’ yargılayacak

Adalet Bakanlığı’nın sıcak baktığı formülde yeniden yargılamayı Yargıtay Ceza Davaları Genel Kurulu yapacak. Mevcut işleyişte genel kurulda daire başkanları ya da belirledikleri üyeler görev yapıyor. Bakanlık, kurulun yapısını ‘kıdem’ esasına göre değiştirmeyi düşünüyor. Bu durumda ‘yeniden yargılama’lara meslekte kıdemli olan yargıçlar bakacak. Yani, referandum sonrası göreve gelen Yargıtay üyeleri söz sahibi olamayacak. Yargıtay’da ‘kıdemli’ görülen yargıç sayısı 50 civarında tahmin ediliyor. Bu isimlerin ortak özelliği 2010 referandumu öncesi HSYK tarafından seçilmiş olmaları. Yargıtay’ın 393 üyesi bulunuyor. Bu üyelerden 203’ü 12 Eylül 2010 referandumu sonrası oluşan HSYK tarafından atandı. Kalan 190 üye ise eski HSYK döneminden kalan isimler.

Aslında şimdi de mümkün

‘Yeniden yargılama’ yürürlükteki mevzuata göre de mümkün. Bunun olabilmesi için yeni bilgi ve bulgulara ulaşılması, tanık ifadelerinin değişmesi gibi davanın seyrini değiştirebilecek ‘yeni’likler gerekiyor. Yeniden başvuru talebi Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’ne yapılıyor. Bakanlık talebi uygun görürse ilgili mahkemeye dosyayı iletiyor.

YARGI DOSYASI /// Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu : ‘Türkiye polis devletidir’

Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, "Türkiye’nin adı ne hukuk ne kanun devletidir. Türkiye bugünden itibaren polis devletidir" dedi.

Yargıtay Onursal Başsavcısı Kanadoğlu, Ergenekon davalarının avukatı Celal Ülgen’le Atatürkçü Düşünce Derneği Antalya Şubesi’nin Antalya Kültür Merkezi’nde düzenlediği panelde konuştu.

Sabih Kanadoğlu, "Paralel devlet, paralel yargı onun yanında şeyh, hoca, efendi eğer bunlar egemense Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasası askıdadır" dedi. Mevcut yargı sisteminin Türkiye’nin anayasal, demokratik hukuk devleti olarak tanımlanmasına müsaade etmeyeceğini savunan Kanadoğlu, "Biz anayasal devlet değil, sadece anayasalı bir devletiz. Savcı, hakim kararları polis tarafından uygulanmıyorsa Türkiye’nin adı ne hukuk, ne kanun devletidir. Türkiye bugünden itibaren polis devletidir" diye konuştu.

ÖNCE SAMİMİ İRADE

Kanadoğlu, gündemde olan yargılamanın iadesi konusunda ise gizli tanıklık kurumu aynen muhafaza edilir ve dijital verilerin geçerli delil olarak kullanımı kısıtlanmazsa sonuç çıkmayacağını kaydetti. Sabih Kanadoğlu, "Vesayet var diyorsanız, tarafsız bağımsız mahkeme kuramıyorsanız, nereye gönderirseniz gönderin sağlam adil bir karar çıkmayacaktır" dedi. Bu konuda öncelikli ihtiyacın samimi bir irade olduğunu kaydeden Kanadoğlu, “Siyasi iktidar o samimiyeti taşımıyor ise gevezelik neticesinde kalır, istenen de budur" dedi.

Sabih Kanadoğlu, iktidarın söz konusu samimiyeti taşımadığını belirterek, "4 bakan hakkında soruşturma ortaya çıkıyor. İkisinin çocuğu tutuklanıyor. İlk yaptığınız soruşturmayı kolluk olarak yürüten polis memurlarını soruşturmadan çekip başka yeri atıyorsunuz. Bu samimiyet ifadesi midir? Arkasından adli kolluk yönetmeliğini değiştiriyorsunuz. Böyle bir samimi iradeyle nasıl olacak?" diye konuştu.

VESAYETİN KAYNAĞI DEĞİŞİYOR

İktidarın yargıyı kendi vesayeti altına sokmak isteğini savunan Kanadoğlu, "Kendi vesayeti altına sokulan yargıda vesayet değişiyor ise yargı bağımsız mı oluyor?" dedi.

‘YARGI ÇETESİNİN BAŞI POLİS’

Avukat Celal Ülgen ise bugün ‘Yandım anam, yargıda çete var’ diye bağıranların o dönem kendilerine kulak asmadığını, ellerinin tersiyle ittiğini belirtti. Balyoz, Ergenekon, Poyrazköy, Oda TV davalarında yargı içinde bir çete olduğunu gördüğünü belirten Ülgen, "Çetenin başı polis. Polisin emrinde savcılar, savcıların emrinde yargıçlar var. Hiyerarşi tersine dönmüş. Polis hem savcının talepnamesini yazıyor, sonra da mahkemenin kararını yazıyor. İkisini birlikte savcı ve yargıca imzalatıyor" diye konuştu.

Celal Ülgen, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da kullandığını belirttiği ‘Yargı içinde çöreklenmiş çete var’ sözünün kendisine ait olduğunu ve bunun üzerinden hakkında dava açıldığını kaydetti.

ÖNCE YARGI ÇETESİ BULUNACAK

Ergenekon davalarının avukatı Ülgen, yeniden yargılamaya ilişkin tartışmaları ise şöyle değerlendirdi:

"HSYK değişti mi, hayır. Yargı iklimi değişti mi, iktidar değişti mi, hayır. Çeteler ifşa edildi mi, bulundu mu? Hangi davayı nasıl etkiledikleri kamuoyuna anlatıldı mı, hayır. O zaman yeniden yargılamayla hiçbir şey yapamazsınız. Benim önereceğim, TBMM’de Araştırma Komisyonu kurulur, yargıya etki eden çete bulunur, dışarı atılır ve o zaman yargılamanın yeniden yapılması gündeme gelebilir."

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: