Etiket arşivi: Üniversite

TEKNİK TAKİP : Siber casuslar artık üniversitede yetişiyor

James Bond öğrenci olsaydı her halde Buckingham Üniversitesi’ne giderdi.

İngiltere’deki özel üniversite güvenlik ve istihbarat konusunda yüksek lisans eğitimi sunuyor. Müfredatta siber casusluk da var.

İşte elektronik casusluğun başladığı yer.

Bletchley Park İkinci Dünya savaşında İngiliz bilgisayar öncülerinin istihbarat konusundaki başarılarını gözler önüne seriyor. Savaş sırasında İngiliz istihbaratı ilkel hesap makineleriyle Alman ordusu tarafından kullanılan Enigma adlı ünlü şifreleme makinesinin şifresini çözmüştü.

Bletchley Park NSA ya da İngiliz GCHQ gibi modern dinleme yöntemlerinin atası olarak nitelenebilir.

‘Teknoloji savaşın sonucunu belirledi’

Marika Josephides ve Sam Garcia da bu eski makinelerden gözlerini alamıyor. Her iki genç de güvenlik ve istihbarat bilimleri fakültesinde okuyorlar.

Marika Josephides: "Bence bu teknoloji savaşın sonucunu belirledi. Yani, tank gibi bir donanım gücüyle istihbarat arasındaki sinerji savaşın sonucunu belirlemiş oldu."

Sam Garcia: "İşlerini iyi yaptılar, böylece müttefiklerin ve demokrasinin kazanmasını sağladılar. Bugün de durum aynı. Elimizde sırlar var ve bu sırlarla umarım yine kazanacağız."

Bu iki gencin de başarılı bir yolda olduğu söylenebilir. Birçok endüstri şirketi ve devlet kurumu iyi eğitimli güvenlik uzmanı arıyor. Özel Buckingham Üniversitesi’nin kampüsüne göz atınca, öğrencilerin neredeyse yarısının yurt dışından geldiği görülüyor.

İnternet denetimi derslerde ağırlıklı işlenen konulardan biri.

Edward Snowden nasıl etkiledi?

Kişisel verilerin ve özel hayatın gizliliği hakkı mevcut elektronik ortam dinleme sistemleriyle bağdaşmadığından, Snowden skandalından bu yana öğretim üyeleri bu konuya daha fazla eğilmek zorunda kalıyorlar.

Buckingham Üniversitesi’nden Prof. Anthony Glees: "Snowden öğrencilerin fikirlerini birçok konuda etkiledi. Zaten hâlihazırda istihbarat birimlerine karşı çekimser olan öğrenciler daha da şüpheye kapıldı. Diğer yandan olayın ne olduğunu bilen ve zaten bu branşta çalışmış olan öğrenciler ise istihbarat birimlerinden çok Snowden’a daha şüpheli yaklaşıyor."

Her ne kadar öğrenciler burada gözetleme konusunda tüm bilgilere sahip olsalar da Marika Josephides yine de maillerini yazmaya ya da Facebook kullanmaya devam ediyor.

Marika Josephides: "İnternette dolaşırken sadece dikkatli olmak gerekiyor. Bunun istihbarat servislerinin ne yaptığıyla bir ilgisi yok, eğer istihbaratçılar bunu gözetliyorsa. Kullanıcı bilgilerini kimseye vermemek, güvenilir olmayan sayfalardan alışveriş yapmamak alınabilecek tedbirlerden birkaçı. Örneğin ben özel olduğunu düşündüğüm, arkadaşlarıma normalde açıklamayacağım hiçbir şeyi internette paylaşmam."

İstihbarat servislerinin çılgınca topladığı bilgiler ve internet şirketlerinin topladığı kullanıcı profillerinden sonra bu cümleleri duymak gizlilik savunucularının tüylerini diken diken etmeye yetiyor olmalı. Öğrenciler ise medyanın konuyu abarttığını ve normal bir vatandaş için hiçbir şeyin değişmediğini savunuyor.

Sam Garcia: "Yanlış bir şey yapmadıkça sorun yaşamazsın. Seni ciddiye bile almazlar. İsteseler gözetleyebilirler ama bunun için bir gerekçeleri olmaz zaten. Sen onlara bir mazeret sunmadıkça seni denetlemezler. Yasal olmayan bir şey yapmadıkça, durup bakmazlar bile."

Bilgisayarların hayatımıza girmesinden bu yana bilgi toplama konusundaki imkânlar da oldukça gelişti. İnternetle yetişen yeni neslin bir bölümü de belli bir seviyeye kadar devlet gözetlemesini kabul etmiş gibi görünüyor.

/// DUYURU /// SİSTEMATİK İŞKENCE UYGULAYAN SURİYE DEVLETİNİN ÜNİVERSİTESİ HACKER TİMİ MİZ TARAFINDAN HACKLENDİ

SURİYE DEVLETİNİN PLANLI VE SİSTEMATİK İŞKENCELERİ SON BULSUN !

SURİYE DEVLET ÜNİVERSİTESİ’NİN – Besser Esad Universitesi – ŞU ANKİ GÖRÜNTÜSÜ

SURİYE DEVLET SİTESİ LİNKİ : http://alassad-uhl.edu.sy

http://turk-h.org/defacement/view/542113/alassad-uhl.edu.sy/

ARAŞTIRMA DOSYASI /// ABD Wharton School of Pennsylvania Üniversitesi /// Dr. Ülkü G Öktem’den (69 yas inda) gelen enteresan bir analiz ///

Türkiye konusunda bir analiz!

ABD Wharton School of Pennsylvania Üniversitesi’nden Dr. Ülkü G Öktem’den (69 yasinda) gelen enteresan bir analiz .. Ülkü Hanim Kimya Muhendisidir ve Risk Analizi konusunda kürsü sahibidir.

1 Aralık 2013’ü, ajandanıza yeni bir kilometre taşı olarak not edebilirsiniz. Bu tarih, Türkiye yakın tarihinde hem CHP için hem de diğer politik aktörler için önemlidir. CHP, resmen ABD tarafından davet edilmiş, dinlenilmiş ve üzerinde bir iktidar alternatifi olarak çalışmaya değer görülmüştür. Artık, ABD seyahati sonrası yeni bir CHP dönemi başlıyor. Buraya nasıl gelindiğini ABD’den başlayarak analiz edelim.

*ABD’NİN ÇABASI*

ABD yorgun bir imparator. Küresel krizden daha fazla yara almadan çıkmak için can simitleri kullandı, krizi yönetebilmek için toplumuna ve dünya halklarına ciddi faturalar çıkardı. Bu, ona belli mevziler kaybettirdi ama o bunları taktik çekilmeler olarak gördü. Hegemonyasını, yükselmekte olan Çin ve Rusya ile, hatta İran gibi bir bölgesel güçle biraz olsun paylaşmaya itiraz edemedi. Siyaseten saldırgan davranmadı, diplomasiyi öne çekti; örneğin Suriye meselesinde rakiplerle çatışmayı göze alamadı. Bunları biliyoruz. Bu taktik geri çekilişin ardından, şimdilerde gücünü konsolide etme hazırlığında.

Ekonomik olarak, gevşettiği para politikasını, FED’in tahvil alımlarını azaltmaya başlamasıyla sıkılaştırma; oradan 2014’ten başlayarak, istikrarlı bir büyüme ivmesi yakalama peşinde. Devamında, AB ile serbest ticaret anlaşmasına giderek, onu da toparlama amacında. Japonya’yı bile bu anlaşmaya katmak istiyor. Tüm dünyanın da bu konsolidasyona uyum sağlamak için kendisine ayar vereceğini, dolayısıyla ‘kendi suretinde yeni bir dünya’nın mimarisini hayal ediyor.

*ORTA DOĞU’DA*

ABD sistemin merkezlerini yakın takipte tutarak, iyice dağılmanın önünü almaya çalışırken; aynı zamanda yükselen rakiplerin nüfuz alanlarını genişletmelerine fırsat tanımama çabasında. Ayrıca, dünyanın öteki coğrafyalarında olup bitenin de kontrolünün dışına çıkmamasına, hele ki devrim kazalarına uğramamasına gayret gösteriyor. Orta Doğu alanında yükselen güçlerin alan genişletmesini önlemeye çalışırken; Şiilere, hele ki El Kaide türü Radikal İslam örgütlerine inisiyatifi kaptırmamanın da çabası içinde. Türkiye ve Mısır örneklerinden hareketle, 11 Eylül travmasının da etkisiyle yaptığı ‘Ilımlı İslam’ tercihinin artık çalışmadığını geç de olsa fark etti. ‘Ilımlı İslam’ın yerini neyin alacağını henüz bilmiyor ama ‘sekülerliğe’ yakınlaştığı söylenebilir.

ABD için; AKP rejimi, bunca zamandır sadakatle yerine getirdiği işlevin artık dışına çıkar halde. Dış politikada Yeni Osmanlıcılık taslayarak çizmeyi aştı. Suriye, Mısır, Irak, İsrail sınavları hep hayal kırıcı. Ayrıca; iç siyasette de, toplumu kendi biçtiği elbisenin içine tıkmaya zorlayarak kutuplaştırdı, sistem içi çelişkileri sisteme zarar verecek kadar uçlara taşıdı. Bu nedenle krizleri yönetemez hale geldiği için, değişim geçirmek zorunda. Bir dünya gücünün tek seçeneğe mahkum olması, ona sadece sıkıntı verir. Son iki yıl bu çekilmez hal alınca, bir yandan AKP’ye değil aba altından, açıkça beysbol sopası gösterildi. Gezi Direnişi ABD’yi de uyardı. Dış politikadaki hüsran ise alternatif yaratmayı iyice dayattı ve CHP ipine sarılma, CHP’den alternatif oluşturma seçeneği, çaresizce önlerine geldi.

*CHP WASHİNGTON’DA*

CHP’nin ABD seyahatinden ne çıktı? Geziyi izleyenlerden Cumhuriyet Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer’den dinleyelim; "Kılıçdaroğlu, dört gün boyunca ABD yönetimi, Kongre’nin hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi kanadı, Musevi toplumunun çatı örgütleri, Amerikan basınının etkili gazeteleri ve dört önemli düşünce kuruluşunun yanı sıra ABD’de yaşayan Türk toplumunun -Gülen Cemaati dahil- tüm tarafları ile görüşmeler yaptı.

Kılıçdaroğlu’na gösterilen yakın ilgiyi, Kongre’deki temaslarda yakından gördük". Artık CHP, ABD nezdinde bir iktidar adayı, olmadı koalisyon ortağı adayıdır. Bu, dünya aleme duyurulmuştur. ABD, RTE’yi CHP ile terbiye edebileceğini hissetmiş ve hissettirmiştir. CHP hakkındaki iç ve dış algı, bu seyahat sonrası farklı olacaktır. CHP’ye ilgi ve yöneliş artacaktır. Örneğin; Kemal Derviş faktörü denklemin içine girerek, ekonomideki CHP algısı yeni bir boyut kazanacaktır. Zamanla kimileri Derviş’i, Kemal Bey’in yerine başkan adayı bile hayal edebilir, bunu yazın bir kenara.

*BEKLENTİLER*

Kimileri, şimdiden CHP’nin ABD davetini kabul etmesini ve kendisini anlatmasını, hatta potansiyel müttefik olarak düşündüğü ‘FG Cemaati’ ile temaslarda bulunmasını, ABD emperyalizmine ve Cemaat’e teslimiyet olarak yaftalamaya başladılar. Bu kesim, CHP’ye olmadık payeler biçip, onun hakkında olmadık beklentiler besleyip, sonra bunlar neden olmadı, olmuyor diye dövünen şaşkınlardır. CHP, sosyal demokrat bir parti olmaya çabalıyor. Sosyal demokratlar emek yanlısıdırlar ama sermaye karşıtı değillerdir. İki zıtlığı uzlaştırmayı misyon addederler. Anti-emperyalizm gibi bir ilkeleri yoktur; dünya hiyerarşisini kabullenir, basamak atlamak isterler. Anti-kapitalist değildirler. Kapitalizmi yönetmeye taliptirler, emek iktidarı kurmayı taslamazlar; emeğe, bölüşümde biraz daha pay çıksın isterler, o kadar.

CHP de bunları yapmaya taliptir, fazlasını değil. Siyaseten Türkiye’yi laisizme döndürmeyi, rayından çıkan güçler dengesini rayına oturtmayı, hiç olmasa AB normlarında bir burjuva demokrasisi tesis etmeyi hedefliyor. Ekonomide ne tasarlarsa tasarlasın, önüne gelecek enkazla uğraşmak, bunu da halkın sırtına basarak yapmak zorunda bırakılabilirler.1978 ve 2001 Ecevit iktidarlarını hatırlamak yeterlidir. CHP’nin demokratikleşme yolunda atacağı adımlara, sosyalistler ancak destek verebilirler. Ama sosyalistlerin işi gücü, CHP ambulansının arkasından açılan yoldan ilerlemek değildir. Sosyalistlerin kendi programları vardır ve onların hedefleri, sosyal demokratlarınkini çok aşar. Nedenbizim hedeflerimizi CHP benimsemiyor diye dövünmek, abesle iştigaldir, çocukluktur.

Bilmemiz gereken; Türkiye’de güç dengeleri yeni şeylere gebe, taşlar yeniden dizilecek. Herkes bunun farkında olmalı ve pozisyonunu buna göre belirlemeli.

EĞİTİM DOSYASI : Sahte belge skandalı diğer üniversitelerde de çıktı

Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) hazırlık sınıfı muafiyet sınavlarında patlak veren skandal derinleşiyor.

Türkiye’nin farklı üniversitelerinde okuyan yüzlerce kişinin de benzer sahte evraklar aldığını dile getirildi.

Yaklaşık 100 öğrencinin üniversiteye sahte IELTS ve TOEFL sonuç belgesi sunarak bir üst sınıfa geçmesinin ardından harekete geçen üniversite yönetimi, şüpheli bütün öğrencilerin ifadesine başvurdu. Yapılan ilk incelemelerde öğrencilerin sahte IELTS ve TOEFL belgelerini bir dönem ODTÜ ’de eğitim alan yabancı uyruklu U.A. ve halen üniversitede okuyan İ.C. isimli kişilerden temin ettikleri belirlendi. Organize ve istihbarat ekipleri tarafından yapılan çalışmalarda da söz konusu suç örgütünün, Hacettepe, Atatürk, Marmara ve Gazi başta olmak üzere Türkiye genelinde çok sayıda üniversitede benzer sahtekârlığa imza attıkları tespit edildi. Örgütün, son beş yıl içerisinde sahte diplomayla milyonlarca lira rant sağladığı belirtiliyor.

Skandalın ortaya çıkmasının ardından ODTÜ Rektörü Ahmet Acar’ın talimatıyla şüpheli öğrencilerin sözlü ve yazılı savunmaları alındı. Birçok öğrenci, sahte belgeleri U.A. ve İ.C.’den temin ettiklerini kaydetti. Zaman’ın haberine göre, söz konusu suç örgütüne yaklaşık 4 bin lira ödediklerini de itiraf eden öğrenciler, Türkiye’nin farklı üniversitelerinde okuyan yüzlerce kişinin de benzer sahte evraklar aldığını dile getirdi. Bunun üzerine Rektör Acar, 2008 ve sonrasında da benzer olayların yaşanıp yaşanmadığının araştırılmasını istedi. Yapılan araştırmalarda geçmiş yıllarda da onlarca kişinin üniversiteye sahte belge sunduğu belirlendi. Üniversite yönetimi sahte evrakla sınıf atlayan ve üniversiteden mezun olan kişiler hakkında YÖK’e kapsamlı bir rapor sunacak. YÖK de bu rapor kapsamında hareket edecek.

Sahte belge skandalıyla ilgili Organize ve İstihbarat birimleri de kapsamlı bir çalışma yürütüyor. Üniversite yönetiminden U.A. ve İ.C. ile ilgili bilgi alan güvenlik birimleri, yaptıkları ilk incelemelerde U.A.’nın 2008 yılında yurtdışından Türkiye’ye geldiğini belirledi. 2010 yılında yatay geçişle Hacettepe Üniversitesi’ne geçen U.A., bazı öğrencilere sahte belge temin etmesinden dolayı sınır dışı edildi. U.A.’nın, kendi ülkesinde hazırladığı sahte ODTÜ diplomasıyla çalıştığı da kayıtlara geçti. Güvenlik güçleri, U.A. ve İ.C. ile irtibatlı kişileri belirlemeye yönelik çalışma yapıyor. Elde edilen bilgilerin ardından kapsamlı bir operasyonun yapılacağı belirtiliyor.

Öte yandan YÖK de olayın takipçisi. Bir yetkili, bundan sonra yaşanacak süreci şöyle anlattı: “ODTÜ’de yapılan incelemenin sonucuna göre, ilgili öğrenci veya personel hakkında disiplin soruşturması yapılabilir. Sınavlar iptal edilebilir, disiplin cezası verilebilir. Mezun öğrenciler için de suç duyurusunda bulunulabilir. Şu anda inceleme yeni başlatıldığından üniversitenin işlemi beklenecek. Gerek duyulması halinde ise YÖK müdahale edecektir.”

FETULLAH GÜLEN DOSYASI : Peki ya Cemaatin Emniyette, üniversitel erde, yargıda yaptığı fişlemeler ?

fisleme0

Fethullah Gülen ve saz arkadaşları, “AKP, MGK kararları uyarınca cemaati fişledi”" diyerek AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile iktidara veryansın etmeyi sürdürüyor. Bunu, genlerine işlemiş mağduriyet edebiyatına sığınarak yapıyorlar; tabii ki yıllardır Emniyette, eğitimde, üniversitelerde, yargıda kendi yaptıkları fişlemeleri ve de kararttıkları hayatları gizleyerek.

Evet Fethullah Gülen cemaatine bağlı polislerin Emniyet Genel Müdürlüğü’nde yaptığı fişlemenin belgeleri hâlâ tazeliğini koruyor. Bu belgeler, AKP milletvekili Şamil Tayyar’ın “Emniyet cemaate teslim edildi” sözlerinin de bir kanıtı niteliğinde. İşte o fişleme kayıtlarından biri:

fisleme1

Bu, cemaatçi polislerin, Emniyet Genel Müdürlüğü’ndeki çalışma arkadaşları hakkında yaptıkları fişleminin yalnızca bir örneği. Cemaat hakkında yazdığı kitap nedeniyle yargılanıp hapse atılan ve daha sonra serbest kalan gazeteci Ahmet Şık, fişlemenin tüm Emniyet Genel Müdürlüğü’nü kapsayan boyutta olduğunu söylüyor.

Cemaatin fişleme uygulamaları yalnızca Emniyet ile sınırlı değil.

ODTÜ başta olmak üzere birçok üniversitede cemaatin velileri dahil öğrencileri fişlediği biliniyor. Öyle ki öğrencilere dini kökenleri baz alınarak numaralar bile verilmiş.

Milli Eğitim’e bağlı okullarda, yargıda, politikada (Deniz Baykal bu konuda bir konuşsa) cemaatin yaptığı fişlemeler de cabası.

fisleme2c

Hakkari Milli Eğitim fişlemesi…

Ha, Ergenekon ve Balyoz davalarına ilişkin olarak suçlananlarla ilgili AKP iktidarına verilen dinleme, fişleme desteği de unutulmamalı.

Pardon, “fişleme” mi demiştiniz?

MİZAH : Her Üniversitede Mutlaka Bulunan 24 Öğrenci Tipi

İster Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde okuyun, isterseniz Boğaziçi Üniversitesi’nin enfes manzarasında bir şeyler yudumlamış olun, isterseniz Bilkent Üniversitesi’ne arabayla selam durmuş olun; aşağıdaki liste hangi üniversitede olursanız olun size tanıdık gelecektir.

Sizi listeye uğurlamadan önce belirtelim: Biz aklımıza gelenleri yazdık, siz eklemelerinizi yorum olarak bırakabilirsiniz :)

1. Ruh halini saç rengiyle ortaya koyan bağımsız film kızları

renkli-sacli-universite-kizi
Bu arkadaşların ruh halleri genelde Türkiye gündemi gibidir. Nedeni bilinmeyen minör depresyonlar ve sevgiliden ayrılınca gelen major depresyonlar en vazgeçilmez özellikleri arasında yer alır. Saç renkleri mevsim değişikliği göstermekle birlikte, ruh halinin de yansımasıdır. Kadıköy ve Taksim en çok ikamet ettikleri yerlerdendir.

2. Çok fazla vampir filmi izlemiş arka sıradaki uzun saçlı gizemli çocuk

uzun-sacli-gizemli-cocuk-universite-tipleri
Bu tür derse gelir ve gider. Kimseyle muhatap olmaz. Yan sınıftaki çocuk dışında da kimse bu türü tanımaz. Sınıfın kızlarının kendi aralarındaki konuşmalarına mutlaka konuk olan bu gizemli çocuğun aşırı derecede vampir filmine maruz kaldığı düşünülmektedir.

3. Her şeye yetişen sosyal tipler

bomonti-yeni-gorsel
Bu tür, tüm derslere gider bir yandan part time işte çalışır ve her hafta sonu arkadaşlarını ihmal etmeden bir iki bira yuvarlamayı başarır. Yeniliklere açıktır ve sürekli kendisini geliştir. En önemli özelliği kendine özgü oluşudur. Uykuyu çok sevmez. İş zamanı iş, eğlence zamanı eğlence anlayışını düstur edinmiştir.

4. Topuklu ayakkabı giymese ölecek hastalığına yakalanmış iş kadınları

siyah-topuklu-kiz-universite-ogrenci-tipleri
Daha öğrencilikten beyaz yakalı olmayı garantileyen öğrenci iş kadınları, okula rektöre sunum yapacakmışçasına her gün grand tuvalet gelir. Siyah pantolon ve küçük siyah elbise, topuklu ayakkabının başlıca kombinleridir.

5. Üniversiteye öğrenci kulüpleri için gelmiş kızlı erkekli tayfa

ogrenci-kulupleri-tipler
Dersten daha çok girdikleri kulüplerle ilgilenen bu tayfa, genellikle beraber gezer. Hafta sonu gezileri, akşam kulüp odasında geyik yapma, kulübe yeni gelen kıza ya da çocuğa ‘yazılma’ dahil her işi birlikte görür. İlk olarak imza attığı kulüp farklı olsa da, fotoğrafçılık kulübünde görülmeme ihtimalleri düşüktür.

6. Sosyal mesaj uğruna yaz kış yeşil parka giyen grup

yesil-parke-universite-tipleri
Verdikleri sosyal mesaja saygı duymakla beraber bu türün karşılaştığı en büyük tehlike kurdeşen ve isiliktir. Yaz aylarının getirdiği sıcaklar yeşil parkaya iyi gelmeyince bu iki nalet hastalığın pençesine düşebilirler. Genellikle en az 3 kişi gezmeye dikkat eden bu türün aralarında mutlaka bir kız ya da bir erkek bulunur. Asla aynı cinsten 3 kişi gezmezler.

7. Batak, okey ya da king oynamaktan devamsızlıktan kalanlar

okey-batak-king-oynamak
Üniversite sınavına hazırlanmaktan mıdır bilinmez bu tür, dersten kaçarak en yakın kafede bir kağıt oyununa gömülmekle bilinir. Hatta bu uğurda tüm enerjilerini, oyuncu sayısını tamamlamak adına birkaç arkadaşı dersten kaçırmaya harcar. Üç masa oyun kurdukları görülmüştür.

8. Farklı bölümlerde okuyup sürekli beraber gezen hipster gençlik

hipster-genclik
Farklı tarzda bir ‘tarikat’ olan bu grup, asla kendi bölümünden biriyle arkadaşlık kurmaz. Çünkü hipster’lığın kurallarından biri de ‘bulunduğun ortamın tamamı hipster değilse yalnızca sen hipster olmalısın’ üzerine kuruludur.

9. Aşktan başka bir şey konuşmayan kız grubu

kiz-ogrenci-grubu-universite-tipleri
İçlerinde mutlaka ve mutlaka bir adet Nurcan, Leyla ya da Semra bulunan bu grup, Murat’ları Oktay’ları ya da Can’ları konuşmak için yaratılmıştır. Aşk, hoşlanma, ayrılık, “Murat’ı duydunuz mu ne yeapmış” en önemli konu başlıklarıdır. Gruba dahil olmanın tek şartı bir çocuktan hoşlanmaktır. Eğer böyle bir durum da gerçekleşmiyorsa geriye yalnızca “Lise aşkımı hala unutamadım” taktiği kalır ki onun da ömrü çok uzun değildir.

10. Bıyığı badem yemeği pilavlı olanlar

badem-biyik-universite-ogrenci-tipi
Adeta bir aseksüel gibi yaşıyan bu tür, herhangi bir konu hakkında fikir beyanatında bulunmaz. Kendilerine sorulan soruları temkinli bir şekilde yanıtlar. Genelde okulun yakınındaki bir yurtta oturan ya da bol erkekli bir evde ikamet edilen bu mülayimlerin, pilav yemeğini çok sevdiği ve akşamları bol miktarda sohbet ettiği rivayet edilir.

11. Hayatta yegane emeli not almak olan en ön sıra tayfası

en-on-sira-tayfasi
Kendini göstermek amacıyla her zaman en ön sıraya oturan bu tip, tuttukları notları fotokopiciye satsa zengin olur. Yer yer notlar konusunda paylaşımcı oldukları için dalga geçilmekten kurtulur. Aralarında Sevgi isminde biri olması kuvvetle muhtemeldir.

12. İflah olmaz vücutcular

kasli-gencler-universite-tipleri
Bu türün en keskin özelliği kışın mutlaka 3 defa hasta olmasıdır. Çünkü yaptıkları vücudu göstermek için kar kış kıyamet demeden tişörtle gezer. Yanında her an adaya düşecekmişçesine taşıdıkları büyükçe bir spor çantası eksik olmaz. Karşı cinsin yanında caka satmakla yetinirken, hemcinsinin arasında yaptıkları programdan, bastıkları kilodan bahseder.

13. Olmasa daha güzel olacak mükemmel öğrenci

sorf-yapan-unili
Bu tür caretta caretta kaplumbağalarından bile daha nadir görülür. Aralarındaki fark bu tür yok olma tehlikesiyle karşı karşıya değildir. Her sene mutlaka bir tane daha gelir. Zengindir, yakışıklıdır, çalışkandır, 3 dil bilir, sörf yapar üstüne üstlük bir de iyi kalplidir. Evlat olsa sevilmeyecek olmasının nedeni, haliyle kıskanılmasıdır. Adeta Ruşen amcanın oğlu Sedat’ın üniversiteli versiyonudur.

14. Varlığı parti ve organizasyonlara armağan olanlar

ACP_club_bucky12_5970
Bulundukları üniversitenin gittiği tüm programlar (Beyaz Show’dan Flash Tv halaylarına kadar) ve hafta sonu partileri bu arkadaşlardan sorulur. İlgi alanları Tuğçe’ler ve Merve’lerdir. Facebook arkadaşları ortalama 1500 civarlarında olup, üniversitenin sayfalarında parti event’leriyle kendilerini gösterirler.

15. Zeki olduğu için çalışmadan ders verebilen sinir, yakın arkadaş

calismadan-yapan-ogrenci-tipi
Nadir türler arasında bulunan zeki yakın arkadaş, aslında iyi insandır. Ancak ortalama insanlar ertesi günkü sınav için koca gece ders çalışırken bu World of Warcraft ya da FIFA oynar. Yanındaki insanları caydırma eylemine girmese de, doğası gereği dikkat çeker. Bir hafta sonra notlar açıklanır, bu arkadaş yine 80 almıştır.

16. Her sınıfta en az bir adet bulunan yaşıtları BAĞ-KUR’dan emekli olmuş öğrenciler

yasli-universite-ogrencisi
Tüm üniversitelerin tüm bölümlerinde bir adet ‘…. abi’ ya da ‘…. abla’ bulunur. Bazıları hayata geç kalmış ve ilk üniversitesini 43 yaşında okuyorken, bazıları dördüncü üniversitesini okuyordur. Rektörlüğün üniversiteyi bu arkadaşların üstüne yapma ihtimali her daim gerçekliğini korur ve ne yazık ki yaşıtları çoktan BAĞ-KUR’dan emekli olmuştur.

17. Yalnızca bahar şenliklerinde ortaya çıkan çığırtkan grup

bahar-senlikleri-cigirtkan-grup
Yalnızca bahar şenliklerinde ortaya çıkan bu türü, normal zamanda görmek mümkün değildir. Nisan ayının sonu itibariyle meydanlarda irili ufaklı görünmeye başlayan bu çığırtkan grup, festival günü sağda solda birbirine bağırmasıyla bilinir. Grup üyeleri festivalin bitmesiyle yine sessiz sedasız ortalıktan kaybolur.

18. Neredeyse halı saha maçına gidecek erkeksi kızlar

pc-oynayan-kiz-ogrenci-tipi
Bu tür, erkek cinsinin Rus’a gitmek dışında yaptığı tüm eylemleri gerçekleştirme eğilimindedir. PES atmak, Mortal Kombat oynamak, karşı masadaki çocuğu ‘götürmek’ bu eylemler arasında gösterilebilir. Cana yakın ve samimi olmakla birlikte erkek arkadaşlarının sevgilileri tarafından pek sevilmez; potansiyel tehlike olarak görülür.

19. Önüne çıkan her kıza ‘yürüyen’ liseden kalmalar

onune-gelen-herkese-yazan-tip-universite
Bu türün en keskin özelliği ise, sabırdır. ‘Kanka ayağı bilmem ne ayağı’, ‘Abla deme lazım olur’ gibi tüm olmayası cümlelere hakimdir. Eğer ilk birkaç hamlesi yerini bulursa kendisi açısından mutlu bir üniversite hayatı olur. Eğer ilk 3 teklifi reddedilirse artık resmi bir ‘loser’ olduğundan yatay geçiş bile yapabilir.

20. Takım elbiseliler

takim-elbiseliler
Yüksek dozda Barney Stinson’a, Devlet Bahçeli’ye ya da sunumda takım elbise giyilmesini isteyen hocaya maruz kaldığı düşünülen bu türü, yakından tanımayan kimse takım elbise dışında görememiştir. Kravatlı ya da kravatsız olarak ikiye ayrılır ve kışın kadroya kaban dahil olur.

21. Erasmus, Work and Travel ve Interrail sevdalıları

erasmus-sevdalilari-ogrenci-tipleri
Birinci sınıftaki Olimpos gezisinin ardından hızını alamayan bu grup, ikinci sınıfın yazında Work and Travel, üçüncü sınıfın ikinci dönemi Erasmus ve dönüşte yaptığı Interrail ile ailesine hasret yaşatmasıyla bilinir. Nerede bir Juliette, nerede bir Sanchez varsa bu grubu tanır.

22. Sürekli beraber takılan sinir bozucu sevgililer

sinir-bozucu-sevgililer
Beraber yemek yemekten derbi izlemeye, sınava beraber çalışmaktan tiyatroya beraber girmeye kadar tüm aktiviteleri birlikte yapan bu çiftler, Allah muhafaza ayrıldıklarında yalnızlıktan delirirler. Dekan dahil herkes bu çiftlerin bir an önce okulu bitirmesini ve bir an önce evlenmelerini ister. Yalnızlar için ayrı bir tehdit unsuru oluşturan bu grubun yıllıkları genelde 3 sayfadan öteye gitmez.

23. Her taşın altından çıkan girişkenler

her-tasin-altindan-cikan-giriskenler
Uluslararası organizasyon, okulun düzenlediği kariyer günleri, öğrenci temsilciliği, hoca gelmediği takdirde yoklamayı almak, laboratuvar anahtarı ve daha birçok taşın altından bu girişkenler çıkar. Her bir naneye koşturmaktan genelde okulları uzayan bu türün okulda tanımadığı hoca olmamasından mütevellit her ihtimale karşı yakın tutulması önerilir.

24. Nam-ı diğer tikiler

tiki-ogrenci-tipi
Karakteristik özellikleri cümle kurma yöntemleri ve takıldıkları mekanlar olan bu tür, “Bensu bu hafta na yapısoğannn?”, “Oluuuuum Anjelique bile apaçi doldu” gibi cümlelerden tanınabilir. Her ne kadar sağlıklı iletişim kurmak bir hafta sürse de, göründükleri kadar snob insanlar değildir

MİZAH : Üniversiteyi Bitirdikten Sonra Bir Kere Aramadığımız 19 İnsan Modeli

Telefon rehberinizi açın, sonu okuduğunuz üniversite koduyla biten kayıtları taramaya başlayın (bkz: Cansu Üni) sonra da listedeki insan modelleriyle karşılaştırın. Benzerlik gösterenler varsa ya arayın bir hal hatır sorun ya da basın ‘delete’ gitsin.

Hepimizin üniversite hayatındayken denk geldiği ve okul bittikten sonra muhtemelen bir daha konuşmadığımız insan modellerini listeledik.

Biz aklımıza gelenleri yazdık, konuştuklarınızı ve unuttuklarımızı siz yorum olarak ekleyin lütfen :)

Okul hayatınımızın en büyük sponsoru Tekelci Osman Abi

tekel-bayi-osman-amca
“Osman Abi akşam arkadaşlar gelecek, yap bir kıyak”, “Abi valla babamlar hafta sonu geliyor kapatıcam hesabı”, “Abi şu sigarayı da yaz daha da üzmicem seni” isteklerini göğsünde yumuşatan Osman Abi, öğrenci dostudur, candır.

İki poğaçanın gözünü sevdiğimiz, adını bilmediğimiz kantinci eleman

kantinci-eleman
Kantinde nasıl başladığı bilinmeyen iletişimin “Kolay gelsin”, “Sınavdan çıktım kafam yanık valla”, “Hocam bu poğaçaları nereden alıyorsunuz hakikaten güzelmiş” cümlelerinden öteye geçemeyen, üniversitenin bulunduğu mahallede oturan genç arkadaştır.

Yalnızca sınıfın yerini sormak ya da imza attırmak için aradığımız en ön sıra kız tayfası

universite-amfi
İki yıllık öğrencilik hayatlarında 8 defter bitirmeyi başaran, sınıf amfi olmazsa hocanın ağzının içine girme konusunda hevesli olan eğer keyifleri yerindeyse sizin yerinize imza atabilecek ya da notları verebilecek en ön sıra tayfasıdır. İçlerinde mutlaka bir Sevgi vardır.

Ne olur ne olmaz diye muhabbet kurduğumuz futbol muhabbeti sevdalısı güvenlik

sekilsiniz-ya-himina-guvenlik
Kuvvetle muhtemel adı Murat’tır. Murat abi, futbolu çok sever ama sohbetleri “Abi Drogba ve Burak’ın yanına koyacaksın Umut’u, sana gol lazımsa forvet alırsın oyuna” düzeyindedir.

Bütün hocalarla arası iyi olan, öğretmen çocuğu Berke

ogretmen-cocugu-faruk
Berkeeeee Berkeee… Bütün kızlarla aran iyi, hocalarla aran iyi, utanmasan dekanın odasında PES atacaksın Berke.

Yurtdışından ucuz sigara ve alkol getirdiği için katlandığımız kuzen arkadaşı

alkol-gif-komik
Neden yurtdışına çıktığı hiçbir zaman bilinmeyen bu arkadaş, getirdiği ucuz alkol ve sigara kontenjanından üniversite fotoğraflarında çok sık rastlanır. Muhtemelen kendileriyle beş cümleden fazla iletişim kurulmamıştır.

Fotokopi parasını veresiye yazan, yok yok kırtasiyeci Ahmet abi

kirtasiyeci-ahmet-abi
“Ahmet abi sende ECON 101 notları var mı?”, “Abi bana diferansiyel notları lazım”, “Abi peki sende bizim bölüm başkanının kitabı var mı?”, “Kirayı yedik altılı tüyosu lazım abi” sorularının her birine “Var koçum ayıpsın” cevabı veren, çoğu zaman da veresiye hizmeti sunan yüce gönüllü insandır.

Çay bahçesinde bedava verdiği çaylarla gönüllerde taht kuran Erdal Abi

erdal-bakkal-cay
Tek seferde tüm mekana çay dağıtmak için aynı anda 43 çayı tepsiye koyup, elinde kalan 3-4 fazlalığı soğumasın diye size bedava veren insandır. Daha da özetlemeye gerek yoktur.

Okulun yakınında konuşlanan acil durum kuaförü Sema Abla

kuafor-sema
Kuvvetle muhtemel yanlış meslek seçmiş, vinç operatörlüğünü de gayet başarılı yapabilecek kapasitede olan Sema Abla’ya yalnızca çok acil durumlarda gidilir. Aslında hiç gidilmese daha iyidir.

Sulu biralarıyla ünlü barın sulu garsonu Soner

barmen-bira
İçtiğiniz sulu biraya mı yoksa bu Soner’in masada dişi arkadaş varsa yanınızdan ayrılmayışınıza mı üzüleceğinizi bilemediğinizdir. Arada kaçak bir iki Arjantin bardağı bırakmasa masaya adı bile hatırlanmayacaktır.

İllaki işimizin düştüğü tüm organizasyonları düzenleyen blazer ceketli eleman

blazer-ceketli-eleman
Yürürken Erdal Acar, telefonda müşteri temsilcisi, derste konuyla alakası olmayandır. Bütün organizasyonlar elinden geçtiği için selam verilen, ayda en az bir kere aranandır.

Arada sırada bir tas çorba getiren, sevgili sevmeyen tatlı komşu Zehra Teyze

tatli-komsu-teyze
‘Komşuluk ölmedi kalbimizde yaşıyor’ mantığıyla yaşayan ve bu neslin son neferlerinden biri olan Zehra Teyze mahallede öğrenciye bir tas çorba taşıyan tek insandır ve insanların sevgili olmasını hiç istemez. Çünkü henüz erkendir. Olsun yine de iyi ki vardır.

Şanslıysanız muhabbeti bol olan öğrenci işleri çalışanı Tülay Abla

ögrenci-isleri-tulay-abla
Yalnızca hocaların kullanabildiği çay ocağından bir sıcak bedava çayı içmenizin yegane anahtarıdır. Çoğu zaman neşeli, kalender ve can yakındır. Mezun olurken bir ‘hakkını helal et’i hak edendir.

Türkü bar sevdalısı en yakın kız arkadaşımızın sevgilisi Yavuz

turku-bar-sevdalisi
Çok da sevimli olmayan, iki metrekarede 23 kişi halay çekmek zorunda kaldığınız bir türkü bar macerasının ardından bir daha görüşülmeyendir.

Okulun yemekhanesinden sorumlu Trakyalı Aşçı (H)üseyin Abi

yemekhane-uni
Fazla yemek koysun diye sohbete başlanan daha sonra hakikaten neşeli adam çıkan, ‘h’ler konusunda yaşadığı tatlı problemi çoğu zaman hissettiren güzel adamdır.

“Bir ara mutlaka görüşelim” deyip de asla görüşmediğimiz sevimsiz hemşehri

ok-kesinlikle-goruselim
Tek ortak noktanız yarışmaya aynı şehirden katılıyor olmanızdan mütevellit pek de içinizin ısınmadığı her denk gelişinizde “Kanka bir ara mutlaka görüşelim” lafını eksik etmeyen, olmasa da olur arkadaştır.

Sürekli akşama eve yemeğe çağıran ‘mülayim’ çocuk

maklube-universite
Bıyıklarıyla alıp veremediğinin ne olduğu hakkında hiçbir zaman bilgi edinemediğimizdir, yemek ve sohbet kelimelerini çok sık kullanıp, sosyopatlık derecesinde sizi en az 6 kişi yaşadıkları evde görmek isteyendir.

Kopya çektirme konusunda sürekli kendini geliştiren araştırma görevlisi

ögrenci-asistani-universite
Henüz üniversite öğrenciliği kafasından hocalığa terfi edememiş aradaki köprüde dolaşan ve neredeyse yaşıtları olan öğrencilere yardımcı olmak için kopyaya müsamaha gösterendir.

Bonus: Her ayın 7′sinde bize en büyük kıyağı yapan Ziraat Bankası KYK kartı

ziraat-bankasi-kuyruk
Candır, canandır uğruna methiyeler güzellemeler yazılandır. Her ayın 7′sinde (yer yer 8′i) banka kuyrukları oluşturandır. Her güzel şey gibi çok kalmayan, 1 haftaya veda edendir

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: