Etiket arşivi: TEKNİK TAKİP

TEKNİK TAKİP : ‘Mağdurum’ diyen Erdoğan rakiplerinin kayıtlarını kullanmıştı

Erdoğan, şimdi “mağdur” olduğunu söylediği yasadışı dinleme ve izlemeleri siyasi rakiplerine karşı kullanmıştı: BDP’lilerin tapelerini mitingde okudu, Ergenekon dinlemelerine ‘teknik takip’ dedi. Baykal ve MHP’lilere: ‘Yanlarındaki eşleri değil ki’, ‘Bu özel değil genel’

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, “Cumhurbaşkanı’ndan Meclis Başkanı’na, benim, ailelerimize, çocuklarımıza varıncaya kadar herkesi dinlemişler” diyerek yeni bir mağduriyetten söz ettiği ve buna karşı yasal düzenleme yapacaklarını açıkladığı yasadışı dinleme ve izlemeleri, yakın dönemde siyasi rakiplerine ve büyük davaların sanıklarına karşı kullanması dikkat çekiyor. BDP’lilerin yasadışı telefon tapelerini miting meydanlarında okuyan, Ergenekon dinlemeleri için “teknik takip” diyen Erdoğan, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve MHP’lilerin kasetleri çıktığında da, “Yanlarındaki eşleri değil ki”, “Bunlar özel değil genel” ifadelerini kullanmıştı.

Erdoğan’ın yasadışı dinleme ve izlemeler konusundaki tavrı, 17 Aralık öncesi ve 17 Aralık sonrası denilebilecek, yüzde yüz farklılık gösterecek nitelikler taşıyor. Erdoğan özellikle AKP iktidarının 2007’den sonraki döneminde başta Ergenekon, KCK ve Balyoz dava süreçlerinde ortaya çıkan yasadışı dinleme ve izlemeleri savunan açıklamalar yaptı. Erdoğan’ın, çok sanıklı davalarla gündeme gelen dinleme ve izleme olaylarıyla ilgili tavrını gösteren açıklamaları şöyle:

BDP tapelerini mitingde okudu: Erdoğan, 2011 seçimlerine Oslo görüşmelerinin olumsuz sonuçlanması nedeniyle BDP ile çatışarak girdi. O sırada BDP Elazığ il yöneticisi ile BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın yasadışı kaydedilen telefon konuşması internette yayımlandı. Erdoğan Elazığ mitinginde bu ses kayıtlarını gündeme getirerek “BDP’nin Elazığ il başkanıyla, BDP Eşbaşkanı arasındaki telefon konuşması internete düştü mü? Düştü. BDP’nin Elazığ İl Başkanı ‘AK Parti Elazığ’da bir kez daha 5-0 yapmasın’ diyor. ‘Eğer CHP 1 milletvekili çıkaracaksa, oyumuzu CHP’ye verelim, MHP çıkaracaksa, oyumuzu MHP’ye verelim’ diyor. Bu nasıl bir işbirliği? Bu nasıl bir muhabbet Sayın Bahçeli? Bu nasıl bir tezgâh?” diye konuştu.

Teknik takip: Erdoğan, İran dönüşü açıklamasında telefon tapelerinde dinlemeye takılanların kayıtlarından yakınarak “Direkt dinlemesi şart değil zaten. Mesela kalkıyor Deniz’i dinliyor, ben de telefonla Deniz’le konuşuyorum. Oradan takılıyor veya Okan ile görüşüyorsa oradan giriyor. Yolu çok” dedi. Oysa Erdoğan, Ergenekon ve Balyoz’da gündemi sarsan yasadışı dinleme tapelerine “teknik takip” nitelemesini yaparak “Ortaya bakın bir sürü şeyler çıktı. Biliyorsunuz teknik takibe takılmalar vs. birtakım gazetelerde yayımlandı, internet sitelerinde yayımlandı. Bunlar bizi rahatsız eden konular. Ve kimlerle ne bağlantısı kuruyor bakın bunlar ortaya çıkıyor. Bunlar ortaya çıktıkça kim bilir geçmişte neler oldu neler?” diye savunmuştu.

Çeteler ortaya çıkıyor: Erdoğan yine aynı dönemde internete düşen kayıtlar için değişik konuşmalarında, “Neler neler ortaya çıkıyor görüyorsunuz, her şey ortaya saçılıyor, pislikler ortaya çıkıyor. Daha neler ortaya çıkacak göreceksiniz. Çeteler, mafyalar, karanlık güçlerin faaliyetleri bir bir ortaya saçılıyor” ifadesini kullanmıştı.

Baykal eline, diline, beline hâkim olsun: Erdoğan, 17 Aralık sonrası süreçte Deniz Baykal kasedini de “Paralel yapının komplosu” sözleriyle gündeme getirerek “Bu komplonun Türkiye’nin hayrına değil şerrine olduğunu lütfen görün. Bu komplonun benzerleri Baykal’a, Demirel’e, Erbakan’a da yapıldı. En sert cevabı vermezsek bu komploların benzerleri yapılmaya devam edilecektir” dedi. Erdoğan, kasedin yayımlanıp genel başkanlıktan ayrılması sürecinde ise Baykal’ı “aile değerlerine zarar vermek” ve “ahlaki olmayan davranışlarda” bulunmakla suçlamıştı. Erdoğan, Baykal kasedi için, “Bak Hacı Bektaşı Veli diyor ki; eline, beline, diline, hâkim ol diyor. Hanım kardeşlerimden özür diliyorum, ama bundan önceki beline hâkim olmadı, gitti. Bu özel değil, genel” demişti. Erdoğan Baykal için ayrıca “Bir kasetle duman oldun gittin. Söylemeyecektim, konuşmayacaktım, en sonunda konuşturttu” ifadesini kullanmıştı.

Kasetteki eşiniz değil: Erdoğan, Baykal ve MHP’lilerin kasetleri için ise yine seçim meydanlarında konuşmuş ve “Yanlarındaki eşleri değil ki bu özel hayat olsun… Başkası olunca bu ne oluyor, genel oluyor… Bu nasıl milliyetçilik…” demişti.

Yanlışınız yoksa dinlenmekten korkmayın: Eski Ulaştırma Bakanı ve AKP İzmir Büyükşehir Belediyesi başkan adayı Binali Yıldırım ise yasadışı dinleme ve izlemelerle ilgili yoğun eleştirilere, “Yanlış işiniz, yasal olmayan işiniz yoksa, dinlenmekten korkmayın, istediğiniz kadar konuşun. Teknolojinin önüne geçme imkânı yoktur. Kim ne yaparsa yapsın, yasal olmayan yollardan yaparsa, delil, şantaj olarak kullanamaz, bunun yaptırımı var” karşılığını vermişti.

TEKNİK TAKİP : NSA, Snowden’dan belgeleri geri istedi

ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper, eski Amerikan istihbarat çalışanı Edward Snowden’a elindeki belgeleri geri gönderme çağrısında bulundu.

ABD’li istihbarat yetkililerinin Ulusal Güvenlik Kurumu (NSA)’nın izleme faaliyetlerini ifşa eden Edward Snowden’a tepkisi sürüyor.

Son olarak Senato İstihbarat Komitesi’ndeki küresel güvenlik tehditleri üzerine yıllık bilgilendirme toplantısında konuşan Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper, Snowden’ı ABD ulusal güvenliğini riske atmakla suçladı. Snowden’ın kendisini savaşın galibi gördüğünü ve görevini sona erdirdiği düşüncesinde olduğunu dile getiren Clapper, “Eğer öyleyse ona ve suç ortaklarına çaldıkları ifşa edilmemiş dökümanları ABD güvenliğini daha fazla riske atmadan geri göndermeleri çağrısında bulunuyorum” dedi.

ABD yönetimi Snowden’ı ulusal güvenlik adına ‘büyük tehdit’ olarak görüyor. Üst düzey istihbarat yetkilileri Snowden’ın elinde yaklaşık 1,7 milyon belgenin olduğunu tahmin ediyor. Snowden’ın ifşa ettiği belgelerde ABD’nin aralarında Almanya ve Brezilya’nın da olduğu 35 ülke liderini dinlediği ortaya çıkmıştı. Büyük tepkilere yol açan dinleme skandalları sonrası ABD Başkanı Barack Obama, NSA’in dinleme faaliyetlerine yönelik uygulamaların değiştirileceği sözünü vermişti.

TEKNİK TAKİP : BAŞBAKAN SÖZKONUSU OLUNCA ORTALIK AYAĞA KALKIYOR /// MK ULTRA MAĞDURLARI SAHİPSİZ ///

Erdoğan’ın odasına izinsiz giren yanacak

Başbakan Erdoğan’ın evi ve çalışma ofisinde dinleme cihazları bulunmasının ardından, bu makam odalarında “sensör” önlemi alındığı ortaya çıktı.

Erdoğan’ın yüzü, yürüyüşü ve hareketlerinin tanımlandığı sensörler, odalara farklı biri yalnız girdiği anda alarm veriyor.

Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Ankara Keçiören’deki evi ve Başbakanlık Resmi Konutu’ndaki makam odasında bulunan dinleme cihazlarıyla ilgili raporunda son rötuşlar yapılırken diğer yandan da benzeri olayları önlemek üzere önlem alındı.

DİNLEMEYE KARŞI ‘SENSÖR’ ÖNLEMİ

Öncelikle dinleme cihazının nasıl yerleştirildiği belirlendi. Odalarda kamera olmadığı için böceği koyan kişiye, koridorda bulunan kamera kayıtlarından ulaşılmaya çalışıldı. Böceklerin yerleştirildiği 2011 yılı Kasım ayı ve böceğin bulunduğu Aralık ayını kapsayan 2 aylık süreye ilişkin tüm görüntüler tek tek incelendi. Bu sürede makam odası ve evdeki ofise giren çıkan Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı’ndaki tüm personelin ifadeleri alındı. İfadelerin ardından ve deliller ışığında böceği koyan kişi tespit edildi. Edinilen bilgiye göre; dinleme cihazlarını prizlere yerleştiren kişinin kolaylıkla bulunamamasında makam odasında kamera bulunmaması etkili oldu. Bu aşamada "sensör" önlemi gündeme geldi.

ERDOĞAN’A TANIMLANDI

Öncelikle Başbakanlık merkez binası ile Başbakanlık Resmi Konutu’ndaki makam odaları Erdoğan’a tanımlandı. Odalara Erdoğan’ın yüzünü, yürüyüş ve hareketlerini ezberleyen sensörler yerleştirildi. Başbakan Erdoğan’a tanımlanan odada ve arkasındaki dinlenme bölümünde, Erdoğan olmadan başka birinin dolaşması halinde sistem anında alarm veriyor. Sistemi kontrol eden birimden izinsiz, Başbakan haricinde koruma ya da bir başkasının girmesi halinde elektronik sistem odasındaki bilgisayara uyarı geliyor.

TEKNİK TAKİP : Evdeki ‘böceğin’ izini silmişler

Başbakan Erdoğan’ın Keçiören’deki evindeki ofisinde bulunduğu belirtilen dinleme cihazının İngiliz yapımı olduğu tespit edildi. Kimden ve nereden alındığının ortaya çıkmaması için ise dinleme cihazın seri numarasının silindiği belirlendi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yasadışı dinlendiği iddiaları üzerine açılan soruşturmalar sürerken Erdoğan’ın Keçiören’deki konutunda bulunan dinleme cihazının İngiliz yapımı olduğu ve seri numarasının silinmiş olarak bulunduğu ortaya çıktı.

Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı’nca yürütülen soruşturmada sona yaklaşıldı. Bu arada kulislere yeni bilgiler yansıdı. Milliyet’in ulaştığı bilgiye göre, Başbakan Erdoğan’ın Keçiören’deki evinin özel çalışma ofisinde bulunduğu ifade edilen ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) uzmanlarınca incelenen dinleme cihazının İngiliz yapımı olduğu tespit edildi.

Uzmanların “son derece profesyonel” diye tanımladığı, dinleme cihazının üzerindeki seri numarası ve üretim kodunun silinmiş olduğu anlaşıldı. Böylelikle, Erdoğan’ın gizlice dinlenmesi amacıyla yerleştirilen cihazla ilgili “iz sürülmesi”nin önlenmesinin amaçlandığı ifade edildi. Seri numaralarının silinmesinin cihazın kimden, hangi partide alındığının ortaya çıkarılmasını engellemeye yönelik olduğu değerlendirildi.

Komisere ulaşıldı

Bu arada, MİT’in teknik destek verdiği araştırmalarda, halen adı gizli tutulan bir komisere ulaşıldığı iddia edildi. Daha önce Başbakanlık’ta görev yaptığı ifade edilen komiserin, emniyet teşkilatından ayrılarak iş hayatına atıldığı anlaşıldı. Müfettişlerin, geniş kapsamlı araştırma çerçevesinde dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanı Ömer Altıparmak’ın da bilgisine başvurduğu öğrenildi. Altıparmak’ın müfettişlerin sorularına verdiği yanıtlarda, Emniyet İstihbaratı’nın yürüttüğü bazı faaliyetlerle ilgili bilgilendirme yaptığı kaydedildi.

Yansıtıcı bulunmadı

Anadolu Ajansı’nın haberine göre, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı, Erdoğan’ın makam odasından çıktığı iddia edilen dinleme cihazının sinyallerini yansıtan bir aparatın, Yargıtay binasının çatısında bulunduğu iddialarına ilişkin, Yargıtay bina ya da binalarında herhangi bir tespit bulunmadığını bildirdi. Teftiş Kurulu, Yargıtay Başkanlığı’nın bu konuyla ilgili Başbakanlık Müsteşarlığı’na gönderdiği yazıda bu yanıta yer verdi.

TEKNİK TAKİP : Mobil uygulamalara dikkat

Mobil uygulamalara kullanılarak bilgi hırsızlığı mı yapılıyor?

Guardian gazetesi, ABD Ulusal Güvenlik Ajansı eski sistem analisti Edward Snowden’ın sızdırdığı belgelere dayanarak, ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) ile İngiliz dijital istihbarat kurumu GCHQ’nun, akıllı telefonlara yüklenebilen harita, oyun ve sosyal paylaşım gibi uygulamalar sayesinde, kişisel bilgilerle ilgili veritabanı oluşturduğunu iddia etti. Uygulamalar arasında popüler ”Angry Birds” oyunun ve Google’ın harita uygulamasının da yer aldığı, elde edilen kişisel bilgiler arasında yaş, cinsiyet ve bulunulan mekan gibi çeşitli bilgilerin olduğu belirtildi.

TEKNİK TAKİP /// TEKNO KÜP – MİT gözlüğü takmış TİB ve internet

İletişimi kolaylaştırdığı kadar özgürleştiren, kullanıcı kitlesi her geçen gün genişleyen, bir sözü olanın rahatça söyleyebildiği internet ortamı, bazılarını endişelendirmeye devam ediyor ve edecek de.

Şiddete yönlendirmeyen bir fikir veya hakaret etmeden, iftira atmadan ifade edilen bir eleştiri hakkı, yürürlükteki kanunlar çerçevesinde kullanılıyorsa niçin rahatsız oluyoruz ki? İnternete, Türkiye’ye geldiği 1993’ten beri çeşitli bariyerler konulmak isteniyor. İlk zamanlarda içeriği zapturapt altına almak için barındırma hizmetinin yurtiçinde verilmesi isteniyordu. Ardından 2000 yılının arefesinde “Ulusal Bilgi Güvenliği Teşkilatı” kurulması çalışmaları yapıldı. Bu çalışmanın haklı tarafları vardı ama özgürlükleri kısıtlamak isteyen tarafları da vardı. Aksiyon olarak konuyu ‘Bilgiye Kelepçe’ başlığı ile kapaktan duyurmuştuk. Hatta Türkiye Bilişim Vakfı da haberimizi ödüle layık görmüştü. İtirazlar yükselince vazgeçilmişti. Geriye dönüp baktığımızda 20 yılı aşkın bir süredir interneti bir kanuna, nizama sokmaya çalıştığımız görülüyor. Bu yalnızca Türkiye’nin derdi değil, her ülke kendi çapında farklı düşüncelerle ‘internet kanunu’ yapıyor.

İnternet yeni ve her an yenilenen bir dünya. Mevcut yasalara uymayan taraflar üzerinde konuşulup, özgürlükleri de kısıtlamayacak şekilde çalışma yapılabilir. Türkiye’de yıllardır yapılmak istenen kanuna, bilgi, iletişim ve hukuk alanındaki STK’lar da katkıda bulunmaya gayret gösteriyor. Yakın geçmişte Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) bir dizi çalışmalar yapmış, 4 farklı filtre ile internet kullanıcılarını korumak istediğini açıklamıştı. Aylar süren büyük tartışmalar sonrası bu çalışma Aile ve Çocuk olmak üzere iki fitreye indirildi. İnternet servis sağlayıcıları üzerinden şimdilerde isteyenler ‘filtreli internet’ kullanıyor. Bu bir zorunluluk değil, isteyenin tercih edebileceği alternatif uygulama. Şimdilerde torba yasa ile yapılmak istenenler ise filtreden öte uygulamalar içeriyor. Yöneticileri MİT’ten atanan TİB, MİT gözlüğünü takınca bizleri nasıl görecek, doğrusu merak ediyorum.

/// TÜRKİYE’DE TEKNİK TAKİP İŞKENCESİNE İYİ BİR ÖRNEK /// Gazeteci Matur : Polis sorgusunda te knik takibe alındığımı öğrendim ///

Gazeteci Matur: Polis sorgusunda fiziki ve teknik takibe alındığımı öğrendim

Taraf gazetesi, eski Antalya Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam’ın AK Parti Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Menderes Türel tarafından görevden aldırıldığını iddia etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran’ın bu yöndeki iddiasını sayfalarına taşıyan gazete, görevden almanın gerekçesi olarak, Mustafa Sağlam’ın yerel bir gazetede Menderes Türel aleyhine çıkan haberleri engelleyememesini gösterdi.

Taraf gazetesi, eski Antalya Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam’ın AK Parti Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Menderes Türel tarafından görevden aldırıldığını iddia etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran’ın bu yöndeki iddiasını sayfalarına taşıyan gazete, görevden almanın gerekçesi olarak, Mustafa Sağlam’ın yerel bir gazetede Menderes Türel aleyhine çıkan haberleri engelleyememesini gösterdi.

Menderes Türel’le ilgili yolsuzluk iddialarını sayfalarına taşıyan Bizim Antalya Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Olgun Matur, Mustafa Sağlam’ın görevden alınmasıyla ilgili Taraf gazetesinden arandığını, gazetenin görevden almanın 17 Aralık operasyonuyla ilgili olup olmadığını sorduğunu anlattı. Matur, Emniyet Müdürü Sağlam’ın görevden alınmasının 17 Aralık sonrasında yaşananlarla ilgisinin olmadığını düşündüğünü söyledi. Sağlam’ın görevden alınacağını 17 Aralık’tan önce bildiklerini ve bununla ilgili "Hangi bürokrat başkente çağırıldı?" başlığıyla haber de yayınladıklarını dile getirdi.

Ekim ayı başlarında 2004-2009 yılları arasında Büyükşehir Belediyesi Başkanı olan Menderes Türel’in görev yaptığı döneme ilişkin yolsuzluk iddialarını ve Sayıştay raporlarını içeren haberler yaptıklarını anlatan Matur, yayınlar devam ederken gazetelerine polis baskını olduğunu söyledi. Gazetelerinin o dönemki imtiyaz sahibi Eda Dolanay’ın eşi Mustafa Dolanay’ın babasını vefatı üzerine attığı "Babam öldü, siz de ölmeye hazır mısınız?" twetinden yola çıkılarak, "Bu mesajı tehdit olarak algılayan AK Partili Menderes Türel, şikayetçi olarak gazetemizi bastırttı." iddiasında bulundu.

Gazetelerine gelen polislere Mustafa Dolanay’ın şirketleriyle ortaklığı bulunmadığını söyleyerek bilgisayarları vermediklerini anlatan Matur, polislerin aynı günün akşamında Dolanay’ın evine giderek çocuğuna ait bir bilgisayara el koyduğunu dile getirdi. "Daha sonra hiçbir suç teşkil etmediği için bilgisayarı geri aldık." diyen Matur, sonrasındaki gelişmelerle ilgili şunları söyledi: "Daha sonra duydum ki bir önceki Emniyet Müdürümüz Mustafa Sağlam’ı Ankara’ya çağırmışlar. Ben bunu AK Parti’ye yakın kaynaklardan duydum. Gazetemize caydırıcı bir baskın yapmadığı için Menderes Türel tarafından şikayet edildiği bilgileri geldi. Tabi bunlar birer iddia ama daha sonra biz 28 Ekim’de gazetemize yazdık, "Hangi bürokrat Ankara’ya çağırıldı ve görevden alınacak?" diye. 15-20 gün sonra emniyet müdürü görevden alındı."

Gazetelerinde çıkan Menderes Türel haberlerinden sonra bir anda kamu kurumları tarafından denetime tabi tutulduklarını, evraklarının incelemeye alındığını, haklarında dava açıldığını ifade eden Matur şöyle konuştu: "Haberler çıktıktan sonra Antalya SGK denetim yaptı. Hemen bir gün sonra Ankara SGK’dan denetime geldiler. Hakkımda onlarca dava açıldı. Gazetemiz hakkında onlarca tazminat davaları açıldı. Asılsız ihbarlarla tüm çalışanlarımız SGK’ya çağırıldı. Öyle bir gün geldik ki ne dert belli, ne yiğit belli, ne derman belli. Artık gazeteciliği bıraktık, tamamen devletin resmi kurumlarına ifade vermekle günümüzü geçiriyoruz. Sizde şahitsiniz, iki dakika önce yine polisler buradaydı. Yine tebligat imzaladık."

‘ARKASINDA TÜREL VAR’ İDDİASI

Olgun Matur, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tüm bu yaşadıklarımızın tamamının AK Partili Büyükşehir adayı Menderes Türel ile ilgili yaptığımız yolsuzluk haberlerinden kaynaklandığını düşünüyorum. Bizim bu haberlere başlamadan önce normal, rutin bir habercilik yayın akışımız vardı. ‘Varan 8’e geldiğimizde iki defa SGK denetiminden geçtik. Vergi dairesi tüm evraklarımıza el koydu. Hakkımda onlarca dava açıldı. Yine hakkımda asılsız ihbarlarla gasp büro amirliğinde çapraz sorguyla ifadelerim alındı. Tüm çalışlarımız asılsız ihbarlarla SGK’ya çağırıldı. Traji komik günler yaşıyoruz."

‘TELEFONLARIM DİNLENİYOR, TAKİP EDİLİYORUM’

Elinde telefonlarının dinlendiğine ve takip edildiğine dair belgeler olduğunu dile getiren Matur, "Güvenlik şubeden çağırdılar, sorguya aldılar beni. Yolsuzluk haberlerinden sonra kiminle ne zaman nerede telefon görüşmesi yaptığımı yeri saatini vererek sorular sordular. X gazeteciyle ne görüştünüz? X siyasetçiyle ne konuştunuz? X belediye başkanı sizi niye aradı? Tüm bu soruların hepsinin resmi olarak benim elimde kayıtları var. Telefonumun takip edildiğinin, fiziki ve teknik olarak takip edildiğimin kanıtları polisin bana sorduğu sorular içinde yer alıyor. Beni fiziki ve teknik olarak takip edebilmeleri için benim katalog suç işlemem gerekiyor. Örgüt kurmam gerekiyor. Hiçbir şeyin içinde yer almıyoruz, sadece gazetecilik yapıyoruz. Suçum ne onu da bilmiyorum."

TÜREL CEVAP VERMEDİ

AK Parti Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Menderes Türel, iddialarla ilgili ısrarlı aramalarımıza ve not iletmemize rağmen telefonumuza çıkmadı ve sorularımıza cevap vermedi.

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: