Etiket arşivi: pkk

PARİS KATLİAMI DOSYASI /// Ömer Güney : Ben PKK’nın kara kutusu yum

22815848.jpg

9 Ocak 2013 günü Paris’te öldürülen üç PKK’lı kadın cinayeti, Türkiye’de Ömer Güney’e ait olduğu iddia edilen bir ses kaydı çerçevesinde tartışılırken, Fransa’da bir başka açıdan ele alındı. Fransız Liberation gazetesinde bugün yayımlanan bir haberde, cinayetlerin bir numaralı şüphelisi Güney’in ifadesindeki detaylar yer aldı.

Liberation’un haberine göre soruşturmayı yürüten yargı polisi ve soruşturma hakimi Jeanne Duye, Ömer Güney’in Fransa’daki Kürt çevrelere sızmış bir Türk ajan olduğu kanısında. Oysa Güney, kendisinin Kürt olmadığını söyleyen Duye’ye "Ben yüzde 100 Kürt’üm. Militanlarla aramdaki tek fark, onlar kalaşnikof taşıyor, ben belge" diye yanıt veriyor. Hatta Güney, PKK ile kendisi arasında hiçbir zaman üçüncü kişilerin olmadığını, hatta Fransa’nın bu "üçüncü kişi" olmayı çok istediğini söylüyor.

Ömer Güney’in Kurtlar Vadisi hayranı olduğu, üç hilalli yüzük taşıdığı iddialarını, Güney’in eski arkadaşlarının kendisi için ‘sağ görüşlü bir kişidir’ dediğini hatırlatan gazete, Güney’in Haziran 2012’de epilepsi krizleri yüzünden işinden ayrıldığını ve Aralık 2012’ye kadar aylık 900 euro para yardımıyla geçindiğini belirtiyor.. Liberation, Güney’in bu süre içinde dokuz defa Türkiye’ye gittiğini, dört yıldızlı otellerde konakladığını ve dairesindeki gardırobunun takım elbiselerle dolu olduğunu yazdı ve bu parayla tüm bunları nasıl karşılamış olabileceğini sorguluyor.

16 Nisan 1982 Şarkışla doğumlu Ömer Güney’in kendisini PKK destekçisi olarak tanımladığını söyleyen gazete, Güney’in 8 Ocak 2013 tarihinde saat 04.23 ile 05.33 arasında Kürt derneğindeki 329 üyelik belgesinin fotoğrafını çektiğini ve bu konuyla ilgili soruşturma hakimiyle arasında şu konuşmanın geçtiğini aktarıyor:

-Neden bu fotoğrafları çektiniz?
-Dışarıya göndermek için.
-Nereye göndermek için?
-Ben emirleri dinlerim.
-Kimin emirlerini?
-Üstlerin.

Haberdeki detaylara göre Ömer Güney o gece bir dernek yetkilisinin kendisini aradığını ve polis baskını korkusuyla gecenin bir yarısı dosyaların fotoğraflarını çekmesini istediğini iddia ediyor ancak söz konusu telefon konuşmasıyla ilgili hiçbir iz bulunmuyor, üstelik Ömer Güney de bu yetkilinin ismini vermiyor.
Liberation’da yer alan detaylara göre suçsuzluğuna ve serbest kalacağına inanan Güney, Fransız adaletine inanmadığı için kimsenin ismini vermek istemiyor ve "Benim için psikoloğa ihtiyaç yok, ben PKK’nın kara kutusuyum" diyor.

/// PKK’LI FAHİŞE BESE HOZAT’TAN FETULLAH CEMAATİNE SUÇLAMA /// Hozat : Paris katliamını paralel devle t yaptı ///

KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanı Bese Hozat, cemaatin Kürt siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in katledildiği komplonun içinde olduğunu söyledi. Hozat Gülen cemaatini NATO’nun yeni Gladyosunun merkezi olarak tanımladı.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Bese Hozat, Türkiye’deki paralel devletin özellikle cemaatin, 9 Ocak 2013’te PKK’lı Kürt siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in öldürüldüğü komplonun içinde olduğunu söyledi. Hozat cemaati NATO’nun yeni Gladyosunun merkezi olarak tanımladı.

ANF’ye konuşan Hozat yaptığı açıklamada; “9 Ocak katliamıyla PKK’nin tasfiyesi ve özgür kadın ve özgür Kürt kimliğinin ezilmesinin amaçlandığını ifade eden Hozat, bununla bağlantılı olarak çözüm sürecinin önü alınarak bir savaş sürecinin başlatılmak istendiğini” söyledi. Türkiye’de tek devletten bahsetmenin mümkün olmadığını kaydeden Hozat, paralel devletlerin ülkenin siyasetinde önemli bir etkiye sahip olduğunu Türkiye’de resmi devletin dışında bir de oluşan paralel devletler vardır. Mesela F. Gülen cemaati paralel bir devlettir” şeklinde belirtti.

Türkiye’deki paralel devletin özellikle de cemaatin bu katliamın içinde olduğunu ifade eden Hozat “Ömer Güney cemaatin en aktif kadrolarından biridir. Paris katliamından önce Ömer Güney birçok defa Türkiye’ye geliyor. O süreçte Türkiye’de birçok toplantının yapıldığına dair somut bilgiler vardır. Türkiye’de katliamdan on, on beş gün önce Ömer Güney’in de içinde olduğu bir toplantı yapılıyor.” dedi.

/// PKK İTBAŞI ABDULLAH ÖCALAN VE EMEKLİ KORGENERAL ENGİN ALAN TAKASI ///

Halaçoğlu’ndan müthiş Alan iddiası!

MHP’li Yusuf Halaçoğlu, Engin Alan’ın siyasi tutsak olarak Öcalan’a karşı cezaevinde tutulduğunu iddia etti.

MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, MHP Milletvekili Engin Alan’ın Öcalan’ın serbest bıkarılması karşılığında rehin tutulduğunu iddia etti. Halaçoğlu, Alan’ın serbest kalmasını istediklerini; ancak böyle bir karara karşı çıkacaklarını söyledi.

Yusuf Halaçoğlu, CNN Türk’te katıldığı Aykırı Sorular’da gündeme ilişkin soruları cevapladı. Bugün cezaevinde tutuklu milletvekilinin bulunmadığını tek istisnanın ise MHP Milletvekili Engin Alan olduğunu söyleyen Halaçoğlu, milletvekillerinin rehin tutulduğunu iddia etti. İşte Halaçoğlu’nun ilginç sözleri:

"Engin Alan’ın içeride kalmasını hiçbir zaman istemiyoruz. Onunla birlikte, en baştan tutukluluk halinden bugüne kadar serbest kalması için çok girişimlerde bulunduk. O sıralarda kimse yanışmadı buna. Özellikle 17 Aralık’tan sonraki süreçte çok farklı bir durum ortaya çıktı. Tutuklu vekillerin serbest bırakılması için Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurulara bakarak serbest bıraktı. Bu noktada biz Engin Alan Paşa’nın bu süreçte rehin pozisyonunda tutuluyor. Açıkçası mahkum olmuş PKK’lıların ve Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması için bir rehin hüvviyetinde tutulduğunu düşünüyoruz.

"ÖCALAN’IN AFFI İSTENİYOR"

Bakıyorsunuz şu anda serbest bırakılan milletvekillerin mahkumiyet kararlarına rağmen, bu isimlerin cezaları yıllarca onanmadı. Jet hızıyla onanan tek isim Engin Alan’dır. Sabahat Tuncel için neden beklendi bu. Cezaevinden çıkarıldı milletvekili oldu, tekrar seçildi 17 Aralık’a kadar da bu onanmadı. Engin Alan’ın serbest bırakılmasını istiyoruz ama bunun genel affa götürülerek Öcalan ile birlikte serbest kalmasını istemiyoruz. Eğer yapılacaksa Cumhuriyet Başsavcısı’nın Ceza Genel Kurulu’nda verilen, gösterilen delillerde şüphe bulunduğunu açıklaması üzerine Yargıtay’ın bu onama kararı düşüyor. Getirilecekse bu şekle getirilsin."

/// PKK’LILAR MEMNUN DEĞİL /// BDP’li Binici : AKP yolsuzluğun üstünü örtmek için Ergenekon ve KCK’y a sarıldı ///

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Milletvekili İbrahim Binici, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) yolsuzluğun üstünü örtmek için Ergenekon, Balyoz ve KCK davalarının yeniden yargılama aşamasına sarıldığını söyledi.

BDP Milletvekili İbrahim Binici, Cihan muhabirine yaptığı açıklamada Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarında yığınla silah ele geçirildiğini hatırlatıp, "Ayrıca devleti tehdit eden bir örgüt ortaya çıkarıldı. Ama ne zaman ki AKP’de yolsuzluk patlak verdi işte o zaman Başbakan’ın aklına Balyoz, Ergenekon, KCK davalarını yeniden yargılamak geldi.” dedi.

BDP Milletvekili Binici, Başbakan Erdoğan‘ın daha düne kadar, ‘Benim hâkimim, benim savcım, benim polisim, benim yargım’ diye sahiplendiği kurumları, bugün ne oldu da ‘yargı taraf tutuyor, taraflıdır’ demeye başladığını hatırlatarak, "Bugüne kadar size dokunmadı değil mi? Size dokunduğu an demek yargı taraflı oldu. Olamaz böyle bir şey, demokrasi herkese lazım.” şeklinde konuştu.

1923 Cumhuriyet tarihinden bu yana çeşitli iktidarlarda hep yolsuzluk ve hırsızlıkların olduğunu ve bunların bilindiğini ifade eden Binici, ancak mevcut 12 Eylül Anayasası’nın bazı açıklarını yakalayan bir takım kesimlerin bazı maddelerin arkasına sığınarak yolsuzluk ve hırsızlıklarını hep örtbas ederek gizlediklerini söyledi.

KCK davalarında bir hukuksuzluk var olduğunu sözlerine ekleyen Binici, "Çünkü KCK davalarında hiçbir arkadaşımızın üzerinde suç aleti sayılabilecek bir çakı bile bulunmuyordu. Dolayısıyla Ergenekon, Balyoz ve KCK davalarını aynı kefeye koyup yargılamak, yeniden yargılamak insanı düşündürüyor. Bu KCK davasını darbeye teşebbüs örgüt davaları ile kesinlikle bir tutmamak lazım.” diye uyardı.

Özellikle bu tür yolsuzluk vakıalarının önüne geçmek için bir an önce 12 Eylül Anayasasının değişmesi gerektiğini vurgulayan Binici, ”Yoksa bu tür sancıları 12 Eylül Anayasasını dayanak göstererek daha çok sancısını çekeriz.” dedi.

‘BAĞIMSIZ KÜRDİSTAN’DAN ZİYADE ÖZERK KÜRDİSTAN İSTİYORUZ’

4 parçaya bölünen Kürdistan coğrafyası için 22 Ocak’ta İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılacak Cenevre-2 Konferansı’nın çok önemli bir konferans olduğunu belirten BDP‘li Binici, ”Irak, İran, Suriye ve Türkiye çok iyi biliyor ki bu topraklarda yaşayan Kürtler geçmişte hep inkar edilmişti. Bu konferansta bu hukuksuzluğun önüne geçmiş olacağız. Biz bağımsız bir Kürdistan’dan ziyade herkesin eşit olduğu demokratik özerk 4 parçalı özgürlükçü bir özerk Kürdistan istiyoruz.” dedi.

Devletin çözüm sürecinde çok cimri davrandığını da dile getiren Binici, ”Bugüne kadar hep tek taraflı adımlar atılıyor. Bu barış çok zor yürüyor. Endişem o dur ki bu çözüm sürecinde hep tek taraflı adımlar atıldığı için bu süreç bozguna uğrar. Elbet hükümete adım at çözümü geliştir diyecek iddialarımız olacaktır, olmalı.” şeklinde konuştu.

/// PKK’LI MERAL BEŞTAŞ DURUMDAN MEMNUN DEĞİL /// BDP : Ergenekon ve Balyoz’a ‘kumpas’ diyenler, Roboski’y e ne diyecek ? ///

Şırnak’ın Uludere ilçesinde iki yıl önce meydana gelen ve 34 kişinin ölümüyle sonuçlanan hava bombardımanına ilişkin askeri savcılığın takipsizlik kararı vermesine Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) tepki gösterdi.

Şırnak’ın Uludere ilçesinde iki yıl önce meydana gelen ve 34 kişinin ölümüyle sonuçlanan hava bombardımanına ilişkin askeri savcılığın takipsizlik kararı vermesine Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) tepki gösterdi. BDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, kararın ardından ailelerin yeniden aynı acıyı yaşadıklarını söyledi. Verilen kararın arka planında yapılacak yeni hukuki düzenlemelere zemin hazırlığı olduğuna değinen Beştaş, “Burada Genelkurmay’a, Balyoz ve Ergenekon’a kumpas kurulduğunu iddia edenler Roboski karşısında ne diyecekler? Bir haftadır suni gündem oluşturuldu. Ergenekon ve Balyoz davalarında yeniden yargılama yapılmaya çalışılıyor. Acaba Roboski’ye verilen takipsizlik kararıyla yargılanmanın yenilenmesi arasında nasıl bir bağ var? Burada bir ittifak var mı?” sorularını yöneltti.

Şırnak’ın Uludere ilçesinde TSK’nın 28 Aralık 2011 gecesi yaptığı sınır ötesi bombardımanında ölen 34 Roboski köylüsüyle ilgili askeri mahkeme kararını açıkladı. Soruşturmayı yürüten Genelkurmay Askeri Savcılığı askerlerin bir kusurunun olmadığı sonucuna vararak soruşturma dosyası ile ilgili takipsizlik kararı verdi. Soruşturmada şüpheli askerler İlhan Bölük, Yıldırım Güvenç, Aygün Eker, Halil Erkek ve Ali Rıza Kuğu hakkında kovuşturmaya yer olmadığı belirtildi.

Kararın arından BDP Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Av. Meral Danış Beştaş, Parti Genel Merkezi’nde açıklama yaptı. Verilen kararla birlikte o günü tekrar yaşadıklarını ifade eden Beştaş, kararın bir darbe niteliği taşıdığını söyledi. “Roboski dosyasında iki yıldır uygun zaman ve zemin yoklanmıştır. Failleri, katilleri, emir verenleri ve emri uygulayanları aklamak için iki yıl beklenmiştir. Bu bekleme sürecine soruşturma adı verilmiştir. Böyle soruşturma yapılmaz. Bir buçuk yıl failler tespit edilmek istenmedi.” diyen Beştaş, Roboski kararını Genelkurmay Askeri Savcısının vermediğini ifade etti. Beştaş, “Bu karar Türkiye’deki ittifakların sonucunda verilmiş bir karardır. Tek bir savcının tek başına vermesi mümkün değildir. Burada hiçbir siyasetçinin isminin geçmemesi tesadüf olamaz. Neden bir siyasetçinin ismi yoktur. Neden şüpheliler 5 kişiyle sınırlanmıştır. Neden emri verenler hakkında bir dava açılmamıştır?” sorularını yöneltti.

"NASIL BİR YAPTIRIM UYGULANDIĞINI ÖĞRENMEK İSTİYORUZ"

Takipsizlik kararı karşısında kararın sorumlularına nasıl bir yaptırım uygulandığını parti olarak öğrenmek istediklerine değinen Beştaş, şunları söyledi: “Burada Genelkurmay’a, Balyoz ve Ergenekon’a kumpas kurulduğunu iddia edenler Roboski karşısında ne diyecekler? Kürtler nasıl bir kumpasın içindeler? Bir ülkede Genelkurmay Başkanı’nın, kuvvet komutanlarının ve yüzlerce askerin kumpasla tutuklandığı iddia edildiği bir ortamda kimin ne garantisi olabilir. Vatandaşa ne yapılabilir? En büyük kumpas, haksızlık, adaletsizlik ölümdür. Bugün neden suskunlar. Bu takipsizlik kararının verileceğini biliyorlar mıydı? Neden böyle bir zaman beklendi. Bu zamanlamaya özellikle dikkat çekilmeli. Bir haftadır suni gündem oluşturuldu. Ergenekon ve Balyoz davalarının yeniden yargılanma yapılmaya çalışıyor. Acaba Roboski’ye verilen takipsizlik kararıyla yargılanmanın yenilenmesi arasında nasıl bir bağ var? Burada bir ittifak var mı?”

Karara itiraz için ilgili yerlere başvurularını yapacaklarını da belirten Beştaş, iç hukuk kanallarında bir sonuç alınmadığı takdirde Avrupa İnsan Hakları Mahkemeleri’ne başvuracaklarını söyledi. Beştaş şöyle devam etti: “İç hukuk gereği Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi’ne bir itiraz yapacağız. 15 gün içindeki başvurumuzdan bir sonuç almayacağız. Bu planlanmış bir süreçti. Özel yetkili savcılardan Askeri Mahkeme’ye nasıl geldiyse itirazda da nasıl bir sonuç çıkacak bellidir. Anayasa Mahkemesi’ne bir başvuru yapacağız. Orada neticelenmezse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğiz.”

Beştaş, kararın ardından ailelerle görüştüklerini ve ailelerin ilk gün yaşadıkları acıyı yeniden yaşadıklarını söylediklerini iletti. CİHAN

/// PKK’LILAR MİLLETVEKİLİ YAPILARAK TAHLİYE EDİLİYOR /// PKK İLE MÜCADELE EDEN ENGİN ALAN HALA İÇERDE ///

Bunlar milletvekili diye tahliye edildi, bunlara karşı vatanı koruyan Engin Alan hala içeride ! Yazıklar olsun !

Bunlar milletvekili diye tahliye edildi, bunlara karşı vatanı koruyan Engin Alan Paşa hala içeride !

Yazıklar olsun !

/// KÜRDİSTAN FİİLİ OLARAK KURULDU /// PKK’LI İTBAŞINDAN TERÖRİSTLERE MÜJDE ///

… Çözüm süreci savaşımız ve Kürdistan için tam bir güç kaynağı oldu. Biz 20 yıl savaşabilecek kadar askeri ve ekonomik güce ulaştık. Bu süreçle… Artık herkesle görüşebiliyoruz. Yolsuzluk kavgasını iyi değerlendireceğiz. Akıllı olmalıyız. Başbakan bizim için Kürdistan demektir. Bunu açıkça söylemiyoruz. Böyle dersek ülke ayaklanır…"

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: