Etiket arşivi: mustafa Sarıgül

ERGENEKON FATİHİ (!) Şamil Tayyar’dan müthiş Mustafa Sarıgül iddiası

Şamil Tayyar, "Gazetecilere ‘kendinize dikkat edin, bundan sonra Erdoğan yok ben varım’ demiş Sarıgül." dedi ve şok iddialarda bulundu.

İNTERNET HABER – ÖZEL İÇERİK Ak Parti Gaziantep milletvekili Şamil Tayyar, Habertürk’te katıldığı programda hem gündeme dair soruları yorumladı hem de CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Sarıgül ile ilgili müthiş iddialarda bulundu.

"Global Ergenekon, Başbakan Erdoğansız bir Türkiye istiyor… NeoCon’lar Cemaati de kullanarak hükümete savaş açtı… Milletvekillerine istifa et baskısı yapılıyor" diyen Şamil Tayyar, "birileri Sarıgül’ün kulağına fısıldamış… Gazetecilere ‘kendinize dikkat edin, bundan sonra Erdoğan yok ben varım’ demiş Sarıgül." dedi.

İşte Şamil Tayyar’ın Habertürk’te anlattıkları:

GLOBAL ERGENEKON TÜRKİYE’YE MÜDAHALE EDİYOR

Dışarıda ve içeride büyümemizi istemeyenler Erdoğan’ı istemiyor. Global Ergenekon’un Türkiye ile problemleri devam ediyor. Başbakan Cumhurbaşkanlığı düşüncesinden vazgeçene kadar bu durum devam eder. AK Parti içinde de bazı arkadaşlarımızın kafasını bulandırıyorlar. Gerginlikten kurtulmanın yolu tekrar eski sisteme dönmek, anayasayı değiştirip, cumhurbaşkanını parlamento seçsin diyorlar… Allah korusun parlamentoda bir milletvekili borsası kurulur, 28 Şubat’tan daha ağır bir süreci yaşarız.

BANA DA GELDİLER, BAŞKA ARKADAŞLARA DA…

Ocak ayında yeni bir hükümet kurulması için baskı yapılıyordu. Bana da baskı yapılıyor. Herkese farklı şeyler söyleniyor. Bu hükümet gidecek, kavganın içinde olmayın, savaşın dışında kalırsanız sizin için iyi olur diyorlar. Bana allah var, kaset video filan gibi bir şeylerle gelmediler. Ama ekonomik krizde olanlara borçlarını ödemek önerisiyle ya da telefon konuşmalarıyla filan gidiliyor.

İSİM VERMEYEYİM AMA GELENLER CEMAATTEN Dİ

İsim vermeme doğru olmaz ama Hizmet hareketine yakın bazı isimler geldi teklif ve tehditler. Ben paralel yapı ile cemaatin kastedilmediğini düşünüyorum. NeoCon çetesi demiştim bu yüzden. Cemaat ile ilişkilendirme nedeni NeoCon çetesinin cemaatin de içine sızmış olmasına bağlıyorum. Türkiye ve dünyada bağlantılı olduğu isimler var. NeoCon çetesi de cemaatin üzerinden saldırıyor hükümete. Cemaat çete ile arasına mesafe koyamadığı için saldırının bir parçası haline geldi. Ben cemaat adına söz söyleyenlere yanlış bilgi verildiğini sanıyorum. Eğer Türkiye ve dünyayı doğru düzgün okuyabilirlerse araya mesafe koyarlar.

16 YIL ABD’DE YAŞAMANIN BİR BEDELİ VARDIR

Hocaefendi 16 yıldır ABD’de yaşıyor. Herkes bilir ki bu kadar süre orada kalıyorsanız, bir bedeli vardır. ABD ve İsrail’in esiri olduğunu söyleyenler de var kamuoyunda. Ben de en iyi yanıtın Türkiye’ye gelmesi olduğunu düşünüyorum. Başbakanımız da öyle düşünüyor bence.

17 ARALIK HÜKÜMETİ DE CEMAATİ DE TASFİYE ETMEK İÇİNDİ

Ben başından beri şunu söyledim. 17 aralık bir darbe girişimi ama cemaati de tasfiye etmek istiyorlar. Bunu yaparken de hizmet ile ak parti arasında bir çatışma yaratmak, Hizmet Hareketini tasfiye etmek, Ak Parti’yi de etkisizleştirmek… Bu kavga NeoCon çetesi üzerinden yürüdüğü için cemaat de tuzağa düştü. Bence İpler koptu, 30 mart’a kadar da bir barış, çözüm ortamı olmaz.

OCAK SONU, OLMADI ŞUBAT, O DA OLMADI MART

Kitlesel ölümlerin olduğu bir takım eylemler olabilir derken ben 2013 Mayıs ayıydı. 5. darbe koymuştum ismini. Arkasından Gezi Olayları patladı. Elimdeki bilgilerden ziyade Türkiye’yi okuduk. Zaman da bizi haklı çıkardı. Erdoğansız Türkiye projesini hayata geçirmek için her türlü enstrümanı kullanabilirler. 28 aralık’ta hükümetin istifası bekleniyordu. Şubat sonuna kadar benzer bir beklenti var. Seçimler öncesi Mart ayında sokaklar hareketlenecek. Olmazsa nisan ayında… Devleti de uyarıyorum. Çok önemli şahıslara yönelik suikastler yapılabilir. Malatya misyonerler cinayeti Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi yapılmıştı. Siyasetçi, sanatçı, devlet adamı olabilir. toplumda kaos oluşturacak her isim risk altında olabilir. Reyhanlı gibi sınır illerimizde bombalı eylemler planlanabilir. Herkesin dikkati olması gerekir. Geçmişte denendi. Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar kaotik ortam yaratmak isteyenler devam edecek. Temel hedef sayın başbakanı Cumhurbaşkanlığı seçimlerine girmemesi ve mümkünse siyaseti bırakması.

SARIGÜL GAZETECİLERE DEMİŞ Kİ

Onun yerine kimin geleceğini anlatan pek çok senaryo var. Değişik bir takım senaryolardan söz ediliyor ama bunları konuşmak erken. 30 marttan sonra iki önemli isim üzerinden neler yapılmak istendiğini göreceğiz. İsim söylemeyeyim. Ama Erdoğansız türkiye için sahaya sayın Cumhurbaşkanımızın ismi sahaya sürülmek isteniyor. Ama o bu operasyonun parçasıdır demek istemiyorum. Sen olabilirsin Türkiye’nin geleceğinde diyorlar. Siyasetçi olarak iki önemli aktör, Kılıçdaroğlu ve Sarıgül. Gazeteci arkadaşlarımıza "kendinize dikkat edin, bundan sonra Erdoğan yok ben varım" demiş Sarıgül. 2003 Ocak ayında 6 ay sonra biz geliyoruz demişti Bahçeli. 3 Kasımdan 2 ay sonra Baykal seçim geliyor demişti. Sonra darbe planları ortaya çıktı. Sarıgül ve Kılıçdaroğlu’nun kulağına birileri sanırım bir şey fısıldamış.

BAYRAKTAR’IN İSTİFASI DA ÖZRÜ DE…

Erdoğan Bayraktar, tez canlı bir isim. Milletvekilliği adaylığı zamanında da enteresan çıkışlar yapmıştı. CHP lideri kahraman demişti istifa edince. Ben karadenizli olarak heyecanlı davrandığını düşünüyorum.

BELEDİYELER DOSYASI /// AK Parti Şişli Belediye Başkan adayı Mukadder Başeğmez : ‘Sarıgü l Şişli’de dev borç bıraktı’

AK Parti’nin Şişli Belediye Başkan adayı Mukadder Başeğmez A Haber TV’de canlı yayınında çarpıcı açıklamalar yaptı.

AK Parti’nin Şişli Belediye Başkan adayı Mukadder Başeğmez A Haber TV’de canlı yayınında çarpıcı açıklamalar yaptı.

O ARTIK ŞİŞLİ’DEN GİTTİ

Şişli Belediye Başkanı ve CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Sarıgül ile ilgili soruya " O artık Şişli’den gitti" yanıtını veren Başeğmez iddialı konuştu.

ŞİŞLİ BELEDİYESİ’NDE DEVASA BORÇ

Şişli Belediyesi’ni yaklaşık 380 Trilyon lira borçla devralacaklarını söyleyen Mukadder Başeğmez "Artık biz geliyoruz.

Şişli Belediyesi’ni 380 Trilyon lira borçla devralıyoruz. Önemli değil, bu borcu niye yaptınız, niye ödemediniz diye sormayız, geliriz o borcu da öderiz ve hizmetin alasını yaparız" diye konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığı ve BM Genel Sekreteri Ban-Ki Moon’un danışma kurulunda yer alan önemli bir isim olduğunu belirten Mukadder Başeğmez " Sayın Başkanımız Kadir Topbaş’ın tecrübesi ve ürettiği hizmetler ortada…

Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan da Başkanımız Sayın Kadir Topbaş’a en büyük desteği veriyor. Denizi yararız, dağları deleriz, Şişli’ye en büyük hizmetleri getiririz" şeklinde konuştu.

"KAMUYA EN FAZLA ZARARI VEREN KURULUŞ ŞİŞLİ BELEDİYESİ"

Mukadder Başeğmez’in Sarıgül yönetimindeki Şişli Belediyesi ile ilgili olarak dikkat çektiği borç yükü daha önce de gündeme gelmişti.

CHP’li milletvekillerinin TBMM’ye verdikleri soru önergesi sayesinde "Kamuyu en fazla zarara uğratan kuruluşun" Şişli Belediyesi olduğu ortaya çıkmıştı.

MUSTAFA SARIGÜL DOSYASI : Sarıgül’ün mal varlığı ortaya çıktı

Şişli Belediye Başkanı ve CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Sarıgül’ün çoğu İstanbul’da olmak üzere kendi üzerine 15 gayrimenkulü olduğu iddia ediliyor.

DSP’den ayrılarak Türkiye Değişim Hareketi’ni kuran Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün, çoğunluğu İstanbul’da olmak üzere kendi üzerine 15 gayrimenkulü olduğu ortaya çıktı. 1999’da Şişli Belediye Başkanlığına seçilen Sarıgül’ün ortaya çıkan malvarlığını çoğunu son 10 yılda alması da dikkat çekti.

ÇOĞU ŞİŞLİ’DE

Siyasi hayatına CHP gençlik kollarında başlayan daha sonra SHP’ye geçen ardından tekrar CHP’ye geçen ve Genel Başkanlığa aday olan, yaşanan krizden ötürü partiden ihraç edilen ve mahkeme kararı ile geri dönen Sarıgül en sonunda katıldığı DSP’den de ayrılarak Türkiye Değişim Hareketi adı ile yeni bir parti kurdu.

Sarıgül’ün, çoğu 1998’den itibaren Şişli civarında alınmaya başlanmış çok sayıda gayrimenkulü olduğu ortaya çıktı.

İŞTE O GAYRİMENKUL LİSTESİ

1) İstanbul Kadıköy Bağdat Caddesi’nde 1998 yılında alınmış bin 271 metrekarelik bina

2) İstanbul Bakırköy Kartaltepe’de 1998 yılında alınmış 2 bin 169 metrekarelik bina

3) İstanbul Şişli’de 1998 yılında alınmış 184 metrekarelik kat mülkiyeti

4) İstanbul Şişli’de 1998 yılında alınmış 203 metre karelik arsa

5) Kırklareli’nde 1998 yılında alınmış 43 bin 146 metre karelik orman çayırı arazisi

6) Kırklareli’nde 1998 yılında alınmış 71 bin 750 metre karelik arazi

7) İstanbul Şişli’de 1999 yılında alınmış 154 metrekarelik kat mülkiyeti

8) İstanbul Şişli’de 1999 yılında alınmış 154 metrekarelik kat mülkiyeti

9) İstanbul Şişli’de 1999 yılında alınmış 154 metrekarelik kat mülkiyeti

10) İstanbul Şişli Mecidiyeköy’de 1999 yılında alınmış 444 metrekarelik arsa

11) İstanbul Şişli Mecidiyeköy’de 2000 yılında alınmış 474 metrekarelik bina

12) İstanbul Şişli’de 2000 yılında alınmış 254 metrekarelik bina

13) İstanbul Beşiktaş Baltalimanı’nda 2000 yılında alınmış 16 bin 119 metrekarelik bina

14) Ankara Etimesgut Eryaman’da 2001 yılında alınmış 5 bin 764 metrekarelik bina

15) İstanbul Beşiktaş Dikilitaş’ta 2007 yılında alınmış 476 bin 60 metrekarelik bina

BABASINA DA ŞİŞLİ’DEN ARSA

Şişli bölgesinden aldığı gayrimenkuller dikkat çeken Mustafa Sarıgül’ün, İstanbul Şişli Cumhuriyet’te 2007 yılında alınmış 111.00 metrekarelik arsayı da babasına verdiği ortaya çıktı.

YERLİ BASIN : Mustafa Sarıgül’ün mal varlıklarına haciz !

sarigul.jpg?itok=-hLyCauk

Zaman:TMSF, 16 yıl sonra Sarıgül’ün tüm varlığına el koydu

Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu (TMSF)’nin Şişli Belediye Başkanı ve CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül’ün tüm malvarlığına el koydu. Edinilen bilgiye göre, Mustafa Sarıgül ve 9 iş ortağı 1998’de Korkmaz Yiğit’in sahibi olduğu ve TMSF bünyesinden batık bankalardan biri olan Bank Ekspres’ten 3,5 milyon dolar kredi çekti. Fakat bu kredi geri ödenmedi. Kredi borcu faizleri ile beraber 8 milyon dolara (16 milyon TL) çıkınca TMSF harekete geçti ve Sarıgül’in tüm mal varlığına el konuldu…Devamı…

Cumhuriyet:Sarıgül’ün malvarlığa el konuldu

“Bugün TMSF tarafından banka hesaplarıma ve mal varlığıma haciz ve tedbir konulmuştur. Bu tamamen haksız ve siyasi bir saldırıdır. Benim TMSF ile herhangi bir borç ilişkim kesinlikle yoktur. Bu olay, öğrendiğim kadarı ile 1998 yılına ait ve benim dışımdaki kişilerin kredi borcu ile ilişkilendirilerek yapılmak istenen bir provakasyondur. Ben TMSF’den geçen 16 yıl içerisinde bir mektup dahi almış değilim. “Bugün avukatım vasıtası ile resmen TMSF’ye başvuru yaparak, benim borçlu olduğumu gösteren bir belge varsa örneğinin tarafıma verilmesini istedim…Devamı…

Yeni Akit:Sarıgül’ün tüm mal varlığına el konuldu

Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu TMSF’nin Şişli Belediye Başkanı ve CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül’in tüm varlığına el koyduğu öğrenildi. Sarıgül’ün tüm mal varlıklarına el konulma nedeni ise 1998’de Bank Ekspres’ten 9 kişiyle beraber çekilen 3,5 milyon dolarlık kredinin geri ödenmemesi…Devamı…

T24:Mustafa Sarıgül’ün mal varlıklarına haciz!

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Şişli Belediye Başkanı ve CHP İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Mustafa Sarıgül’ün banka hesaplarına ve gayrimenkullerine haciz koydu. Aysel Alp’in hürriyet.com.tr’deki haberine göre TMSF, Sarıgül’ün banka hesaplarına ve gayrımenkullerine, 1998’de Bank Ekspress’ten aldığı kredi nedeniyle haciz koydu. Sarıgül’ün, kayıp olduğu bildirilen kredi borcu belgelerini TMSF’ye, Bank Ekspres’in eski sahibi işadamı Korkmaz Yiğit’in kısa bir süre önce teslim ettiği öğrenildi…Devamı…

Star:Korkmaz Yiğit, Mustafa Sarıgül’ün tüm mal varlığına haciz koydurttu

Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu TMSF’nin Şişli Belediye Başkanı ve CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül’in tüm varlığına el koyduğu öğrenildi. Sarıgül’ün tüm mal varlıklarına el konulma nedeni ise 1998’de Bank Ekspres’ten 9 kişiyle beraber çekilen 3,5 milyon dolarlık kredinin geri ödenmemesi. TMSF, Şişli Belediye Başkanı ve CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül’ün bankalardaki tüm hesaplarına tedbir koydu. Bunun yanı sıra Sarıgül’ün 35 gayrimenkulüne de el konuldu…Devamı…

Radikal:Mustafa Sarıgül’e haciz şoku

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) CHP İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Mustafa Sarıgül’ün banka hesaplarına ve gayrimenkullerine haciz koydu…Devamı…

(Süreç Analiz, 17 Ocak 2014)

MUSTAFA SARIGÜL DOSYASI : Sarıgül’e haciz şoku

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Sarıgül’ün mal varlığına el konuldu.

CHP Şişli Belediye Başkanı ve CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustaf Sarıgül’e şok. TMSF Mustafa Sarıgül’ün tüm mal varlığına el koydu.

Sarıgül’ün tüm mal varlıklarına el konulma nedeni ise 1998’de Bank Ekspres’ten 9 kişiyle beraber çekilen 3,5 milyon dolarlık kredinin geri ödenmemesi.

TMSF, Şişli Belediye Başkanı ve CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül’ün bankalardaki tüm hesaplarına tedbir koydu. Bunun yanı sıra Sarıgül’ün 35 gayrimenkulüne de el konuldu.

16 yıllık borç

Edinilen bilgiye göre, Mustafa Sarıgül ve 9 iş ortağı 1998 yılında, Korkmaz Yiğit’in sahibi olduğu ve TMSF bünyesinden batık bankalardan biri olan Bank Ekspres’ten 3,5 milyon dolar kredi çekti. Ancak kredi geri ödenmedi. Kredi borcu faizleri ile beraber 8 milyon dolara (16 milyon TL) çıkınca TMSF harekete geçti ve Sarıgül’in tüm mal varlığına el konuldu. Sarıgül’ün avukatları ise bugün TMSF binasına giderek görüşmelere başladı.

MUSTAFA SARIGÜL DOSYASI : Cemaat evi, abiler ve Sarıgül

17 Aralık operasyonu öncesinde de konuşulan ve operasyon sürecinde daha sık dile getirilen Cemaat-Sarıgül ilişkisine dair bir kare ortaya çıktı.

Fetullah Gülen tarafından söylendiği iddia edilen ‘Mustafa seni oğlum gibi severim.Korkma çık aday ol! Arkanda biz varız’ sözü cemaat kanadından yalanlanmış ve böyle bir ilişkinin olamayacağı dile getirilmişti.

Ortaya çıkan fotoğraf ile birlikte yalanlamaların aksine bir pozisyon oluşurken, Cemaat-Sarıgül ilişkisi konusunda acaba sorusu yeniden akıllara geldi

Buharı üstünde fotoğraf ile ilgili henüz her iki taraftan da bir açıklama gelmezken, yapılması muhtemel açıklamalar şimdiden merak konusu.

Cemaat – Sarıgül ilişkileri dile getirildiği süreçte aşağıdaki fotoğraf ise tezat oluşturduğu gerekçesi ile ‘Hangi Sarıgül gerçek Sarıgül’ yorumuna yol açmıştı.

CUMHURİYET HALK PARTİSİ /// Memiş Hoca : CHP’ye, Sarıgül mü Feyzioğlu mu ?

e-mail: memisce

Başbakan’ın başdanışmanı ve Ankara milletvekili Yalçın Akdoğan; “Türk askerine kumpas kurdular” açıklamasından sonra Balyoz ve Ergenekon’dan tutuklu askerlerin tekrar yargılanmaları için yeni yasa hazırlıkları içine girildi.

İnşallah doğru veya yanlış en kısa zamanda ortaya çıkar.

Gerçekten haksız yere hapiste yatanlar var ise, onlar da özgürlüklerine kavuşurlar.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, Balyoz ve Ergenekon’dan yatanları kastederek, “içeride çok sayıda suçsuz yere yatan masum insanlar var” dedi.

Son günlerde Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu bu krizi fırsata çevirecek gibi.

Cumhurbaşkanı ve bazı parti liderleriyle görüşmelerini haber bültenlerinden izlediğim de, geleceğin CHP’nin lideri gibi.

Kılıçdaroğlu cemaatle koalisyon işbirliği içinde ve sert tavırları ve söylemleriyle puan kaybettikçe, Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu sakin ve ılımlı tavrıyla bu işi başaracak gibi…

Sonuçta krizden Başbakan Erdoğan’a alternatif aranacağı beklewnirken, ana muhalefet lideri kılıçdaroğlu’na 2 tane çıktı bile. Sarıgül mü, Feyzioğlu mu. Bütün mesele bu? Sarıgül’ün çevresindeki insanlara, “Beni cemaat destekliyor” demesi acaba tabanda nasıl karşılanıyor?

Bu söylem Sarıgül’e siyasi bir kazanç sağlar mı? Onu birkaç ay sonra 2014 yılı içinde göreceğiz ama, bir gerçek var ki, Barolar Birliği Başkanı Metin Fevzioğlu, CHP tabanını şimdiden güvenini kazanmış gibi gözüküyor.

“Ya kılıçdaroğlu oğlu ne olacak?” derseniz onu da kendisi düşünsün.

Sen önce, kendi polisine insan sevgisini ve insan haklarını anlat

Almanya’nın Hamburg eyaletinde 21 Aralık’tan bu yana, polisin aşırı şiddet uyguladığı göstericiler, kentteki politikadan kirlendiği ve bunu temizlemek istedikleri mesajını vermek için ellerinde tuvalet fırçaları ile gösteriler yapıyor.

Alman polisi göstericilere sert müdahalede bulunmaktan kaçınmıyor.

Gaz bombaları ve TOMA’larla göstericilerin üzerine yürüyen Alman polisi ne Avrupa’da ne de Almanya’da hiç gündeme gelmiyor.

Bu, bana iki yüzlülüğü hatırlatmaktadır.

Uzun zamandır Hamburg’da gösteriler olmasına rağmen ne Avrupa ne Amerika basını olaylara yer vermemekte.

Ama bizim gezi olaylarını hiçbir şey yok iken; CNN, BBC, ve Avrupa kanalları canlı yayın yapıyorlardı. Olmamış olayları oldu gibi gösterip dünya kamuoyunu adeta ayaklandırmaya çalışıyor, Türkiye’deki hükümetin yıkılması an meselesi gibi haberler yapıyorlardı.

Hatta Alman Başbakanı Merkel gezi olayları sırasında Türkiye ve Türk hükümetine ağır suçlamalarda bulunmuştu.

Neymiş efendim Türk polisi gezi gösterilerinde ağır şiddet kullanıp, gaz bombaları atıyormuş.

Peki şimdi Merkel sana soruyorum; senin polisin, kendi vatandaşlarına göstericilere şiddet uyguluyor, üzerlerine gaz bombası atıyor, TOMA’larla üzerlerine su sıkılıyor, bazı göstericilerin yedikleri cop darbesi ile nefesleri kesilerek yere yıkıldığını görüyoruz.

Peki buna ne diyeceksin? Birşey diyemezsiniz; çünkü sizler iki yüzlüsünüz.

Sizler kendi çöplüğünüze bakmadan, bir başkalarını eleştirmeye hakkınız yok.

Sen ilk önce kendi polisine insan sevgisini, insan haklarını anlat.

Sakın iki yüzlülük yapmayın. Önce kendi yaptıklarınıza bakın, sonra başkalarını eleştirin.

VİDEO /// ERGENEKON FATİHİ (!) Şamil Tayyar /// Zekariya Öz’e soruyorum : İddianamede Mustafa Sa rıgül neden yok ?

VİDEOYU BURADAN İZLEYEBİLİRSİNİZ.

MEDYA DOSYASI : Sarıgül’ün hediyesini geri gönderen yazar kim ?

Vatan gazetesi yazarı Reha Muhtar, CHP’nin İstanbul adayı Mustafa Sarıgül’ün kendisine yolladığı hediyeyi neden geri gönderdiğini yazdı.

Vatan gazetesi yazarı Reha Muhtar, CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün kendisine hediye olarak gömlek gönderdiğini yazdı ve gömleğin fotoğrafını köşesinde paylaştı.

Muhtar bugünkü köşesinde "Sarıgül’ü uzun yıllardır tanırdım, dostluğumuz vardı, hayatı zaman zaman paylaşmışlığımız da… Yine de; İçime sinmemişti, bana hediye edilen gömlek…" diye yazdı.

İşte Reha Muhtar’ın köşesinde paylaştığı o bilgiler:

"Sevgili dostum Mustafa Sarıgül… Biliyorum ki jest niyetine bana gönderdiğin bir adet spor gömleğin altında bir neden aramam hiç yakışık almaz…

Fakat yine de ben bu işte rahat etmeyeceğim…

Ne seni ne de kendimi anlamsız bir töhmetin altıda tutarak daha fazla rahatsız etmeyeyim…

Bu gömleği ihtiyacı olan uygun birisine vermeniz için size göndereyim…

Hem bir "garip" mutlu olur bu sayede…

Hem de bu "garip" rahatlar sayesinde…

Sevgiler dostum…"

FETULLAH GÜLEN DOSYASI : Gülen Cemaati Mustafa Sarıgül’e böyle b ir söz verdi mi ?

mustafa-sarigul-cemaat-abd-chp.jpg

Gülen Cemaati Sarıgül’e böyle bir söz verdi mi? (okumalısın )

Bu yazıyı okuyanlara eğer okumamışlarsa dünkü yazımı okumalarını salık veririm.

Çünkü bu yazı orada aktardıklarımın devamı niteliğindedir.

O yazının çıktığı gün aradı Mustafa Sarıgül. Yani 31 Ağustos 2012’de.

Ve yazdıklarımı ancak yüz yüze gelmemiz halinde yanıtlayabileceğini söyledi. Ertesi gün buluşmak üzere randevulaştık. Buluşmaya aralarında cemiyet hayatının yakından tanıyıp sevdiği Monik İpekel dahil 4 başkan yardımcısı ile gelmişti. Önce uzun uzun yaptığı çalışmaları anlattı.

Hiç lafa karışmadan dinledim. Ben konuyu dün sizin dikkatinize sunduğum yazıya getirdim. Ve konu ettiğim kulislerin doğru olup olmadığını sordum. O da aynen şöyle bir ifade kullandı: "Sana her şeyi anlatabilirim ama bunların off the record kalması şartını isterim!" Sanırım bir gazeteciye teklif edilen en zor şartlardan biridir bu. haber kaynağının gerçekleri konuşacağını ama el mahkûm kabul ettim Sarıgül’ün bu şartını. Önceki gün itibarıyla resmen CHP’nin İBB adayı olduğu için Sarıgül’ün o gün koymuş olduğu "off the record" şartının artık anlamsızlaştığını gördüğümden anlattıklarının bir kısmını aktarmak istiyorum.

Özetle şuydu söyledikleri: "Taban beni Şişli’de değil, daha ileride görmek istiyor artık. Beni sevenler Başbakanlık yolunda adım atmamı istiyor. Bunun da anahtarı İstanbul’u almaktır. Allah’ın izniyle önce İstanbul’u, sonra CHP genel başkanlığını, ondan sonra da Türkiye’yi alacağız!"

Tabii yaklaşık 5 dakika süren ve sizlere özetle sonucunu aktardığım bu konuşması üzerine konuyu bu defa yazımın sonuna düştüğüm nota yani İBB adayı olması halinde onu destekleyecek lobide kimlerin yer aldığı mevzusuna getirdim. Ve "Alevilerin, Ermenilerin, Musevilerin, TÜSİAD güdümlü bazı medya patronlarının değil ama Gülen Cemaati’nin de sizi destekleyeceği yönündeki iddialar tuhaf geldi bana. Gerçekten doğru mu bu kulisler?" dedim. Bu sorum üzerine birkaç saniye düşündü Sarıgül. Sonra bir kez daha off the record şartını anımsatıp aynen şunları söyledi: "Evet doğru! Hocaefendi ile bu konuda bir iki kere istişare yaptık.

Sağ olsunlar kendileri oğlu gibi severler beni ve aday olmam noktasında sonuna kadar destek olacaklarının da sözünü verdiler." İnanamadım tabii kulaklarıma. Çünkü mesele Gülen Cemaati tarafından Sarıgül’ün desteklenmesi değil, dolaylı da olsa cemaatin CHP’ye de destek verecek olmasıydı. Tabii bu halimi görünce ve "Yanılıyorsun Başkan. Cemaat tabanı asla CHP’ye oy atmaz!" deyince ne kadar doğru olduğunu anlatmak için iyice konuyu deşmeye başladı. Gülen Cemaati’yle her zaman çok iyi ilişkilere sahip olduğunu, hatta bir iki isim verip cemaatin ileri gelenleri ile zaman zaman buluşup değerlendirmeler yaptığını ve aday olması halinde de cemaat medyasının da kesinlikle arkasında olacağını, tabana da CHP’ye değil, Sarıgül’e oy verileceğinin aşılamasının yapılacağını söyledi

20 senedir tanıdığım için ve Sarıgül’ün bir güzelliği anlatırken üzerine sos dökmeye bayılan bir kişilik olduğunu bildiğim için, abarttığını düşündüğümden pek inanılası gelmemişti o gün söyledikleri ama zaman içinde yanıldığımı anladım. Gerçekten de soslamamış.

Aynen dediği gibi oldu her şey. Evet. Kabul etmeyip bunu zımni şekilde yapmaya çalışsa da Gülen Cemaati, Sarıgül’ün en büyük destekçisi şu anda.

Şimdi gelelim asıl bombaya… Son duyduklarıma.

Ben seçim sathına girildiği bir dönemde yolsuzluk türünden konuların gündeme getirilmesini pek ahlaki bulmadığımdan mümkün olduğunca uzak durdum bu meseleden.

Hatta yaklaşık 1 ay önce a haber’deki "% 100 Siyaset" programımda Sarıgül’le ilgili yolsuzluk iddiaları konusu açıldığında da etik olmadığını söyleyip konuyu kapattım.

Şimdi dile getirmemin nedeni son günlerin ortalıkta dolaşan bomba kulisinden.

Doğru mudur bilmem. Bunu tabii söylemedi 2012’deki o buluşmamızda ama iddia şu ki; hakkındaki yolsuzluk dosyalarının gündeme getirileceğinden çekindiği için İstanbul’a aday olmak istemeyen Sarıgül’ü aday olmaya ikna eden ve "Hiç korkma Sarıgül! Çünkü eğer senin onlarda dosyan varsa, onların da bizde epey dosyası var! Onlar seni o dosyalarla yıpratamadan biz zaten gerekeni yapacağız merak etme!" diyen Gülen Cemaati. Siz bu yazıyı muhakeme ededurun, ben Türkiye’nin siyasetinin nasıl ve kimler tarafından dizayn edildiğini anlatmaya yarın devam edeceğim.

KAYNAK:http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/yukselir/2013/12/25/gulen-cemaati-sarigule-boyle-bir-soz-verdi-mi

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: