Etiket arşivi: MHP

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ /// SÜLEYMAN ÖZIŞIK : MHP seçim ofisi ni basanlar kimler ??

1622268_790732904289083_2128247020_n.png

MHP seçim ofisini basanlar kimler? / Süleyman Özışık

Gezi olayları başladığından beri her fırsatta "Bu oyun bitmeyecek ve seçimler yaklaştıkça daha da şiddetlenecek" diye uyarıyorduk.

Sadece biz mi?

Başbakan eline her mikrofon alışında, "Önümüzdeki 4 ay boyunca plan, proje, vizyon değil; sadece fitne üretecekler. İçeriden ya da dışarıdan ellerine ne geçirirlerse fırlatacak, Türkiye düşmanlarıyla birlikte üzerimize saldıracaklar!" diyor ve yapılan operasyonların çözüm sürecini baltalamayı amaçladığını eklemeden edemiyordu.

Gazeteci dostlarla bir araya geldiğimiz her ortamda, "Bundan sonra neler olabilir, nasıl oyunlar oynanır?" diye tartışıp durduk.

Doğrusunu isterseniz MHP’ye yönelik bir saldırı olacağını neredeyse herkes konuşuyordu. Konuşuyordu çünkü, bu konuda MİT’in de bir süre önce yaptığı provokasyon uyarıları vardı.

Beklenen kanlı oyun dün sahnelendi.

MHP Esenyurt seçim bürosuna dün düzenlenen silahlı saldırıda 7 kişi yaralandı. Partinin basın danışmanı Cengiz Akyıldız, hayatını kaybetti.

Saldırı haberini alır almaz mikroblog sitesi twitter’a baktım. Daha ölü ve yaralı sayısı netleşmemişken, yapılan yorumlar oldukça manidardı.

Belli bir grup önceden sözleşmiş gibi, "Alın size çözüm süreci. Başbakan Kürtleri başımıza çıkardı. Kürtler MHP seçim irtibat bürosuna saldırdı" diyerek algı yönetimi operasyonuna başlamıştı bile…

Bu oyun yeni değil aslında…

Gezi’de "Biz Ege’de, Akdeniz’de ve Batı’da ayaklandık. Siz de Doğu ve Güneydoğu’da ayaklanın da şu hükümeti sivil darbe ile indirelim" diye az iblislik yapmadılar.

Hatırlayın!

"Kürt kardeşlerimizle bu ülkeyi paylaşırız. Yeter ki bu AKP gitsin" twitini onbinlerce kişi paylaşılıyor, sokakları ateşe verme karşılığında Kürt kesimine adeta Türkiye’nin yarısını peşkeş çekme sözü veriliyordu o dönemde…

Umduklarını bulamadılar.

"Biz ülkenin bölünmesini istemiyoruz ki" diye gelen karşı cevap adeta şamar gibi patladı suratlarında…

Bu kez Şırnakta iki BDP’liyi katlettikten sonra kargaşa çıkartamaya çalıştılar. Beklenenin aksine herkes sağduyu mesajları vermek için seferber oldu.

Baktılar ondan da birşey çıkmadı, bu kez mahkemenin verdiği Uludere kararı üzerinden harekete geçtiler. Epey bi zorladılar ama, birkez daha sağduyuyu elden bırakmayan Kürtler’i gördüler.

Son olarak Fransa’daki katliamı MİT’in tertiplediğini iddia ettiler. Sahte belgelerle işe ciddiyet kazandırmaya çalıştılar.

Ama o da fos çıktı…

Şimdi MHP’ye yönelik saldırılardan medet umuyorlar!

Yıllarca bu ülkenin halkını aptal yerine koyarak istedikleri kanlı oyunları sahnelediler ya! Yine başarabileceklerini sanıyorlar.

Terörün en azgın olduğu zamanlarda bile PKK’nın, MHP bürolarına saldırmadığını hesaba dahi katamamış ahmaklar!

Barışın tadını alan bir halkın, çocuklarını iki dağ arasında tekrar kaybetmemek için var gücüyle mücadele ettiğinin farkına varamamış salaklar!

Kimileri MHP’li kılığına bürünerek sosyal medyada, "Bunun hesabı sandıkta sorulacak. Kürtler bunun bedelini ödeyecek" diye nara atıyor, kimi BDP’li kılığında, "Bu daha başlangıç. Çok daha fazla katliamlar yapacağız!" diyerek meydan okuyor.

Kurtlar Vadisi izleye izleye beyin kepçiklemesi yaşayan ergenlerin, "Başbakan yaptırmış" dediğine ve bu salakça söze inanıldığına bile şahit oldum!

Gözümüzün önünde bir tiyatro oynanıyor anlayacağınız.

Göreceksiniz!

Bu saldırının altından ya çok basit bir neden çıkacak, ya da çok korkunç bir siyasi oyun! Bu işin içinde Kürtlerin olmadığını, aksine bir yıldır dağlardan ve karakollardan cenaze gelmiyor diye kahrolanların çıktığını hep beraber görüp izleyeceğiz.

Birileri, "Polislerin görev yerleri değişti. Failleri ortaya çıkaracak polis mi kaldı?" şeklindeki buram buram fitne kokan yorumlarına rağmen…

Faillerin bulunup yargı önüne çıkarılması en önce hükümetin namus borcu olmalı. Tetikçi ve azmettiriciler ortaya çıkarılmadan bu oyun bitmez.

Aksine devamı gelir ki, işte o zaman kötü şeyler olabilir.

twitter.com/slymnoz

facebook.com/slymnoz.

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ /// Ferman Karaçam : Mhp ye neden sal dırdılar ??

mhp_karacabey_ilce_teskilatinda_toplu_istifa_h155307.jpg

Mhp ye neden saldırdılar

Seçimler yaklaştıkça karanlık odakların da adım adım uygulayacakları programlar netleşmeye başlıyor.

Esas itibariyle ekonomi üzerinde planlı çalıştıkları belli olan ve bu konuda da ciddi başarılar elde eden karanlık odaklar belli ki hiçbir alanı boş bırakmamışlar. Her alanda yapılacak saldırılarını planlamışlar ve seçime yaklaştıkça uygulamaya koyuyorlar.

Cumhuriyet Tarihi boyunca, ne yazık ki, ülkemizde zihniyet değişimleri hep kanlı olmuştur. Değişim ve dönüşümler hangi yönde olursa olsun ülke sınırlarının kendi içinde ve makul demokratik yöntemlerle olmadı, olamadı. Son on yılı hariç tutarsak seksen yıl boyunca bu hep böyle oldu.

Dışarıda kurgulanan “ihanet planları” ve yine ne yazık ki içeriden çok fazla taraftar buldu ve birlikte uygulandı. Bugün de bu ihanet planı çerçevesinde uygulamaya koyuldular ve içimden hep “inşallah olmaz” ama olacaksa ne zaman” diye geçirdiğim oldu; MHP’ ye saldırdılar.

MHP’ nin İstanbul Esenyurt’ta ki ilçe seçim koordinasyon merkezinin açılışında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Rasim Acar kurdelayı keserken saldırdılar ve Ortadoğu Gazetesi Foto Muhabiri Cengiz Akyıldız göğsünden vuruldu ve hayatını kaybetti.

Cengiz Bey’ in dışında beş kişi de yaralandı. Bu saldırıyı yapanları ve özellikle arkasındaki sefil zihniyeti lanetliyor, Cengiz Bey’e rahmet, ailesine başsağlığı, sabır ve metanet diliyorum.

Peki Neden?

1 – İlk akla gelen, MHP’ yi sokağa çekmek. Bana kalırsa asıl amaç bu değil. Çünkü, bu karanlık planın mimarları MHP’yi sokağa dökmenin eskisi kadar kolay olmadığını biliyor olmalılar. Nitekim, hem Genel Başkan Devlet Bahçeli’ nin hem de diğer MHP yetkililerinin açıklamalarına bakınca MHP’ nin sokak konusunda artık ne kadar “hassas” olduklarını herkes biliyor.

Karmaşa çıkarmayı umanlar MHP’nin idari kadrolarına, özellikle Devlet Bahçeli’ye rağmen karanlık proje mimarlarının çıkarlarına hizmet edecek genç ülkücü insanların sabrını zorlar, sokağa çıkarırlar mı? Olabilir, ama bu da küçük bir ihtimal.

Fakat ;

2 – Ülkücüleri sokağa dökmek ve birinci derecede amaçları kargaşa çıkarmak
ise -ki bu da onların işine yarar- ülkücülerin yerine kendileri bunu yaparlar. Muhtemelen BDP parti binaları hedef alınarak istedikleri eylemleri gerçekleştirebilirler ve kargaşa çıkarırlar. Fakat esas amacın yani birinci derecede amacın bu olduğuna da ihtimal vermiyorum.

3 – Diğer taraftan bu saldırının gerçekleşmiş olması, emniyette yapılan atama ve tayinlerin güvenlik zafiyeti doğurduğunu öteden beri iddia edenlerin ekmeğine yağ sürülmüş olmasıdır.

Fakat ben ise, MHP’ye yapılan bu saldırının asıl amacının AK PARTİ ve İstanbul seçimlerine karşı olduğunu düşünüyorum.

Nasıl mı?

Hepimiz şunları biliyoruz;

a) AK PARTİ İstanbul’u kaybederse onarılamayacak derecede büyük bir yara alır.

b) İstanbul’un rant çıtası çok yüksek olduğu için İstanbul sermayesi açısından birinci derecede önem taşımaktadır. Sadece bu şehrin Büyükşehir Belediye Başkanının değişmesi bile TÜSİAD sermayedarları açısından neredeyse Türkiye’nin kazanımına yakın bir rahatlama sağlayacaktır.

Bu sebeple Sarıgül’ün CHP’ ye geçişi konusunda uzun zamandır hem Sarıgül hem de CHP yönetimini ikna edecek uzun ve önemli çalışmalar yaptılar.

Mesela aday adayı olduğunu açıklayan ve biraz da direniyor gibi görünen Gürsel Tekin’den son günlerde tek bir söz duydunuz mu? Öyle ise onu Kılıçdaroğlu mu ikna etti sanıyorsunuz ? Bence, ne Kılıçdaroğlu’ nun liderlik karizması ne de yönetimden bir başkalarının ricası Gürsel Tekin’ i iddialarından vazgeçiremezdi.

Peki CHP’nin ulusalcılarını ve Gürsel Tekin’i ikna edenler sadece Sarıgül’ün aday olmasını sağlayıp geriye mi çekildiler?

Hayır.

Sizi temin ederim ki Sarıgül’ü aday yapan ulusal ve uluslararası konsorsiyum başka tedbirler de aldılar.

İşte bu tedbirlerden bir tanesi de MHP’den AK PARTİ’ye kayabilecek, muhtemel oyların önüne geçmektir. Saldırının asıl amacı da budur.

Çünkü, özellikle Hatay ve Adana’daki TIR’ların durdurulması, bu TIR’ların Türkmenlere yardım götürdüğünün açıklanması ülkücü camiada büyük bir infial oluşturdu.

Yakın ve uzak çevremden de şahit olduğum bu infial neticesinde ülkücü kesim hükümete ve Başbakan’a sempati ile bakmaya başladılar.

İstanbul’da iddialı olmadıklarını da dikkate aldığımızda bu sempatinin oy’a dönüşmesi kadar doğal bir şey yoktur. Fakat – Allah korusun – bu ve benzeri birkaç saldırı sonucunda MHP ve ülkücülerden AK PARTİ’ye kayacak muhtemel oyların önüne geçilmiş olacaktır.

Sahiplenme duygusu ve öfkenin ağır basacak olması sonucunda, oylar tekrar kendi partilerine dönecektir.

Ferman Karaçam

YARGI DOSYASI /// MHP’li Ayhan : Deniz Feneri’nde de Yeniden Yargılama Olacak Mı ?

Mhp Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, Ergenekon ve Balyoz davalarında yeniden yargılanmayı gündeme getiren hükümete seslendi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, Ergenekon ve Balyoz davalarında yeniden yargılanmayı gündeme getiren hükümete seslendi. "Deniz Feneri davasında da yeniden yargılama olacak mı?" diye sondu. Ayhan, Türkiye‘deki kurumlar arası çatışmaya Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün müdahale etmesi gerektiğini belirterek, "AKP yolun sonuna gelmiştir" dedi.

partisinin Denizli İl Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenleyen Ayhan, Türkiye‘de devletin ciddi yönetilmelidiğini, kurumlar arasındaki çatışmaya Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün müdehale etmesi gerektiğini söyledi. Ayhan şöyle konuştu:

"AKP ‘3 Y’ dedi. ‘Yeriz’, ‘Yedirmeyiz’, ‘Yargılatmayız’ mı demek istedi? AKP, ‘Dost darbesi’ diyor. AKP dostunu açıklamalıdır. ‘Paralel devlet’ diye kimi kasdediyorlar? Ergenekon ve Balyoz davalarında yeniden yargılanmayı gündeme getiren hükümete sesleniyorum. Deniz Feneri davasında da yeniden yargılama olacak mı? Rüşvetçiler hayırsever, hırsızlar yardımsever oldu. Hakim ve savcılar militan oldu. Türkiye‘deki kurumlar arası çatışmaya Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün müdahale etmesi gerekkir. AKP yolun sonuna gelmiştir." dedi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Ayhan, yerel seçimlerde iddialı olduklarını, Denizli Büyükşehir ve ilçelerinde belediye başkanlıklarını kazanacalarını ileri sürdü –

Mhp Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz : “Ergenekon Ve Balyoz Davalarının Yeniden Görülmesin i Önemsiyoruz”

Mhp Genel Başkan Yardımcısı Durmaz: “ergenekon Ve Balyoz Davalarının Yeniden Görülmesini Önemsiyoruz”

MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, Ergenekon ve Balyoz davaları yargılamalarında kamuoyu vicdanının yeterince tatmin olmadığını belirterek, davaların yeniden görülmesini önemsediklerini söyledi.

MHP Yozgat Belediye Başkan adayı Uğur Bektaş’ın seçim bürosunun açılış törenine katılmak için Yozgat’a gelen MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, açılış sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Ergenekon ve Balyoz davalarının yeniden görülmesinin gündeme gelmesini değerlendiren Durmaz, “Bunu çok önemsiyorum. Hatırlayacaksınız o süreçte zaten kamuoyu vicdanı yeteri kadar tatmin olmamıştı.

Bir takım delillerin düzmece olduğu, bir takım terör örgütü mensuplarının gizli tanık olarak dinlendiği, esasen tanıklık yapmak isteyen bazı komutanların tanıklıklarına yer verilmediği, onların beyanlarına itibar edilmediği bir süreci yaşamıştı Türkiye. Şimdi Başbakanının baş danışmanı, sayın genel başkanımızın dün Bursa’da ifade ettiği üzere bakanlardan çok şey bilen, her şeye yön veren Başbakanın danışmanı ve milletvekili olan Yalçın Akdoğan, ‘Türk ordusuna kumpas kuruldu’ diye bir beyanda bulunmuştur. Bunu Sayın Başbakan defalarca müddei iddiasını ispatla mükelleftir demişti. Bunu benim ortaya koyma şansım yok.

Bizim partimizin ortaya koyabilme şansı yok. Biz gördüklerimize göre bir takım yorumlar yapabiliriz, ama işin içinde olanlar bunu söylüyorsa bu ciddiye alınmalıdır, bu süreç mutlaka tekrar önü açılarak kamu vicdanını tatmin edecek bir şekilde bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır” dedi.

Tutuklu vekillerin tahliye edilmesi konusuna da değinen Durmaz, “Biz bu tahliyelerin olabileceğine Oslo görüşmelerinden bu yana zaten ihtimal veriyorduk. Ben bunun Oslo’da yapılan pazarlıkların bir parçası, bir unsuru olduğuna bütün samimiyetimle inanıyorum. Terazinin bir kefesine PKK’lılar, bir kefesine de Sayın Engin Alan Paşa’nın konduğu bir düzenlemeyi asla kabul etmeyeceğimizi ve böyle bir şeye itibar etmeyeceğimizi ifade etmek istiyorum.

Sayın Engin Alan Paşamız da kendisi ‘Ben PKK’lılarla bir pazarlık unsuru haline geleceğime bu zindanda, bu hapishanede ölmeyi tercih ederim’ demek suretiyle yiğit bir vatan evladının çok samimi, çok kararlı, çok net duruşunu ortaya koymuştur. Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Bu haksızlıklar yeniden yargılama süreciyle ortadan kalkacaktır. Sayın Engin Alan Paşa ile ilgili kararı Yargıtay’ın, Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvurularla ilişkin düzenlemesinden çok kısa bir süre öncesine denk getirilmiş olmasını çok manidar olduğunu düşünüyoruz. Birileri başından itibaren Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kendi ifadeleriyle bir kumpası kurdular, öyle anlaşılıyor” ifadelerini kullandı. Kaynak : İHA

ERGENEKON DAVASI /// MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli : Askerlere haklarını iade edin

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Genelkurmay Başkanlığının yaptığı açıklamayı hatırlatarak Ergenekon ve Balyoz davası sanığı askerlerin yeniden yargılanmasını istedi.

Kültürpark’ta İzmir Büyükşehir Belediyesi ve 25 ilçenin belediye başkan aday tanıtım toplantısına katılan Bahçeli, “Bize göre, Türkiye’nin düzlüğe çıkması için 30 Mart altın fırsattır” dedi. Bahçeli, 17 Aralık operasyonundan sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir açıklama yaparak, mensuplarının yeniden yargılanmasını beklediklerini hatırlatıp şöyle devam etti:

“Genelkurmay başkanları terörist olarak suçlanmış ve cezaevine sokulmuştur. Türk askeri tabur tabur mahkemelerde sorguya çekilmiştir. Sonunda TSK’ya atfedilen suçlamaların komplo olduğu, zoru görünce her değerini satacak AKP’li yüzler tarafından itiraf edilmiştir. Sözde darbe davalarında verilen kararların adil ve hukuka uygun olmadığı artık anlaşılmıştır. Bu yanlışın düzeltilmesi, hakların iadesi için gerekli hukuki girişim hızlı bir şekilde yapılmalıdır.”

‘Tansiyonu düşürmeli’

“Hukuka siyasi operasyon” yapıldığını söyleyen ve Türkiye’nin 17 Aralık’tan beri kan kaybettiğini vurgulayan Bahçeli, “Devleti saran örgüt kimse, paralel yapılanma olarak lanse ettiği kimlerse uluslararası komplonun arkasında kimleri tespit etmişse mutlaka üzerine gitmelidir” dedi.

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ /// MHP : İhtilalin kafası Erdoğan’da tecelli ediyor

MHP Samsun İl Başkanı Şaban Kılıç, "İhtilalin kafası Recep Tayyip Erdoğan’da tecelli ediyor. Polislere çete ibaresinde bulunuluyor. Ergenekon ve Poyrazköy soruşturmalarını, Balyoz ve KCK operasyonlarını yapanlar da aynı polisler.” dedi.

MHP Samsun İl Başkanı Şaban Kılıç, "İhtilalin kafası Recep Tayyip Erdoğan’da tecelli ediyor. Polislere çete ibaresinde bulunuluyor. Ergenekon ve Poyrazköy soruşturmalarını, Balyoz ve KCK operasyonlarını yapanlar da aynı polisler.” dedi.

MHP Samsun Milletvekili Dr. Cemalettin Şimşek ve MHP İl Başkanı Şaban Kılıç, Samsun Çarşamba Ülkü Ocakları’na ziyarette bulundu. Gündemle ilgili düşüncelerini ifade eden Kılıç, ”Şu anki mevcut yönetim hep ötekileştiriyor, hep ayrıştırıyor. Hep insanların kafalarında soru işareti oluşturup onlara etnisiteye veya mezhebe dayalı elbise giydirmek istiyor. İhtilalin kafası Recep Tayyip Erdoğan’da tecelli ediyor. Polislere çete ibaresinde bulunuluyor. Ergenekon soruşturmasını, Poyrazköy soruşturmasını, Balyoz operasyonunu ve KCK operasyonunu yapan aynı polisler. Bunlar eğer bir tezgah yapmışsa öbür davaların topu da tezgahtır.” şeklinde konuştu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yolsuzluk ve rüşvet operasyonu kapsamında evinde ayakkabı kutuları içerisinde 4.5 milyon dolar bulunan banka müdürünün ifadeleri ile ilgili konuşan Şaban Kılıç, banka müdürünün ‘paraların bağış olduğunu, Çorum’un Osmancık ilçesinde bir imam hatip lisesi, Makedonya’da da Balkan Üniversitesi yapımında kullanılacağını’ söylemesini inandırıcı bulmadığını sözlerine ekledi.

http://www.haberyurdum.com/mhp-ihtilalin-kafasi-erdogan-da-tecelli-ediyor-294128h.html#ixzz2oQ5hCPAO

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ /// Ersoy Dede : MHP’nin kasetleri ki min işi ?

Konjonktür müsait ya, artık başınıza gelen her türlü melanet için çekinmeden Cemaat’e çamur atabilirsiniz.. Niye, çünkü artık iplikler pazarda.. Bağımsız İstanbul Milletvekili İhsan Barutçu’nun, dünkü Hürriyet Gazetesi’nde yer alan suçlamalarından söz ediyorum..

KASETLİ MHP’Lİ

İhsan Barutçu bildiğiniz gibi 2011 seçimleri arifesinde skandal gizli kasetleri çıkan 10 MHP’liden biriydi.. Tümü, ortaya çıkan bu tablo karşısında siyasete ara vermeyi tercih ederken, Barutçu ısrarla kaset operasyonu ile dizaynı boşa çıkarmak adına siyaset hayatına devam etmeyi tercih etmişti.. Bana kalırsa çok da doğru bir iş yaptı.. Yani Barutçu’nun kasetlerle deşifre edilen özel hayatıyla siyasetteki iş tutuşu birbirinden tamamen ayrı konular olmasına rağmen, tasfiye etmek istediler.

Hep aynı örneği veririm. Benzer bir komplonun kurbanı edilmek istenen ve bugün artık tuzağa düştüğü açıkça ortaya çıkmış olan Bill Clinton, Amerikan tarihinin gelmiş geçmiş en başarılı başkanı olarak yerini almıştır.. Ama o “oval” skandal ortaya çıktığında kendisini tasfiye etmek isteyen güçlere yardımcı olsaydı, direnmeseydi böyle mi olurdu?.. İhsan Barutçu’yu da böyle değerlendirmek lazım.. Benim fikren destekleyeceğim bir siyasetçi değil. Hiç işim olmaz.. Ama kasetle de itibarsızlaştırılmasına gönlüm razı değildi.. Tüm bunlar işin bir boyutu.. Ancak diğer boyutu ise, dün Hürriyet Gazetesi’ndeki mülakatla ilgili..

MHP KASETLERİ CEMAAT’İN İŞİ Mİ?

Özetle Sayın Barutçu, kaset komplosunu yapanların, yargı bürokrasisinde de güçlü bağları olduğu görüşünde.. Kendisine bu tuzağı kuranları bulabilmek için verdiği hukuk mücadelesinde, mağdurken suçlu gibi muamele gördüğünü söylüyor.. İma ettiği ise çok açık biçimde kendisine kurulan komplonun arkasında Cemaat’in olduğu..

Dönemin koşullarına baktığımda doğru, MHP ile Cemaat’in arası iyi değildi.. Hatta Devlet Bahçeli yüksek perdeden; “Cemaat’in faaliyetleri askıya alınmalı” uyarısında bile bulunmuştu. (29 Mart 2011 / MHP Grup Toplantısı) Ama hiçbiri 9 ya da 10 MHP’li hakkındaki kasetin izahı gibi gelmiyor bana.. İhsan Barutçu bir gözleminden yola çıkarak kendince fikir yürütmüş.. Elinde bir istihbarat var mı, doğrusu bilemiyorum. Ama başta da dedim ya, konjonktürel olarak Cemaat’in üzerine atarsan, kimse yadırgamaz. Siz de kendinizi temize çıkarmış olursunuz.. Fakat burada şu sorunun sorulması gerekiyor; “bu kasetler çıktı da ne oldu?”.. El cevap eğer MHP politik duruşunu değiştirdiyse amenna.. Yani işe yaramış demektir.. Ancak kasetler vesilesiyle tasfiye olanlar eğer tasfiye olmasaydı mesela İhsan Barutçu halen daha MHP’de siyaset yapıyor olsaydı, kritik ne konuda önemli bir meseleyi halledecekti?

O MHP dışında kalınca MHP yapabileceği neyi yapamadı?

Bu soruların yanıtlarının verilmesi gerekmez mi?

ÇOK UZAKTA OLMAYABİLİRLER

Değerli MHP’li dostlar.. Eğer bu kaset işi Cemaat’in işi ise, ya da Hükümet’in işi ise.. Farketmez.. Bulunup ortaya çıkarılması, canına okunması için gayret göstersenize.. Benim lideri olduğum partide 10 tane adamıma kasetle tuzak kurulsa, bırakırım memleket meselesini falan derim ki; “arkadaş bu tezgahı yapanları bulmak boynumun borcudur”.. Bunu diyorlar mı? Ben çok da duymadım açıkçası.. Acaba bu kasetli tezgahı tertipleyenler arasında İhsan Barutçu’nun da yakından tanıdığı bazı isimler olabilir mi? Bu acaba aile içi bir kavga olmasın sakın..

Tamam, Cemaat “asla olamaz” gibi bir yargıya sahip olacak veri yok elimde.. Ama fırsat bu fırsat, MHP kasetlerini de Cemaat’e yıkalım anlayışı, sakat bir anlayış ve bizi doğru yere götüreceğini zannetmiyorum.. Kalın sağlıcakla.

Ersoy Dede

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: