Etiket arşivi: Edward Snowden

SURVEILLANCE : Edward Snowden Document and Page Count Assessment

The count of Snowden files has ranged from an initial low end of 10,000 to the latest high of 1,700,000, although the high end is likely exaggerated by officials to maximize alleged damage.

The number of pages in these files has not been estimated but about 1,000 pages have been released, mostly as PDFs and images. How many total pages might be in the files and now long would it take Snowden to read them to assure least harm to the US?

For comparison, Cryptome’s archive is about 70,000 files. Converting these files to pages comes to about 1,000,000 pages. These files are PDFs, HTMLs, DOCs, TXTs, DWGs, images, spreadsheets, with a few videos and films excluded from the count. To get the page count all files were converted to PDFs. The page count of documents ranges from 1 to 2,200. This might be a fair range of types and page counts of files in the Snowden batch.

An average file then, of 70,000 files with 1,000,000 pages, comes to 14.28 pages per file. Using this as a guide for the Snowden files, the number of pages could range from 142,800 pages for 10,000 files to 24,276,000 pages for 1.7 million files.

Examining the low end of 142,800 pages would be about like reading 476 books of 300 pages length. Examining the high end of 24,276,000 pages would be like reading 80,920 books of 300 pages each.

Snowden is smart and knows his material thoroughly so time to speed read a 300-page book of NSA material, could be done in, say, 2 hours.

On the low end it would take 952 hours to read 142,800 pages, reading 10 hours a day, would come to 95 days, or about 3 months.

On the high end it would take 161,890 hours to read 24,276,000 pages, reading 10 hours a day, would come to 1,619 days or about 54 months — 4 1/2 years.

4 1/2 years is longer than Snowden is reported to have worked for Dell and Booz Allen as contractor to NSA.

It is unlikely Snowden would have examined 24 million pages.

More likely Snowden used a program to quickly analyze large data collections and rank intelligence actionability in the NSA manner. Glenn Greenwald told Buzzfeed that the documents had been beautifully organized, “almost to a scary degree.” As if prepared with a purposeful program for analyzing and data sharing with avid customers.

There are information security programs which compartmentalize data for multiple levels of security and access as well as controls for the distribution and timing of release. These are used to manage classified data handling among a variety of personnel and agencies with varying clearances.

It could be that Snowden remains in control of his material’s release by way of programmed implants in the material for access and timing although the material is physically distant from him. This too is conventional security practice.

These practices would be characteristic of a seasoned security person who could not be certain of media outlets’ long-term behavior, their transmission and storage security, their theft and spying prevention capabilities, their susceptiblity to coercion or persuasion by officials or by inducements to betray him to protect themselves.

Events have shown that these meticulous security measures would have been and remain appropriate.

It also allows Snowden to remain in charge of any negotiations for return of the material, for accurate accounting of the material’s scope, retention, distribution and release, and for assuring his safety without relying on the fickle fingers of fate of informants and turncoats which have beckoned the all-too-trusting to long-term imprisonment.

As an aside, another way to surmise what Snowden allegedly had on four laptops is by file size. Cryptome’s 70,000 files comes to about 17GB, or an average of 243KB per file. Using that as a guide to Snowden’s files, the total size ranges from 2.43GB for 10,000 files to 413GB for 1,700,00 files. On the high end that’s about 103GB per laptop. No problem, laptops with 100GB-250GB disks are common.

TEKNİK TAKİP : NSA, Snowden’dan belgeleri geri istedi

ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper, eski Amerikan istihbarat çalışanı Edward Snowden’a elindeki belgeleri geri gönderme çağrısında bulundu.

ABD’li istihbarat yetkililerinin Ulusal Güvenlik Kurumu (NSA)’nın izleme faaliyetlerini ifşa eden Edward Snowden’a tepkisi sürüyor.

Son olarak Senato İstihbarat Komitesi’ndeki küresel güvenlik tehditleri üzerine yıllık bilgilendirme toplantısında konuşan Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper, Snowden’ı ABD ulusal güvenliğini riske atmakla suçladı. Snowden’ın kendisini savaşın galibi gördüğünü ve görevini sona erdirdiği düşüncesinde olduğunu dile getiren Clapper, “Eğer öyleyse ona ve suç ortaklarına çaldıkları ifşa edilmemiş dökümanları ABD güvenliğini daha fazla riske atmadan geri göndermeleri çağrısında bulunuyorum” dedi.

ABD yönetimi Snowden’ı ulusal güvenlik adına ‘büyük tehdit’ olarak görüyor. Üst düzey istihbarat yetkilileri Snowden’ın elinde yaklaşık 1,7 milyon belgenin olduğunu tahmin ediyor. Snowden’ın ifşa ettiği belgelerde ABD’nin aralarında Almanya ve Brezilya’nın da olduğu 35 ülke liderini dinlediği ortaya çıkmıştı. Büyük tepkilere yol açan dinleme skandalları sonrası ABD Başkanı Barack Obama, NSA’in dinleme faaliyetlerine yönelik uygulamaların değiştirileceği sözünü vermişti.

TEKNİK TAKİP : ABD, Snowden’i öldürmek mi istiyor ? /// UMARIZ MK ULTRA PROJESİNİ DEŞİFRE ETME DEN ÖLDÜRÜLMEZ ///

ABD istihbarat birimleri Snowden’i tehdit ediyor.

Washington yönetiminin vatana ihanetle suçladığı Edward Snowden, ABD’nin İngiltere, Avustralya ve Kanada gibi işbirlikçileriyle küresel ağ oluşturup telefonları dinlediğini ve interneti gözetlediğini ortaya koyan belgeler sızdırmıştı.

Snowden’ın ifşasıyla Almanya Başbakanı Angela Merkel’in telefonunun bile dinlendiğinin ortaya çıkması gerginliğe neden olmuş, bazı Avrupa ülkeleri Washington’dan yeni bir istihbarat anlaşması talep etmişti. Edward Snowden’ın 1,7 milyon gizli belgeye erişerek ABD tarihinin en büyük istihbarat hırsızlığına imza attığı kaydedilmişti. Şimdi ise ABD istihbarat birimleri "tarihin en büyük haini" olarak adlandırdıkları 30 yaşındaki köstebeği öldürmek istiyor.

NSA analistlerinden biri, "Bir Amerikalı öldürmek suç olmasaydı bizzat gidip onu öldürürdüm. Pek çok arkadaşım da aynı şeyi yapmak istiyor" derken, bir Pentagon yetkilisi de, "Onun kafasına kurşun sıkmayı çok isterdim. İnsanları öldürmekten zevk almıyorum. Fakat Amerikan tarihinin en büyük hainiyle karşı karşıyayız" şeklinde konuştu. Habere göre devlete çalışan savunma şirketleri her gün Snowden’in ismini küfürlerle duyuyor ve "Onu yargılayıp asmalıyız" şeklinde tepkilere dönüşmüş durumda.

TEKNİK TAKİP : Edward Snowden, Obama’nın istihbarat konuşmasına cevap verecek

CIA eski görevlisi Edward Snowden, ABD Başkanı Barack Obama’nın istihbarat kurumu faaliyetlerine ilişkin konuşmasına cevaben, önümüzdeki hafta bir açıklama yapacak. Haberi, cuma günü CNN televizyonunda Wikileaks kurucusu Julian Assange verdi.

Assange konuşmasında ”Başkan Obama konuya 45 dakika ayırdığı için bugün Snowden’in çok mutlu olduğunu düşünüyorum” dedi.

Edward Snowden’in savunması Avukat Anatoliy Kuçerena, vatandaşların özel hayatlarına istihbaratın müdahalesini sınırlandırma gerekliliği konusunda ABD Başkanı tarafından yapılan açıklamanın müvekkilini haklı çıkardığını ifade etti.

Cuma günü İnterfaks ajansına konuşan Kuçerena, “Aslında insan hakları ihlal edilerek Amerikan istihbaratı tarafından özel hayata sınırsız bir şekilde saldırıldığını, bugünkü konuşmasıyla Başkan Obama itiraf etmiş oldu” dedi.

Avukat ayrıca, Amerikan Başkanı’nın olaya bugünkü yaklaşımı çerçevesinde “telefon görüşmelerinin ve yazışmalarının izlenmesinden insanların duyduğu kaygıyı idrak etmiş ve benimsemiş” olmasına sevindiğini belirtti.

TEKNİK TAKİP : Edward Snowden’in elinde daha fazla İsrail sırları var

ABD-İsrail ilişkileri üzerine birçok gizli belgeyi ifşa eden Edward Snowden’in İsrail’le ilgili daha fazla sırra sahip olduğu açıklandı

Eski ABD istihbarat örgütü çalışanı Edward Snowden’in elinde İsrail’le ilgili çok daha fazla sır olduğu bildirildi. Dünyanın dikkatini sızdırılmış belgelere çeken ilk isim olan Guardian muhabiri gazeteci Glenn Greenwald, bir İsrail televizyonu ile yaptığı röportajda, İsrail’le ilgili daha fazla sır olup olmadığı sorusuna şu cevabı verdi:

"Evet. Henüz yayınlanmadığı için herhangi bir konuda ipucu vermek istemiyorum, ama geride çok sayıda önemli hikayeler olduğu kesin. Biz sadece yedi ay boyunca bu belgeleri inceledik, hacmi ve karmaşıklığı göz önüne alındığında, çok uzun bir zaman değil. Kesinlikle İsrail’i ve Ortadoğu’yu içeren hikayeler var. Haberler aynı hızda devam edecek."

Geçen yıl Snowden tarafından ortaya dökülen iddiaları arasında ABD Ulusal Güvenlik Ajansı ve İngiliz iç istihbaratı GCHQ’nun İsrail Başbakanı Ehud Olmert’i ve üst düzey savunma yetkililerini izlediğine dair bilgiler yer almıştı. İsrail ifşaatleri büyük oranda görmezden gelmeyi seçerken, Başbakan Benjamin Netanyahu "müttefikler arasında yapılmaması gereken şeyler olduğunu" söylemekle yetindi.

Çok sayıda İsrailli kabine üyesi ve milletvekilleri ise, ifşaatlerin, ABD’de casusluk nedeniyle hapiste olan İsrail ajanı Jonathan Pollard’ın serbest kalması adına Washington’a baskı için bir fırsat olduğunu söyledi. Eski ABD Deniz Kuvvetleri istihbarat analisti Pollard, İsrail için casusluk yaptığı gerekçesiyle 1987 yılında ömür boyu hapse mahkûm edilmişti.

/// ÖNEMLİ /// – ABD VE İNGİLTERE – NSA ANALİSTİ EDWARD SNOWDEN’DAKİ MK ULTRA GİZLİ BELG ELERİNİ İMHA MI ETTİRDİ ?? ///

İngiltere‘nin devlet sırrı mücadelesi

2004’te Milli Güvenlik Kurulu`nda alınan kararların Taraf gazetesi aracılığıyla ortaya çıkarılması uzun süre Türk basınında yer aldı. Gelinen bu noktada “gizli belge” ve “devlet sırrı” tartışmaları ise gündemi bir hayli meşgul etti.

Öyle ki Başbakanlık ve Milli İstihbarat Teşkilatı ortak bir şikayette bulunarak Taraf gazetesine dava açtı. Yaşananların ardından ulusal ve uluslararası basın camiası Taraf gazetesine karşı açılan bu davanın Türkiye’de basın özgürlüğünü tehdit ettiği ve gizli belgelerin ortaya çıkarılmasının engellenmesinin basına karşı bir sansür girişimi olduğu üzerinde durarak Türk hükümetine ve MİT’e yüklendi. Rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun hemen ardından savcılığın elinde bulunan belgelerin yasa dışı bir şekilde basına sızması ise tartışmaları daha da alevlendirdi.

Devlete ve bazı kurum ve kuruluşlara ait gizli belgelerin basın kuruluşları tarafından ifşa edilmesi dünyanın değişik ülkelerinde de yaşandı. Bunlardan biri ise ABD Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) eski analisti Edward Snowden, ABD’deki istihbarat servislerinin telefon kayıtlarını ve internet faaliyetleri İngiliz The Guardian ve ABD’de yayın yapan Washington Post gazetesi aracılığıyla medyaya sızdırarak dünya kamuoyunda şok etkisi yaratmıştı.

İngiliz hükümeti ABD’nin baskısıyla birlikte The Guardian gazetesini tehdit ederek belgelerin ortadan kaldırılmasını ya da kendilerine teslim edilmesini istedi. Ardından The Guardian gazetesi ise elindeki CD`leri Ulusal Güvenlik Birimlerinin gözetimi altında yok ederek fotoğraflarını kamuoyuyla paylaştı.
Geçtiğimiz günlerde BBC’nin Londra’daki parlamento muhabiri Robin Brant ve The Guardian gazetesinin iç haberler editörü Mark Townsend’ı ziyaret ettim. Edward Snowden hakkında kendilerine sorular sordum.

BBC’nin politika muhabiri Robin Brant ve The Guardian gazetesinin iç haberler editörü Mark Townsend’a "Bu belgelerin sadece yüzde 1’i açıklanmışken geriye kalan belgeleri Ulusal Güvenlik Birimi gözetiminde yok edildi. Bu durum İngiltere’de basına karşı uygulanmış bir sansür değil mi? Basın özgürlüğü burada zarar görmüyor mu?" diye sordum. Aldığım cevap ise "Belgeler ulusal güvenliği tehdit ettiği için kaldırılmak zorunda kalındı" oldu. Mark Townsend’a "Yayınlamadığınız belgelerin hepsi yani yüzde 99’u da mı ulusal güvenliği tehdit ediyordu?" diye sorduğumda ise "Konuyla ilgili pek bir bilgim yok. Konuya tepedekiler daha hâkim" dedi.

Robin Brant ve Mark Townsend, Ingiltere’nin devlet sırrı kanununu dikkate alarak gizli belgeleri ortadan kaldırıldığını söyledi. 1911 yılında hazırlanan devlet sırrı kanununun (Official Secrets Act 1911) 1. maddesi gereğince, "Her kim devletin güvenliği veya menfaatine zarar verebilecek olup da, doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak düşmana yararlı olan ya da olabilecek ya da olma ihtimali olan belgeleri elde eder, açıklar veya herhangi gizli bir şifre veya parola veya kroki, plan, model, not ya da belgeleri başkalarına iletir veya yayarsa maksimum 14 yıl hapis cezası ile cezalandırılır" hükmüne yer verilmiş. Türkiye’de ise Turk Ceza Kanununun 329 maddesinin 1 fıkrasına göre "Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir" deniliyor. Her iki ülkenin devlet sırrını ifşa edenlere yönelik yaptırımının hemen hemen aynı olduğu görülüyor.

Ancak sonuçları itibariyle Ingiltere ve Türkiye’de yaşanan gelişmeleri karsılaştırırsak İngiltere hükümetinin The Guardian gazetesine yaptığının aynısını,Türkiye MİT’i devreye sokarak Taraf gazetesinden belgeleri ortadan kaldırmasını isteyerek yapsa sizce ne olur?

SURVEILLANCE : Edward Snowden broadcasts Channel 4’s alternative Christmas Day message

NSA whistleblower records message from Russia, filmed by Laura Poitras, warning of the dangers of a loss of privacy

Edward Snowden says: ‘A child born today will grow up with no conception of privacy at all.’ Photograph: Glenn Greenwald and Laura Poitras/AP/The Guardian

Edward Snowden, the whistleblower who prompted a worldwide debate when he leaked a cache of top secret documents about US and UK spying, has recorded a Christmas Day television message in which he calls for an end to the mass surveillance revealed by his disclosures.

The short film was recorded for Channel 4, which has 20-year history of providing unusual but relevant figures as an alternative to the Queen’s Christmas message shown by other UK broadcasters. It will be Snowden’s first television appearance since arriving in Moscow.

The address, broadcast at 4.15pm on Christmas Day, was filmed in Russia – where Snowden is living after being granted temporary asylum – by Laura Poitras, a film-maker who has closely collaborated with him on the NSA stories.

Snowden said George Orwell "warned us of the danger of this kind of information" in his dystopian novel, 1984.

Snowden said: "The types of collection in the book – microphones and video cameras, TVs that watch us – are nothing compared to what we have available today. We have sensors in our pockets that track us everywhere we go. Think about what this means for the privacy of the average person.

"A child born today will grow up with no conception of privacy at all. They’ll never know what it means to have a private moment to themselves an unrecorded, unanalysed thought. And that’s a problem because privacy matters; privacy is what allows us to determine who we are and who we want to be."

Snowden notes the political changes that have taken place since his leaked the cache documents to newspapers including the Guardian. He highlights a review of the NSA’s power that recommended it be no longer permitted to collect phone records in bulk or undermine internet security, findings endorsed in part by Barack Obama, and a federal judge’s ruling that bulk phone record collection is likely to violate the US constitution.

Snowden says: "The conversation occurring today will determine the amount of trust we can place both in the technology that surrounds us and the government that regulates it. Together we can find a better balance, end mass surveillance and remind the government that if it really wants to know how we feel, asking is always cheaper than spying."

The latter comment echoes a sentiment expressed by Snowden during a series of interviews in Moscow with the Washington Post, another paper that has carried revelations based on documents leaked by him. In this, Snowden said the effect of his actions had meant that "the mission’s already accomplished".

In the newspaper interview, he added: "I already won. As soon as the journalists were able to work, everything that I had been trying to do was validated. Because, remember, I didn’t want to change society. I wanted to give society a chance to determine if it should change itself.

"All I wanted was for the public to be able to have a say in how they are governed."

The alternative Christmas message, a counterpoint to the traditional festive broadcast by the Queen, began in 1993 with a broadcast from the writer and gay activist Quentin Crisp. Other notable participants include Iran’s then-president, Mahmoud Ahmadinejad, in 2008, and a team of midwives two years later.

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: