Etiket arşivi: darbe girişimi

PARALEL DEVLET DOSYASI /// CEM KÜÇÜK : Darbe girişimi başarısız olursa başa geleceklerden kaçama zsın

Cem küçük’ten okunması gereken yazı…

27 Mayıs darbesinin başarıya ulaşmadığını düşünen Albay Talat Aydemir arkadaşlarıyla beraber yeni bir cunta hazırlığına başlar. Aydemir ve arkadaşları yeni bir ihtilal yapıp Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, Başbakan İsmet İnönü’yü devirmenin hesaplarını yaparlar. 22 Şubat 1962’de Binbaşı Fethi Gürcan’ın gayretleriyle Cumhurbaşkanlığı Köşkü kuşatılır. O gece Gürsel, İnönü ve bazı bakanlar Çankaya’da ablukaya alınır. İnönü, Gürcan’a haber gönderir. Köşk’ten çıkmalarına müsaade edilip edilmeyeceğini sorar. Gürcan, ‘İhtilal gerçekleşti, koruma altındasınız’ dese her şey Talat Aydemir ve arkadaşları başarıya ulaşacaktır. Gürcan, Aydemir’e, ‘Ne yapalım?’ diye sorar. Aydemir, ‘Bırak gitsinler’ cevabını verir. Her şey bu tarihten itibaren devletin lehine döner. İsmet İnönü’nün Çankaya Köşkü’nden çıkarken Fethi Gürcan’a, ‘Talat’a söyle, şimdi kaybetti’ dediği kulaktan kulağa yayılır.

Eskiden darbeler tankla tüfekle yapılırdı. Zamanla darbeler de dönüşüme uğradı. Post modernden dost moderne yepyeni kavramlar hayatımıza girdi. Kelimeler bile anlamlarını kaybettiler. 17 ve 25 Aralık darbe girişimleri başarılı olsaydı muhtemelen şu anda başka şeyler konuşuyor olacaktık. Emniyet-yargı cuntası istediğini alamadı. Nisan ayından itibaren bakanları atayacaklarını düşünenler, anahtar teslim devleti ele geçireceklerinin hesabını yapan paralel yapı şu anda hayal kırıklığına uğramış durumda. İmamlar toplantı üstüne toplantı yapıyorlar.

Artık bu cunta için sonun başlangıcına gelmiş durumdayız. Emirlerindeki polis, yargı mensupları ya da kamuda çalışan üyelerine ‘Sakin olun, yine gücü ele geçireceğiz’ telkinleri yapılıyor ama iş işten geçti. Öte yandan 15 Şubat’ta yeni bir tezgâhın içinde olduklarını sosyal medyadaki sahte hesaplarla dile getiriyorlar. Artık bu saatten sonra bir şey elde edecekleri yok. Sadece akıllarınca korku yayıyorlar.

Devletin elindeki enstrümanlar her zaman daha çoktur. Yakın zamanda başlayacak casusluk soruşturmasıyla bu illegal yapının bütün kirli işleri birer birer deşifre olacak. Başbakanlık Teftiş Kurulu (BTK) nihai raporunu Erdoğan’a sundu ve savcılığa iletti. Raporu inceleyen savcılar casusluk üzerinde soruşturmalarını devam ettiriyorlar. Şubat 2012’de Başbakan Erdoğan’ın evinde ve dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in ofisinde dinleme cihazları bulunmuştu. Kalemden bile küçük cihazları devletin en tepesindeki isimlerin odalarına koyanlar uluslararası bazı istihbarat teşkilatlarıyla da bağlantı içindeler. Yani açıkça vatana ihanet suçu işliyorlar. Bu cihazları yerleştirenin ismi ve hangi abisinden emir aldığı bile belli. Bu cihazların ne kadar süreyle odalarda kaldığı TÜBİTAK’tan alınan raporla teyit edildi. Sadece elde edilen dinleme verilerinin nereye ya da kimlere aktarıldığı bilinmiyor.

Savcılık yakın bir zamanda böceği koyduğu BTK’da yazılı olan kişinin ifadesini alacak. Sonra soruşturmanın genişleyip genişleyemeyeceği belli olacak. Şahsi fikrim genişleyeceği yönünde. 7 Şubat’ta Hakan Fidan’ı devirip polis içinden kendi adamını MİT’in başına getirmek isteyen cunta zaten dinlemenin baş faili durumunda. Bu cuntaya kimlerden talimat gittiği biliniyor. İhbar mektupları da bu bilgileri doğruluyor.

Burada bir nokta daha var: MİT’in Türkmenlere yardım götüren tırlarını jandarmaya ihbar ederek durdurtanlar istihbaratın içindeki paralel yapının bir kliği. Bunlar elbette emniyet ve yargıdaki cuntayla beraber çalışıyorlar. Bu süreçleri yöneten de bazı imamlar.

Medyadaki adamlarını da kullanan ve imal edilmiş haberler yaptıran cuntanın diğer bütün illegal işleri BTK raporunda var. Casusluk işini kotaranlarla 17 ve 25 Aralık darbesini örgütleyenler de aynı yapı. Hükümeti düşüreceklerinden çok emindiler ama yanıldılar. İşler istedikleri gibi gitmedi. Şimdi cunta faaliyetlerinin hesabı yargı önünde kendilerine sorulacak.

Bir ülkede darbe girişiminde bulunup başaramadığınızda bunun sonuçlarının ne olacağı herkesin malumu. Darbe başarılsaydı Humeyni gibi yurda dönmenin hesaplarını yapanlar herhalde hesaplarının tutmadığını görünce derin bir hayal kırıklığı yaşadılar. Ankara’da, Bursa’da kendilerine Beyaz Saray gibi devasa malikanelerden yaptıranlar Türkiye’ye nizam verip devleti idare edeceklerini sandılar. Onlara geçmiş olsun diyorum.

Talat Aydemir ve Fethi Gürcan başaramadıkları darbenin bedelini ödediler. Aydemir kıyamadığı İnönü tarafından tereddüt dahi edilmeden darağacına gönderildi. Aynı İnönü, Gürcan’a da acımadı. Başbakan Erdoğan kendisini devirmek isteyen ve bir ucu uluslararası bir şebekeye dayanan paralel yapıya acımayacağını ilan etmişti.

Şu anda bütün kontrol devletin elinde. Bu saatten sonra paralel yapının elindeki kasetler, şantaj dosyaları artık bir işe yaramayacaktır. 15 Şubat hayalleri ya da korkutma taktiklerinin etkisi olmayacaktır. Meşruiyet yaratma çabaları ya da AK Parti’yi kapatma hayalleri de boşa düştü. Kabak gibi ortadasınız.

Tarih ders alınırsa tekerrür etmiyor. Alınmazsa neler olduğu mevcut. Hele hele darbe gibi bir girişim başarısız olunca başa gelen çekilir.

YOLSUZLUK DOSYASI /// Radikal yazarı Oral Çalışlar, Habertürk TV’de Ece Üner’e konuk oldu : Bu bir dar be girişimidir !

Radikal yazarı Oral Çalışlar, Habertürk TV’de Ece Üner’e konuk oldu, operasyonun bir darbe operasyonu olduğu yönündeki görüşlere katıldığını belirtti.

Habertürk TV’de Ece Üner’e konuk olan Radikal Gazetesi Yazarı Oral Çalışlar bugün yaşananları değerlendirirken operasyon hakkında önemli uyarılarda bulundu.

Çalışlar, "bu işin şakası yok" dedi ve, bunun aslında halkın iradesine ipotek koyma, halkın seçtiklerinin değil, başkalarının seçtiklerinin iş başına getirilmesi için tertiplenmiş bir operasyon olduğunu altını çizdi.

İşte Oral Çalışlar’ın açıklamalarından bir bölüm:

BÜYÜK BİR SALDIRI VAR!

Büyük bir saldırı var. Biz bilmiyoruz tabi saldırının ne kadar büyük bir saldırı olduğunu. Ama şimdi yavaş yavaş görmeye başladık. Amerika’nın tutumu, büyükelçiliğin tavrı, İdris Naim Şahin’in istifası… Muhtemelen yeni istifalar da gelecektir.

BU BİR DARBE!

Hükümet tarafında bir darbe algısı var. Çok da yanlış olmadığını düşünüyorum ben bu algının. Ortaya çıkan tablodan, adım adım geliştirilen operasyonların, operasyonların arkasındaki güçlerin hareket kabiliyetlerine baktığımız zaman Türkiye ne yazık ki, iktidarların seçim yoluyla gelip gittiği bir ülke olması yolunda yeni bir sınavla yüz yüze geldi.

Erdoğan’sız bir siyaset dizayn edilmek istendiği yönündeki iddialarla uzun zamandır yüz yüzeyiz. Başbakan Erdoğan’ın olmadığı, Başbakan Erdoğan’ın tasfiye edildiği, yeni bir siyaset dizaynının yapıldığı iddialarıyla yüz yüzeydik.

İKİ SEÇENEK VAR: YA SEÇİLMİŞLER, YA ATANMIŞLAR YÖNETECEK

Bunun ben, rejim meselesi olduğunu, tercih meselesi olduğunu düşünüyorum. Ya Türkiye’yi halk idare edecek, halkın seçtiği iktidarlar idare edecek, ya da her zaman bunu kuvvet ve kumanda altında tutacak bürokrasi, polis, asker, yargı yollarıyla halkın tercihleri ipotek altına alınacak.

ŞAKASI YOK BU İŞİN!

Böyle bir noktaya geldik. Şakası yok bu işin. Tayyip Erdoğan’ın kim olduğu önemli değil. Sandık kurulmasına fırsat vermeyecek, sandığı başka türlü belirleyecek bir müdahale planlandı.

TEREDDÜT GÖSTERMENİN ZAMANI DEĞİL

Burada bence tereddüt göstermenin zamanı değil. 28 Şubat’ta bu kadar net değildim. Başından itibaren 28 Şubat’a karşı çıktım. Ama burada çok netim.

OPERASYON YASA DIŞI HALE DÖNÜŞTÜ

Seçilmiş iradenin çeşitli illegal yollarla ipotek altına alınmak istendiği bir dönemden geçiyoruz. Ben artık bu operasyon işinin yasadışı hale dönüştüğüne inanıyorum.

Kanunlara uygun olabilir veya kanunlar çerçevesinde yapılabilir ama gayri meşru olduğunu düşünüyorum. Yani siyasi iradenin ipotek altına alınması ve yeni baştan, bizim seçtiklerimizin değil, başkalarının seçtiklerinin yöneteceği bir Türkiye kurma projesi diyorum ben buna. Bu proje uygulamaya konulmak isteniyor.

HALK BUNA NASIL CEVAP VERECEK?

Buna bakalım Türkiye nasıl cevap verecek? AK Parti, Başbakan, toplum buna nasıl cevap verecek? Ama ciddi bir altüst oluşa girdiğimiz ve burada her türlü yöntemin kullanılacağı görülüyor. Ben önümüzdeki günlerin çok daha sert geçeceğini düşünüyorum

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: