YOLSUZLUK DOSYASI : Yolsuzluğa dünyada sıfır tolerans

Yolsuzlukla mücadele sadece AB’nin gündeminde değil. Dünyanın yeni ekonomik güçlerinden Çin de yolsuzluğa karşı ‘sıfır tolerans’ prensibini hayata geçirdi. İran ve Uruguay’da da gündem yolsuzlukların ortaya çıkarılması.

Şeffaf yönetimiyle dikkat çeken Avrupa Birliği (AB), yolsuzlukla mücadelede sert önlemler alıyor. Vergi kaçırmanın cezasının adam öldürmeyle eş tutulduğu AB ülkelerinde, yolsuzluğa bulaşan kişi görevine bakılmaksızın yargı karşısına çıkarılıyor. Hakkında yolsuzluk söylentileri olan politikacılar, yargıya hesap vermeden önce istifa yolunu seçiyor. Politikanın ‘hizmet’ amaçlı görüldüğü AB’de, toplum da yolsuzluklara müsamaha göstermiyor. 27 üye ülkede gerçekleştirilen Eurobarometre araştırmasında AB vatandaşlarının yüzde 74’ü yolsuzluğu en büyük problem olarak görüyor. En çok yolsuzluk yaptığına inanılanların başında siyasetçilerin gelmesinden dolayı, onlarla ilgili en küçük bir yolsuzluk iddiası bile dikkatle takip ediliyor. Yolsuzlukla mücadele sadece AB’nin gündeminde de değil. Dünyanın yeni ekonomik güçlerinden Çin de yolsuzluğa karşı ‘sıfır tolerans’ prensibini hayata geçirdi. İşte son dönemde dünyada dikkat çeken yolsuzluk operasyonları:

Sarkozy’nin eski İçişleri Bakanı’na gözaltı: Fransa’da eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy döneminin İçişleri Bakanı Claude Gueant ve aynı dönemde Emniyet Genel Müdürlüğü yapan Michel Gaudin gözaltına alındı. Gueant’ın İçişleri Bakanlığı Kabine Direktörü olduğu 2002-2004 yıllarını kapsayan soruşturmada savcılık, kamu kaynaklarının zarara uğratıldığını ve pirimlerde usulsüzlük kaydedildiğini vurguladı. Soruşturma, haziranda Fransız polisinin Gueant’ın evinde 20 bin avro peşin parayla yapılmış harcama delilleri bulması üzerine başlamıştı. Michel Gaudin ise Paris’e bağlı Nanterre’de bulunan adli polis merkezinde, yolsuzluk ve vergilerin kötüye kullanılması iddiaları ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında sorgulandı.

İspanya’da iktidar partisine baskın, kralın damadı sanık: Avrupa’da en ses getiren yolsuzluk soruşturması İspanya’dakiydi. İktidardaki Halk Partisi (PP) genel merkezini basan polis 14 saat boyunca arama yaptı. Başbakan Mariano Rajoy ise mahkemelerin verdiği karara “mutlak saygı” duyduğunu belirtti ve partisine de soruşturma için gereken tüm kolaylığın gösterilmesi talimatını verdi. Polis, basılan binanın 2005-2011 yılları arasındaki tadilatında yapıldığı iddia edilen kayıt dışı ödemelere dair evrak aradı. AB Zirvesi için Brüksel’de bulunduğu sırada partisinin merkezi basılan Rajoy, kendilerinden emin olduklarını ve soruşturmanın sonucundan endişe duymadığını açıkladı. Rajoy’un sözlerini Türkiye’de birinci sayfadan veren bir gazete için Başbakan Erdoğan “Haddini bil!” çıkışını yaptı. Direkt Rajov’un şahsıyla ilgili olmayan soruşturmadaki iddialara göre PP’nin eski mali işler sorumlusu Luis Barcenas, müteahhitlerin partiye ‘bağış’ olarak verdiği milyonlarca avroyu parti liderlerinin zimmetine geçirmesine yardımcı oldu. Rajoy ve diğer üst düzey yetkililer, yolsuzluk suçlamalarını reddederken, tutuklu yargılanan Barcenas’ın alınan rüşvetlerle gizli bir fon oluşturduğu ve İsviçre bankalarında 48 milyon avro parası bulunduğu iddia ediliyor.

İspanya’yı sarsan ikinci yolsuzluk soruşturmasının adresinde ise Kral Juan Carlos’un damadı İnaki Urdangarin vardı. Damat hakkında 23 yıl hapis cezası istendi. Kralın ortanca kızı Prenses Cristina ile evli olan Urdangarin ile ortağı Diego Torres için kamu malını zimmetine geçirme, kötüye kullanma, dolandırıcılık ve evrakta sahtekârlık gibi 6 ayrı suçtan sırasıyla 23 ve 19 sene hapis cezası talep edildi. Aynı zamanda Palma Dükü olan Urdangarin’in, yöneticiliğini yaptığı Noos Enstitüsü adlı kâr amaçlı olmayan bir vakıf aracılığıyla 6 milyon avro yolsuzluk yaptığı iddia ediliyor. Mahkeme, Urdangarin adına kayıtlı 16 mülke de el koymuştu. İnaki Urdangarin, 8 Mart’ta sanık olarak hâkim karşısına çıkacak.

Uruguay’da ekonomi bakanı istifa etti: Uruguay Ekonomi Bakanı Fernando Lorenzo, devlet tarafından işletilen havayolları şirketi Pluna’nın geçen seneki satış ihalesinde usulsüzlük yapmakla suçlanması sonucu istifa etti. Lorenzo, istifa kararını mahkemenin önüne bakan olarak değil, sıradan bir vatandaş olarak çıkmak için aldığını söylerken; Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujika, siyasi yoldaşı ve yakın çalışma arkadaşının parlak bir geçmişi olmasına rağmen yargının önünü açmak için kendi isteğiyle istifa ettiğini bildirdi. Mujika, Lorenzo’nun ahlaki bir davranış sergilediğini kaydederek “Mahkemeden masumiyet kararı çıkana kadar bakan arkadaşımızla hükümetimizin ilişkileri sona ermiştir.” açıklaması yaptı.

Çin yolsuzluğa savaş açtı: Dünyanın yeni ekonomik güçlerinden biri olan Çin, yolsuzlukla mücadelede sert önlemler alıyor. Martta göreve geldiğinde yolsuzlukla mücadele gündemini birinci sıraya koyan ve bunu önümüzdeki 10 yılda en büyük millî hedef olarak belirleyen Cumhurbaşkanı Xi Jinping, “sıfır müsamaha’” sloganıyla yolsuzlukların üzerine kararlılıkla gidiyor. Bu kararlılıkta ilk görevden alınan isim, Kamu Güvenliği Bakanı Yardımcısı Li Dongsheng oldu. Hakkında bir süredir inceleme yapılan Li, “şüpheli ciddi disiplin ihlalleri” nedeniyle görevinden alındı. Çin yönetimi yolsuzlukla mücadelede amacına ulaşmak için 5 yıllık bir plan yayımladı ve buna göre rüşvet cezalarının artırılması ve yolsuzluk soruşturmalarının daha ciddi yürütülmesi istendi.

Kamu Güvenliği Bakan Yardımcısı Li Dongsheng’in görevden alınmasından sonra Çin yönetimi, resmî görevlilere yeni sınırlamalar getirdi. Çin Komünist Partisi (ÇKP), topluma nüfuz etmiş yolsuzluğu engellemek amacıyla resmî görevlilerin, yasa dışı görüşme ve bağlantılara ev sahipliği yapan özel kulüplere üyeliğini ve ziyaretini yasakladı. Çinli liderler, ülkeyi ve ÇKP’yi çökertecek en büyük etkenin yolsuzluk olduğunu belirterek Çin’de hızlıca çoğalan ve görünürde toplanma ve sosyalleşme için yer sunan özel kulüpleri mercek altına aldı. ÇKP Disiplin Denetim Merkez Komisyonu, söz konusu kulüplere gidenlerin, sert cezalara maruz kalacaklarını duyurdu. Bazı parti görevlilerinin özel kulüpleri sık sık ziyaret ettiğini belirleyen komisyon, bunun parti, politik çalışma düzeni ve sosyal etik üzerinde ciddi negatif etkisi olduğunu vurguladı.

Zencani’ye yolsuzluktan gözaltı: Türkiye’yi sarsan 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun kilit ismi Reza Zarrab’ın arkasındaki kişi olduğu iddia edilen İranlı ünlü iş adamı Babek Zencani ülkesinde gözaltına alındı. Gözaltına gerekçe olarak Tahran’a yönelik yaptırımlar sonucu Zencani’nin İran petrollerini karaborsada satışından elde ettiği parayı kendisine saklaması olarak gösterdi. İran’da bir grup milletvekili geçen günlerde 13,8 milyar dolarlık şahsi servetiyle ülkenin en zengin iş adamlarından biri olan Zencani hakkında yolsuzluktan soruşturma açılmasını talep etmişti. İran’ın yarı resmî Mehr Haber Ajansı, Zarrab’ın ‘Reisim’ dediği Zencani’nin büyük ihtimalle Merkez Bankası ve Petrol Bakanlığı’na olan borcunu ödememesi ve evrakta sahtecilik suçlamalarından dolayı gözaltına alındığını yazdı. Zencani’nin sattığı petrol karşılığı devlete 2 milyar avro borcu olduğu ve bunu ödemediği ifade edilmişti. Zencani’nin İran’a uygulanan petrol ambargosunu delmek için eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad’ın oluşturduğu imtiyazlı iş adamları heyetinde olduğu ifade ediliyor. Zencani’nin adı, Avrupa Birliği ve ABD’nin “kara listesinde” bulunuyor. Onur Air havayolu şirketinin ortağı olan Zencani’nin Türkiye’de Kont Kozmetik adlı bir şirketi de var. Ayrıca Zencani, Kont Grup bünyesinde İstanbul merkezli hava yolculuğu, petrol ve banka şirketine de sahip. İran Cumhurbaşkanı Ruhani, göreve gelir gelmez yolsuzlukların üzerine gideceğini açıklamıştı.

Yunanistan’da rüşvet parası geri ödendi: Yunanistan’da Savunma Bakanlığı’nın eski Silahlanma Genel Müdür Vekili Antonis Kantas, silahlanma programları karşılığında yolsuzluk ve rüşvetten temin ettiği 9 milyon avroyu Merkez Bankası’na iade etti. Ülkede böyle bir durumla ilk defa karşılaşılırken Kantas, silah ihaleleri karşılığında aldığı toplam 16 milyon avro rüşvetin kalan kısmını da önümüzdeki günlerde geri ödeyeceğini duyurdu. Yunanistan’da 1990 ve 2000’li yıllarda 12 silahlanma ihalesine fesat kırıştırıldığı tespit edilmiş, tutuklanan Kantas’ın ifadesi sonrası en az 17 kişinin rüşvet, kara para ve yolsuzluk ile ilişkili oldukları tespit edilmişti. Aralarında iki eski savunma bakanı, bürokrat, eski hava ve kara kuvvetleri komutanları dâhil 10 üst düzey ordu mensubu ve iş adamının adının da karıştığı çok sayıda kişi, yargıya hesap verecek. Gözaltına alınanlar arasında Alman silah şirketi WEGMANN’ın Yunanistan temsilcisi Dimitris Papahristos’un da olmasıyla Almanya’da da soruşturma açılması gündeme geldi. Papahristos’un, 150 milyon avro tutarındaki topçu sistemlerinin WEGMANN’a verilmesi için Kantas’a 750 bin avro rüşvet verdiği iddia ediliyor. Alman savcılığı, konuyla ilgili inceleme başlatırken iddiaları değerlendirdikten sonra soruşturma açılıp açılmayacağına karar verecek.

Eski Romanya başbakanı rüşvetten hapse girdi: Eski Romanya Başbakanı Adrian Nastase, rüşvet alma iddiasıyla yargılandığı davada 4 yıl hapse mahkûm edildi. Yüksek Temyiz Mahkemesi, 2000-2004 yıllarında başbakanlık yapan Nastase’nin, Irina Jianu adlı girişimciden 630 bin avroluk Çin menşeli inşaat malzemesi ve mobilya aldığını, karşılığında da Jianu’yu Millî Yapı Denetim Kurulu’nun başına getirdiğini tespit etti. Mahkeme, 4 yıllık mahkûmiyete ek olarak Nastase’yi, 5 yıl boyunca seçme, seçilme ve her türlü memuriyet haklarından menetti. Eski başbakanın eşi Dana Nastase de suç ortaklığı yapmaktan üç yıl tecilli hapis cezasına çarptırıldı. Nastase çifti ayrıca devlete 400 bin avro ödemeye mahkûm edildi. Mahkeme kararının siyasî olduğunu iddia eoer eski başbakan, başkent Bükreş’teki Rahova Cezaevi’ne konuldu. Rüşveti veren iş kadını da hâlen cezaevinde. Ülkede komünizm sonrası dönemde hapse giren ilk başbakan olan Nastase, bir başka yolsuzluk davasından hüküm giymiş, 9 ay cezaevinde kaldıktan sonra iyi hâlden tahliye olmuştu.

İngiltere’de eski bakana sahte faturadan hapis: İngiltere’de eski Avrupa Bakanı Denis MacShane, sahte harcama beyanı vermek suçundan 6 ay hapse mahkûm edildi. Tony Blair kabinesinde üç yıl bakanlık yapan MacShane’in, 2005-2008 yıllarında ‘araştırma ve tercüme’ hizmetleri aldığına dair verdiği 19 faturanın gerçek dışı olduğu belirlendi. Söz konusu faturaların tutarı ise 13 bin sterlin (yaklaşık 44 bin 500 TL) civarında. 65 yaşındaki MacShane, 2009’da Telegraph gazetesinin ortaya çıkardığı usulsüz harcama skandalında hapis cezasına çarptırılan beşinci milletvekili oldu. Oxford mezunu MacShane, harcamalarına dair hakkında meclis soruşturması başlatılmasının ardından Kasım 2012’de milletvekilliğinden istifa etmişti.

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: