ERGENEKON DAVASI : Ergenekon’u aklama arayışları

AK Parti, yolsuzluk operasyonlarından sonra ilginç bir adım attı. Önce Başbakan’ın danışmanı Yalçın Akdoğan ‘orduya kumpas kurulduğunu’ iddia etti. İddiayı sahiplenen Başbakan, partisinin müdahil olduğu Ergenekon davalarında yeniden yargılama arayışına girdi. Hem de ‘Ergenekon avukatları’yla.

Ergenekon ve Balyoz başta, son 6 yılda görülen davalar Türkiye’de derin devlet, askerî vesayet ve darbeciliği bitirmeye yönelik en ciddi adımlardı. 50-60 yıllık geçmişe sahip karanlık yapının son temsilcileri yargılanıp hukuk önünde hesap verdi. Yargılama konuları ise, hemen hepsi AK Parti döneminde hazırlanmış darbe planları ya da hayata geçirilmiş karanlık eylem ve cinayetlerdi. Ve Türkiye’de ilk kez büyük ve ciddi bir ‘derin devlet’ yargılaması yapıldı. Şimdi AK Partili bakan ve çocuklarının isminin karıştığı yolsuzluk soruşturmalarından hemen sonra Ergenekon ve Balyoz davalarında yeniden yargılama gündeme getirildi. Başbakan Tayyip Erdoğan, bu davaların tekrar görülmesi için Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ile görüşerek taktik aldı. Feyzioğlu, Silivri ile Adalet Bakanlığı arasında mekik dokumaya başladı. Bu sırada devreye 2007’deki 367 krizinin mimarı eski Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu girdi. O, yeniden yargılama yerine dosyaların doğrudan Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na götürülüp sanıkların salıverilmesi gerektiğine işaret ediyor. Yani yıllardır illegal yollar ve baskılarla Ergenekon ve Balyoz sanıklarını kurtaramayanlar bugün hükümet işbirliği ile ‘derin devleti’ aklama formüllerinin peşine düştü.

Önce Ergenekon sanıkları ve destekçileri kamuoyunu “Ergenekon’un olmadığına” ikna etmeye çalıştı ama bu doğru değildi. Yıllardır JİTEM’İ, cinayetleri ve darbeleriyle gerçek bir derin devlet vardı ve kendine ‘Ergenekon’ adını vermişti. Şimdi ise iktidar, insanları ‘gerçek bir Ergenekon yargılaması’ olmadığına inandırarak ‘yeniden yargılama’ istiyor. Fakat bu da doğru değil, çünkü Silivri’de gerçek bir yargılama yapıldı. Haziran 2007’de Ümraniye’de 27 el bombası bulunmasıyla başlayan süreçte yargı, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) düzenlemelerine göre hareket etti. Delilden sanığa gidilerek Ergenekon örgütü ortaya çıkarıldı. CMK 250 ile kurulmuş mahkemelerde davalar görüldü. Yargılamada ana suç ‘darbe teşebbüsü’ ve ‘terör örgütü kurmak’ olduğu için sanıklar Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamında da yargılandı. Hükümet, bu davaların sona ermesine yakın Temmuz 2012’de CMK 250 ile kurulmuş mahkemeleri kaldırdı. Çok sayıda süren dava vardı ve bunların akıbeti büyük sorundu.

Binlerce sayfadan oluşan dosyalar başka mahkemelere gitse, yargılama içinden çıkılamaz hâle gelecek, hem sanıkların mağduriyeti hem de davaların içinin boşalması tehlikesi gündeme gelecekti. Bu sebeple, CMK 250 ile kurulan ‘Özel Yetkili Mahkemeleri (ÖYM) kaldıran kanuna geçici madde eklendi. ÖYM’ler normal ağır ceza mahkemeleri olarak faaliyetlerine devam edecek ama önce elindeki davaları bitirecekti. Bu adım, o gün oluşan tıkanıklığı büyük ölçüde giderdi ve davaların riske edilmesini engelledi. İşte bu süreçte Eylül 2012’de 365 sanıklı Balyoz davası ve Ağustos 2013’te 275 sanıklı Ergenekon ana davası bitti. Daha sonra Yargıtay, Balyoz davasındaki mahkumiyetleri büyük ölçüde onayarak normal yargı sürecini bitirdi. Ergenekon davasında ise yerel mahkeme, gerekçeli kararı yazıyor. Bu davada da Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi süreçleri var.

Davalar sırasında hukuka aykırılıklar ileri sürüldü ama bunları hem bir üst mahkeme hem de Yargıtay inceleyip reddetti. AİHM, hem Balyoz hem de Ergenekon sanıklarının tutuklama ve sahte delillere ilişkin başvurularını geri çevirdi.

TBB Başkanı Feyzioğlu’nun arayışı devam ederken CHP’nin Silivri müdavimi milletvekillerinden Muharrem İnce’nin de aralarında bulunduğu üç isim TBMM’ye 8 maddelik kanun değişikliği önerisi getirdi. Öneri tabii ki Feyzioğlu’nun ‘yeniden yargılama’ taktiğinin ilk adımları, onun altını dolduran işlemlerdi. Feyzioğlu ve devamında CHP’li vekillerin önerisine göre, CMK 250 kaldırılıp TMK 10 mahkemelerinin kurulduğu kanundaki geçici madde iptal edilecek. Bu maddeye göre yapılan yargılamalar durdurulacak. Özellikle Ergenekon davasına ilişkin, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Ergenekon davası gerekçeli kararını hemen yazıp, dosyayı Yargıtay’a gönderecek. Yargıtay da, esasa girmeden kararı bozacak ve dosyayı genel ceza mahkemelerine gönderip en baştan yargılama yapılmasını sağlayacak. Balyoz davasında da yine Yargıtay onamasına rağmen karar bozulup tekrar yerel mahkeme süreci başlayacak. Sil baştan bütün yargılamalar (iddianame okunması, savunma, sorgu, tanık dinleme…) tekrar yapılacak. Bu sırada yasal tutukluluk süresi dolduğu için de Danıştay tetikçisi Alparslan Arslan, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, emekli Orgeneral Hurşit Tolon başta olmak üzere tüm sanıklar tahliye edilecek. Bu tahliyelerden sonra da içi boşaltılmış bir dava süreci ile Ergenekon ve Balyoz sanıkları için örtülü bir af hayata geçirilmiş olacak. Darbe planları cezasız kalacak.

CHP’nin ortaya sürdüğü ve hükümetin olumlu baktığı ifade edilen formül bu. ‘Yeniden Yargılama’ aslında kanunda var; ama CHP ve hükümetin yansıttığı gibi siyasi değil, tamamen hukuki gerekçelere dayanıyor. ‘Hükümlü yeniden yargılama’ başlıklı CMK 311’e göre tekrar yargılama için şu şartlar gerekiyor: “Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliğinin daha sonra anlaşılması, yalan tanık-bilirkişi, hükme katılmış hâkimlerden görevini yaparken mahkûmiyetle sonuçlanan kusur işleyen olması, yeni olaylar ve yeni deliller çıkmış ve bunlar önceki delillerle birlikte incelendiğinde beraat ya da daha az cezayı sağlaması, AİHM’den ihlal kararı çıkması.” Yani ‘siyasi’ bir gerekçe ile, bitmiş yargılamalar, mahkeme kararları değiştirilemez. Kanunda sayılan gerekçelerden biri olacak ki, yeniden yargılama yapılabilsin. Yoksa her dönem her iktidar istemediği mahkeme kararlarını değiştirmek için siyasi tavır takınabilir ki bu hukuk devleti gerçeğine uymaz.

AK Parti Ergenekon’un müdahili

Yeniden yargılama hükümet ve CHP tarafından daha çok benimsense de ikinci öneri 367 krizinin mimarı Kanadoğlu’ndan geldi. Kanadoğlu, dosyaların Yargıtay Başsavcısı tarafından doğrudan Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesini öneriyor. Genel Kurul da inceleyip suç olup olmadığına ve gerekirse tahliyelere karar verecek. Burada AK Parti Milletvekili Yalçın Akdoğan’ın iddia ettiği ‘Millî orduya kumpas kurma’ varsa da bunu tespit edecek, yine sanıkları tahliye edip davaları ortadan kaldıracak. CHP ve TBB Başkanı Feyzioğlu, Kanadoğlu’nun önerisine sıcak bakmıyor. Gerekçesi de Ceza Genel Kurulu’nun ‘Suç var’ deme ihtimali. Biraz uzun olsa da kesin sonuçlu bir süreç istiyorlar. Yani, sonuç olarak hükümet, kendisine karşı yıllarca darbe planı yaptığı suçlamasıyla mahkûm olan sanıkları kendi eliyle salıp onları yargı üzerinden aklamaya çalışıyor.

Hâlbuki AK Parti, İlker Başbuğ’un sanık olduğu ve Ergenekon ile birleşen ‘İnternet Andıcı’ davasına Aralık 2011’de müdahil oldu. Müdahil olma talebinde de mağduriyetini gerekçe gösterdi. Ayrıca, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, millî eğitim bakanı olduğu dönemde kendisinin hedef alındığı gerekçesiyle ‘İrtica ile Mücadele Eylem Planı’ davasına müdahil olmuştu. Hem parti yönetimi hem de milletvekilleri ile tam kadro Ergenekon davasına müdahil olan AK Parti için bugün ne değişti, merak konusu. Suçlamalar ve tartışmalar AK Parti müdahil olduğu zaman da aynıydı bugün de öyle. Tabii olarak davalar açısından değişen bir şey yok. Ama bugün, bütün o yargılamalar ‘yok’muş gibi yeni bir sürece gidiliyor.

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: