YERLİ BASIN /// Tarihi Referanslar : Haşhaşiler, Kaset Savaşı ve Operasyonlar…

alamut-kalesi.jpg?itok=ew1YYIzQ

Zaman: Mümtaz’er Türköne: Haşhaşinler Ve Yolsuzluklar

Bu tür benzetmeler, siyasetin kuru dilini renklendirir. Benzetme aşırıya kaçtıkça, siyasetçinin sıkıştığı dar alanla ilgili fikir verir. Siyasetçinin silahı dilidir; yaralayıcı ve öldürücü bir şekilde kullanmaya başlamışsa çareler tükenmiş demektir. Haşhaşin” lafı, onur kırıcı, ağır bir niteleme. Hasan Sabbah’ın Alamut Kalesi’ni siyasî alanda inşa etmek ve bu hayalî kaleye savaş açmak, öldüresiye bir düşmanlığın ilan edilmesi demek. Kim kullanırsa kullansın, bu deyimi tedavüle sokan, kirli bir siyasetin tarafı haline gelir. Haşhaşînler, uyuşturucu ve kadın ile gençlerin beynini esir alan ve onları suikastçı olarak kullanan bir örgüt. Dehşet salmak için tenhada kıstırmak yerine cuma vakti gibi kalabalık mekânlarda devlet büyüklerini öldürüyorlar. Suikastçı yakın mesafeden, hançer kullanarak işini bitiriyor ve sonrasında kesin olarak kaçmıyor…Devamı…

Star: Fehmi Koru: Kasetler savaşını bir de benden dinleyin

Paris’teki PKK bürosunda suikasta uğrayan üç kadının katilinin ‘MİT’çi’ olduğunu düşündüren kasete sevindiniz mi? ‘Cemaatçi’ denilenlerdenseniz mutlaka sevinmişsinizdir… Fethullah Gülen Hocaefendi’nin iş dünyasından birileriyle ilgili görüşlerinin öğrenildiği kaset ise hoşunuza gitmemiş, hatta sizi dehşete de düşürmüştür… Tabii savaşta Camia’ya karşı cephede konuşlanmışlardansanız Fethullah Hoca’nın kasetine sevinmiş, Paris kasetinden ise ürkmüşsünüzdür… Ben ikisine de sevinmiyorum, ikisinden ve ardından çıkabilecek diğer dehşetengiz kasetlerle ortalığa dökülecek başka kirli çamaşırlardan da ürküyorum…Devamı…

Radikal: Cüneyt Özdemir: Kaset-war!

Benzerini daha önce defalarca izlediğimiz derin devlet kavgasını biraz açmakta fayda var. Zira bu kavgada aktörleri değişse de yoluyla yöntemiyle ve elbette sonuçları ile hayli tanıdık bir senaryo var. Düne kadar bu kavga genelde MİT’ten sızdırılan raporlar üzerinden yapılırdı. 12 Eylül sonrasında derin devletin kavgasını birinci MİT raporundan takip edebiliyordunuz. O zamanlar internet olmadığı için tetikçi siteler açılamıyor, telefon konuşmaları böylesine kolay sızdırılamıyor, seks kayıtları ortada dolaşmıyordu. Yine de huylu huyundan vazgeçmiyor ve dinlemeleri, izlemeleri, kasetlemeleri yapıyordu. Sonra da bunları bir rapor halinde yazıp medyaya sızdırıyordu. Bugün ortaya saçılanlar ile karşılaştırdığınızda devlet içinde bir devletin taa o zamanlar da aynı şekilde çalıştığını, kafasının tam da bugün olduğu gibi çalıştığını görüyordunuz…Devamı…

Taraf: Emre Uslu: El Kaide, İHH, TIR vs..

Polisin El Kaide’ye yönelik başlattığı operasyonda bazı İHH bürolarının basılması Türkiye El Kaide’ye yardım mı ediyor sorusunu yeniden gündeme getirdi. Türkiye’nin dış politikasıyla ilgilenen, Suriye’de neler oluyor diye merak edenlere “Türkiye El Kaide’ye yardım ediyor mu” diye sorulsa alacağı cevap bellidir. Evet, yardım ediyor…Devamı…

Cumhuriyet: Çiğdem Toker: Hakan Şükür’ün İstifasından Haşhaşilere

Lionel Messi’nin ülkesi Arjantin’de, rejimi sarsacak bir zincirleme krizin ilk adımını attığını hayal edebilir misiniz? Sorusu dahi kulağı tırmalıyor değil mi? Ama Hakan Şükür Türkiye’de bunu “başardı!” Bir dünya yıldızı olmasa da, hayli parlak futbol kariyerinde atmadığı adımı, “siyasi” kimliğiyle, partisinden istifa ederek attı; tarihe geçti. 16 Aralık, Şükür’ün istifa tarihi. O akşamdan bugüne dek geçen -sadece- bir aylık sürede yaşananları; en deneyimli siyasetçi, en kıdemli gazetecilerin bile en az on dakika sürecek bir arşiv taraması yapmadan hatırlamasının imkânsız olduğu bir rejim krizinde savrulmaya devam ediyoruz…Devamı…

Yeni Şafak: İbrahim Karagül: Bin pişman olursunuz..

Evet; milli olan, ülkenin hayrına olan, milletin özgüvenini yükselten, Türkiye’nin gücünü artıran her şey saldırı altında.Yüz yıl sonra Anadolu sınırlarının dışına çıkmaya çalışan, kafasını kaldırıp dünyaya bakan, kendi coğrafyasını ve tarihini hatırlayan ülke yepyeni bir tehditle karşı karşıya. Birileri fena halde öfkeli. Öfkeli ki, içeride bir çoklarını harekete geçirmiş intikam alıyor. Türkiye’ye diz çöktürmek istiyor. Yeniden Anadolu sınırlarına hapsetmek istiyor. Hizaya getirmek ve yönetilebilir kıvama sokmak istiyor…Devamı…

T24: Hasan Cemal: Tayyip Erdoğan’la Abdullah Öcalan 17 Aralık’ın neresindeler?

PKK ile Gülen Cemaati birbirlerinden hoşlanmazlar. Cemaat, Kürt sorunu ile PKK’yı birbirinden ayırır ve PKK’nın yok edilmesini savunur. Bu konuda, Başbakan da farklı düşünmüyordu. Ama son bir iki yıldır bu yaklaşım, Erdoğan’la kurmayları tarafından arka plana itilmeye başlandı. Peki, Erdoğan yandaşı kalemlerde neredeyse güzellemeler yapıldığı dikkat çeken Öcalan ne istiyor? Oyun planında neler var? 17 Aralık’ta başlatılan yolsuzluk operasyonunu planına nasıl yerleştiriyor? ‘Yolsuzluk’lara inanmıyor mu? Elinde hangi kozları tutuyor? Bu sorulara benim yanıtlarım aşağıda…Devamı…

(Süreç Analiz, 15 Ocak 2014)

Etiketlendi:, , , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: