FETULLAH GÜLEN DOSYASI : Gazeteciler ve Yazarlar vakfı ses kayıtları hakkında açıklama yaptı !

Gazeteciler yazarlar vakfı başkanı Mustafa Yeşil, Fetullah Gülen’in telefon dinlemesi hakkında konuştu. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Mustafa Yeşil, ses kaydıyla ilgili olarak, "Uluslararası alanda bu tür dinlemeler devletler tarafından yapılır" diyerek hükümeti işaret etti.

İşte açıklamadan notlar:

Aslında dershanelerin kapatılma düşüncesi ile kamuoyuna yansımış olan AK Parti ve Hizmet arasındaki huzursuzluk takdir edersiniz ki uzun yıllar AK Parti ile belli bir uzlaşı içinde katkıda bulunarak pozisyon belirlemiş Hizmet’in kazanımların farkında.

8-10 yıla yakın vesayetçi dönemin ardından AK Parti demokratik adımlar adına ciddi adımlar attı.

İnanç ve fikir özgürlüklerinin altının çizilmesi vesayete karşı mücadele AK Parti’yi desteklememizin en önemli sebepleri arasında yer alıyor.

Kamuoyunda bu ilkelerle kazanılmış hamle ve mesafe ve değerlerin özellikle dershanelerle endişeye düşüren, bir sektörü kaybetmek değil demokratik kazanımlarla ilgisi olmayan acaba geriye mi gidiyoruz endişesini taşıyan bir yaklaşımdır.

Dershanelerin kapatılması 2015 yılına kadar tehir edildi. 17 Aralık’ta meydana gelen yolsuzluk operasyonlarının direkt olarak camia ile ilişkilendirilmesi camia ile ilişkilendirilmesi kabul edilemez.

Zaman zaman yolsuzluklar olmuştur. Daha önceki dönemlerde de olmuştur. Yolsuzlukların ortaya çıkışı ile birlikte söylem son derece inciticidir. Zira Hizmet bugüne kadar kendisi sivil çerçevesi içinde kalma hassasiyeti ile kaldı. 50 yıllık hizmetin gerek eğitim gerek insani yardım ve yurtiçi ve yurtdışı katma değerle birlikte belli çevrelerin ithamları 8 yıl yargılama konusu yapıldı.

Operasyonların yapılması ile birlikte zarar ve dış ayak vurgusu sanki bir cemaatin bir alternatif arayış içine girdiği Erdoğan‘sız bir AK Parti isteği asla hakikate dayanmamaktadır.

Özellikle hareket üzerine zaman zaman kamuoyunu aydınlatmak amacıyla açıklama yaptık. Emniyet ve yargıda yapılanma ile ilgili açıklama yaptık. MİT, çete örgüt meseleleri üzerine açıklamalar yaptık. Bununla ilgili duruşumuzu belirtmiştik.

Hizmet 50 yıllık süre içinde hesabını halka veren bir gönüllü teşkilattır. Attığı her adımı milyonların önünde atmıştır. Haşhaşiler olarak karanlık tarihe geçmiş, uyuşturucu kaçakçılığı olan, toplumu tehlikeye sokan illetli bir yapı olarak tarihe geçen Nizamül Mülk’ ile hizmetin benzetilmesi kabul edilemez.

Hizmetin için silahlar uyuşturucular koyalım örgüt listesine alalım iddiaları tutmadı.

İki polis bir jandarma ile terör örgütü ilan ederiz iddialarının olduğu süreçte bu hizmetle en ufak bir kaygımızın olmadığının altını çizeriz.

160 ülkede 2 binden fazla kurum kuruluşla gayret ve emeğin içindeyiz.

Ülkede hepimizin sorumluğu medyamızın sorumluğu çoktur. İdarecilerin sorumlulukları fevkalade önemlidir. Her söz-cümle kendi bindiğimiz gemiyi batırmaktan farkı yoktur.

Aslında yolsuzluk operasyonundan sonra yargıya müdahale, emniyet ve yargı mensuplarının yerinin değiştirilmesi, siyasi dilin kutuplaşması, öteleşmesi kamplaştırması bizim açımızdan endişe verici kaygı verici fırsat bekleyenlere altın tepsi içinde fırsat sunmaktır.

Ülkemizi temsil eden bütün vatandaşlarına kadar birleştirici kusurlarımızı görmeyerek ötekileştirmeden gönül gönüle söylemlerle yeni bir dönemi inşa edemezsek yarın bir araya gelemeyin sadece konuşamamaktan kontrolsüz her türlü mihrakların oyununa gelen mihrakların hedefi oluruz.

Ne olursa olsun bu ülkede hukukun üstünlüğü konusunda ittifak etmek zorundayız. Yargının hatalarını yargıyla çözmek zorundayız. Hukuku askıya aldığınız ülkede ifade özgürlüğünüz gider. Mahrumiyet, can güvenliğiniz gider. Toplumsal uzlaşı ve barış tehlikeye girer. Toplumsal barışta yöneticilerin duyarlı olmalıdır. Hukuk çevresinde kalmak şartıyla devlet bünyemizin içinde ur telaki eden yapı varsa bütün delilleriyle hukuk çevresinde üzerine gidilmeli. Ancak elde bir delil bir isnat edilecek belge olmadan bir kitleyi itham etmek milyonlarca sevgilisi olan bir hareketi çeteyle örgütle itham etmek ve yine yapılan bütün çalışmaları görmezden gelerek yanlış tarihi referans vermek tehlikeli ve endişe vericidir.

Yargılamalarda hiçbir şey kusursuz olmuş denemez. Vesayetin yıkılmasında önemli rol alan yargılamanın ardından bugün çete ve cunta şeklinde adlandırmak anlamak mümkün değil.

Kazanımların kaybedilmemesi meselesi AK Parti’nin geçmiş dönemlerde referans ettiği ve üzerinde durduğu hukukun üstünlüğü, ab normları konusunda bu savrulmanın önüne geçilmesi gerekir.

Hukuk çerçevesi içinde kalmak zorundayız. 17 Aralık Yolsuzluk operasyonu ile birlikte yolsuzluklar üzerine gidilmedikçe konuşulanlar gündem saptırması olarak algılanacaktır. Yolsuzluk yapanlar olacaktır hukuk onların üstüne gidecektir.

Dinlemelerle ilgili olarak uluslararası alanda devletin güvenlik güçleri tarafından yapılmamışsa bunlar ancak devlet aracılığı ile bulunabilir.

Bankasya gündeme getirildi. Karışıklığın içinde bir banka iradi ve kasıtlı olarak batırılmak istenmesine karşılık Sayın Gülen’e itibar ederek değişik yollarla fikirlerini beyan eden insanların fikirlerini almak kadar doğal ne olabilir.

Hoca Efendi zaman zaman dostlarının telefonu vasıtası ile duygu ve düşüncesini aldığı zamanlar olmuştur. Gülen ile konuşmak suçmuş paylaşmak büyük bir cürümmüş örgüt işiymiş havasında yansıtma anlayış ve zihniyet açısından nerelere kadar savrulduğumuzu ortaya koyuyor.

Ben bu savrulmaya bir örnekte vermek istiyorum. AB büyükelçileri ile yapılan toplantının birisine konuşmacı olarak davet edildim. Toplantılar AB dönem başkanı tarafından organize ediliyor. Davet edilen konuşmacının 40 dakika konuşma ve yarım saatlik soru cevapla yapılan bir toplantıdır. Hizmetin temel ilkeleri ile ilgili 25 dk. Sunumdan sonra yarım saat soruya cevapla iştirak ettim. Bu programı web sitemizde haber olarak yayınladık. Bazı gazeteler aldı haber yaptı. Ancak bu organizasyon 21-22 Aralık gibiydi adeta maalesef temsilcilerimizin nezdinde adeta operasyonun dış ayağı olarak nitelendirilmiş ve casus sıfatıyla iştirak etmem gündeme getirilmişti. Açık bir toplantıydı. Sorular açık ve ortadaydı. Davet eden AB dönem başkanıydı büyükelçileriydi. Davet edilen BM Türkiye’de sadece genel danışmanlık statüsünde olan vakfın başkanıydı. O toplantıya Türkiye’den de katılım vardı.

Geçmiş dönemde irticanın merkezi atılarak toplumuzda meydana getirilen huzursuzluk bugün kaygı ve endişeyle izlediğimiz camia ile yapılmak isteniyor. Yıpratma işlemi milyonlarca seveni dışında ülke açısından ciddi yıpratma çalışmasıdır. Camianın içinde örgüt, çete, paralel yapı olduğu tamamen iftira töhmet olduğunu söyleyebiliriz. Bunu söyleyenler en az hukuki olarak bilgi belge ortaya koymaları gerekmez miydi? Dosya yargıya intikal eden konularla ilgili kaygılarınızı ifade ederken yargıya uğramamış konuları nasıl seslendirebiliyorsunuz. Bunlar ciddi sorumluluk oluşturan ülkenin geleceğini riske eden yaklaşım ve değerlendirmelerdir.

Bu ülkenin en zirvesinde olan insandan sokağında olan insanına kadar herkesi bilinçli ve şuurlu katkı yapacak bir üslupta olmasını arzu ediyorum.

Hukukun üstünlüğü noktasında kararlı yürüyüş tek kurtuluş noktamızdır. Milletin sorumluluğunu üstlenen insanlar bunu yapacağı kanaatindeyiz. Kim bu noktada bir adım atarsa hizmet 10 adım atmaya hazırdır. Elverir ki kırılan ilişkilerin tamiri yeniden ülkenin kayıplarını telafi söz konusu olsun.

SORU VE CEVAPLAR

17 Aralık’tan bugüne kadar yaşadığımız süreçte hizmetin bir rolü olmadığını iftira olduğunu söylediniz. Dışarıdan baktığınızda yaşadığımız bir baş döndüren olaylar silsilesi var. Sizce ne oluyor?

17 Aralık yolsuzluk operasyonu yapılıp yargıya intikal etseydi, zanlılar normal prosedür içinde yargılama devam etseydi bu ülke AK Parti iktidarında Ergenekon ve Balyoz süreci yaşandı. O süreçte böyle bir kriz yaşandı. Eksiğiyle kusuruyla yargı işleyebilseydi bunu yaşamazdık. Hukuk kendi kriterleri içinde işlerken bir müdahale konusu olmadan emniyet yargı vazifesini yapabilseydi hukuk askıya alınmasaydı bugün bu denli kaygılı hissetmeyecektik.

Soru 2

Hizmet bütün gücünü hukuktan şeffaflıktan almaktadır. Siz gönüllü bir kuruluşsunuz. Kimseye bir şey vaat etmiyorsunuz. İnsanlık için hizmet ediyor onlardan bir şey istemiyorsunuz. Almak üzerine değil vermek üzerine işler. Vermek üzerine işleyen bir çete gördünüz mü hiç. Depremzedelerin yardımına koşan, dünyanın birçok ülkesinde okul açan, eğitim kurumları açan bir çete gördünüz mü? Buna çete denemiyorsa neye çete denir bunun açıklanması lazım? Kastettiğimiz şunlardır, şu insanlardır demezseniz doğru olmaz?

Ses kayıtları düştü sizin ifade ettiğiniz gibi olumsuzluk teşkil edecek bir şey yoktur. Bunu ya güvenlik güçleri yâda illegal bir yapı dinledi. Devamlı hizmet hareketi itham altında bırakıldı. Dünkü ses kaydıyla ortaya çıktı ki bunu hizmete de yaptılar. Bu suç değil mi?

Malum hizmetin değişik zaman ve zeminlerde maruz kaldığı iftiralar oldu. Yargıya intikal edenler beraat etti. Özellikle siyaset alanında kaset skandalı ilgisinin olması söz konusu değil. Kasetler siyasetçiler etrafında dönüyor. Zemini kaybedenler başka bir alan açıyorlar. Hizmet bir parti kurmama ya da bir partinin içinde ya da dışında olmamayı deklare etmiştir. Siyasiler etrafında cereyan edenler arasında ne gibi bir gayesi olabilir. Maalesef bu algı üzerinden yıpratma etkisizleştirme gayretleri dün de oldu bugün de olmuştur. Muhtemelen hizmete karşı bir psikolojik hareket oluşturulmaktadır. Gülen çetenin başı insanlar onunla konuşuyor görüşüyorlar. Gülen ile görüşmeyi konuşmayı birçok gazeteci arkadaş yaptı. İş dünyasından yaptı. Bu ses kayıtlarını dinlediğinizi de Gülen ile oturup konuşanlar suçlu algısı oluşturuluyor. Bunu devlet gücünde birisi yapmıştır bunu devlet bulmak zorundadır.

Avukat: Kişilik hakları düzenlemeleri bulunmaktadır. Hoca efendinin avukatları gerekli başvuruyu yapacak. İllegal dinlemenin cezai yaptırımları olduğu kanunlarımızda var.

Yolsuzluk operasyonları ile ilgili hizmet hareketinin bazı şeyleri üzerine aldığı yönünde söylemler var. İktidar tarafından. En direk söylenenleri üzerinize aldığınız söyleniyor. Yolsuzlukla hizmet neden bu kadar ilgileniyor? Ayrıca korkmuyor musunuz?

Şu anda bir soru içinde 22 tane soruya nasıl cevap vereceğiz bilemiyorum. Ama uzman birisine verelim sözü.

Cemal Bey: Şimdi ben sorularınıza direk cevap vermeden bir iki husus var onları paylaşalım. Kendisinin de söylediği gibi 160 ülkede faaliyet gösteren hizmetin huzur güven ve istikrara ihtiyaç duyuyor.

Talihsiz bir döneme şahitlik ediyoruz. Hoca Efendi hakkında açılan hukuk tarihinde görülmeyen tek kişilik silahsız terör örgütü davası var. Dünya tarihinde böyle bir davanın Nuh Mete Yüksel iddianamesinde o isnatlar bugünlerde o günlerin mağdurları isnatlar tekrarlanmaktadır. Tarihin ironik şekilde tecellisi.

Neden hizmet hareketi tartışmaların odağına oturtuluyor. 1965 yılında da rahmetli İsmet İnönü seçimi kaybedince beni Nurcular yıktı dedi. 1970’li yıllar geldi her taşın altından komünistler, faşistler çıkardı. Dönem dönem bu faturayı kesecek birileri aranıyor. Bu dönemde de bu hizmet hareketinin gibi anlaşılıyor. Genel anlamda buna irtica deniyordu, rağbet görmeyen kâğıt olunca yerine hizmet konuldu.

Hizmet savcıları yönetiyor mu? Böyle bir şey olamaz. Yargıda, orduda Hoca efendiye gönül vermiş insanlar olabilir. Kitapları 600 bin basılıyor. Böyle bir iddia varsa bu ortaya çıkarılmalıdır. Sabun kirlenmişse kendi kendini temizler. Hukuk kendi kendini temizler. Hukuka da güvenmiyorsanız neye güvenebilirsiniz.

Kasetler de isnattır başka bir şey değildir. Ortaya dökülmesi gayri hukuki ve gayri ahlakidir. Bunu kim yapıyorsa ortaya çıkarılmalıdır. Yakışıksız bir durumdur.

Hizmet hareketinin oy rengi. 30 Mart sonrası sonucu görürsünüz. Anketlerden görürsünüz.

Neden diğer cemaatler değil de hizmet üzerine alınıyor. Son 2 yıldır Mavi Marmara ile başlayan sabah, Star, Yenişafak gibi bazı gazeteler bunu gündeme getiriyor. Paralel yapı gibi. ABD ve İsrail ile ortak hareket gibi. Hocaefendi ortam gergindi yatıştırıcı bir rol üstlendi. O rolün siyasilerin de tavrıyla doğrulandığını gördük. Mavi Marmara’ya donanma eşlik edecek dedi. İsrail övülüyor gibi deniliyor. Masum insanların üstlerine gönderiyorsunuz. ABD ile kavga ederek bir yere gelinmez demek Amerikan uşaklığı olmuyor. Bir arada yaşama oluyor. Bir anda delil olmadan ABD uşağı oldu. Türkiye’nin menfaatlerini düşünmüyor deniliyor. Somut bir şekilde hizmet hareketinin ülke aleyhine yaptığı bir şey yoktur. Böyle bir şey yoktur. Ama tersine o kadar çok şey var ki. TUSKON, Türkçe olimpiyatları gibi çok olumlu şeyler vardır. 1 milyon 200 bin satan bir gazete var. Kürt sorununa karşı olduğu söyleniyor. Bunu nereden çıkarıyorlar anlamak mümkün değildir. Kürtçenin devlet okullarında okutulmasını teklif etti. Gülen Kürtçenin insan hakkı olduğunu beyan etti. Barış olursa orada okul açacaktır. Oslo görüşmesi sızınca başbakan PKK yaptı demişti. Şimdi hizmet hareketinin üzerine atıyor. Onlar olmamış gibi MİT, KCK sanki başbakan KCK tutuklamalarına destek olmamış gibi manipülasyon yapıyor. Hizmet hareketi Abant, GYV ile sorunun çözülmesi için gayret ediyor. Hizmet hareketi Kürt, Alevilik sorunu gibi tüm sorunların çözümü için çaba sarf ediyor. Herkesin hesap sorabildiği denetimin tam olduğu ülkede ülkeyi ele geçirseniz de işe yaramayacak. Bugün bunu savunmayanlara niyetiniz nedir diye sormak gerekir.

Dinlemelerle ilgili suç unsuru olacak bir durum olmadığını görüyorum.

Normal dinlediğinizde laboratuvarlarda analizleri yapılmamış. Analize ihtiyacı var.

Didişme AK Parti ile Hizmet hareketinin başlangıç noktası nedir?

Hizmet partilerle ilişkilerin ilkesel yürüttü. 2010 referandum sonrasında Kopenhag kriterleri yerine Ankara kriterlerini temel alındığında endişelerimizi dile getirdik. Bu açıklamaları gündeme getirme siyasi partinin 7 yıldan beri alışageldiği desteğin bazı karşısında çizgi alması sıkıntıya sokmuş olabilir. Biz ülkenin menfaati ile AK Parti’nin yaptıklarının takdiri ile birlikte yapılacakları söyledik. Başarılı görülen 6-7 yılı hukukun üstünlüğü ve AB sürecinde kazandık. Bu kazanımlardan uzaklaşılmamalıdır. Hizmete yakın insanların tasfiyesi bu huzursuzluğu daha açık hale getirdi. Sadece dershane değil kazanılan kazanımların kaybedilmemesi gerekiyor. AB’ye döndüğümüz yüzümüzü o cepheye doğru oraya doğru tevcih edildi. AK Parti’nin attığı adımlar o yönde. Bu sürecin yavaşlaması Şangay örgütüne girme mevcudiyeti Türkiye’nin kazanımları açısından endişeye sevk ediyor. Bu ülkede bizim özgürlüklerin artırılmasına ihtiyaç var. Bunun hukuk zemininde arayışa girmemiz gerekir bunun dışındakiler bizi meçhule sevk eder.

Başbakan açıklamalarında örgütün üst yönetimi ile masum insanları ayıracağız diyor ne düşünüyorsunuz?

Örgütün üstü varsa altı da var. Üstü sorumluysa altı da sorumludur. Yapının bir görüneni var bir de görünmeyeni var diyorsanız bunun da belgeye ihtiyaç var. Hukuk çerçevesinde bilgi ve belge ortaya sunmanız lazım.

Başka bir yardım kuruluşunun toplantısında sizinle ilgili suçlama yapıldı ne diyeceksiniz? Bayraktar’ın istifası çok dikkat çekti. Gizlice İstanbul’a geldiği ve fikrini değiştirdiği yönünde iddiaya ne diyeceksiniz?

Hayalin ucu çok açık. Siz bazı senaryoların içine sokmak isterseniz zorlanmazsınız. Asgari hukuk çerçevesinde bir şey söyleyecekseniz asgari hukuk şartlarına riayet edilmeli. Hizmet hakkında söylenenleri bilmiyorum. İfadelerin hepsini iddia, iftira töhmet olduğunu söyleyebiliriz. Bunu ifade etsinler yargıya müracaatların yapsınlar. Bunun ötesinde bir şey söyleyemeyiz.

Erdoğan Bayraktar’ın hizmetten birisiyle görüşmesi çok iyi bir senaryo. Uzun süre AK Parti’de görev yapan bir insanın arkadaşlarıyla ilgili fikrini söylemesi hizmetle bağdaştırmak insan ilişkilerine ters bir durumdur. Bir tespiti kamuoyu ile paylaşmanın vakti gelmiş. Şahin de bazı ifadeler kullandı. Abant’a iştirak ettiğinde paralel yapıdan en küçüğüne şahitlik etsem müsamaha etmezdim iftiradır sözlerini bir bakanın ağzından duymak manidardır. Bayraktar’ın sözlerini birilerinin yakıştırması olarak görüyorum.

Etiketlendi:, , , , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: