Günlük arşivler: Ocak 12, 2014

BİLGİSAYAR ÇÖZÜMLERİ : Bilgisayarınıza Format CD’siz format atmak nasıl oluyor ? Buyrun uygu layın !

Merhaba arkadaşlar bu dersimizde sizlere Format CD’siz format atmayı göstereceğiz.

1. İlk yapacağınız şey denetim masasını açmak. Orada kullanıcı gruplarına gireceksiniz ve yeni kullanıcı hesabı açacaksınız.

2. Açtıktan sonra ortak klasör açarak içine önemli belgeleri atıp diğer kullanıcıdan belgeleri alacaksınız.

3. Sonrasında ana kullanıcıdan virüs dosyalarını silip hard diski boşaltacaksınız.

4. Sonraki adımımız dosyaları sildikten sonrasında ana kullanıcıdan diğer açtığımız kullanıcı hesabına yöneticilik vererek Ana Kullanıcı Hesabını sileceksiniz.

Artık hard diskte boş bilgisayarınızda hoş :))

Bu yöntem fazla vakti olmayan kulllanıcılar için daha uygundur.

SURİYE DOSYASI : IŞİD akçakale sınırını ele geçirdi

KnkYYN.jpg

Şanlıurfa Akçakale Sınır Kapısı’nın Karşısında Bulunan Suriye’nin Rakka kentine bağlı Telabyat ilçesinde Bir Haftadır Kuşatmada Uzun Suren Çatışma Sonucu IŞİD Mücahitleri Sınır Kapısını Şebihalardan Aldı

250 Şebiha Öldürüldü, Resimde bulanan Kişi Türkiyeli Ebu Ducane, Türkiye Hükümeti ise Sınır Kapısını Kapattı,.

ZİRVE YAYINEVİ DAVASI : Zirve sanıklarından Zekeriya Öz’e suç duyurusu

Zirve Yayınevi davasından tutuklu iki astsubay, Savcı Öz’ün “Ergenekon’u bahane ederek 3 ay boyunca telefon dinlettiği ve yetkisiz soruşturma yaparak görevini ihlal ettiği” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

MERSİN İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli astsubay iken Zirve Yayınevi soruşturmasında tutuklanan Astsubay Abdullah Atılgan ile Muğla İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde emrinde görevli astsubay Murat Göktürk, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Zekeriya Öz hakkında yetkisiz soruşturma yapma, gizliliği ihlal, görevi ihmal iddialarıyla suç duyurusunda bulundu.

ERGENEKON’A BAĞLADI

Atılgan, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) gönderdiği suç duyurusu dilekçesinde, “Savcı Zekeriya Öz ve İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi nöbetçi hakimi Mehmet Karababa hakkında, ‘İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz, 04/01/2011 tarihinde adıma kayıtlı …. 68 ve …. 90 numaralı hatların, 01/01/2001-04/01/2011 tarihleri arası HTS kayıtlarını çıkarttırma ve 3 ay süreyle dinlenmesi talebinde bulunmuştur. Bu taleplere gerekçe olarak ‘Malatya Zirve Yayınevi cinayeti’ göstermiştir. Bu cinayet konusunda soruşturma yetkisinin olmadığını bilen Savcı Zekeriya Öz, bu durumu gizlemek içinde talep yazısına ‘Ergenekon adına faaliyet gösterme suç şüphesi’ sahte gerekçesini göstermiştir.

YETKİSİZ SORUŞTURMA YAPTI

Bu suretle görevini kötüye kullanarak yetkisiz soruşturma yapmış, yetkisiz iletişimimi tespit ettirmiş, telefonumu dinlettirmiş haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu işlemiştir. Savcı Zekeriya Öz, İstanbul Emniyet TEM Şube Müdürlüğü görevlilerine imza yetkisini gayri yasal olarak devretmiştir. İstanbul Emniyet TEM Şube Müdürlüğü görevlileri onun yerine soruşturma işlemleri yapmış, soruşturmaya ilişkin evrak düzenleyip imza atmışlar ve Savcı Zekeriya Öz de buna göz yummuştur. Savcı Zekeriya Öz bu suretle görevi ihmal ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlemiştir. Savcı Zekeriya Öz’den şikayetçiyim” dedi.

PROGRAM TAVSİYESİ : Bitdefender 2014 Ürünlerinde İndirim

[​IMG]

Tüm Bitdefender 2014 ürünlerine sadece $14.94 fiyatına ulaşabilirsiniz.

Buradan ulaşabilirsiniz.

YERLİ BASIN : “Darbe Var” Söylemleri

gazete-logolari.jpg?itok=eUpcn7_L

Radikal: Özgür Mumcu: Dostmodern darbenin takkesiyle külahı

İktidar kendi vücudunda çıplak elleriyle narkozsuz ameliyat yapıyor. Ortalığın bu kadar çığlık çığlığa ve kan revan içinde olması bundan. Yolsuzluk operasyonuyla başlayan gündem fırtınası dördüncü haftasına giriyor. Artık herhalde dikkatler dağılmaya başlamıştır. Üç haftada beş seneye yetecek flaş haber, skandal ve demeç gördük. Gündem müptelaları haricindekiler için her şey birbirine girmeye başlamıştır. İstanbul’da üç ayrı başlıkta ilk dalga ve tutuklamalar. Savcının elinden alınan dosyayla yapılamayan ikinci dalga. İzmir’deki operasyon. Bakanlar, oğullar, bacanaklar…Devamı…

T24: Hasan Cemal :Darbe var diye diye kendi darbesini yapanları tarih baba çok gördü!

Gözümüzün önünde hukuk tepelenirken, yargı bağımsızlığı tepelenirken, kuvvetler ayrılığı tepelenirken, yargı adım adım yürütmenin emrine alınırken, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın "darbe teşebbüsü" diye bas bas bağırması inandırıcı olabilir mi? Bir: Eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın zamanlama manidar dediği soruşturmayı sabah başlatan polisleri öğleden sonra görevden al…Devamı…

Sözcü: Mehmet Türker: Devlet çöktü altında kaldılar!..

Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti, ana­ya­sa­da “de­mok­ra­tik, la­ik, sos­yal bir hu­kuk dev­le­ti­” ola­rak ta­rif edili­yor!..De­mok­ra­si­nin ır­zı­na geç­ti­ler!..La­ik­lik çok­tan git­ti!..Hu­kuk dev­le­ti siz­le­re ömür!..
Dev­le­tin sos­yal­li­ği ise, kö­mür çu­val­la­rı­na, no­hut-bul­gur tor­ba­la­rı­na bağ­lan­dı!..Şim­di önü­müze bir se­çe­nek ko­nul­du: Kırk ka­tır mı, kırk sa­tır mı?.. Bir yan­da Fet­hul­lah­çı­lar, di­ğer yan­da di­ni si­ya­se­te alet ede­rek İs­la­mi­ye­t’­i sö­mü­ren­ler… İki­si­nin ara­sın­da kal­dık!..
Bi­ri kırk ka­tır!.. Di­ğe­ri kırk sa­tır!..Devamı…

Taraf: Hadi Uluengin: İkinci kaybet kaybet

Dün dediğim gibi, 17 Aralık’tan beri yaşamakta olduğumuz kaybet kaybet sürecinde üç temel aktör ve unsur mutlaka zayiat verecek. Bunlar Gülen Hocaefendi Camiası; AKP ve lideri ve sivil demokrasi atılımıdır. Kaldığım yerden, yani ikincisinden devam ediyorum. Buradaki sorun AKP’den ziyade Recep Tayyip Erdoğan’dır. Mesele Başbakan’ın otokratik, hatta giderek diktatoryal bir viraj dönmüş olmasından kaynaklanıyor…Devamı…

Yeni Şafak: Ali Bayramoğlu:Kriz bilançosu: Otoriterleşme

MİT emniyetle, emniyet kendi içinde, savcı savcıyla, yürütme HSYK’yla karşı karşıya geliyor. Polis savcıyı dinlemiyor, dinleyen polisi hükümet görevden alıyor. Sayı 2000’e ulaştı. ‘Savcı’nın temsil ettiği mercinin yargı değil, cemaat olduğuna dair keskin bir kuşku bulunuyor. Ve yürütme yargının ‘mafyalaşmış’ bu kısmına neşter atmak için, bir organ olarak yargı gücüne çok keskin müdahalelerde bulunuyor. Bu arada ‘bir yanda yolsuzluk iddialarının yapılan darbenin, öte yanda darbe iddiasının yolsuzlukların susturucusu’ olduğu fikri dolaşıyor…Devamı…

Star: Mensur Akgün:Krizin dış boyutu

17 Aralık’ta yolsuzluk operasyonuyla başlayan, kısa sürede dallanıp budaklanarak sistemik hale gelen kriz derinleşerek büyüyor. Bir kaç hafta içinde yolsuzluk, cemaat boyutlarına yenileri eklendi. Yakında dış boyutu da oluşacağa benzer. Görünen o ki HSYK’nın revizyonu da dahil krizi yönetmek için atılacak adımlar sorunun daha da derinleşmesine, yönetilemez hale gelmesine neden olacak.

(Süreç Analiz, 11 Ocak 2014)

YERLİ BASIN : Eski Türkiye ve Yeni Türkiye Tartışmaları

meclis.2.jpg?itok=2NYNeZx9

T24: Hasan Cemal: Soğuk Savaş’ın komünisti, 28 Şubat’ın mürtecisi, Erdoğan’ın Fethullahçısı!

28 Şubat dönemindeki ‘irticacı’nın yerini şimdilerde Cemaatçi almış durumda. Nasıl Soğuk Savaş yıllarında komünizm öcüsü ile, nasıl 28 Şubat döneminde irtica öcüsü ile demokrasi ve hukukun canına okunduysa, bugün de Fethullahçı öcüsü ile tepeleniyor demokrasi ve hukuk… Tayyip Erdoğan, Soğuk Savaş döneminin antikomünist liderleri gibi cemaatçileri her türlü kötülüğün kaynağı olarak gösteriyor. Peki devlette çalışıp Cemaat’e yakınlık duymak suç mu? Devletteki cemaat mensuplarını neye göre anlayıp, neye göre tasfiye edeceksiniz?..Devamı…

Zaman: Ahmet Selim: Kaygı

Ekonomik ve siyasî istikrar bozulmaya yüz tuttu. Bu beni çok tedirgin ve huzursuz ediyor, ciddi endişelere sürüklüyor. Böyle giderse herkes kaybeder, hepimiz kaybederiz, ülke kaybeder. Bunca yıl yaşanmış tecrübelerim var ve bu tecrübeler düşünülerek, ekseriya yazılarak yaşandığı için, sırf bu yüzden bile, önemli sayılmalıdır. Ve gerek fikrî gerek fiilî aktüalite alanlarında yazdığım binlerce makalede hiçbir kırık çizgi ve isabetsizlik toslaması yoktur. Tahminlerde dahi böyledir. Yani 1950’den bu yana bu toplumu ve siyaset yapısını, çok ciddî gözlemlerle ve tahlil eden düşüncelerle, hem de yazarak yaşadım…Devamı…

Taraf: Murat Belge: Determinizm ve Rastlantı

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın iktidarın kazanıldığı 2002’den bugüne nasıl bir “kişilik değişimi” geçirdiğinden bir şaşkınlık dile getirerek söz etmeyen kalmadı. Değişim “kişilik”le o kadar ilgili olmayabilir, şudur budur, o tarihte değil de bu tarihte önemli sinyallerini vermiştir ya da bunların hepsi boş laftır, çünkü Tayyip Erdoğan başından beri “takiye” yapmaktadır. Bunlar hepsi söyleniyor, söylenebilir. Ama ortada açıklaması “takiye” de olsa ciddi bir değişiklik olduğu konusunda bir tartışma, sanırım, yok; orada herkes anlaşıyor…Devamı…

Yeni Şafak: Hilal Kaplan: Bir cemaatin intiharına şahitlik etmek

İnsanlık tarihi, büyük felaketleri beraberinde getiren vahim hataların tarihidir. Gülen Cemaati de şu son dönemdeki tutumuyla, hiçbir askeri rejimin veya devletin vermeyeceği zararı verdi kendisine. Darbe olsaydı, dershaneler kapatılsaydı, ‘AKP’yi ve Cemaati bitirme planları’ uygulansaydı bile, şu anki tutumuyla kendisine verdiği zararı veremezdi….Devamı…

Özgür Gündem: Ayhan Bilgen: Nereye gidiyoruz,neyi tartışıyoruz?

HSYK ile ilgili yeni düzenleme girişimleri, yaşadığımız gerilimin önemli unsurlarından birisi. Türkiye bu hesaplaşmayı izliyor. Başka konularda var ki tam tersine son derece hayati öneme sahip olduğu halde gündemde hak ettiği yeri bulamıyor. Roboski ile ilgili askeri mahkemenin verdiği takipsizlik kararı bunlardan birisidir….Devamı…

Sözcü: Yekta Güngör Özden: Siyasal deprem

Ül­ke­de­ki tüm so­run­lar her yurt­ta­şın so­ru­nu­dur. Top­lum­sal ba­rış ve ulu­sal da­ya­nış­ma gü­cüy­le üs­te­sin­den ge­li­ne­cek, çö­züm­le­ne­cek so­run­lar si­ya­sal ka­rı­şık­lık­lar yü­zün­den ağır­laş­mak­ta, bü­yü­mek­te ve yay­gın­laş­mak­ta­dır. Hu­kuk­suz­lu­ğun ge­tir­di­ği ya­kın­ma­lar dev­let ya­pı­sı için­de yo­ğun bir gö­rüş­me tra­fi­ği­ne ne­den ol­muş, ya­sa­lar ka­tın­da tar­tı­şı­lıp so­nuç­la­na­cak ko­nu­lar si­ya­sal de­ğer­len­dir­me­ler­le için­den çı­kıl­maz du­ru­ma gel­miş­tir. Si­ya­sal dep­rem, art­çı­la­rıy­la sür­mek­te­dir…Devamı…

Cumhuriyet: Cüneyt Arcayürek: Olasılıklar…

Dün Ergenekon ve Balyoz gibi davaların savcısıyım dedi; özel mahkemelerin sahte delillere dayanan kararlarına, yargılama sırasında ve sonraki eleştirilere Bugün “içeride pek çok günahsız yatıyor” diyor.

Bu ne ikiyüzlülük diyen olursa, aaa bunların on parmağında on kara. Bana hakaret ettiler diye yazana söyleyene tazminat davaları açıyor. Yalnız orduya, masum insanlara değil; kumpas bağımsız yargıya, dün çeteler, bugün hükümet tarafından kuruldu. Bu gerçeği devlet içine sızan, poliste, asker içinde, tabii yargıda köşe başlarını tutan cemaatle arasında kavga başlayınca, itiraf etti.

(Süreç Analiz, 12 Ocak 2014)

SAĞLIK DOSYASI : Hep Duyduğunuz ve Hiç Uygulamadığınız 10 Sağl ıklı Yaşam Önerisi

Sağlıklı bir yaşam için daha fazla hareket etmen ve daha iyi beslenmen gerektiğini sen de biliyorsun ve ama etrafta dolaşan tavsiyeleri hiç uygulamıyorsun değil mi?

Gerçekten zor değil şu tavsiyeler. Bak gel sen dinle bizi. Çok daha iyi hissedeceksin kısa zamanda.

O şarabı artık kenara koy, günde bir kadehti hani?

gunde-bir-kadeh-sarap
Doktorlar “günde bir kadeh şarap kalbe iyi gelir” dedi diye evindeki boş şarap şişelerinin sayısı arttı. Alkolün azı karar, çoğu hem sana hem etrafına zarar.

Asansör bozuk, yürüyen merdiven kırık, sen en iyisi merdivenden çık

saglikli-hayat-icin-merdiven
İsveçli bilim adamlarının yaptığı araştırmalara göre merdiven çıkan insanların kas ve kemik yapılarının… Sen bizi anladın, asansör ve yürüyen merdivenler senin sağlığın için iyi değil. Olabildiğince merdiven kullan.

Hamburger yiyenlere acıyan gözlerle bak

lezzetsiz-sagliksiz-hamburger
İçinde et var diye sağlıklı olduğu düşünülen hamburgerde bol bol yağ, bol bol katkı maddesi var ve yerken bu durumu fark etmiyorsun. Arada ye, kendini şımart.

Beyaz ekmekten koşarak kaç

ekmekten-kacin
Çavdarlı, buğdaylı, bol tahıllı ve en nihayetinde rengi beyaz olmayan ekmekler bol lifli olmalarından dolayı bağırsak sistemini daha iyi çalıştırır ve sindirimi kolaylaştırır. Hamburgeri 8 saatte sindirdiğini aklına getir. Yazık o vücuduna, yazık o mide çeperlerine.

Sigarayı artık ağzından düşür

sigara-resimli-uyari-cinsel
Sigaranın havalı olduğu zamanlar “Marlboro Man” zamanlarıydı. Artık neredeyse kötü gözle bakılıyor sigara içenlere. Ne olur içmesen, ha? Ne olur?

Narenciyeye gereken özeni göster, zaten mevsimi de geldi

mandalina-portakal-soyma
Mandalina, greyfurt, portakal… Gerekirse bu meyvelerle aynı yatağa girmeniz lazım. Hastalıklardan koruması bir yana, daha zinde hissetmenizi sağlar bu meyveler. Canlarım benim.

Su içene yılan bile dokunmaz

su-icen-kedi
O yüzden daha çok su için. Artık için ama günde 3-5 litre suyu (kilonuza göre değişir). Dillerinde tüy kalmadı doktorların.

Akbilini evde unut, işe yürüyerek git

akbil-kullanmayin-yuruyun
Alkol bütün kötülüklerin anası ise, akbil de teyze oğludur, amca kızıdır, bilemedin kuzendir, kayınçodur. Akbilin var diye her yere toplu taşıma ile gider oldun. Biraz yürü, biraz işe geç kal. Sağlığından önemli mi?

Kendin için değil, sağlığın için seviş

sagliginiz-icin-sevisin
Gerekirse ekstra efor sarf et, karşı cinse daha kibar ol ya da kendine her anlamda dikkat et ve seviş. Sevişmek cildi güzelleştirir, metabolizmayı hızlandırır, hastalıklardan korur, her türlü ağrıya iyi gelir, kadınlarda meme kanserine, erkeklerde prostat kanserine iyi gelir. Daha sayalım mı? Siz en iyisi sevişin.

Bonus: Ciddiyeti bırak, gülümse artık!

gulen-kopek-fotografi
Gülmekten kim ölmüş? Rahvan gitsin!

SANAT DÜNYASI /// William Shakespeare : Kimilerine Göre Binyılın Dahisi

Konuk yazarımız Burcu Çelik listeledi, haberiniz olsun. (@celikburcu)

Daha 20. yüzyıl bitmeden başlayan, “Bin yılın en önemli dahisi kimdi?” sorusu hâlâ yanıtını bulamadı. Ama, yüzyılın son günlerinden beri, ısrarla bir tek isim üstünde duruluyor: William Shakespeare!

İngiltereli oyun yazarı Şekspir, BBC’nin yaptığı bin yılın dahileri oylamasında, Winston Churchill, Isaac Newton gibi dahileri geride bıraktı. ABD’de Şekspir’in bin yılın dahisi olma unvanını hak ettiği düşünülüyor. Hatta, bazılarının bu konuda hiç kuşkuları yok. Misal, The Washington Post gazetesi, “Sorusu olan var mı?” diyerek karşı çıkanlara meydan okudu. Sizin için araştırdık, bakalım siz ne düşüneceksiniz?

2014: Şekspir Yılı

2014 – 1564 = 450. Tüm dünyada 2014 yılı Şekspir yılı ilan edildi. Bu sebeple Şekspir’in 450. doğum günü çeşitli etkinliklerle anılıyor.

Doğum tarihi tam olarak bilinmiyor

Kirazlar kızardığında mı, dutlar olduğunda mı doğduğu kesin olarak bilinmez ama 1564′teki vaftiz töreni Şekspir’in doğum yılı olarak kabul görüyor.

Şekspir’in ana evi

Bir aşiretin yaşayabileceği bu ev İngiltere’de. Yaşamı sır perdeleriyle dolu yazarla ilgili elimizde çok az bilgi var. Bu az bilgilerden en önemlisi ise Şekspir’in komedi, tarih ve trajedi türlerinde en az 38 adet oyun yazmış olması.

Ve evlilik

Genç Şekspir 18 yaşına geldiğinde aşık olur. 26 yaşındaki Anna Hathaway ile evlenir. 1582 yılında, o devirde kendisinden 8 yaş büyük bir kadınla evlenerek, erkek egemen düzene kafa tutar.

Şekspir’in çocukları: Susanna, Hamnet & Judith

Evlendikten 6 ay sonra ilk çocukları Susanna, ardından ikiz çocukları Hamnet ve Judith dünyaya gelir. Ancak kader ağlarını örer ve Anna Hathaway ile William Shakespaere, çocukları Hamnet’i bilinmeyen nedenlerden dolayı 11 yaşında kaybeder. Hamlet, Hamnet ve Juliet, Judith arasındaki isim benzerlikleri de gözümüzden kaçmıyor değil.

Kaybolan yıllar

İkizlerin doğumundan sonra yedi yıl içinde, Şekspir’in adı yazılı kayıtlarda görülmüyor. Bu tarihlerde, Şekspir’in Londra’ya gittiği ve oyun yazarı olarak adını duyurmaya başladığına ilişkin tahminler var.

Aralarındaki 7 farkı bulunuz

Yazarın gençlik dönemi ve aldığı eğitimle ilgili ayrıntıların eksik olması yüzünden, (GBT yoktu tabi o zamanlar) uzunca bir süre Şekspir adının çok ünlü birinin takma adı olduğu düşünüldü. Sir Francis Bacon, Oxford Kontu Edward de Vere, Christopher Marlowe, Kraliçe Elizabeth bu adın gerçek sahibi olduğu öne sürülen 50′yi aşkın adaydan sadece birkaçıydı.

Neyse ki Şekspir gerçekmiş!

California’da üniversiteli bir grup araştırmacı Şekspir’in başka bir yazarın takma adı olup olmadığını bilgisayarla inceledi. Şekspir’in eserlerindeki kelime ve söz kalıplarının yapısı, ne kadar sıklıkta kullanıldıkları, Şekspir olduğundan kuşku duyulan diğer isimlerin eserleriyle karşılaştırıldı. 1996′da, eserlerin başka biri tarafından yazıldığı konusunda hiçbir kanıt bulunamadığı duyuruldu. Oh çok şükür, yüzyılın dahisi gerçekmiş!

Neden bu kadar konuşuluyor?

Yüzyılın dahisi mi bilinmez ama hakkında en çok konuşulan yazarlardan biri olduğu kesin. Şekspir’e ilişkin bilgileri, okulda okutulan Macbeth oyunundan öteye geçmeyenler, onun yüzyılın dahisi olup olmadığı tartışmalarına bir anlam veremiyor. Genelde herkesin aklına şu geliyor: “Eski krallar, abartılı aşklar ve tefecilerle ilgili oyunlar yazmış, uzun zaman önce ölmüş bir yazara neden bu kadar ilgi gösteriliyor ki?”

Genç kızların sevgilisi Şekspir

Şekspir, insanı bir “çiğ tanesi”, bir “toz parçası”; dünyayı “tohuma kaçmış bir bahçe”; sevgiyi ilkbaharda bir menekşe gibi erken açan, ömrü kısa bir çiçeğe ve esip geçen bir kokuya benzetiyor. Kimi insanların yapabileceklerini “doğumlarıyla sınırlanmış” olarak tanımlarken, “en temkinli genç kız bile, güzelliğini açıp yalnız gökteki aya gösterse yeterince tedbirsizlik yapmış sayılır” gibi o güne dek duyulmamış söz oyunlarıyla betimlemedeki farklı ve öncü gücünü kanıtlıyor.

Sinema

Şekspir’in eserleri bugüne kadar hiç üşenilmeden 100′ü aşkın dile çevrildi. Onun bu şanlı şöhreti sadece fazla okunmasından da gelmiyor. Ne zaman sinemaya gitsek mutlaka Şekspir’e denk geliyoruz. Eskimeyen oyun yazarımızın 1899′dan beri 300′den fazla eseri sinemaya uyarlandı.

Cesur Yeni Dünya

Şekspir’in oyunları birçok edebiyatçı ve sanatçıya da ilham vermiştir. Günümüz dünyasını en iyi anlatan kitaplardan biri olan Aldous Huxley’in “Cesur Yeni Dünya” kitabı da ismini Şekspir’in Fırtına isimli oyunundan almıştır.

İnsani duygular

Şekspir’in eserlerinin en göze çarpan özellikleri basit kıskançlıkları, tutkunun mantığın önüne geçmesini, kararsızlığı işlemesidir. Yazarın trajedilerinin yanı sıra şakalar, büyüler ve fantezilerle dolu tamamen komedi tarzında yazılmış oyunları da vardır.

En ünlü oyunlar

II. Richard, Romeo ve Juliet, V. Henry ve Yanlışlıklar Komedyası gibi oyunları Şekspir’in meşhur eden oyunlar olarak sayabiliriz. Komedi tarzında ise Bir Yaz Gecesi Rüyası, Nasıl Hoşunuza Giderse ve Windsor’ın Şen Kadınları’nı sayabiliriz.

Gerçekçi karakterler

Ama, çoğu kişi için Şekspir’in zekası, en çok Hamlet, Othello, Kral Lear (King Lear) ve Macbeth gibi trajedilerinde belli oluyor. Akılsızca davranışlarının sonuçlarına katlanmak zorunda kalan, güçlü ve karmaşık karakterler, trajedilerinin en belirgin özellikleri. Faslı generalin kıskançlık nedeniyle sadık karısını öldürmesi; yaşlı bir kralın verdiği yanlış kararlar sonucu karısı ve kızını kaybetmesi; İskoçyalı soylunun hırs ve vicdan azabıyla kendini mahvetmesi, yazarın yarattığı karakterlerin gerçekliğinin en güzel örnekleri.

III. Richard

Bu yüzden, Şekspir’in oyunları geçerliliğini hâlâ sürdürüyor ve yarattığı karakterlerin karmaşık yapıları, günümüz yönetmenlerine esin kaynağı oluyor. Örneğin, Laurence Olivier’nin Tudor Hanedanı atmosferinde çektiği “III. Richard” filmini beğenmediyseniz…

Bir başka III: Richard

Ian McKellen’ın, III. Richard’ı faşist diktatör olarak yorumladığı filmini izleyebilirsiniz.

Oyunun sonu

Şekspir, 50 yaşlarına geldiğinde, aniden ortadan kaybolur. Buna sağlık sorunlarının yol açtığı tahmin ediliyor. 1616 baharında vasiyetini yazar, parasını ailesine, arkadaşlarına ve yoksullara bırakır. Bir ay sonra, 16 Nisan 1616′da yaşama veda eder.

Aktörler değişse de hikaye aynı

Şekspir, belki de insanın her türlü ruh halini söze dökebildiği için 450 yıldan beri büyüsünü kaybetmiyor. Bu yüzden uzaktan basitçe krallar, abartılı aşklar ya da soylularla ilgili oyunlar yazmış gibi görünse de sahne aynı sahne! Orta çağın soyluları, kralları, tefecileri bugünün burjuvazisi, bankaları ve hükümetleri… Şekspir’in insanları gizli bir tutkuyla kendine çekmesinin sırrı belki de budur.

“Bütün dünya bir sahnedir”

Ölümünün üstünden geçen 450 yıl Şekspir’in çekiciliğini azaltmıyor aksine bu dev isim nice sanatçıya tüm gücüyle ilham veriyor.

SANAT DÜNYASI : Senaristlerin Muhtemelen Hiç Sevmediği Sean Bean ’in Öldüğü 21 Film

Rol aldığı 90′ın üzerinde yapım olmasına rağmen biz onu Lord of The Rings, Game of Thrones’taki efsanevi ölümleriyle ve biraz da sosyal mecra abartmasıyla “Ölen Adam” yaptık. Sean Bean her filmde ölüyor dedik, üzgün suratlar döşedik ve bir de şiir yazdık tabii ki kendisine, naçizane;

Bir Arya Stark ağlıyor
Babam nerede diye
Bir Legolas yas tutuyor
Boromir’im nerede diye
Bir Sean Bean ağlıyor
Ulan öldürmeyin artık beni be diye…

Oyunculuk yeteneklerinden ziyade filmin sonuna kadar sağ kalıp kalmayacağıyla ilgilenilen aktörün bizzat öldüğü 21 filmi ölüm şekilleriyle beraber ayağınıza getirdik.

Yedi kere silahla vurulan, toprak altında kalan, yer yer çarmıha gerilen, bir zaman olup kılıçla öldürülen, bir zaman olup giyotine layık görülen aktör Mahzun Kırmızıgül’ün güzel bir methiyesini adeta bizim için seslendirmiş: “Yıkılmadım, ayaktayım.” O zaman ne diyelim, ölüm ölür Sean Bean ölmez!

The Lord of The Rings: The Fellowship of The Ring

boromir-ölümü
Salya sümükle kaplanmış Ork oklarıyla acımasızca yere serilen Boromir, buradaki ölüm şekliyle bir nesle dert olacak zinciri başlattı şüphesiz ki. Vurulmasına rağmen savaşmaya devam eden bir kahraman olarak kendisi bizim için adeta çevik bir Kenan İmirzalıoğlu idi. Lakin trikotajla hiç alakası olmamasına rağmen ağ ören kader yine ağlarını örmüş, cengaverimizi elimizden almıştı.

Game of Thrones

ned-stark-ölüm-sahnesi
Bir Türk dizisi spekülasyonu olacak şekilde “Diziyi bıraktı o, o yüzden erken öldürdüler.” muhabbetine dahi kurban gidebilirdi Ned Amca bu zamansız gidişiyle. Tabii ki kitapta ne yazıldıysa oydu, fakat yine de dizide bütün kötü karakterleri yola getirebilecek asalete sahip oluşu ölümünü daha da vakitsiz kıldı ne yazık ki.

Equilibrium

equilibrium-sean-bean-death
Christian Bale tarafından iki kaşının ortasına yediği bir kurşunla cavlağı çeken Sean Bean böylece biraz daha gizli sulara giriyor, ününü bilmeyenler için sadece filmde ölen bir rahip, bizim içinse sinema sektörünün en ölümsüz aktörlerinden biri olma mertebesine erişiyor.

The Island

the-island-sean-bean
Michael Bay’in gereksiz aksiyon sahnesi içermeyen ender filmlerinden olan ve ucundan distopyaya dokunan Scarlett Johansson’lı filminde Sean Bean açık ara en iyi ölümlerinden biri olan iple boğulup o iple uzunca bir süre sallanmak suretiyle ölüyordu.

Don’t Say A Word

Sag' kein Wort / Don't say a Word
Michael Douglas’ın başrolünde rol aldığı kıyı köşe gerilim filminde talihsiz aktörü canlı canlı toprak altına gömülürken izliyoruz, gözyaşlarımız sel olup akıyor, sokaklara dökülüyoruz adeta.

GoldenEye

sean-bean-goldeneye
Bir acılı ölüm daha, bir bam teli vurmacası daha… Helikopterden atılma suretiyle ölen Sean Bean üstüne yetmiyormuş gibi patlayan helikopterle de ayrıca telef oluyor, adeta duble ölüm gerçekleştiriyordu.

Outlaw

outlaw-sean-bean
Çok sayıdaki silahla vurulmalarından biri daha. Toprağı bol olsun.

Airborne

airborne-sean-bean
Yine bir pistol, yine bir kurşun yarası…

Red Riding

sean-bean-red-riding
Orhan Abi dil yarasının en acı yara olduğunu söylese de iddia ederiz ki Sean Bean kadar kurşun yiyen bir aktör daha görülmemiştir. İşbu sebepten dil yarası, acayip çok sayıdaki kurşun yarasının yanında bir jelibondur adeta sayın okuyucu. Bu da böyle biline.

Essex Boys

essex-boys-sean-bean
Ne çektin be silahtan!

Cash

cash-sean-bean
Diğerlerinden daha acılı ve farklı olarak bu filmde hasmı tarafından kazık benzeri bir edevata oturtularak öldürülüyor abimiz. Senaristler adamı kurşunla yere sermekten bıkmış olacak tabii.

Patriot Games

patriot-games-sean-bean
Engin ufuklara yelken açacağını sanarken botunun patlamasıyla alev topuna dönen Sean Abi burada da senariste en içten küfürlerini yolladı, biz de eşlik ettik.

Black Death

black-death-sean-bean
Sean Bean oturup “En afilli nerede öldüm ben?” diye oturup liste yapacak olsa, en üst sırayı muhtemelen bu performansı kapardı. Zira kendisi bu filmde çarmıha gerilerek öldü. Evet, çarmıha gerildi. Ne istediniz lan masum adamdan?

Scarlett

scarlett-sean-bean
“Gün doğmadan neler doğar”. diyip daldığı huzurlu uykusunda kalbine saplanan bıçakla adisinden bir ölüme mahkum edilen Sean Başgan’a kader burada da gülmüyor, gülmüyor…

War Requiem

war-requiem-sean-bean-ölüm
Adeta Bir Çanakkale Savaşı’ndan fırlamış asker olarak karşımıza çıkan Sean Başgan şanına yaraşır bir şekilde süngüyle defalarca deşilerek ölüyor. Bizce şehit mertebesi, savaş madalyası alır. Net.

The Field

sean-bean-her-filmde-ölüyor-2
Bir inek sürüsü tarafından bir uçurumun kenarına gitmeye zorlanarak kısmen tepilme, kısmen de baya yüksek bir uçurumdan aşağı düşme suretiyle ölen Sean Abi beraberinde birkaç mandayı da götürmeyi ihmal etmiyor, “Ben öleceksem, siz de ölün!” diyor, bir dolu manda, buzağı, inek türeviyle kıyıya vuruyor. Adı “Tarla” olan bir film için şüphesiz uygun bir ölüm şekli.

The Hitcher

sean-bean-her-filmde-ölüyor
Ölümüm güzelin elinden olsun dedin, istediğini yaptık paşam! Ana akım her filmde bulunması gereken güzel oyuncu kotasını dolduran bir ablamız tarafından dizlerinin üstüne çökmüş halde alnının ortasına yiyor kurşunu Sean Abi.
sean-bean
Yeter mi? Yetmez!
Sean Bean nerede nasıl ölmüş diyenleri videoya alalım:

Kaynak.

/// YOK ARTIK !!! YANDAŞ MEDYADAN İNANILMAZ BİR İDDİA DAHA /// Erdoğan’ı ameliyat masasında kim öldürmek istedi ? ///

113875.jpg

Erdoğan’ı ameliyat masasında kim öldürmek istedi?

Gazeteci Yazar Hüdaverdi Allahverdi, Başbakan Erdoğan’la ilgili çok çarpıcı bir yazı kaleme aldı. Erdoğan’ı ameliyat masasında kim öldürmek istedi?

Başbakan Erdoğan’da ameliyat masasında kaldırılmayacaktı. Birileri bunu uygulamaya koymak için ellerinden geleni yaptılar.

Şimdi söyleyeceklerimi eminim ki sizde “Yok canım” tarzından değerlendireceksiniz… Ama emin olun bu söylediklerimin hepsi gerçek ve bunlar bu ülkede yaşandı… Bugün olanları anlama noktasında biraz eskilere gitmek gerekiyor…”kefen, ölüm, ameliyat”ın neden Erdoğan tarafından sık sık kullanıldığını o zaman anlarız

Bu ülkenin Başbakanı bir araç içerisinde kaldı, kapılar kitlendi ve balyozlarla araç kırıldı….2006 yılında rahatsızlanan Erdoğan’ı hastaneye getiren korumalar, aracın anahtarının içerde kalması ve kapıların otomatik olarak kilitlenmesi üzerine panik yaşadı. Korumalar, hastanenin yanında çalışan inşaat işçilerinden alınan balyoz ve kesici aletlerle aracın sol ön kapı camını kırarak Erdoğan’ı sedye ile Güven hastanesine kaldırdılar. Bilinci kapalı bir şekilde hastaneye kaldırılan Erdoğan, “Üşüyorum üstümü örtün” diyordu…

Bu örneği niye verdim, bu ülkenin Başbakanlarını siyasetten koparmanın en iyi yoludur, hasta yatağından onu kaldırmamak. Rahmetli Ecevit ile ilgili bugün hastane tedavisinde söylenenler hala ortada…Bir hastane tedavisi sonrası Ecevit ülkeyi yönetemeyecek hale getirildi…

Başbakan Erdoğan’da ameliyat masasında kaldırılmayacaktı. Birileri bunu uygulamaya koymak için ellerinden geleni yaptılar.

Başbakan iki defa ameliyat geçirdi…Birinci operasyonda ters giden bir şeyler fark edildi. Başbakan Erdoğan’ın önce hastanesi değiştirildi daha sonra da onu ameliyata alacak olan ekip Sağlık Bakanlığı tarafından haber verilmeden Türkiye’nin farklı yerlerinden toplandı ve hastaneye getirildi. Onlara önemli bir ameliyata girecekleri ifade edildi ve hastaneye gelene kadar Başbakan Erdoğan’ın ameliyatına gireceklerini bilmiyorlardı. Ameliyatı yapan ekip güvenlik gerekçesi ile değiştirilmişti. Başbakan Erdoğan’ın ameliyat masasından kaldırılmayacağı ile ilgili alınan istihbarat üzerine çalışma yapılmıştı. Birileri Başbakan Erdoğan’ı ameliyat masasında öldürmeye kararlıydı.

Başbakan Erdoğan’ın bu istihbarat sonrası getirildiği hastanede operasyonu yapacak ekipteki doktorlar Başbakan Erdoğan’ın kılına zarar gelmesin diye adeta göğüslerini siper ettiler. Ameliyatta kullanılacak olan malzemeler başında saatlerce nöbet tuttular. Malzemelere dışarıdan bir şey karıştırılmaması için azami özen gösterdiler.

Başbakan Erdoğan ameliyat edildi ve ameliyat başarılı gerçekleşti. Daha sonra yapılan açıklamada "Sayın Başbakanımız 26 Kasım 2011 tarihinde laparoskopik yöntemle başarılı bir sindirim sistemi ameliyatı geçirmişlerdir. Ameliyat Sayın Başbakanımızın programının müsait olması nedeniyle 26 Kasım tarihinde gerçekleşmiştir. Sayın Başbakanımızın sağlık durumu yerindedir. Doktorların gerekli gördüğü istirahatin ardından, Sayın Başbakanımız çalışmalarına başlayacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." Dendi.

Başbakan daha sonra iyileşme sürecinde tedavisinin devamı olarak ikinci bir ameliyat geçirdi. Erdoğan’ın vücudundan daha önceki ameliyatında takılan ve kanının temizlenmesine yardımcı olan bir cihaz çıkarıldı. Ameliyat bölgesindeki dikişleri alındı.

Başbakan ölüm kalım mücadelesinde bulunurken birileri MİT krizini çıkardı ve Başbakan Erdoğan o ameliyatlı haliyle bir de bunlarla uğraşmak zorunda kaldı…
Başbakan Erdoğan, defalarca suikasttan kurtuldu ve bunları bu millete anlatmadı. İçeride hainleri çok fazla deşifre etmedi, tedbirini aldı Allah’a havale etti. Dışarıdan özellikle su içmemeye özen gösterdi. Suyunu sürekli olarak arabanın bagajında taşımaya özen gösterdi. Hatta Mahmut Efendi Hazretlerini hastalığından sonra ziyaret ettiğinde yanındakilere aynen şunu söyledi: “Efendi hazretlerine açık su içirmeyin”

Başbakan’ın bugünlerde kefenden musalla taşına kadar ölümü hatırlatıcı birçok beyanı tekrar dillendiriyorsa, “Bu can bu bedende olduğu sürece korkmayın” diyorsa, sürekli olarak kendi ameliyat masasını hatırlayıp, “Bu ülkede ameliyat yapılmasına izin vermeyiz” diyorsa siz Fetih Süresini okumayı sıklaştırın, günde 500 defa ya Settar çekmeye devam edin….Başbakan Erdoğan 10 yıl içerisinde 30’dan fazla suikasttan kurtulduysa bunda yaptığınız ve yapacağınız duaların etkisi çok fazladır…Allah dualarınızı kabul etsin…

Acizane olarak şunu rica etmek istiyoruz; seçimlere kadar Eyüp Sultan Hazretlerinin Türbesinin açılması manevi dünyadan isteniyorsa biz de bunu Başbakan Erdoğan’dan rica ediyoruz…Seçimlere kadar Eyüp Sultan türbesinin sürekli açık tutulması önemlidir…Unutulmamalı ki Bedir’de 3 bin melek, Uhud’da beş bin melek yardıma gelmişti…Ne kadar çok büyük sıkıntı o kadar yardıma ihtiyaç var…

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: