28 Şubat Davası /// Sanık Arslan Daştan : Genelkurmaydaki görevim sırasında bu yapılanmadan (BÇG ) haberim yoktu

ANKARA (AA) – 28 Şubat Davası’nda savunmasını yapan sanık Arslan Daştan, Ekim 1996-Mayıs 1997 arasında Genelkurmay İstihbarat Başkanlığında İstihbarat Şube Müdürlüğü yaptığını bildirerek, "Samimiyetle ifade ediyorum ki Genelkurmaydaki görevim sırasında bu yapılanmadan (BÇG) haberim yoktu" dedi.

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmanın öğleden sonraki bölümünde sanıklardan emekli Albay Alican Türk’ün avukatı Atilla Bingöl, savunmasına devam etti. Müvekkilinin suçsuz olduğunu öne süren Bingöl, "28 Şubat davası, 2004 MGK kararlarıyla bitmiştir. Artık suçlayacaksak başkalarını suçlamamız gerekiyor" diye konuştu.

Bingöl’ün ardından, sanıklardan emekli Albay Mustafa Kemal Savcı savunmasına başladı.

BÇG’de görevlendirilmediğini ve hiçbir faaliyete katılmadığını iddia eden Savcı, buna karşın BÇG telefon rehberinde isminin bulunmasını anlayamadığını dile getirdi. Savcı, "telefon rehberi"nin gerçekliğinden duyduğu kuşkuyu aktardı.

İddianamedeki suçlamalarla ilgisinin olmadığının yine iddianamede yer verilen belgelerden anlaşılabileceğini söyleyen Savcı, BÇG kuruluş şeması, işbölümü ve takdir belgelerinde isminin geçmediğini anlattı. BÇG’de görev yaptığını dile getiren birçok sanığın da kendisinin söz konusu grupta yer almadığını aktardıklarını ifade eden Savcı, BÇG ile ilgili belgeleri ilk kez soruşturma sırasında gördüğünü bildirdi.

"İddianamenin hiçbir yerinde BÇG’de görevlendirildiğime dair belge bulunmamaktadır, hiçbir sanık beyanı yer almamıştır. BÇG’de görev almadım. Suçlama konusuna ilişkin aleyhime hiçbir delil ve belge bulunmamaktadır" diyen Savcı, beraatını istedi.

Savcı’nın avukatı Atilla Bingöl de haksız yere uzun süre tutuklu kaldığını belirttiği müvekkilinin tahliyesini talep etti.

-Arslan Daştan

Sanık Arslan Daştan da hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini dile getirerek başladığı savunmasında, Ekim 1996-Mayıs 1997 arasında Genelkurmay İstihbarat Başkanlığında İstihbarat Şube Müdürlüğü yaptığını, daha sonra da Mamak’taki 28. Mekanize Tugay Komutan Yardımcılığı görevine atandığını söyledi.

BÇG’nin varlığını bu göreve başladıktan sonra medyadan öğrendiğini ifade eden Daştan, bunu soruşturma aşamasında dile getirmesine rağmen "Müsnet suçu işlemiş gibi hakkında iddianame tanzim edildiğini" söyledi.

Genelkurmay İstihbarat Başkanlığında sadece kadro görevini yaptığını bildiren Daştan, "Samimiyetle ifade ediyorum ki Genelkurmaydaki görevim sırasında bu yapılanmadan (BÇG) haberim yoktu" diye konuştu.

İddianameyi hazırlayan savcının, o aşamada verdiği beyanları yanlış yorumladığını savunan Daştan, "Sayın savcının ağmızdan çıkanı yorumlayarak değil, aynen yazdırması gerekirdi" dedi.

Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin, Daştan’ın bu iddiası üzerine, "Müdafiiniz ve sizin savunma tutanağını inceleme imkanı olmadı mı?" sorusunu yöneltti.

Daştan, soruya, "Buna cevap verebilmek için o gün bizim yerimizde olmanız gerekirdi. 19 sayfa ifadeyi okumak yaklaşık 50 dakika eder. O kadar süre savcının yanında bunu okuyacağım… Avukatım imzaladıktan sonra ben sayın savcıma güvenmeyeceğim de kime güveneceğim" yanıtını verdi.

-"Mağduriyet" sorusu

Bir müşteki avukatı Daştan’a, soruşturma aşamasında verdiği ifadedeki, "28 Şubat döneminde kendisinin de mağdur olduğuna, terfi ettirilmediğine, resmi yemeklerde alkol yerine meyve suyu içmesi nedeniyle dışlandığına" ilişkin beyanlarını anımsatarak, "Bu konuyu açar mısınız?" diye sordu.

Daştan, soru üzerine şunları kaydetti:

"Ben ağzımdan çıkan sözleri sonuna kadar savunurum. Savcı, belge gösteriyor, ‘REFAHYOL hükümetini düşürmek için cunta yapılanması.’ Bunu tasvip ediyor musunuz? Böyle bir cunta kurulduysa, silahlı kuvvetlerde üç beş tane kendini bilmez, şov yapmak için dedilerse, ben bunu silahlı kuvvetlere mal etmem. Bana gösterilen bilgi ve belgelere dayanarak, yaşadıklarım aklıma geldi, ‘Acaba şahsi dosyama bir şey mi yazıldı da terfi ettirilmedim’ diye düşündüm. ‘O zaman ben de mağdurum’ dedim."

Daştan, bir sanık avukatının, "Terfi etmediğiniz, başka bir birliğe tayin edildiğiniz, birtakım özlük haklarına ulaşmadığınız düşüncesiyle sinirlendiğinizi, kızdığınızı, bu nedenle 28 Şubat mağduru olduğunuzu ifade ettiğinizi anladım. Doğru mudur? Bu kadar yargılamadan sonra ’28 Şubat mağduruyum’ diyebiliyor musunuz?" sorusu üzerine, "Sayın Savcı benim ne olduğumu, dini inancımın ne olduğunu ne bilecek? Ben bir şey söylemedim ki? Savcı bana bir sürü belge gösterdi. Düşündüm ki bir darbe hazırlığı içindeler, beni de tayin etmişler, cunta teşkil edilmiş, şunlar şunlar da biliniyor, o halde ben de mağdurum dedim. Baş taraf yazılmamış, son taraf yazılmış" ifadesini kullandı.

Müşteki avukatlarından Namık Kemal Burhan, "Yeni göreve başladığınız birlikte de BÇG benzeri alt yapılanma var mıydı?" sorusuna Daştan "Tövbeler tövbesi" karşılığını verdi.

Sanık avukatları da müvekkillerinin beraatlarını istedi.

Mahkeme, savunmasını yapan sanıklar Alican Türk, Mustafa Kemal Savcı ve Arslan Daştan’ın duruşmalardan vareste tutulmalarına karar vererek, duruşmayı 13 Ocak Pazartesi saat 09.30’a erteledi.

Etiketlendi:, , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: