Günlük arşivler: Ocak 5, 2014

PROGRAM TAVSİYESİ : CyberGhost 5 Premium Plus VPN İndirimi

[​IMG]

CyberGhost 5 Premium Plus VPN indirimi bulunuyor. 12 aylık VPN çözümü sadece 24,12 $ fiyatına.

Buradan ulaşabilirsiniz.

YERLİ BASIN : Ergenekon ve Balyoz davaları çatışmadan çözüm e mi ?

untitled_14.png?itok=17aHq0pS

Zaman: Mustafa Ünal: Balyozcular dışarı mı?

Kim derdi ki ‘Gün gelecek AK Parti Hükümeti Balyozcuları kurtarmak için harekete geçecek’… Rüyada görsem inanmazdım. Bir köşe yazısına yansıyan ‘Orduya kumpas’ cümlesi lafın gelişi değilmiş meğer. Bir maksada binaenmiş. Çok geçmeden anlaşıldı. Bir işaret fişeği olarak değerlendirmek gerekiyormuş… Devamı…

Yeni Şafak: Ali Bayramoğlu: Başbakan’dan kriz analizi ve yeni dönem iması…

Başbakan’ın gazetecilerle Dolmabahçe buluşması önemli yönler taşıyordu. Genel görüntü olarak Başbakan krizle ilgili kamuoyu karşısında aldığı tutumu gazeteciler önünde de tekrarladı. Ancak bu genel çerçevede yeni bilgiler ve kritik ayrıntılar eksik değildi.Gözlemlerimizi bir kaç madde halinde açıklayalım…Devamı…

Taraf: Hüseyin Çakır: Pasif devrim’ bitti, Ergenekon’la barış başladı!

Açıklık, katılımcı, müzakereci, çoğulcu demokrasi talebinin yarattığı çoksesliliği, Gezi’de ortaya çıkan muhalif sesleri ve iktidar karşıtı her türlü muhalefeti “demokrasi tehlikesi” olarak görmek, demokrasi ve demokratlığın sığlığını ortaya çıkarttığı gibi, muhafazakâr demokratlığın demokrasi “derinliğini” de göstermiş oldu…Devamı…

T24: Hasan Cemal: Erdoğan’dan soruşturmayı karartma ve kendini kurtarma operasyonu!

Cici gazeteci ve yazarları etrafına toplayan Başbakan Erdoğan milli irade suikastı dedi diye, hükümete darbe teşebbüsü dedi diye, küresel komplo dedi diye, yargı darbesi dedi diye pisliğin üstünde mi oturacağız? Tek kelimeyle hayır. Sözü uzatmak istemiyorum.Bazen en sonda söylenecek olan, en başta söylenir. Bugün de öyle.Yazımın başlığında yer aldığı gibi: Başbakan Erdoğan, 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasını karartmak, kendini siyaseten kurtarmak ve yeniden çıkışa geçmek için düğmeye basmış durumda…Devamı…

Cumhuriyet: Hikmet Çetinkaya: İşine Gelince Yargı, Gelmeyince Darbe…

Türkiye Cumhuriyeti’nin laik demokratik bir hukuk devleti olduğu aklımıza yeni geldi… Eski dostlar kavgaya tutuştu! Pardon kıyasıya bir mücadeleye giriştiler. Şimdilerde Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğu konuşulmaya başlandı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ne dedi: “Devlette ayrı devlet olmaz!” Bunun anlamı ne diye düşündünüz mü hiç? Devlet içinde bir başka devlet, yani paralel devlet olmaz. Rüşvet ve yolsuzluk operasyonuyla birlikte tartışılmaya başladı “devlet içinde devlet” savı… Oysa bizim ülkemizde devlet içinde devlet hep oldu…Devamı…

Radikal: Avni Özgürel: Erdoğan örtüyü kaldırdı

Başbakan Erdoğan’ın toplantıda yaptığı konuşmadan ve sorulara verdiği cevaplardan tuttuğum notları aktarayım… Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la buluşmaya giderken beklentim şüphe yok ki isimlerini kendisinin belirlediği gazeteci ve yazarlarla buluşacak olsa da geçen üç haftada yaşanan hadiselerin gerginliğini üzerinde taşıyan bir lider çehresi görmekti… Ancak tam aksine her zamankinden daha keyfi yerindeydi Erdoğan’ın…Devamı…

(Süreç Analiz, 5 Ocak 2014)

AK PARTİ DOSYASI : ‘Operasyonun 5 hedefi var’

Erdal Şafak Sabah Gazetesi’nde dünkü görüşmeyi yazdı:

Erdoğan: Amaç AK Parti’ye yolsuzluk etiketi yapıştırıp çözüm sürecini sabote etmek ve ülkenin önünü kesmek. Gezi olayları 17 Aralık’ın ilk provasıydı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de bu operasyonda payı var ama asıl hedef 30 Mart yerel seçimleridir. Gezi’de sonuç alamadılar bu defa da alamayacaklar

Girerken “Dolmabahçe Sarayı’nın Başbakanlık Çalışma Ofisi olarak düzenlenen eski Beşiktaş Kaymakamlığı binasının müştemilatını oluşturan duvarları tuğladan örülü bu geniş salona bu kaçıncı gelişim” diye sordum kendi kendime. Doğrusu tam sayısını çıkaramadım. Çünkü özellikle son 5 yılda Türkiye gündeminde dönemeç sayılabilecek birçok olayın değerlendirmesini Başbakan Erdoğan bizlerle Osmanlı döneminde saray atlarının ahırı olan bu salonda yaptı. Ve her toplantıda olduğu gibi dün de uzun masalardan oluşturulan büyük bir dikdörtgende soyadının ilk harfine göre belirlenmiş yerlerimize oturduk. Biz medya ve sivil toplumdan 45 temsilci. Bana göre en karşı masada Başbakan Erdoğan, yardımcıları, konuyla ilgili bakanları… Erdoğan önce kısa bir sunuş konuşması yaptı. Onu hemen arkadaki gündem sayfasında bulacaksınız. Daha sonra soru-cevap faslına geçildi. İşte tuttuğum notlara göre sorular ve Erdoğan’ın yanıtları…
***
Bu operasyonda Halk Bankası ciddi bir algı yarası aldı. Nereye gitseniz, kiminle konuşsanız ayakkabı kutusundaki paralardan söz ediyor.

Erdoğan: Halk Bankası bizim için çok önemli bir finans kuruluşumuz. Başta İran’la ticaret olmak üzere birçok finansal operasyonda istasyon işlevi görüyor. Biz iktidara geldikten sonra kamu bankalarını iflas noktasından alıp buralara getirdik. Ama ne yazık ki, bu operasyondan sonra Halk Bankası’nın bir aralar 12 milyar dolara kadar çıkan mevduatında ciddi bir kayıp sözkonusu oldu. Açıkçası Halk Bankası uluslararası gücü arttığı için operasyonun merkezine yerleştirildi. Genel Müdür’ün evinde bulunan paralara gelince; gerek kendi ifadesinde, gerekse daha sonra yapılan açıklamalarda makbuz karşılığı teslim alınan paralar olduğu söylendi. Yani, denildiğine göre, belgeleri var. Doğru mu, yoksa kendi çıkarı için mi o paralar; yargıda ortaya çıkar.

Bu operasyon öncesinde paralel devlet mi kendini çok iyi kamufle etti, yoksa siz mi tedbirsiz yakalandınız?

Erdoğan: Elbette bazı istihbari hataların varlığı düşünülebilir. Ama istihbarat teşkilatımız genelde çok iyi bir noktaya geldi, ağımız sürekli gelişiyor. Bu olaydan sonra daha da gelişecek, daha da koordineli olacak. Bu operasyonun yapılabilmesinin bir önemli nedeni de, paralel devletin siyaset dışı güçlerle de ilişkili olmasıdır. Aslında Mayıs’taki Gezi olayları, 17 Aralık’ın ilk denemesiydi. Bakın, ısrarla Mayıs ayının önemi üstünde duruyorum. Neden? Çünkü 30 milyar dolarlık 3′üncü havalimanı, 22 milyar dolarlık nükleer santral, 2.5 milyar dolarlık 3′üncü köprü ihaleleri ve anlaşmaları mayısta yapıldı. Yine Mayıs’ta Borsa 93 bin puan seviyesini gördü; unutmayın 11 yıl önce 11 bin puanda almıştık. 27.5 milyar dolar olarak devraldığımız Merkez Bankası rezervleri mayısta 135 milyar dolara çıktı. Yüzde 63′ler seviyesinde aldığımız gösgerge faizi mayısta yüzde 4.6′ya indi ve gidişat yüzde 2.5′e kadar gerileyeceğini gösteriyordu. Yine mayıs ayında dört kredi derecelendirme kuruluşunun dördü de Türkiye’nin notunu artırdı. Yine mayısta IMF’ye borcumuzun son taksitini ödeyerek hesabı kapattık. Enflasyonda düşüş, sanayi üretiminde ve dış ticarette artış rekorları kırdık Mayıs’ta.

BUNA PARALEL HUKUK DENİR

İşte bütün bunlar dışarıda “Türkiye nereye gidiyor, hangi ufuklara koşuyor” sorularını ortaya attırdı.

“Türkiye’nin bünyesi zayıf düşürülmeli” planları yaptırmaya başladı. Ve öyle bir ortamda Gezi olayları patlak verdi. Netice alamadılar. 17 Aralık operasyonunu yaptılar. Yine sonuç alamayacaklar. Zira virüsler tespit edildi, laboratuvar testleri yapıldı, yakında teşhir edeceğiz.

Cemaat, devlet kademelerine sızmış. İstihbarat bu gelişmeleri, bu operasyonları giremedi mi?

Erdoğan: Devlete KPSS ile eleman alınıyor. Yetmiyor, bazı bakanlıklar mülakat da yapıyor. Ama bu olaylar KPSS sisteminde bile suistimal yapıldığını gösterdi. Gözden kaçmış. Düşünün benim ofisime böcek yerleştiriliyor. O da bu örgütün işi. Ama ders aldık.

HSYK için suç duyurusunda bulundunuz. Ama gereği yerine getirilmedi. Bundan sonraki adımda ne yapacaksınız?

Erdoğan: Olayı baştan alalım. Bir savcı çıktı, bir bildiri okudu. Sonra başsavcı birtakım kararlar ve önlemler aldı. HSYK başsavcının açıklaması ve kararları sonrası bildiri yayınladı. Bakın, bir takiye var, bir de yalan var. HSYK’nın bildirisi daha önceden hazırdı, sadece zamanlama yapıldı. Başsavcının ardından yayınlama işte bu zamanlamanın eseri Danıştay da hemen ardından, idarenin savunmasını bile alma gereği duymadan yürütmeyi durdurma kararını verdi. Buna paralel hukuk denir. Şimdi yasama organı yeni bir düzenleme yapmak zorunda. Yoksa sistem tıkanır. Ne bürokrat çalıştırabiliriz, ne de teknokrat. Düzenlemeyi önce Anayasa ile yapmaya çalışacağız. Ancak onun için muhalefetin desteği şart. Muhalefetin tavrı da ortada. Olmazsa yasal düzenleme yoluna gideceğiz.

17 Aralık darbe girişimi açılım ve barış süreciyle de ilgili, değil mi?

Erdoğan bu soruyu barış sürecini götüren Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın cevaplandırmasını istedi.

Atalay: Kararlılığımız ve samimiyetimiz devam ediyor. Diyalog kanalları açık, görüşmeler sürüyor. İmralı ile görüşmeleri MİT görevlileri götürüyor. Siyasi görüşmeleri BDP ile biz yapıyoruz. BDP’liler arada bir Kuzey Irak’a, Kandil’e de gidiyor. Sürecin yavaşladığı duygusu olabilir. Ama bu, işin tabiatında var. Süreci yürütürken çevremize de göz atmak zorundayız. Suriye, Irak, İran… Bu, IRA olayı gibi, bir adanın bir ucunda sıkışıp kalmış bir sorun değil; geniş bir coğrafyayı etkiliyor. Ayrıca Avrupa’nın da etkisi sözkonusu. Türkiye’nin çözüm iradesi, bu sorunu tek başına çözme kararlılığı tabii bazı çevreleri rahatsız ediyor. Hatırlatayım; Oslo sürece üçüncü bir ülkenin (Norveç) hakemliğinde götürülüyordu. Bu süreçte ise sadece bizim irademiz ve inisyatifimiz var. Demokratikleşme paketi önümüzdeki Çarşamba günü Anayasa Komisyonu’na inecek. Kişisel verilerin korunması tasarısı 1-2 haftaya kadar hazır olur.

KÜRT SORUNU ALGISI

Bu sorunun üç ayağı var: Kredibilite, samimiyet ve inandırıcılık. PKK ile çözüme karşı çıkanlar, ki destek verenlerden daha çok, nasıl ikna edilecek? Suriye politikasında kamuoyunda tereddüt çok, gözden geçirilecek mi?

Erdoğan: Bakın, kredibilite diyorsunuz; 3′üncü havaalanı inşaatını üstlenen firmalar (Tek tek sayıyor), 3′üncü köprü ihalesini kazanan firmalar (Tek tek sayıyor), bizim zamanımızda mı kuruldu? Hepsi köklü, gerek altyapı, gerekse üstyapı inşaatlarıyla kendilerini kanıtlamış firmalar. Bizil dönemimizde cesaretleri arttı, daha büyük düşünmeye başladılar; fark bu. İyi ama bu firmaların mal varlıklarına tedbir koymakla, kredibilitelerine nasıl zarar verildiği görülmüyor mu? İnandırıcılığa gelince; bir sıkıntı yok. Çünkü meydanlarda görüyorum, halkımla bire bir temaslarımda hissediyorum. Çözüm sürecine gelince; bizim kredibilitemiz “Kürt temsilcisiyim” diyenden daha fazla. O bölgede hep birinci partiyiz. Kürt milliyetçiliği, siyasal Kürtçülük yapanlar, “Kürt sorunu” diye diye bir algı oluşturuyor. Gücünü de Avrupa’dan alıyor. Eyalet parlamentolarında, federal parlamentoda neler çevrildiğini çok iyi biliyoruz. (Not: Almanya iması yapıyor.)

TIR OLAYI DA AYNI SENARYO

1 Ocak’taki TIR olayının içyüzü nedir?

Erdoğan: MİT Yasası’nın 26′ncı maddesini iyi okuyun. Savcının taa Adana’dan koşup gelip müdahale etmeye kalkması, aslında paralel devletin bir unsuru olduğunu gösteriyor. Ve de bu olayın 17 Aralık operasyonunun bir parçası olduğunu. MİT Müsteşarı’na 7 Şubat’ta operasyon yapanların yeni oyunu bu. Aynı odak. Yargı yine hemen medyaya deşifre etti. Aynı senaryo. MİT Yasası’nın 26′ncı maddesi uyarınca yargı organının o TIR’a müdahale yetkisi yok.

TIR olayı da Suriye politikasından kaynaklanan bir sıkıntı mı?

Erdoğan: Suriye politikamızı bölge ülkeleriyle, batılı dostlarımızla istişare ederek oluşturduk.Ama bazıları başında farklı, sonunda farklı bir tavır sergiledi. Cenevre-2 Konferansı öncesi veya sonrası çok ilginç haberler duyabilirsiniz.

TÜRKMENLERE DESTEK İÇİN…

TIR olayı Esad’lı çözüme razı etme planının bir parçası mı?

Erdoğan: TIR olayı, MİT planı için kimseye hesap vermeyiz. MİT de tüm istihbarat örgütleri gibi çalışıyor. Suriye’de herkes, her şey cirit atıyor. El Kaide ile, El Nusra ile ne MİT’in, ne de hükümetin en ufak ilişkisi olamaz. Biz Batı ülkelerinin de tanıdığı Özgür Suriye Ordusu ile çalışıyoruz. Bizim tek derdimiz var: Suriye’de demokratik bir rejimin kurulması. Son TIR olayı, oradaki Türkmenler’e destek işidir. Aramaya izin vermeyen arkadaşlar, doğru yaptılar.

ŞANTAJLA SİYASET Mİ YAPILIR?

Bu operasyon nedeniyle kurunun yanında yaş da yanabilir mi? Çünkü cemaatin tabanı ile AK Parti’nin seçmen kitlesinin bir bölümü arasında bir yakınlık ilişkisi var. Bakın, cemaatten bir hanım AK Parti üyesi bir erkek… Böyle bir aile var. Ve şimdi boşanma noktasına geldiler. Gerilimi soğutmak gerekmiyor mu?

Erdoğan: Hayır, bir tasfiye yok. Hukuk devletinde öyle bir şey olmaz. Ama paralel devlet yapısında rol almış ve bu rolleri tespit edilmiş insanlarla beraber çalışmamızı düşünmeyin. Şantaj yapanlarla birlikte yürüyemeyiz. (Kaset örneği veriyor.) Bir kasetle 24 saatte ana muhalefetin başındaki adamı değiştirdiler. Sonra o işi bizim üstümüze yıkmaya kalkıştılar. Daha sonra MHP’liler kasetinde de öyle oldu. Cemaat demeyi uygun bulmuyorum. Çünkü halk arasında çok cemaat, çok oluşum var. Zaten kendileri daha ileri gidip camia dediler.

YILDA 22 KEZ YURTDIŞI TATİLİ

Aileler arasında bölünme, parçalanma nereden geliyor? Çünkü kimi “Rabbime güveniyorum” der, kimileri de her söylenende keramet ararsa… Bu olaylar, doğruyu bulmanıza yardım eder. Medyada hergün salvolar atılırsa, hergün çamur atılırsa, enerjimizi bunları temizlemekle mi tüketeceğiz.

Algı onarımı nasıl olacak? Ekonomik istikrarı yeniden güçlendirmek için neler yapmayı düşünüyorsunuz?

Erdoğan: Borsa başkanı ile görüştüm. Düşüş olduğunu, ama toparlanma sinyelleri başladığını söyledi. İstikrar, halkın güveniyle yeniden pekişecek. Güç kaybı olduğuna inanmıyorum. Durmak yok, yola devam.

Yine operasyonda yargının rolüne dönmek istiyorum…

Erdoğan: Bakın, bir yargı mensubu bir belediye başkanının makamına gidiyor, istediğini alamayınca o başkan hakkında dosya düzenliyor. (Not: Zekeriye Öz iması) Böyle bir şey olur mu? Ben suç duyurusunda bulunuyorum, ses yok. Bir yargı mensubu yılda 20-22 defa turist olarak yurt dışına gider mi? Kayak, kumsal, tenis… Bunun geliri nedir, kaynağı nedir… Şimdi “Gizli ortak” kavramı çıktı.

DERSHANELER TETİKLEDİ

Niye ters düştünüz? Asıl neden dershaneler mi?

Erdoğan: Bu işin tetikleyicisi gerçekten dershaneler oldu. 17 Aralık’tan bir hafta önce haber aldım. Daha farklı bir şey yapacaklarını sandım. Dershaneler işinin mali boyutu çok büyük. Kabul etmeleri zordu. Onun için bunu yaptılar.

“Hedef bendim” sözünüzü biraz açabilir misiniz? Şantaj kasetleri olduğu söyleniyor, elinizde veri var mı? Dinlemeyi kim yaptı? Burada da dinleniyor muyuz? “Kumpas” dediğiniz davalar var mı?

Erdoğan: Hedef şahsım. Şemalar yapılıyor. Örgüt lideri olarak birinde oğlum, birinde damadım, birinde Binali Bey, bir-ikisinde işadamları gösteriliyor. Ben de baş örgüt lideriyim. Doğru, ben bir örgüt lideriyim. Ama bu ülke için herşeyini veren bir örgütün lideriyim. Bu örgüt, AK Parti’dir. Şantaj kasetleri… Baykal, MHP’liler, bir CHP grup yöneticisi… Bunlarda insaf, vicdan yok. Kesip yapıştırma yoluyla bir genel başkan yardımcıma alçakça tuzak kurmaya kalktılar. Burası dinlenir mi? Dinlenir. İçerden şart değil. Dışardan da dinlenir. “Kumpas” tanımı, TSK’nın da önünü açtı. Derin devlet yapılanmasıyla o davalarda bir şeyler olabilir.

Bu operasyon, “Erdoğan Cumhurbaşkanı olmasın” kurgusunun bir parçası olabilir mi?

Erdoğan: Her değerlendirme sahibine göre haklıdır. Cumhurbaşkanlığı seçiminin payı yok mu? Var. Ama öncelikli hedef 30 Mart yerel seçimleri. O, turnosol kâğıdı. Çünkü hem cumhurbaşkanlığı seçiminin, hem de 2015 genel seçimlerinin işaret fişeği olacak.

Cemaatten uzlaşma önerileri var mı?

Erdoğan: Kısa bir süre önce yazılı bir metin gelmiş. Bana da gösterdiler. Dershaneler, atamalar ile ilgili. Ama bir yandan da medya üzerinden yapılan saldırılar, iftiralar, şantajlar… Yok o belediye, yok bu belediye… Şantajla siyaset mi yapılır?

Gelen metin imzalı mı?

Erdoğan (Gülerek): Hem de ıslak imzalı!

***

Ve sonunda Erdoğan, 17 Aralık operasyonunun amaçlarını şöyle özetledi: 1-Adı gibi ak olan partimize ve iktidarımıza yolsuzluk etiketi yapıştırma gayretleri. 2-Türkiye’ye, hükümüte, AK Parti’ye “El Kaide’yi destekliyor” iddiasıyla algı yaratma. Bu, ihanettir. 3-Çözüm sürecini sabote etme adımları. 4-İstikrarı dinamitleme, güçlü Türkiye’nin önünü kesme niyetleri. 5-Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik tezgâhlar. Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık makamları arasına fitne sokmak çabaları…

EMNİYET DOSYASI : Sahte rapor skandalı !

Eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü’nden sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Yılmazer’in atandığı Tunceli’ye gitmemek için rapor ayarlamak istediği öğrenildi.

Gülen Grubu’na yakınlığıyla bilinen eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü’nden sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer’in Tunceli Dersim’e geçici göreve gitmemek için hastane raporu hazırlatmaya çalıştığı ortaya çıktı.

TUNCELİ’YE GİTMEMEK İÇİN SAHTE RAPOR

SON.TV muhabirinin elde ettiği istihbari bilgilere göre, eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü’nden sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer geçici olarak Tunceli’nin Dersim ilçesine görevlendirildi. Tunceli’ye gitmemek için Bakırköy Dr.Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gitti. Burada görevli doktorlardan kendisine bir rapor hazırlanmasını istedi. Görevli doktorların bu talebe red cevabını vermesi ile hastanedeki görevli doktorları tehdit ettiği ileri sürüldü.

HASTANEYİ BİRBİRİNE KATTI

Sahte raporu düzenlememek istemeyen Bakırköy Dr.Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki görevli doktorları tehdit ettiği öne sürülen Yılmazer’in bu tutumu üzerine hastanede kısa süreli bir arbedenin de yaşandığı kaydedildi.

HASTANEDEN ALAMAYINCA BAKANLIĞI ARADI

Bakırköy Dr.Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşanan skandal ile ilgili Hastane yönetiminin bir tutanak tuttuğu ve konunun İstanbul Sağlık İl Müdürlüğü’nce takip edildiği belirtiliyor.

MAKAM ARACI ALINDI

Bir zamanların gözde polis müdürü Ali Fuat Yılmazer’in altından makam aracının alındığı, yanındaki görevli koruma memurlarının ise geri çekildiği kaydedildi.

DAVALARIN KRİTİK İSMİ

Cemaate yakınlığıyla bilinen eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü’nden sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer, Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesi sürecinde EGM İstihbarat Dairesi’nde C Şube Müdürü olarak görev yaparken olayda kusuru bulunduğu iddiasıyla hakkında Başbakanlık Teftiş Kurulu’nca rapor düzenlenmişti. Ali Fuat Yılmazer, başta Ergenekon olmak üzere Balyoz, Kafes, Askeri Casusluk, Odatv soruşturmalarının ön hazırlık aşamasında teknik takiplerden sorumlu istihbarat biriminin başında bulunmuş ve bu davaların beyni durumundaydı. Hükümet tarafından kızak göreve çekilen Ali Fuat Yılmazer, geçtiğimiz yıl 1. sınıf emniyet müdürü olmuştu. Son olarak da Tunceli Dersim’e geçici görev ile görevlendirilmişti.

EMNİYET DOSYASI : 200 İstihbaratçı Polisin Yeri Değişti /// AKP YOLSUZLUK OPERASYONUNDAN SONRA HALLA Ç PAMUĞU GİBİ ATTI ///

Operasyon sonrası İstanbul Emniyeti’nde aralarında Hüseyin Çapkın’ın da bulunduğu yaklaşık 100 müdür görevden alınırken, değişikliklerden İstihbarat Daire Başkanlığı da etkilenmişti. Aralarında PKK, Teknik Takip masaları ve çeşitli sol örgütlerden sorumlu birimlerde görev alan 12 şube müdürü ile müdür yardımcısı görevden alınmıştı.

Operasyon sonrası İstanbul Emniyeti’nde aralarında Hüseyin Çapkın’ın da bulunduğu yaklaşık 100 müdür görevden alınırken, değişikliklerden İstihbarat Daire Başkanlığı da etkilenmişti. Aralarında PKK, Teknik Takip masaları ve çeşitli sol örgütlerden sorumlu birimlerde görev alan 12 şube müdürü ile müdür yardımcısı görevden alınmıştı.

Son olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube’de görevli 200 polisin görev yeri değiştirildi.

İl Emniyet Müdürü Selami Altınok da 16 yardımcısının görev yerini değiştirdi. Operasyonun ardından görev yerleri değiştirilen bazı müdürler, son değişiklikte müdüriyet emrine alındı.

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nden sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı iken Silivri’de görevlendirilen Hamza Tosun ile Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdür Yardımcısı iken önce Sancaktepe’den daha sonra da Deniz Limanları Şubesi’nden sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı yapılan Mahir Çakallı müdüriyet emrine alındı.

Çakallı’dan boşalan Deniz Limanları Şubesi’ne Sezgin Öndem getirildi. Trafik Şube’den sorumlu yardımcı Murat Şengün ile ilçe sorumlu müdür yardımcıları Ramazan Emekli ve Hacı Mehmet Aslancan da müdüriyet emrine alındı..

Son değişikliklerden, bazı ilçelerden sorumlu emniyet müdür yardımcıları da etkilendi.

Servet Yılmaz; Şişli, Beşiktaş ve Sarıyer’den,
Hüseyin Putur; Beylikdüzü, Büyükçekmece, Çatalca ve Silivri’den,
Mehmet Hasbal; Küçükçekmece, Avcılar, Esenyurt ve Başakşehir’den,
Ömer Duman; Tuzla ve Pendik’ten,
Ender Sevim; Beyoğlu ve Kağıthane’den,
Celal Yılmaz; Esenler, Bayrampaşa ve Özel Güvenlik Şubesi’nden sorumlu emniyet müdür yardımcısı oldu.

Genel Denetleme, Boğaziçi Köprüleri Koruma, Bakım Onarım, Strateji Geliştirme ve Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü’nden sorumlu müdür yardımcılığa Mustafa Yıldırım getirilirken, Bölge Trafik, Trafik Tescil ve Trafik Denetleme de ise Bülent Köksal görev yapacak.

http://www.haberyurdum.com/200-istihbaratci-polisin-yeri-degisti-308660h.html#ixzz2pZNlke44

MİZAH : 2000′lerin Nostaljisini Yapacaklar İçin Ekmeksiz Gidecek 60 Konu

+80′ler?

-Dizisi bile yapıldı.

+90′lar?

-Değinilmeyen konu kalmadı.

+Peki ya 2000′ler?

2014′e selam durduğumuz bu günlerde ListeList Nostalji Ekibi olarak dev bir hizmetle karşınızdayız: 2000′lerin nostaljisi.

Popstar Firdevs, Abidin ve Bayhan’a maruz kalmak

popstar-bayhan-bakisa-kos

Ve Armağan Çağlayan diye ne iş yaptığı bilinmeyen bir ünlünün hayatımıza girmesi

armagan-caglayan-nostalji

Acun Ilıcalı imparatorluğunun başlangıcı: Acun Firarda

“Dokun Bana” gibi abuk bir yarışmaya kimsenin itiraz etmemiş olması

dokun-bana-yarismasi-show-tv-nostalji-2000

“BBG Melih mi yoksa BBG Eray mı” diye bir milletin birbirini yemiş olması

bbg-eray-bbg-melih

Şimdilerde unutulan değerlerimizden İbo Show ve artık esamesi okunmayan ama o zamanlarda gözlere nur indiren dansöz showlar

Bizi hiç bırakmayan metalci abilerimiz

metalciler-2

Ve isyankar nu-metal ruhu ile Limp Bizkit ve Linkin Park türevlerinin çıkışı

linkin-park-limp-bizkit-metallica-korn-crazy-town
O saçma zamanları özleme gafletine düşenler .

Nereden çıktığını anlamadığımız, bir anda hortlayan apaçi modası

Bir neslin ucuz mesajlaşma hakkını savunmuş olan Aria ve Aycell

aria-aycell

Ve ne olduğunu kimsenin anlamadığı Shubuo denen nane

shubuo-paketleri-2000ler

Ve tabi bir de Banu Alkan’lı İxir

Asmalı Konak’ın ve aşiret geyiklerinin ortamları kasıp kavurması

asmali-konak-turk-dizisi-2000-nostalji

Racon değil, kafa kestirerek saygılarımızı kazanan Süleyman Çakır (ve o zamanların sağ kolu Polat)

suleyman-cakir-polat-alemdar
Hatırlamak isteyenler için Polat Alemdar’ın kafa kestiği sahne.

Ve Süleyman Çakır’ın ölümünü fazla ciddiye alarak cenaze namazını kılan bir takım insanlar

suleyman-cakir-cenaze-anma

Sürekli 10′dan geriye sayan paralel evrenin polisi Memoli

yilan-hikayesi-memoli-zeyno

Hala kurtulamadığımız, sonsuza kadar bizimle olacak olanın başlangıcı

cocuklar-duymasin-abidin-meltem-havuc

Korsan CD satıcılarının sattığı belgesellerden medet uman gençlik

korsan-cd-saticilari-yigit-ozgur

Ve bu neslin avseq01 ve avseq02′ler arasında kaybolması

avseq01-02

Cem Yılmaz efsanesinin artık herkes tarafından kabul edilmeye başlaması

cem-yilmaz-bir-tat-bir-doku

Championship Manager’da harcanan ömürler, biten gençlik aşkları ve kalınan dersler

championship-manager-01-02-bilgisayar-oyunu-nostalji

İnternette 10 dakikada hacker olmayı öğrenmek, keylogger kurmak, email şifresi çalmak

cigicigi-com

Hatta ve hatta internet cafede hacker olmak

internet-cafe-2000ler-nostaljik

Counter Strike’da pusu kurmak, “sis atma o.ç.” diye bağırmak, wall hack yapmak

counter-strike-pusu-kurmak

Ya da Ultima Online/WOW’da başka ve ama saçma bir hayatı yaşamak

ultima-online-oynayan-genclik

Hayatımıza Yeni Türk Lirası (YTL) diye bir gerçekliğin giriş yapmış olması

yeni-turk-lirasi-ytl

Ve hatta Genç Parti, Cem Uzan ve “Mazot 1 YTL Olacak” laflarının havada uçuşması

cem-uzan-genc-parti-mazot-1-ytl

“Foolish Casanova” ile günlük spor alışkanlıklarını yerine getiren gençlik

foolish-casanova

“Sakın Ha” gibi şimdi kimsenin dinlemeyeceği bir parça ve klibi ile kıç furyasının başlangıcı

Ham Çökelek ile Atilla Taş’ın usulca hayatımıza girmesi (sonra da )

ham-cokelek-atilla-tas
Ve tabi bir de Atilla Taş’ı Eurovision’a göndermek isteyenler.

12 Dev Adam’ın başarılarına sevinmek

Mesela bu video şimdi yapılsa ne kadar deli izlenirdi ve paylaşılırdı, bir düşünün?

“Haydi Popescu” lafının literatüre yerleşmesi

galatasaray-uefa-kupasi-sampiyonlugu

Ve aynı 10 yıl içinde bir de malum skorun yaşanması

fenerbahce-galatasaray-fb-gs-6-0-6-kasim

Ve “taraftar 10 istedi zaman yetmedi” cümlesiyle kırılan kalpler

Hakemin daha fazla gol olmasın diye maçı 88′de bitirmesi ile örselenen ruhlar

sekiz-sifir-besiktas-liverpool

Hasan Şaş’ın saç traşı (ile tanışmış efsane nesil)

Gs Li Döv

İlhan Mansız’ın Roberto Carlos’u madara etmesini canlı canlı izlemiş olmak

Grafi2000: İnternet üzerinden girişilen ilk büyük çaptaki mizah oluşumu

grafi2000-animasyon-nostalji2

Ve herkesin hatırlamadığı Türk internetinin belki de ilk troll girişimi: Shockhaber.com

shockhaber-2001-nostalji-haber

Fistik.com’daki efsane Karate Kamil animasyonu

karate-kamil-nostalji-2000ler

Balgamlı diyaloga gülünen yılların hatrına Pokeimam

pokeimam-pokemon-2000ler-nostalji

Ve tabi şimdilerde bir katre dahi gülümsetmeyen Sayko Matrix

Ve zamanın en büyük virallerinden Noel Dayı

Şimdi duysanız gözünüze bir damla yaşın düşeceği ICQ’nun mesaj geldi sesi

Ve mIRC’de kendini “19 F İstanbul” diye tanıtarak iştahlı Hamza türevleri ile eğlenmek

mIRC-chat

O da yetmezse Türkiye’nin Facebook’u Yonja’da fink atmak

yonja

Napster’dan mp3 indirerek özgürce müzik dinleme zevkiyle tanışmak

Napster-programi

Napster yasaklanınca sonradan virüslerin kol gezeceği Kazaa’yı sahiplenmek

kazaa

Bu arada internete 146 ile bağlandıysanız faturanın sesinin uzaktan hoş gelmesi

İndirilen şarkıları kasete değil de cd’ye kaydetmek (yazmak) ve discman’de dinlemek

sony-discman-cd-calar-nostalji

Bilgisayarda dinleniyorsa ise Winamp dışında program kullanmamak (şimdi her yer iTunes)

winamp-2000ler-efsane

Zamanın iPhone’u olan 3310 ile şekil yapmak, 3310′a kılıf beğenmek

nokia3310-2000ler-nostaljisi

Ve hatta yetmeyenler için zippo boyutundaki 8210 ile mahallede konuşulmak

nokia-efsane-telefon-8210

Türk gençliğinin aldığı ilk araba olan efsane 206′nın piyasaya düşüşü

peugeot-206-araba-sahibinden

Star gazetesinin ilk çıktığında Pringles dağıtması (ve fakir ülkemin Pringles peşinde koşması)

pringles-star-gazetesi

Tarkan’ın dünya çapında yarattığı öpücük çılgınlığı

Ve Tatu’nun Türkiye’de yarattığı ıslak-liseli-lezbiyen.avi çılgınlığı

tatu-2003

Ve şimdilerde nerede olduğu bilinmeyen Avril Lavigne ve onun bıraktığı kravatlı kız akımı

22

Sizi Kill Bill’in cep telefonu fabrika ayarlarında gelmesi için bir aralar tezahürat yapılan melodisi ile uğurlayalım

Tabi bir de sms’le melodi indirmek vardı. Kill Bill melodisini indirmemiş olan taş olsun.

Yeteri kadar bokunu çıkarmış mıyız?

gecen-sene-partisi-umut-sarikaya

MİZAH : Düşman Olsa Yapılmaması Gereken 26 İmansız Şaka

WEB TARAYICIDA AÇIP İZLEYİN !

İnsanız hepimiz benzer zaaflarmız var malum. Ne kadar yok efendim olur mu öyle şey desek de düşene gülüyoruz misal. Ya da ne bileyim bazı eşşek şakalarını (hatta 3 ş ile) başarılı buluveriyoruz işte. Bize yapılmaması dileklerimizle beraber denk geldiğimiz bir kaç şakayı sizlerle de paylaşalım dedik.

En sevdiğimiz tip insanın aklını çıkartan ama fiziksel zarara uğratmayan şakalardan asansör şakası

asansor

İzlerken komik ama maruz kalana sormak lazım, anlık bir boğulma hissi veren şakamsı

bogarak-oldurme

Aynı şakanın laciverti, bu kez boy hesabı ve bir de yem mevzusu var işin içinde

kapiya-bant-germe

Basit ama üzerinde düşünülmüş hasar vermeyen şakalardan bowling balonu şakası

bowling

Bu şakayı yememem ihtimalimiz yok hele alışveriş moduna girmişsek bir kere

cansiz-manken

Ay tövbe yarabbim biz böyle meftalı şakalara pek gülüyoruz

cenaze

Sosyal medyada prim yapacağım diye çocuğa zulmeden yetişkin

cocuk-beyni

Ahaha dinozor görmenin bünyelerde şok yaratan etkisi

dino

Bu şaka bana yapılsa oradan kurtulur kurtulmaz katil olurdum dedirtenlerden

hamam-bocegi

Canına yandığımın fast food’cu abisi, kıyamam

hayalet-sofor

Hayalet şoförün bir üst seviyesi kafasız şoför

kafasiz-adam

Hayatına yepyeni bir heykel travması katan genç arkadaş

heykel

Bir klasik kapı kulplu kapı açma şakası, koskoca adama yapılır mı hiç ayıp

kapi-acma

Siz siz olun kapıları kulpundan ya da en azından çerçevesinden ittirin

kapinin-cercevesi

Gariban karıncaların en az bizim kadar hayali sınırlara itaat ettiğine kanıt bir şaka

karinca-beyni

Her seferinde gülmemizle beraber kendi IQ’muzdan şüphe ettiren gazlı içecek şakası

kola

Üzerinde düşünülmüş eşşekliklerden biri, uyuyan adamın kravatını zımbalayıp uyandırma

kravat-zimbalama

Ne oldu atıverecektin tekmeyi hani kutuya?

kutu

Sevgiye muhtaç, sarılmaya aç bir grup kutu

kutu-formers

Dünyanın en klişe şakasını verdiği kontrolsüz tepkiyle zirveye çeken şaka mağduru

perdeden-cikma

Her gün binlerce ilkokulda yüzlerce benzeri yaşanan beden eğitimi dersi tipi bir şaka

sirtindan-atlama

Bize yapılsa bizim de hiç düşünmeden deparla kaçacağımız şüpheli valiz şakası

supheli-valiz

Hem zalımca hem zekice kurgulanmış terliği yere yapıştırma şakası

terlik-yapistirma

Allah’ım sana geliyorum diye uykudan uyandırtan orta büyüklükte prodüksiyonlu şaka

testere

Şaşkınlıktan faydalanıp kombo yapalım diyen şakacılar

yapraklardan-belirme

Aşırı tepki bonusu: Hangimiz benzer tepki vermedik ki bu olaya? Kabul ediyoruz bu kadarını kimse vermedi

bilgisayardan-cikan

The post Düşman Olsa Yapılmaması Gereken 26 İmansız Şaka appeared first on .

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: