Günlük arşivler: Aralık 23, 2013

YABANCI BASIN : Esad Ya da Sykes Picot’un Sonu

michael-hayden-8.jpg?itok=2ka6JjC-

Eski bir CIA şefine göre Suriye’deki mezhepsel kan banyosu bölgesel güvenlik için öylesine büyük bir tehdit ki Beşar Esad rejiminin zafer kazanması umut edilecek en iyi seçenektir. 2009’a kadar Merkezi Haberalma Teşkilatı’nın başı olan emekli Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri generali Michael Hayden muhaliflerin kazanmasının çatışma için öngördüğü üç mümkün sonuçtan biri bile olmadığını söyledi. Hayden terör uzmanlarını bir araya getiren yıllık Jamestown Vakfı konferansında “Seçenek 3 Esad zaferidir” diye konuştu. Hayden “ne kadar çirkin algılanırsa algılansın mevcut durumda olabilecek en kötü üç seçenek arasında en iyisinin bu üçüncü seçenek olduğuna yöneldiğimi size söylemeliyim” diyor.

Hayden ilk ihtimalin aşırı Sünni ve Şii hizipler arasında devam edegelecek bir çatışma olduğunu ifade ediyor. Hayden’in öngördüğü ve çok muhtemel gördüğü ikinci ihtimal “Suriye’nin çözülüşü” ve Fransa ve Britanya imparatorlukları arasında yapılan bir 1916 anlaşması ile belirlenen sınırların içinde bir tek devletin hitama ermesidir: “Bunun anlamı Sykes-Picot (Anlaşması)’un sonudur; bu hal I. Dünya Savaşı sonrası yaratılmış tüm suni devletlerin de çözülüşünü harekete geçirecektir.” Devamı…

Çeviren: Süreç Analiz

(Agence France Presse, EX-CIA DIRECTOR: Bashar Assad Win May Be Syria’s ‘Best Option’, 12 Aralık 2013)

YABANCI BASIN : Türkiye’nin Çarpışan Realiteleri

untitled_12.png?itok=JwE4b6CG

Tutuklamalar Adalet ve Kalkınma Partisi ya da AKP içinde devam eden ve kamuoyuna da yansıyan ve şiddeti artan mücadele ile beraber geldi. Mücadele başbakanın destekçilerini etkili ve Amerikan yerleşimli din adamı ve on yılı aşkın bir zamandır partinin siyasal hakimiyetinin gerçekleşmesine yardım etmiş olan Fethullah Gülen’e sadık bir hiziple karşı karşıya getirdi. Son ay boyunca Bay Erdoğan bir yıl boyunca sürdürdüğü en azından Türkiye’de bir milyon takipçisi olduğu tahmin edilen esnek bir örgüye sahip ılımlı bir İslami hareket olan Gülen hizbinin gücünü zayıflatmaya dönük çabalarını arttırmıştı. Analistler din adamının ağının emniyet gücü ve yargıda anahtar pozisyonları kontrol ettiğini ve bu güçlerini hükümet üzerinde tesir icra etmek ve siyasi muhaliflere saldırmak için kullandıklarını söylüyorlar. Global Source Partners için İstanbul bazlı analist olan Atilla Yeşilada “Şu an Türkiye üzerinde belirsizlik dalgaları ve yayılan yoğun bir sis görüyoruz…AKP’nin birliği kırıldı” diyor: “Erdoğan şimdi yüksek ihtimal kendi gücünü konsolide etmeye yönelecek.” Devamı…

Çeviren: Süreç Analiz

(WSJ, Turkish Police Detain High-Profile Figures in Corruption Probe,17 Aralık 2013)

YERLİ BASIN : Yolsuzluk Düellosu II

191220130747125682570_2.jpg?itok=-NlW56oY

Star: Fehmi Koru: Savaş Sanatı Üzerine

Bir siyasi iktidarın içten veya dıştan yıkım ameliyesine muhatap olabileceği iddiasının bazılarına neden garip geldiğini anlamakta zorlanıyorum… İçinde yaşadığımız dönemin belirgin özelliği budur halbuki: Hiçbir iktidar bu dönemde kendisini güvende hissedemez, hissetmemeli… Ukrayna’da, Tayland’ta seçilmiş iktidarlar topun ağzında; Ukrayna’da sokaklara dökülenler ‘demokrasi-karşıtı’ taleplerde bulunuyorlar… “Sağ iktidarlara müstahak” diyebileceklerin Gezi Parkı ile eş-zamanlı yaşandığı için dikkatlerden kaçmış Brezilya’daki hareketlenmeye göz atmasında yarar var. Devamı…

Radikal: Cengiz Çandar: ‘Yolsuzluk’ ortaya çıkmayagörsün…

Aksak ve eksik de olsa, ‘demokratik sistem’in yürürlükte bulunduğu, seçimler yoluyla iktidar değişiminin önünün açık sayıldığı, iyi-kötü bir ‘çoğulcu yapı’nın ve ‘sivil toplum’un oluşmuş olduğu bir ülkede bir siyasi iktidarın yapabileceği en büyük yanlışlardan biri kamuoyuna aptal muamelesi yapmaktır. Bir yandan, abartılmış bir ‘özgüven’ duygusuyla ‘millet’ ve ‘sandık’ sözcüklerine vurgu yaparken halkı sersem yerine koymaktır. AK Parti iktidarı (ya da Tayyip Erdoğan iktidarı) dün tam da bunu yaptı. Devamı…

YeniŞafak: Ali Bayramoğlu: Tezgah ile yolsuzluk

Siyasi cepheler artıyor. Siyasi algılar cephe konumlarına göre faydacı bir süzgeçten geçiyor. Cemaat ve AK Parti arası algı kutuplaşması ortada. MİT krizinden bu yana AK Parti cemaat gerginliğinin işin tarafı olmayan, ne olup bittiğini anlamaya gayret bile etmeyen aktörlerce nasıl işlevselleştirildiği de ortada. Kavganın son aşaması yolsuzluk operasyonları… Malum işin iki boyutu var: Yolsuzluk iddiaları ve iktidar kavgası… Yolsuzluk, siyasetin en büyük hastalığıdır, hem bizde hem başka ülkelerde. Devamı…

Taraf: Emre Uslu: Operasyonu nereden ‘biliyordum’

Polis yolsuzluk operasyonu yaptı, hükümetin üst düzey bürokratları, bakan çocukları ve tabii ki tüm AKP yetkilileri projektöre yakalanmış tavşan gibi yakalandı. İlk gün ne yapacaklarını şaşırdılar. Sonra operasyonu itibarsızlaşmaya kalktılar. Bunun için değişik yalanlar uyduruyorlar. AKP medyası bir manipülasyon bülteni gibi çıkıyor son zamanlarda. Ne zaman hükümetin başı sıkışsa hemen bir yalan uyduruyorlar: “Operasyonun arkasında İsrail var.” Ayakkabı kutusundaki paraları da İsrail mi gönderdi size? Devamı…

Milliyet: Melih Aşık:Velev ki cemaat!

“Velev ki operasyon cemaatin işi: Milyonlarca liralık rüşveti cukka ettin mi etmedin mi, sen onu söyle” “Cemaat yapmaz diyorlar o zaman koalisyonda üçüncü bir güç var.” “Aranızda oğlu gözaltında olan bakanlardan herhangi birinin ‘hayır oğlum bunu yapmaz, bunlar iftira’ dediğini duyan oldu mu?” “Bakan Muammer Güler Gezi olayında ne demişti: Polis durduk yere kimseyi almaz; böylece operasyona desteğini 6 ay önceden vermiş oldu.” “Bu çocukların ticaret aşkı nerden kaynaklı? Acaba diyorum, aklamaya çalıştıkları babalarının serveti olmasın?” Devamı…

Sözcü: Uğur Dündar: Savcı Zekeriya Öz sakın Ergenekoncu olmasın!..

Sevgili okurlarım, Dün öylesine gelişmeler yaşandı ki, “gülsek mi, ağlasak mı” demek bile, olup biteni anlatmak için yetersiz kaldı. Örneğin, yolsuzluk ve rüşvet operasyonu başladıktan sonra “etik” gereği istifa etmesi gereken bakanlardan Zafer Çağlayan sabah saatlerinde “Bu soruşturmadan bir şey çıkmaz!” diyordu. Bakanın “Bir şey çıkma­z” dediği sırada, gözaltındaki Halk Bankası Genel Müdürü’nün evinden ayakkabı kutularına doldurulmuş milyonlarca dolar çıkıyor, bazı şüphelilerin konutlarında her yerden para fışkırıyordu. Devamı…

Zaman: Mümtaz’er Türköne: Yargıya müdahale daha tehlikeli

Hükümetin tasarrufu çok kritik bir hata. Emniyet müdürlerinin jet hızıyla görevden alınması, yeni savcıların atanması, bir hukuk skandalı. AK Parti hükümeti öyle bir töhmet altına giriyor ki, peşinen kendisini mahkûm ettirmiş oluyor. Varsayalım ki soruşturma sonucunda birkaç AK Partili bakan suçlu bulunacak. Soruşturmanın bu görevden almalar ve atamalarla şaibe altında bırakılması, bu durumdan daha tehlikeli. Çünkü burada "suç üstü yakalanma" paniği dışında hiçbir şekilde açıklanamayacak çok ileri derecede bir hukuk ihlali söz konusu. Devamı…

(Süreç Analiz, 19 Aralık 2013)

YABANCI BASIN : Suriye Körfez’i Kaynatıyor

2013-12-18t194231z_01_syr24_rtridsp_3_syria-crisis-673.jpg?itok=_3ohy5QF

Suriye’de aylardır devam eden sert mezhep kavgası savaş meydanından çok uzakta bulunan Pers Körfez ülkelerinin İslam kolları arasındaki ayrılığı derinleştiriyor. Batılı yetkililer ve bağımsız uzmanların söylediğine göre Körfez’in Sünnileri ve Şiileri Suriye’deki partizanlarına nakit ve desteği artırmak için birbiriyle yarışan kampanyalar yürütüyorlar. Neredeyse üç yaşına ulaşan çatışmanın etkileri Kuveyt gibi daha önce göreceli olarak onyıllar boyunca harmoni içinde yaşamış olan ülkelerin Sünni ve Şii toplulukları arasındaki tansiyonu ateşleyerek kendini gösteriyor.

Yetkililer ve analistlerin söylediğine göre mevcut zamanda her iki grup çarpışan tarafları desteklemek için para ve eleman gönderdikçe daha fazla çatışmanın derinliğine çekiliyorlar. Suriye’deki dengesizliğin zengin Körfez emirliklerine yayılışı üzerine yapılmış olan bir Brookings Institution çalışmasının yazarı olan Elizabeth Dickinson “her iki tarafın mezhepsel retoriğinin seviyesinde gözle görülür bir değişiklik oldu” diyor. Dickinson mezhepsel gerginliklerin Bahreyn ve Suriye’deki Arap Baharı isyanlarının başlangıcından beri yükselişte olduğunu ve halihazırda “daha da kötüye gittiğini” söylüyor. Devamı…

Çeviren: Süreç Analiz

(WP, Syrian conflict said to fuel sectarian tensions in Persian Gulf, 19 Aralık 2013)

YABANCI BASIN : Tunus Uzlaşması

000_nic6198270.jpg?itok=dd6hOvEU

Tunus’un iktidarda olan İslamcıları yeni seçimler yapılana kadar ülkeyi yönetecek geçici hükümeti oluşturmak için muhalefet partileri ile bir mutabakata ulaştılar. Mevcut endüstri bakanı ve özel sektör arkaplanına sahip bir makine mühendisi olan Mehdi Cuma anlaşmaya göre başbakan oldu ve yeni teknokratik hükümeti kurmakla görevlendirildi. Anlaşma işçi sendikaları liderlerinin haftalardır aracılığını yaptıkları müzakereler sonucunda ortaya çıktı.

Bu hafta NYT’da Carlotta Gall’ın tarif ettiği gibi farklı siyasi kutuplardan gelen iki önde gelen siyasetçi olan eski başbakan Beji Cahid Esebsi ve iktidardaki İslamcı parti En Nahda’nın lideri olan Raşid Gannuşi ülkenin aşağıya doğru iniş gösteren trendini durdurmanın yalnızca geniş tabanlı bir siyasi uzlaşma ile mümkün olabileceğini anladılar ve diyalog yoluna girdiler. Tunus –Kuzey Afrika ülkelerinin en küçüğü ve Mısır’ın nüfusunun yalnızca 1/8’i popülasyona sahip ülkesi olarak- siyasi karışıklıklara yakalanmış olan diğer Arap ülkelerine göre zahiri zaviyeden bakıldığında avantajlara sahip.

Ülke eski elitlere karşı aşırı siyasi puan kazanma yolundan kaçındı ve askeriyesini sivil kontrol altına aldı. Şimdi, Tunus diğer Arap uluslarının vatandaşlarına liderlerinden daha hayırhah bir muamele görmek için ilham vermesinden üç yıl sonra siyasi mutabakatın mümkün olduğunu gösteriyor. Batı için bu desteklenmeye değer birşeydir. Devamı…

Çeviren: Süreç Analiz

(NYT,Editör, Tunisia’s Reawakening,18 Aralık 2013)

YERLİ BASIN : Yolsuzluk Düellosu III

page_yolsuzluk-operasyonu-guardian-times-ve-financial-timesda_619414997.jpg?itok=wkrxgxxj

Radikal: Oral Çalışlar: Yeni ‘kurtarıcı’mız: Paralel devlet

Abdullah Öcalan, son dönemde, sık sık ‘paralel devlet’ten söz ediyor. Örneğin, Yüksekova’da göstericilerin üzerine uzun namlulu silahlarla giden ve iki BDP’liyi öldüren ‘Özel Harekâtçılar’ı bu şekilde yorumladı. 5 tutuklu BDP milletvekilinin tahliyesinin, Anayasa Mahkemesi’nin açık kararına rağmen, iki hâkimin oyuyla engellenmesi de benzer bir yapılanmanın ürünü olarak değerlendiriliyor. ‘Paralel devlet’in ‘çözüm süreci’nden hoşlanmadığı, bir sır değil. Sürecin en etkili aktörlerinden Hakan Fidan’ın hedef haline gelmesi de söz konusu yapılanmanın bir ürünü olarak anlaşılmıştı. Devamı…

YeniŞafak: Ali Bayramoğlu: Dengesini arayan terazi…

Haber Milliyet’in ve şöyle: ‘BBC’de James Reynolds imzasıyla yayımlanan yazıda, ‘Recep Tayyip Erdoğan bu kez en az kendisi kadar iyi örgütlü bir muhalifle karşı karşıya: Fethullah Gülen. İkili arasındaki bu mücadele Erdoğan’ın açıkça beyan etmediği 2014’te cumhurbaşkanı olma hevesinin önünde tehdit oluşturuyor. Recep Tayyip Erdoğan 2013’te protestoculardan gelen tehdidi savuşturmayı başardı. Fakat bu defa tehdit nihai hedefi bilinmeyen çok daha örgütlü bir muhalefetten geliyor’ ifadeleri kullanıldı…’ Devamı…

Zaman: İhsan Dağı: Ne oldu AKP’ye?

AKP’nin sorunu, kendi ‘kuruluş felsefesi’nden uzaklaşması; demokrasi diyerek yola çıkan bir partinin giderek otoriterleşmesi, yasaklara son vermeyi hedeflediğini ilan ederken yasakçı hale gelmesi, bir konuşmasından dolayı hapse atılan liderinin artık ifade özgürlüğüne tahammülünün kalmaması… Ne oldu AKP’ye? ‘Orijinal’i nerede? Mutlak iktidar çürüttü. Denetimsiz, alternatifsiz olmak, devlet gücünü fütursuzca kullanmak, halkı kendine mahkûm görmek, gerekirse inşa ettiği medyayı bir propaganda makinesi gibi kullanıp halkı manipüle edebileceğini düşünmek AKP iktidarını çürüttü. Devamı…

Star: Beril Dedeoğlu: Operasyonlar ve dışsal boyut

Başbakan, son dönemde yaşanan gelişmelerin dış bağlantılarına dikkat çekti. Bu, her durumda sorumluyu dışarıda arama, dış mihrakları sorumlu kılma alışkanlıklarından birisi değil gibi gözüküyor. Ortalığı toz duman haline getiren gelişmelerde, yaklaşan seçimler nedeniyle ‘koltuk’ derdine düşmüş grupların, başka nedenlerle iktidar mücadelesine girmiş kesimlerin, vesayet döneminin özlemini çeken çevrelerin katkıları bulunabilir. Bununla birlikte gelinen aşamaya bakıldığında, bu tür operasyonların daha büyük bir akıl gerektirdiği görülüyor. Devamı…

Taraf: Cafer Solgun: Organize işler, organize kirlilik…

Bazı hükümet üyeleri ile mahdumlarının “başrollerde” olduğu iddia edilen “organize işler” operasyonu Türkiye’nin gündemini sarstı. En çok da hükümet sarsıldı doğal olarak. İlk gün hükümet kanadından herhangi bir tepki gelmediği gibi, hükümet yanlısı tweet silahşorları de sustu kaldı. Daha sonra yapılan açıklamalar ise, “nereye kadar gidiyorsa…” türü kendine güvenli mesajlar vermekten çok, hâlen olayın etkisi altında olduklarını yansıtır gibiydi. Soruşturmayla ilgili ya da ilgisiz çok sayıda Emniyet müdürünün görevden alınması, yeni savcıların devreye sokulması hükümetin “karşı hamlesi” oldu. Devamı…

(Süreç Analiz, 20 Aralık 2013)

SURİYE DOSYASI /// Yeni Şafak’tan 3 Yıllık İtiraf : ESAD KALICI

Tayyip basını, Batı’nın geri adım atmasıyla sinir krizlerine devam ediyor. İşte 19.12.2013 tarihli ”Yeni Şafak” gazetesninin tam sayfa haberi.

esad.png

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: