Günlük arşivler: Aralık 17, 2013

AK PARTİNİN KURMAYLARI : NE YEDİK BEA :))))))

YOLSUZLUK DOSYASI : Operasyonun hedefinde niye Halkbank var ?

Bugün sabah başlayan üç operasyonun içinde en önemlisi Halkbank ile ilgili olanı. Bankanın genel müdürü Süleyman Aslan’ın gözaltında olduğu bildiriliyor. Reuters’a bilgi veren bir kaynak, “Şu anda mali polis Halkbank’ta incelemeler yapıyor. Üst düzeyde bir gözaltı olabilir” dedi. Peki Halkbank’a operasyonun arkasında neler var?

İsrail lobisi AIPAC, geçtiğimiz günlerde Türkiye aleyhine bir kampanya başlatmıştı. ABD’de 47 milletvekili de, İran’la ticarete aracılık ettiği gerekçesiyle Halkbank’ı suçlamıştı.

ABD Kongresi’nin Temsilciler Meclisi kanadında, nükleer programından dolayı ABD tarafından İran’a uygulanan tek taraflı yaptırımlara rağmen Türkiye’nin Halkbank üzerinden İran’la ticareti artırdığı iddiasıyla, Türkiye aleyhine bir imza kampanyası başlatılmıştı. Türkiye ve İsrail arasındaki “özür diplomasisi” sonrası başlayan yakınlaşmanın aksamasının da etkisiyle, Washington’ın en güçlü lobi örgütlerinden İsrail yanlısı AIPAC’in önayak olmasıyla yürütülen kampanyaya 47 milletvekili destek vermişti. Hem ABD Dışişleri Bakanı John Kerry hem de Hazine Bakanı Jack Lew’a gönderilen bir mektupta “Sizden Halkbank’ın İran’a altın transfer edilmesindeki işlemlerini ele almanızı istiyoruz” denilmişti.

HALKBANK, YAHUDİ LOBİSİ VE NEOCONLARIN HEDEFİNDE

Hürriyet’ten Tolga Tanış’ın Nisan ayında yaptığı habere göre Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi üyesi ve South Carolina Milletvekili Cumhuriyetçi Jeff Duncan’ın liderlik ettiği ve Cumhuriyetçilerin önde gelen isimlerinden eski Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Ileana Ros-Lehtinen, Cumhuriyetçilerin 2012 başkan aday adaylarından Michele Bachmann ve eski İç Güvenli Komitesi Başkanı Peter King gibi isimlerin de destek verdiği mektupta şöyle denilmişti:

“Bu mektubu, İran’a uygulanan yaptırımları desteklemek ve terörist örgütlerin fonlanmasını engellemek için Türk önlemlerinin etkinliği hakkında bilgi istemek için yazıyoruz. Yönetimin, Türk Hükümeti ve Türk bankalarını İran’ın nükleer silaha kavuşmasını önlemek için işbirliğine ikna çabalarındaki rolünü biliyoruz. Ancak İran yasadışı nükleer programını devam ettiriyor ve biz Türkiye ile İran arasındaki son gelişmelerden giderek artan şekilde endişe duyuyoruz.

Mart 2012′de Türkiye İran’dan alımlarını yüzde 10-20 oranında azaltacağını açıkladı ve böylece 11 Haziran 2012′de, 7 Aralık 2012′de ilave alım azaltmasıyla yenilenen bir yaptırım istisnası edindi. Ancak anlıyoruz ki, Türkiye İran’dan petrol ve doğalgaz alımını azaltırken, devlet bankası Halkbank, yaptırımların aşılması için kullanılıyor. İran’ın uluslararası yaptırımları delmek için beş yurtdışı bürosu ve Tahran’da da bir temsilciliği olan Halkbank’a yatırdığı mevduat üzerinden altını kullandığı yönündeki endişenizde size katılıyoruz.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın en son ‘Türk devlet bankası Halkbank İran’la mevcut işlemlerine devam edecek’ yönündeki açıklaması, Halkbank’ın yasadışı nükleer programında İran’a yardım ettiği kaygısı için bir sebep oluşturdu. Bu Halkbank’ın uluslararası yaptırım altındaki rejimlere yardım etme konusundaki geçmişi nedeniyle büyük oranda rahatsız edici. 1990-2003 arası da, Halkbank Irak tarafından uluslararası yaptırımları aşıp petrol karşılığı endüstriyel ekipman, hammadde, iletişim ve ulaştırma aracı, bina malzemesi edinmek için kullanıldı. Bu gelişmelerin ışığında, sizden Halkbank’ın İran’a altın transfer edilmesindeki işlemlerini ele almanızı istiyoruz. Bu yılın Temmuz ayında yürürlüğe girecek düzenlemelerin, Halkbank ve onun Amerikan hissedarlarını nasıl etkileyeceği konusunda sizden bir açıklama istiyoruz.”

IRAK KÜRT BÖLGESİNİN PETROL PARALARI HALKBANK’TA BİRİKECEK

Öte yandan Irak petrolünün Türkiye üzerinden taşınmasını öngören anlaşmada da paraların Halkbank’ta toplanacağının düzenlendiği iddia ediliyor.

Kürt yönetimi ve Irak Federal Hükümetin mutabık kalması halinde benzer denetim sistemi ve tazmin işlemleri Türkiye üzerinden uygulanarak sürdürülecek. Kürt yönetiminin dün yapılan görüşmelerde, Kerkük Yumurtalık boru hattına akıtılacak petrol gelirleri Türkiye’den bir kamu bankasına aktarılmasını istendikleri, buradan da taraflara yüzde 17- yüzde 83 oranında transfer edilmesi isterken, görüşmede Kamu bankası olarak Halk Bankasının ön plana çıktığı dile getiriliyor.

Petrol gelirlerinin kendilerine adil bir şekilde ulaştırılmadığından şikayet eden Kürt yönetiminin petrol gelirlerinin Türkiye’deki bir kamu bankasındaki hesaba aktarılmasını ve dağıtımın bu hesap üzerinden gerçekleşmesini istedikleri dile getirilirken, Alınan bilgiye göre Halk bankasının İran tecrübesine değinen tarafların Halk Bankası üzerinde uzlaştıkları belirtiliyor.
Uluslararası haber ajanslarında ve Türkiye’den bazı medya kuruluşlarında son zamanlarda Halkbank aleyhinde çok sayıda haber çıkmasının da bu konuyla ilgili olduğu iddia ediliyor.

Reuters Ajansı’nın yanı sıra Türkiye’den de bazı gazete ve internet siteleri Halkbank’ı İran’la ticaret yapmakla suçlayan haberler yapmıştı

İNTERNET VE TEKNOLOJİ : Türkiye’de 2013 yılında en çok bunlar ar andı

Türkiye’de farklı kategorilerden oluşan trend listelerinde; kişilerde Nil Erkoçlar, dizilerde Güneşi Beklerken, şarkılarda da “Yatcaz Kalkcaz” (Gülşen) ilk sıralarda yer aldı. Türkiye’de en çok aranan sözcükler ise sırasıyla “eokul”, “ÖSYM” ve “altın fiyatları” oldu. Yemek tarifinde “Sarımsak çayı”, diyette ise “göbek eritme” liste başına çıkarak Türk insanının yemek kadar kilo verme konusuna da ilgi duyduğunu ortaya koydu. Google Zeitgeist 2013′ün en hızlı yükselen seyahat noktaları aramalarında Antalya, Bodrum, Kıbrıs gibi tatil destinasyonları üst sıralarda yer aldı. Bir süre önce ölen eski Güney Afrika Devlet Başkanı Nelson Mandela ve aktör Paul Walker global listenin başında yer alan isimler oldu.

72 ÜLKEYİ KAPSIYOR

İnsanlar her gün dünyanın dört bir yanında önemseyip merak ettiği kişiler, keşfetmek istediği yerler ya da dostlarla bir araya geleceği sofraları donatacak yemekler hakkında bilgi edinmek, bazen de bir elmada kaç kalori olduğunu öğrenmek için internette arama yapıyor. Google’ın her yılın sonunda açıkladığı Zeitgeist (zamanın ruhu) kapsamında açıklanan çeşitli kategorilerdeki binden fazla Trend ve En Çok Aranan “Top10” listesi, 72 ülkede o yıl boyunca dünyanın ilgisini en çok çeken kişiler, olaylar, mekanlar ve anlarla ilgili durumu net biçimde ortaya koyuyor:

Dünyada Trend Olan Aramalar:

1. Nelson Mandela
2. Paul Walker
3. iPhone 5s
4. Cory Monteith
5. Harlem Shake
6. Boston Marathon
7. Royal Baby
8. Samsung Galaxy 4s
9. PlayStation 4
10. North Korea

Türkiye’de En Çok Arananlar

1. Eokul
2. Ösym
3. Altın fiyatları
4. İşkur
5. Pepe
6. Rüya tabirleri
7. Wolfteam
8. Şans Topu
9. Gangnam Style
10. Justin Bieber
11. Ankara’nın Bağları

Türkiye’de Trend Olan İsimler

1. Nil Erkoçlar
2. Mehmet Ali Birand
3. Atalay Demirci
4. Tuncel Kurtiz
5. Mabel Matiz
6. Ayda Mosharraf
7. Gözde Kansu
8. Kerem Bursin
9. Vahide Gördüm
10. Yolanthe Cabau

Türkiye’de Trend Olan Şarkılar

1. Gülşen – Yatcaz Kalkcaz
2. Demet Akalın – Türkan
3. Hande Yener – Ya Ya Ya
4. Mustafa Ceceli – Sevgilim
5. Tarkan – Firuze
6. Emre Kaya – Teşekkür Ederim
7. Sertab Erener – İyileşiyorum
8. Ferman Toprak – Hayatı Tespih Yapmışım
9. Leyla The Band – Yokluğunda
10. Sıla – Aslan Gibi

Türkiye’de Trend Olan Diziler

1. Güneşi Beklerken
2. Karadayı
3. Medcezir
4. Bir Aşk Hikayesi
5. Tatar Ramazan
6. Babam Sınıfta Kaldı
7. Çalıkuşu
8. İşler Güçler
9. Fatih Harbiye
10. Beni Böyle Sev

Türkiye’de Trend Olan Filmler

1. Celal ile Ceren
2. Evim Sensin
3. Cem Yılmaz Fundamentals
4. Romantik Komedi 2
5. Hükümet Kadın
6. Çakallarla Dans 2
7. Kelebeğin Rüyası
8. Şirinler 2
9. Iron Man 3
10. Selam Filmi

Türkiye’de Trend Olan Aramalar

1. Gangnam Style
2. Legend online
3. Harlem Shake
4. MHRS
5. Gezi Parkı
6. Altın fiyatı
7. Elektronik sigara
8. Marmaray
9. Vasfiye Teyze
10. Candy Crush

Türkiye’de En Çok Aranan Yemek Tarifleri

1. Sarımsak çayı
2. Muhallebili kadayıf
3. Karnıyarık
4. Karnıbahar kızartması
5. Ezogelin
6. Pandispanya keki
7. Kruvasan tarifi
8. Kalburabastı
9. Paşa lokumu
10. Hamsili pilav

Türkiye’de En Çok Aranan Diyetler

1. Göbek eriten
2. Dukan
3. Alkali
4. Karatay
5. İsveç
6. Hamilelik
7. Ender Saraç
8. Yağ Yakıcı
9. Ketojenik Diyet
10. Şeyda Coşkun

Türkiye’de En Çok Aranan Tatil Noktaları

1. Antalya
2. Bodrum
3. Kıbrıs
4. Mersin
5. Saroz
6. Ağva
7. Maldivler
8. Datça
9. Alanya
10. Fethiye

Türkiye’de En Çok Aranan “Nasıl Yapılır?” Başlıkları

1. Abdest nasıl alınır
2. Nasıl oraya giderim
3. Aşure nasıl yapılır
4. Makarna nasıl yapılır
5. Satranç nasıl oynanır
6. Sivilce nasıl geçer
7. Nasıl makyaj yapılır
8. Nasıl kilo alınır
9. Hıçkırık nasıl geçer
10. Kravat nasıl bağlanır

MİZAH : Öldürmeyen Allah’ın Öldürmediğine İkna Eden 24 Sahne

Ülkece ölümle dans etmeyi ya da Azrail’le kapışmayı bir marifet sanan insanlarız. Ama sanmayın ki dünyada şans eseri yaşayan tek insan sizsiniz. Ölmenin direğinden dönen ve eminim bir an öleceğinden hiç şüphe duymayan insanlara denk geldik ve sizlerle de paylaşalım istedik. Daha yaşayacak günleri varmış demek ki.

Teğet geçmek ne demek diyenlere gelsin

araba-kazasi

Evladım yapma öyle şeyler beyin üstü çakılırsın

bisikletten-ucmak

Kule, düşüyorum, hakkını helal et

dusmeyen-ucak

Adeta bir sevimli hayalet Casper

gorunmez-cocuk

Bundan daha havalı bir jipten inme sahnesi yok

jipten-inmek

Ortalama bir kaykaycı o korkuluğu bacakları arasına alırdı

kaykay-sans

Yanlış bahar, kış güneşi

kis-temizligi

Duble kalp krizi garantili kızak seyahati

kizak-sans

Altına alıveriyordu mazallah

kocaayak

Pekmezi akıtmasına mani olan o şevkatli eller

pekmezi-akitmak

Klasik bir Türkiye sahnesi

tabela-teget

Tarladan yuvarlanma yarışının galibi Ölümsüz Hamit

tarladan-yuvarlanan

Teyze her gün böyle şeyler yaşıyormuşçasına serin kanlı

agac-devrildi

İyi olacak hastanın ambulans ayağına gelirmiş

ambulans-geldi

Hayatı gözlerinin önünden bir film şeridi gibi aktı

benzinci-amca

Öyle eli cepte yürümeye benzemez bu işler

eli-cepte

Hortum teğet geçer mi demeyin

hortum

Önce sola, sonra sağa, tekrar sola Allaaaaaah

karsidan-karsiya

Bildiği tüm duaları o an okuyan kurye

kuryenin-sansi

Arabayı sunroof’lu almak önemli

sunroof

O iş yeterince tehlikeli değil gibi bir de timsahlı nehrin üstünde yapmak

timsah-jumping

O tramvayın kornası kulağımıza kadar geldi

tramvay

Ben olsam kesin ölmüştüm dedirten

tren

Bonus: Uçan halıya biner gibi arabaya binmek

ucan-hali

EĞİTİM DOSYASI : Harçlık Niyetine Öğrenciyken Yapılan 14 Geçici Meslek

Üniversiteye başlayan bünyenin bağımsızlık damarları kabarır. Bu kabarma ilk önce kendini “Ben artık baba parası yemicem yea.” isyanıyla, daha sonra da “Ben ayrı eve çıkmak istiyorum!” talepleriyle kendini gösterir.

Peki ekonomik bağımsızlığı nasıl kazanmalı? Devam zorunluluğu denen illetten müzdarip iseniz işiniz yaş dostlar. Yok değilseniz, yaparken bir yandan “Ben nasıl olsa hala öğrenciyim, mezun olunca bu işlerin suratına bakmam.” diyerek underground hizmet sektörlerinden girip, marketlerdeki sucuk standlarından çıkabilirsiniz. Hiçbiri de size koymaz. O zaman gelsin sigortasız, part-time işler, gelsin küçük sucuk dilimleri, gelsin üstüne konulan kürdanlar…

Anketörlük: Sokak tacizine yeni bir bakış

ogrenci-meslek-anketor
Metropol insanının ulaşımla beraber en büyük, en gıcık sorunudur anketörler. Uysal bakışlarıyla size yaklaşır, “Merhaba, bir şey sorabilir miyim?” diye gelirler. Muhtemelen iş ilanını elektrik direğine yapıştırılmış “Anketör. Maaş. Prim. Kadın. Erkek. İş.” temalı kağıttan gören öğrencinin vazgeçilmez mesleği olan anketörlük “kapıdan kovulsanız da bacadan girme” yeteneğiniz varsa ve acelesi olan insanları durdurmak sizin için problem değilse tam size göre bir iş.

Özel ders vermek: Bir nevi komşu ilişkilerinde uzmanlık

birebir-özel-ders
“Bak alt katın çocuğunun matematiği zayıfmış.” dediyse anne, alıyoruz kalemi kağıdı, iniyoruz alt kata. Lisede hocaya “Bunlar nerede işimize yarıycak ya?” diye mırın kırın ederken iyiydi. Ekmek kapınız oldu işte, fena mı? Şüphesiz ki özel ders bağımsızlığa giden yolda bir mihenk taşıdır.

Palyaçoluk: Çocukların elinde oyuncak olmak kaçınılmaz

ogrenci-meslek-palyaco
Hafta içi programı çok sıkışık olan ve hafta sonunu Taksim’de harcamak yerine çalışmayı tercih eden öğrenci, bu iş senin. Doğum gününü kutlayan gürültücü çocuk ve onun gürültücü arkadaşları için balondan kılıçlar, çiçekler yapacak; onlarla oyunlar oynayacak, yeri geldiğinde yaratıcılık sınırlarınızı zorlayacak ve yeni oyunlar üreteceksiniz. İşin sonunda ise iki gün çalışıp, sizi o an kurtaran ancak aslında çok çok az miktarda olan bir para alacaksınız.

Greenpeace gönüllüsü: Dünya için bir şeyler yapıyor olma tatmini

greenpeace-gonullu
Bir başka “MERHABA” temalı iş. Gönüllülük esasına dayanan bu meslekte yeşil kağıt parçalarının verdiği tatminden ziyade “yaşadığım yer için bir şeyler yapıyorum” düşüncesiyle bir işe girmek istiyorsanız tam size göre. Bir Greenpeace gönüllüsü olmak ortamın cool, çevreci çocuğu olmaktır sevgili okur. İyi düşünün taşının.

Stand görevlisi: Süpermarketlerin sevilen simaları

organizasyon-eleman
Ya da “Ayakta Dikilme Olimpiyatları”. Bu işin en güzel kısmı atıştırmalıklara sınırsız erişim. 3 parça ekmeği standa koyuyorsanız 10 parçasını kendiniz hüpleteceksiniz. Böylece yemek parası vermekten de kurtulmuş olacaksınız. Sürekliliği garanti olmamakla birlikte ille de “kendi paramı kazanacağım” diyorsanız güzel bir başlangıç olacağı kesin. Ana baba rızkıyla o bar senin bu bar benim diye dolaşmak bir yana, siz artık ayakları bir yerlere basan bir bireysiniz. Kötü iş diye bir şey yoktur, aileden gayrı para kazanmanın verdiği tarifsiz his vardır.

Çevirmenlik ya da ödev yazıcısı: Başkalarının hayatlarını yaşamak

sunum
Birisi “Ya sunum yetiştirmem lazım haftaya ama bu hafta da şu şu parti var.” dediği anda diplerinde bitecek, bıyık altından “Sana ucuza olur. Powerpoint. Temiz iş.” diyeceksiniz. Bilgisayar başında harcanacak birkaç sıkıcı saatle işi kotaracaksınız. Vasatın üstünde bir İngilizce’ye sahipseniz de ortalıkta “essay” kelimesini duyduğunuz anda aynı zeki, çevik, ahlaksız insan olarak para karşılığı Zargan’a abanacaksınız. Ellere kuvvet.

Organizasyon insanı: Ücretsiz giriş ayarlayan insan olmak

organizator
Hep amelelik yapacak değilsiniz ya. Biraz da işin kaymağını yiyin. Okulda çevreniz genişse, organizasyonlara da kapağı attınız demektir. Sonra gelsin blazer ceketler, bir elde sigara ve telefon, diğer elde cüzdan ve anahtar… Bu işi istiyorsanız sahip olmanız gereken nitelik ise bıkmadan usanmadan insanları “Bak Cuma günü etkinlik var. Mutlaka geliyorsun. Bütün tanıdıklarını çağır.” diyerek dürtmek. Tanıdıklarınızı kendinize köle edeceksiniz, Facebook kapak fotoğrafınızı bu işe adayacaksınız. O kapak fotoğrafı her etkinlikte değişecek. Minimum grafik tasarım çabası gösterilerek hazırlanmış afişlere kimin ilgi göstereceği belli olmaz.

Stand hostesi: Fuarların aranan yüzü

sigara
Uzun saçlı ve az buçuk güzel fizikli üniversite öğrencisi kız için biçilmiş kaftan olan bu iş çoğunlukla araba fuarlarında ve organizasyonların sigara standlarında kendini gösterir. Temiz iştir.

Düğün fotoğrafçısı: Boşuna fotoğrafçılık kulübüne girmediniz

20-1
Siz okulun fotoğrafçılık kulübüne boşuna girmediniz! Elde beş kiloluk makineyle dağ tepe boşuna aşmadınız. Şimdi bir hobiyi altın bileziğe dönüştürmenin zamanıdır. Gayet kolay bir şekilde düğünden düğüne fotoğraf çekebilir, en şirin surat ifadenizi takınarak “Fotoğrafınızı çekmemi ister misiniz?” diye insanların peşine kuyruk olabilirsiniz. En çok da küçük çocukları hedef bileceksiniz, sonradan ana baba 3 liralık çerçeveye o fotoğrafı salonun baş köşesine koyacak. Emin olun.

Bar konserleri: Halk için sanat, sanat gibi sanat

asking-alexandria-black-and-white-music-rock-band
Üniversitede bir müzik grubunda olmak pek çok kapı açar. Muhtemel sevgili fırsatları buna dahil. Ama ondan önce yeteneğiniz ve popülerliğinizle doğru orantılı barlarda sahne almak geliyor. En kötü ihtimalle üç yüz beş yüz bir şey alır, aranızda kırışırsınız. İki günlük sigara parası çıkar. Zorlarsanız bi 50′lik parası da çıkar. Belli mi olur?

Garsonluk: Hizmet sektörünün olmazsa olmazı

garson
Ya da süslü adıyla “servis elemanlığı.” Yaşasın sigortasız part-time iş akımının baş sözcüsü olan garsonluk şüphesiz ki öğrenci bünyenin para kazanabilmesi için en çok başvurduğu çözümlerden biridir. Unutulmaması gereken şey şüphesiz ki bahşiş verme alışkanlığından yoksun ülkemizde mümkün olabildiğince konsept restoranlarda ve cafelerde çalışmaktır… Tabi ki Sodexho kovalamak da şart. Bir mojito’ya yeri geldiğinde 35 lira bayılıyor olabilirsiniz ama Sodexho kovalamak en doğal hakkınız.

Barista: Hizmet sektörünün yeni yıldızı

barista
Yeri geldiğinde garsonluktan daha rahat bir meslek olabilen baristalık için adres çoğu zaman Starbucks. O latte’nin köpüğü sanat eseri gibi olacak.

Barmenlik: Lisede şişe çevirmece oynayanların tercihi

tekilla-hazirlayan-barmen_3-001
Mekanın başganı sensin. Alemin kralı sensin! Yavaş gidelim. Diğer hizmet sektörü meslekleri “hizmet” sektörüyken barmenlikte durum biraz daha farklı. Havalısınız, kabul edelim. Yarın Makro Ekonomi dersi varmış, kim bilecek? Gecelerin adamı sizsiniz. Kızlar size bakıyor, o şişeyi çevirin.

Bonus: Sözde “ileriye dönük staj”

stajyer
Amelelik üzerine baş koyduğumuz bu yolu stajyer olmadan bitirebileceğinizi mi sandınız? Şunu bilin ki stajyer doğulmaz, olunur. Ekonomik bağımsızlığınızı ilan etmeden önce tamamlamanız gereken bu son adımda da tabi ki bir düstur var. Gittiniz ana babanın kredi kartıyla beyaz göynekleri, pantulları çektiniz üzerinize. Büyük bir heyecan. Kariyerinize hazırlık yapıyorsunuz, garsonluk işi değil bu en nihayetinde. CV’ye ekleniyor. Büyük ihtimalle yaşayacağınız hayal kırıklığına sizi alıştırmakta fayda var. İşi öğrenmeyi bırakın, fotokopi üzerine master yapacak, gazetelerin internet galerilerinin altını üstüne getirecek, popüler kültür cahiliyken sosyal medya canavarı olup çıkacaksınız. Üzerinde çalışmanız gereken şey ise tabi ki inandırıcı bir şekilde “Benim için inanılmaz bir deneyim oldu.” demeyi öğrenmek.

SOSYAL MEDYA : Bugüne Kadar Bildiğiniz Her Şeyi Unutturacak 27 Ö zsüz Söz

Tarihte ve günümüzde önemli yeri olan karakterler vardır, yaptıklarıyla dünyayı değiştiren ya da bir şeyler değiştiren diyelim. Yaptıkları kadar ses getiren bir diğer şey de bu kişilerin söyledikleri önemli sözlerdir.

İşte bu sözleri herkes bilir ama ya bilmediğiniz önemsiz sözler de söylemişlerse? Twitter’daki Özsüz Sözler hesabı işte bu bilmediğiniz sözleri yazıyor, etkilenmemek elde değil, devamı için muhakkak tıklayın.

Sultan Alparslan

alparslan

Ludwig van Beethoven

beethoven

Julius Caesar

caesar

Charlie Chaplin

chaplin

Ernesto Che Guevara

che

Dede Korkut

dede-korkut

Evliya Çelebi

evliya-celebi (2)

Fatih Sultan Mehmet

fatih

Alexander Graham Bell

graham-bell

Adolf Hitler

hitler (2)

Kanuni Sultan Süleyman

kanuni (2)

John F. Kennedy

kennedy

Mevlana

mevlana

Mimar Sinan

mimar-sinan

Marilyn Monroe

monroe

Muhammed Ali

muhammed-ali (2)

Neron

neron

Isaac Newton

newton

Friedrich Nietzsche

nietzsche

Recaizade Mahmud Ekrem

recaizade

Sherlock Holmes

sherlock-holmes

Nikola Tesla

tesla (3)

Vendetta

vendetta

Volkan Konak

volkan-konak

Mark Zuckerberg

zuckerberg

Sedat Peker

sedat-peker

Büyücüden Tavsiyeler Bonusu: Gri Gandalf

gandalf

KUMAR TUTKUNLARI İYİ OKUSUN /// Las Vegas’taki Kumarhaneler Hakk ında 6 Şark Kurnazlığı

Casino yani kumarhane sahipleri, sizin kendinizi saatlerce kumara kaptırmanızı ister. Çünkü, ne kadar uzun kalırsanız, o kadar çok oynarsınız ve para kaybetme olasılığınız da bir o kadar artar.

İnternetten bile olsa biraz kumar oynamışlığınız varsa, siz de kazandığınız birkaç kuruştan sonra “tamam ben hevesimi aldım, bundan sonra kumar oynamayacağım” mantığında hareket edemiyorsunuz. Öyle bir mantık kalmıyor. Onun yerine Pepsi sloganı gibi “Daha fazlasını istiyor”, kazandıkça yüzüğe ulaşmış “Gollum” gibi hissediyorsunuz. Bu işin yıllardır piri olan Las Vegas’taki kumarhaneler de “biz bunları nasıl daha fazla soyup soğana çevirebiliriz” diyerek, “vay arkadaş” dedirtecek nitelikte taktikler geliştiriyorlar.

Ortama sürekli oksijen verilir

las-vegas-oksijen
İnkar edilse ya da tartışmalara yol açsa da, Vegas kumarhaneleriyle ilgili en enteresan gerçeklerden biri, kumar oynanan mekanlara, özel havalandırmalar aracılığıyla oksijen pompalanması. Bu şekilde, uykunuzun gelmemesini ya da daha geç gelmesini sağlayarak, daha fazla kumar oynamanızı sağlıyorlar. Yani normalde, ağzınızdan salyalar akıtarak uyuma aşamasında olacakken, kumarhanede kadın görmüş Adnan Oktar cinliğinde oturmaya devam ediyorsunuz.

İçeride saatten bihaber olursunuz

las-vegas-saat
Çok uzun süre ayakta kaldığınızı fark edip, saate bakma ihtiyacı duyuyorsunuz fakat yoo yoo, bakamazsınız. Çünkü buna da bir çare bulmuşlar, kumarhanelerde saat diye bir şey yok. “Zaten kim saat kullanıyor bu devirde, en yenisini alacağım diye 5 yıldır değiştiremediğim ayfonum var benim, oradan bakarım” diyorsunuz di mi? Kumar masalarında cep telefonu kullanmak da yasak. Geçmiş olsun.

Hiçbir yerde cam göremezsiniz

las-vegas-cam-disarisi
“Ulan saatlerdir uykum gelmedi, saati de öğrenemedik, bari şu camdan bir kafamı uzatayım, yıldızların durumundan, güneşin konumundan zaman dilimini çözmeye çalışayım” diyorsunuz, ama kumarhaneciler bunu da çoktan düşünmüş ve günün hangi saatinde olduğunuzu fark edememeniz için kumarhanelerin hiçbirine cam koymamışlar. (durum o kadar şüpheli bir hal aldı ki yakında bu konuyu da Illuminati’ye bağlayıp Youtube’a video koyacağız)

Gelsin içkiler: Sonsuza kadar bedava içki

las-vegas-bedava-icki
Susadınız mı? Canınız bir bira, bir kokteyl mi çekti? Yalnızca 15 kupona, kokteyliniz gazetenizle bedava. Şaka şaka, hiç sorun değil. Burada istediğiniz içki ayağınıza geliyor, üstelik para da almıyorlar. Yeter ki kumar oynamaya devam edin.

Kumar masalarının etrafında dolaşan yarı çıplak kızlar

las-vegas-kizlar
Bunu ne kadar sinsi ya da kötü bir plan olarak düşünüyorsunuz bilmiyoruz ama, Las Vegas kumarhanelerinde, her daim ortalıkta dolaşan manken fizikli, yarı çıplak, striptizci tadında ama salon kadını çizgisinden de çıkmayan kızlar mevcut. Hatta abartıp, masaj yapmayı teklif ettikleri bile oluyor. Hiçbir yere gitmiyorsunuz beyler, kumara devam.

Labirent gibi casinolar

las-vegas-labirent
Vegas’taki kumarhanelerin bir diğer özelliği de, labirent gibi tasarlanmış olmaları. Bunun sebebi, ortamı terk etmenizi zorlaştırmak ve başka kumar aktivitelerine ilginizi çekerek daha fazla para harcamanızı sağlamak. Yani siz kumara, içkiye, kızların yarattığı görsel şölene doyduktan sonra kumarhaneden çıkacak gücü kendinizde bulunca, bu sefer de çıkış kapısını bulamıyorsunuz.

O zaman Erasmus ve Interrail’den sonraki yeni geyiğimiz “bu yaz mutlaka Las Vegas’a gidiyoruz” şekerim olsun mu? Olsun.

FİLİSTİN DOSYASI : Kudüs Arabulucuları ne Musa’ya ne Muhammed’e yaranamadı

Kudüs Arabulucuları (Jerusalem Peacemakers), Kudüs merkezli olarak İsrail-Filistin barışının sağlanması için uğraş veren bir girişim. Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinden yana da adımlar atıyorlar. Buna karşın üst düzey yöneticileri saldırıya uğruyor, şaibeli ölümlerle yaşama veda ediyorlar. İşte araştırmacı-yazar Ahmet Almaz‘ın kaleminden Kudüs Arabulucuları yöneticilerinin esrarengiz ölümleri ve onların daha önce yayımlanmamış fotoğrafları: Binlerce yıllık tarihi ve bir çok dinin kutsallığıyla herkesin gözünü diktiği Kudüs’te, 2004 yılında Şeyh Abdülaziz Buhari, İbrahim Ebu El Hawa ve Rodef Şalom Eliyahu McLean tarafından “Kudüs Arabulucuları” nın temelleri atıldı.

Kutsal Toprak’larda herkes için kalıcı ortak kültür oluşturarak, dinler arası işbirliğini teşvik etmeyi hedefleyerek çalışmalara başlayan bu ekibe, Yahudi, Hıristiyan ve Müslümanlardan oluşan birçok din adamı ve barış gönüllüsü katılarak çalışmalara başladılar.

Sadece, Kudüs için değil İsrail-Türkiye ilişkileri içinde devreye giren “Kudüs Arabulucuları”, kurucularından olan Şeyh Abdulaziz Buhari ve Rabbi Menachem Froman, birkaç yıl önce ilk kez Türkiye gelerek bizimle ve dostlarımızla temasta bulundular.

kudusarabuluculari

Soldan Sağa: Şeyh Abdülaziz Buhari, Ahmet Almaz, Rabbi Menachem Froman…

seyhbuhari

İki arabulucu da artık hayatta değil…

Bu görüşmeler daha çeşitli aralıklarla devam etti ve Şeyh Abdulaziz Buhari ve Rabbi Menachem Froman Başbakan Tayyip Erdoğan’dan randevu aldılar.

Bu sırada beklenmedik bir şey oldu ve görüşme hazırlığı yapılırken Şeyh Abdulaziz Buhari kendi evinde saldırıya uğradı ve dövüldü. Bu olaydan kısa süre sonra Şeyh Abdulaziz Buhari kalp krizi geçirerek vefat etti.

Rabbi Menachem Froman yanına arabulucuların Müslüman kanadının önemli isimlerinden Şeyh Hasan Manasra’yı alarakBaşbakan Tayyip Erdoğan’la görüşmesini gerçekleştirdi.

erdoganfromanmanasra1

Bu görüşmeler farklı kanallardan devam ederken ikinci bir üzücü olay yaşandı ve Rabbi Menachem Froman da birkaç ay önce vefat etti.

İkinci ölüm doğal karşılansa bile Şeyh Abdulaziz Buhari’nin ölümünden önce yaşanan evine baskın olayı bu ölümler üzerinde karanlık sislerin dolaşmasına neden oldu.

Şimdi bütün gözler Kadiri Şeyih Hasan Manasra’nın üzerinde. İnşallah onun da sonu Şeyh Abdulaziz Buhari ve Rabbi Menachem Froman gibi olmaz (Şeyh Manasra, son açıklamalarından birinde sürekli tehdit edildiğini, Şeyh Buhari’ye yapılanların kendisine de yapılmak istendiğini söyledi).

Kim Kimdir?

Şeyh Abdülaziz Buhari’nin ölüm haberi:

Filistin-İsrail barış çabalarının destekçisi, Kudüs’teki Özbek toplumunun lideri ve son Nakşidendi Şeyhi Abdülaziz Buhari (1939-2010. İmam Buhari’nin torunudur aynı zamanda), kısa süre içinde geçirdiği iki kalp krizinin ardından hayatını kaybetti.Orta Doğu’da barış çabaları çerçevesinde bu hafta içinde Türkiye’ye gelmeye hazırlandığı belirtilen 61 yaşındaki Abdülaziz Buhari, geçen hafta bir kalp krizi geçirmiş ve Kudüs’teki Hadasa Ein Kerem hastanesinde tedavi altına alınmıştı. Hastaneden taburcu olduktan sonra Türkiye’ye geliş hazırlıklarına devam eden Buhari önceki gün ikinci bir kalp krizi geçirdikten sonra, Eski Kent’te, Via Dolorosa’daki evinde hayatını kaybetti. Buhari’nin cenazesi, evinin bahçesinde, babasının bulunduğu kabrin yanında defnenildi. Yaklaşık 400 yıl önce Buhara’dan Kudüs’e göç eden Buhari ailesinden gelen Kudüs’teki son Nakşibendi Şeyhi Buhari, aynı zamanda Yahudi barışseverlerin de aralarında bulunduğu “Kudüs Barışçıları” adlı sivil toplum örgütünün kurucularındandı. İslam’ın bir hoşgörü dini olmasından yola çıkan Buhari, her dinin mensubuna ve hatta ateistlere evinin kapısını açan, İslam’ın barış mesajını taşıyan bir lider olarak tanınıyordu. Güleryüzü ve neşesiyle bilinen Buhari’nin ölümü, Kudüs’ün barış çevrelerinde derin üzüntü yarattı.

Rabbi Menachem Froman:

Rabbi Menachem Froman (1945 – 2013) hayatını İsrailli Yahudi ve Filistin halkları arasında barışın tesis edilmesine adamış bir din adamı ve barış elçisi idi. Batı Şeria’nın Tekoa yerleşim biriminin baş hahamı olan Rabbi Froman, iki halkın bir arada yaşayabileceği ve bunun yolunun da dinlerin kardeşliğinden geçtiği inancını hayatının sonuna kadar hiç kaybetmedi. Rabbi Froman, bu amaç uğruna, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu dünyanın pek çok yerinden dinî ve siyasî liderler, barış elçileri, gazeteciler ve tanınmış kişilerle resmî ve gayrı resmî görüşmeler yaparak, insanları bu hayalini gerçekleştirmeye katkıda bulunmaya çağırdı. 2010 yılında kanser teşhisi ile tedavi görmeye başlayan Rabbi Froman, ilerleyen yaşı ve hastalığına rağmen, dinî görevini ve İsrailli Araplar ile Yahudiler arasında barış görüşmelerini sürdürmeye ara vermedi. Bu süreçte kendisine sevgili eşi Hadassah Froman ile 5’i kız 5’i erkek 10 çocuğu büyük destek verdi. Rabbi Froman, insanları ırk, din, dil ayrımı yapmaksızın seven ve aynı şekilde sevilen, Hz. İbrahim’in iki oğlundan gelen iki kardeş soyun İsrail topraklarında barış içinde yaşayabilecekleri fikrine gönülden bağlanmış, vizyon ve iman sahibi, aynı zamanda son derece özgün bir karakterdi. Yaklaşık dört saat süren cenaze töreni, binlerce Yahudi ve Filistinli sevenini, kendisinin hayatında önemli yer tutan müzik ve şiir dolu bir ortamda bir araya getirdi.

MEDYA DOSYASI : İşte Ali Acun Ilıcalı’nın sekiz yılda edindiği dudak uçuklatan mal varlığı !

acunilicali1

Allah bir kere yürü ya kulum demiş işte… Ali Acun Ilıcalı, servetine servet katmaya devam ediyor. Ilıcalı’nın sekiz sene içerisinde kazandığı servet (ve kazanacakları) kendisini Türkiye’nin en zenginleri listesine sokmuş durumda. Ali Acun Ilıcalı’nın TV8′de istediği operasyonların uygulamaya geçmesi (ki Dünya Kupası maçlarının TRT ile dönüşümlü yayını bunlardan biri ve şıpın işi oldu) ile 200-250 milyon TL aralığındaki servetinin katlanmasına kesin gözle bakılıyor. İşte Ali Acun Ilıcalı’nın sekiz senede yaklaşık 250 milyon liraya ulaşan servetinin dökümü:

Zorlu Center Daire (4 milyon TL)

Challenger 300 Uçak (12 milyon TL)

Cessna Citation XL Jet: (8 milyon TL)

Bodrum Mandarin Oriental (3,5 milyon TL)

Levent villa: (4.5 milyon TL)

Beykoz villa: (5 milyon TL)

Bodrum Yalıkavak: (5 milyon TL)

Bodrum Gündoğan Villa (2,5 milyon TL)

Çamlıca dubleks daire: (3 milyon TL)

ABD Miami daire: (1,5 milyon TL)

ABD Maimi daire: (800 bin TL)

Bahamalar’da ev: (1,5 milyon TL)

Ferrari marka araç: (850 bin TL)

Range Rover cip: (400 bin TL)

Bmw binek oto: (200 bin TL)

Absolute 70 Talent tekne: (1,5 milyon TL)

Donzi sürat teknesi: (500 bin TL)

Programlar- alacaklar (25 milyon TL)

Borsa’da kazanılan para (75 milyon TL)

Tv8 (60 milyon krediyle ödeyecek, ederi 75 milyon TL)

NOT: Ilıcalı’nın servetini programlardan çok borsada yaptığını not düşelim.

KOMPLO TEORİLERİ /// ERGÜN DİLER : Sefer görevi

Illuminati_bring_forth_death_to_billions.jpg

Sefer görevi

Türkiye bugünden itibaren YÜKSEK BASINÇ’ın etkisine girdi. Artık neler olacağını, nelerin yaşanacağını, kimin zarar göreceğini, sonucun ne olacağını, kimin güleceğini zaman gösterecek!

Ama bu ALTIN kuraldır!

Kim ülkeyi MİLLİ bir çizgiye çekmek isterse, kim rotayı BÜYÜK TÜRKİYE’ye çevirirse başından dert eksik olmaz! Çünkü içeride kurulan gizli ve köklü oluşumu bilmediğimiz için gelen fırtınanın sebebini burada ararız!

Yanılırız!

Çünkü Türkiye’nin başına örülen çorapların tamamı İHTAL’dir!

Pek çoğu İNGİLİZ malıdır! Elinize alıp baktığınızda KRALİÇE’nin mührünü görürsünüz!

Bugüne kadar, yani Erdoğan’a gelinceye kadar, hiçbir isim İNGİLİZLER’in karşısına böylesine yürekli bir şekilde dikilmedi! Kraliçe ve ona bağlı MUSEVİ SERMAYESİ her defasında ülkeyi istedikleri kulvara sokmayı başardı!

Emirlerindeki bankalar, gizli hesaplar, patronlar, CEO’lar, dev şirketler, iletişim ağları, memurlar her söyleneni eksiksiz yaptı!

MASONİK oluşumlarla devletin can alıcı damarlarına kadar gidildi!

Ortada duran kocaman yapı aslında bizim değildi! Hiç olmamıştı!

Kiralık otomobil kullanan sürücüden farkımız yoktu! Nereye kadar gideceğimiz, ne zaman geri döneceğimiz bilmediğimiz PATRONA ait bir karardı!

Dedim ya altımızdaki sonuçta kiralıktı!

Bizim değildi!

Bizim gibi görünen ise sadece ismi ve tabelası TÜRK olan şirketlerdi! Bunların arkalarında ise LONDRA ve MUSEVİ

BARONLAR vardı.

Bakın bizim BARONLARIN nasıl zengin olduğu inanın devlet tarafından bilinmez!

Kayıt-kuyudat yoktur! Devlet düne kadar PARA ilişkisini kovalamadığı için DIŞARIDAN gelen her şeye kapısını sonuna kadar açmıştır!

Bizim bazı ailelerimizin arkasındaki gerçek patron MUSEVİLER’dir!

Biz sadece onların TEMSİLCİLERİYLE karşı karşıyayız!

Ve bu aileler de onların adına ANKARA’ya yumruk sallamaktadır! Amaç Osmanlı’yı yıkıp istedikleri kıvamda yeni bir devlet kurmaya izin veren BARONLARI kızdırmamaktır!

Sokaktaki insanın bilmediği mahşer dengesi budur!

Kimin seçileceğine ve kimin o koltukta ne kadar kalacağına bunlar karar verdi!

Şimdi rüzgar ters esmeye başladığı için AYAKTALAR! Toplanıp hep birlikte saldıracaklar! Ankara’yı dağıtmak için harekete geçecekler. Ne kadar verebilirlerse o kadar zarar verecekler!

Çünkü başkentte TÜRK görmek istemiyorlar! Bu ülkenin çocuklarının kendi kaderlerini kendilerinin yazmasını istemiyorlar. Yıkılıp giden OSMANLI’dan sonra yeni bir TÜRK sorunuyla uğraşmak niyetinde değiller!

Türkiye’yi kaybettikleri anda bu maçı asla ve kat’a alamayacaklarını biliyorlar!

Ukrayna’ya saldırdılar! Ama asıl hedef Türkiye! Amerika’dan Güney Afrika’ya, Avrupa’dan Çin’e kadar olan yelpazedeki bütün BARONLAR güçlerini toplamış ve birleştirmiş durumda!

Gitmesi ve yıkılması istenen güç Milli Türkiye!

Bunun için kapıyı çalacaklar!

HSCB, Royal Bank of Scotland, Banco santander, J.P. Morgan Chase Bank, De Beers, Rio Tinto, Newmont, ING Group, AVIVA, Citigroup, Chevron, Exxon Mobil ve Stardart Oil gibi devletlerden çok daha güçlü ŞİRKETLERLE gelecekler!

Bunların emrindeki istihbarat örgütleriyle çullanacaklar!

Büyük diye bildiğimiz her devletten bu koalisyona gönülle katılan BARONLARLA sınırı aşacaklar!

Bunların sadık adamları burada elinden geleni yaptığı için bilinen ayakçı SOROS’u görmüyoruz! İçeride işi ondan daha iyi yapanlar var!

Tarihimizi onlar yazdığı için gerçeklerle buluşamıyoruz!

Çanakkale’den de İstiklal Harbi’nden de gerçek anlamda bir ZAFER çıkamadığını ıskalıyoruz!

Eğer bize öğretildiği gibi olsaydı BARONLAR bütün ülkeyi nasıl bir UR gibi sarıp sarmalayabilirdi! Para ve zenginlik bizlerin olurdu! Ama olmadı!

Olamadı! Bize ait kararları alırken LONDRA’ya sorduğumuz sürece de iki yakamız bir araya gelemezdi!

Düne kadar gelmediği ortadaydı!

Tabii darbeleri, cuntaları, ekonomik krizleri, suikastları, infazları, sabotajları Türk insanının kendi kendine çıkardığına inanıyorsanız başka!

Çünkü bu ülke böyle cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar ve genelkurmay başkanları gördü!

Belki insanlar gerçekten büyük fotoğrafı göremeyip korkuyordu!

Bilemiyorum!

Hiç unutmam, bir önceki Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer veda konuşmasını yaptığı Harp Akademileri’nde "Türkiye’de siyasal rejim, Cumhuriyet kurulduğundan beri hiçbir dönemde bugünkü kadar büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalmadı" demişti!

Sayın Sezer gerçekten halkın oylarıyla gelen insanları tehdit gibi algılamış olabilir! Bilmiyorum…

Ama bu söylem yani AKLIN içinde olmadığı, kendi insanını sistem dışına iten LAİKLİK İngiliz icadıdır!

Cumhuriyet’i yüceltmek değil de çok da temiz olmayan eller tarafından korumaya çalışmak, aslında KÜÇÜLTMEKTİR!

Bizim siyasi sistemimiz kendi MİLLETİNİ kadro dışı bırakmayı amaç edinmiş tek rejimdir! Dünyada başka örneği yoktur! Kendi insanını izleyen, fişleyen, önünü kesen, tehlikeli bulan, ülkesine hizmet etmesini önleyen bir başka yönetim biçimi yoktur!

NEDEN?

Bunun cevabı laikliğe kalpten bağlı olsalar da önemli koltukları verdiğimiz insanların oyunu görememesidir!

Batı’nın tarihi bizle yaptıkları mücadeledir!

Silahla, kılıçla baş edemedikleri TÜRKLER’i parayla, yetiştirdikleri zenginlerle ve siyasilerle bloke ettiler!

Adım attırmadılar! Birçok devlet büyüğü bu oyunu göremedi!

İlkokula "laikliği koruyalım" bilgisi girdi ama "KRALİÇE’ye dikkat edin!" diyen kimse çıkmadı!

Görmediğimiz buydu!

Kendi içimizde birbirimizi yerken ne fırsatları ıskaladığımızı görmüyorduk!

Ve Londra’nın, Ankara’nın kodlarını yazarken izlediği yolu atlıyorduk!

Başkent bizimdi ama onlar her yerde vardı!

İktidarda da, muhalefette de, askerde de, sivilde de…

Şimdi yerleştirdikleri ama daha önce kullanmadıkları GÜÇLER için SEFER GÖREV EMRİ verildi!

Yakında akın edecekler!

Bu millet ilk kez yenmek üzere olduğu güçle son kez çarpışacak!

Ya ödün verip anlaşacağız, ya da bir olup tokatlayacağız! "Anlaşma" bir daha GELMEMEK üzere gitmemiz demek!

BİR olmamız ise onların yok olması demek!

Bekleyin çok az kaldı!

Ergün Diler

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: