SURİYE DOSYASI : Suriye’ye kurulan büyük tuzağın detayları

Geçtiğimiz ağustos ayında Guta bölgesinde Suriye ordusunun sarin gazı kullandığı iddiaları üzerine neredeyse askeri bir operasyonun eşiğine gelinmişti. Aradan geçen zaman bunun nasıl bir komplo olduğuna dair belgeleri de ortaya koyuyor.

London Review of Boooks’da, Seymoor Hersh imzasıyla çıkan bir yazıda, sarin gazının Suriye ordusu tarafından değil Nusra Cephesi tarafından kullanıldığı ve bu konuda Amerikan yetkililerin önüne gerekli istihbaratın konulduğu anlatılıyor.

Yazıda çok önemli bilgiler var. Amerikan ve İsrail istihbaratının Suriye’nin kimyasal cephaneliklerinin bulunduğu yerlere gizli bir sensör sistemi yerleştirdiği ve sarin gazı harekeliliği olması halinde bu sistemin alarm verdiği anlatılıyor. Oysa Guta saldırısı öncesi böyle bir alarm alınmamış!

Yani sarin gazı Suriye askerince kullanılmamış.

Seymour Hersh’in yazısında şu bilgilere yer veriliyor:

“Bu sonbahar Barack Obama, 21 Ağustos’ta Şam yakınında Doğu Guta’daki kimyasal saldırıdan Beşşar Esad’ın sorumlu olduğunu savunmaya çalışırken tüm hikâyeyi anlatmıyordu. Bazen önemli istihbaratı atladı, bazen varsayımları olgu gibi sundu. En önemlisi, Amerikan istihbarat servislerinin malumu olan bir şeyi itiraf etmezlik yaptı: Roket saldırısında kullanılan sarin sinir gazına Suriye iç savaşında erişimi olan tek taraf Suriye ordusu değil. Kimyasal saldırıdan önceki aylarda, Amerikan istihbarat servisleri bir dizi çok gizli rapor hazırlamış -bunların doruk noktasını kara istilası öncesinin planlama belgesi olan Operasyonlar Talimatı oluşturuyordu- ve Kaide bağlantılı el Nusra Cephesi’nin sarin üretim mekanizmasında ustalaşıp mebzul miktarda imal kabiliyetine sahip olduğu aktarılmıştı. Kimyasal saldırı gerçekleştiğinde, Nusra’nın da zanlı olması gerekirdi, ama Obama yönetimi Esad’a olası saldırıyı haklı gösterecek şekilde işine gelen istihbaratı tercih etti.

Oysa üst düzey bir istihbarat danışmanı, CIA’nın en geç mayıs sonunda, ABD ve BM’nin terör örgütü addettiği Nusra’nın sarin çalışmalarıyla ilgili Obama yönetimine brifing verdiğini ve Kaide’nin kolu Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) sarin üretimi biliminden anladığına dair alarm veren raporlar gönderdiğini anlattı.

O dönemde Nusra, Doğu Guta dahil Şam civarında faaldi. Yaz ortasında yayımlanan bir istihbarat belgesi, eskiden Irak ordusunda görevli olup Suriye’ye taşınan ve Doğu Guta’da faaliyet gösteren kimyasal silah uzmanı Ziyad Tarık Ahmed’e geniş yer ayırıyordu. Irak’ta hardal gazı üretmiş ve sarinin hem yapımı hem kullanımına müdahil olmuş Tarık, ‘Nusra’nın adamı’ diye niteleniyordu ve Amerikan ordusunun üst düzey hedefleri arasında yer alıyordu.

Nusra’nın sinir gazı kabiliyetine dair öğrenilenlerin toparlandığı, geniş çaplı, çok gizli niteliğindeki dört sayfalık telgraf, 20 Temmuz’da Savunma İstihbarat Ajansı (DIA) Başkan Yardımcısı David R. Shedd’e iletildi. ‘Operasyonlar Talimatı’nda da, CIA ve DIA başta olmak üzere, teknik analistlere dayanılarak, isyancı güçlerin sarin üretebildiği ve kimyasal tesisleri korumak için konuşlandırılabilecek Amerikan güçlerine sarinle saldırma kabiliyetinin olduğu dile getirildi. (…)

ABD’nin Suriye’ye füze saldırısı düzenlemesi planı asla kamuoyunun desteğini kazanmadı ve Obama, hızla çark edip, Rusya ve BM’nin Suriye’nin kimyasal silahlarının imhası planına sarıldı. (…) Obama’nın geri adım atması pek çok komutana rahat nefes aldırdı. (…) İronik olan şu ki, Esad’ın kimyasal silah stoku tamamen imha edildikten sonra, Suriye’de sarine erişebilecek tek güç olarak Nusra ve İslamcı müttefikleri kalacak. Sarin, savaşta eşi benzeri olmayan stratejik bir silah. Daha müzakere edecek çok şey olabilir.”

Bu yazıdan anlaşılıyor ki Nusra Cephesi gibi terör grupları sarin gazı üretme kabiliyetine ulaşmış durumdalar.

Türkiye bugüne kadar bu çeteleri destekledi.

Asıl sorun bu çetelerin sarin gazı üretme noktasına gelmesinde Türkiye’nin bilgisinin olup olmadığı.

Suriye’ye bir askeri operasyon yapılsın diye çetelerin kullandığı bu sarin gazı katliamında dış ülke desteğinin olup olmadığı önümüzdeki günlerin vahim tartışma konusu.

Sonuç: Guta saldırısında, Rusya’nın baştan beri savunduğu “sarin gazını Suriye kullanmadı tezi” doğruydu. Suriye, tuzağa düşürülmek istendi. Tuzak boşa gitti.

Suriye’nin kimyasal gaz üretim kapasitesi bitirildi ama Nusra cephesi gibi örgütler tüm hızıyla ürerim yapıyor.

Bu da hem bölgenin hem de Türkiye’nin başına bela demek.

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: