Aylık arşivler: Aralık 2013

SUÇ DOSYASI /// ALMANYA’DA TEKNOLOJİK DOLANDIRICILIK /// Hafıza Çubuğuyla Bankamatik Soygunu ///

Uzmanlar siber soyguncuların bu yılın başlarında bankamatiklere nasıl girip, virüslü yazılım yüklemek suretiyle hırsızlık yaptıklarını ortaya çıkardılar.

Soyguncuların bankamatiklere (ATM) delik açarak, bağladıkları bir (USB) hafıza çubuğuyla, kendi yazılımlarını bilgisayara yükledikleri anlaşıldı.

Avrupa’da adı saklı tutulan bir bankanın ATM’lerine yönelen saldırıların ayrıntıları, Almanya’nın Hamburg kentinde yapılan bilgisayar korsanlığı konulu bir konferansa sunuldu.

Saldırılarla ilgili ayrıntıları ortaya çıkaran iki araştırmacı isimlerinin yayımlanmamasını istedi.

Hırsızlıklar, Temmuz ayında söz konusu bankanın, bankamatiklerinin kasasındaki parayı koruyucu bir çok tedbir alınmış olmasına rağmen çok sayıda bankamatiğin boşaltıldığını fark etmesiyle ortaya çıktı.

Şifreler

Bunun üzerine bankamatikler sıkı izlemeye alındı ve banka, soyguncuların virüslü hafıza çubuklarını makineye bağlayabilmek için önce bankamatiğin dış yüzeyinde bir delik açtıklarını gördü.

Daha sonra bankamatiğe sahte bilgiler bir hafıza çubuğu takılarak yükleniyor ve delik tekrar açılmamış gibi kapatılıyordu.

Bu yolla, banka farkına varana kadar aynı bankamatik bir kaç kez boşaltılabiliyordu.

Soyguncular virüslü yazılımı yükledikten sonra, seçtikleri herhangi bir zamanda, özel bir arayüzü harekete geçiren 12 haneli bir şifreyi yazıyordu.

Yüklenen virüslü yazılım üzerinde yapılan inceleme, bu 12 haneli sayının girilmesinden sonra, bankamatiğin soyguncuya özel bir menü açtığını ve kasasındaki toplam para miktarını ve her bir cins banknottan kaçar adet bulunduğunu göstediğini ortaya koydu.

Birbirine güvenmiyorlar

Araştırmacılar, soyguncuların hızlı hareket edebilmek için en büyük miktarlı banknotları seçip çektiklerini söylüyor.

Fakat araştırma aynı zamanda, planı geliştiren çete üyelerinin birbirine pek güvenmediğini de ortaya koydu.

Bir çete üyesinin diğerlerini çektiği para konusunda aldatması ya da kendi başına iş çevirmesi ihtimaline karşı yazılım, hırsızın ATM ekranında görünen rakamlara karşılık, parayı çekebilmek için ikinci bir şifre yazmasını gerektirecek şekilde düzenlenmiş.

Şifrenin her seferinde değiştirildiği ve hırsızın bunu her seferinde çetenin bir başka üyesini telefonla aramak ve ona ekranda gördüğü rakamları söylemek suretiyle alabildiği anlaşılıyor.

Eğer bu aşamada doğru şifre girilmezse, bankamatik üç dakika içinde normal işleyişine dönüyor.

Araştırmacılar soyguncuların ATM’ler hakkında geniş bilgi sahibi olduklarını ve bunlara yükledikleri yazılım şifresinin analizini güçleştirmek için bir çok önlem aldıklarını da ekliyorlar.

Ama anlaşılan bu sofistike yaklaşım yazılımın dosya isimlerine gelince pek uygulanmamış. Ana dosya hack.bat adını taşıyor.

YERLİ BASIN : Seçimler ve CHP

aa_8151.jpg?itok=NhbN6zES

Radikal: Koray Çalışkan: İkinci ‘Mustafa Kemal’ dönemi

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı Mustafa Sarıgül ve CHP İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı, Kemal Kılıçdaroğlu’nu Atatürk Havalimanı’nda karşıladı. Sarıgül ve Kılıçdaroğlu’nu taşıyan otobüs havalimanından 1.5 saatte çıkamadı. Konvoyu yolda kurt işareti yapan MHP’liler, gökkuşağı bayrağıyla yollara dökülmüş gençler, folklor ekipleri, kadınlar, erkekler, çocuklar ve engelliler selamladı. Yeni il merkezine CHP konvoyu alandan ayrıldıktan 5 saat sonra varabildi. Devamı…

Star: Taha Kıvanç: CHP büyük beklentide, ama…

Geçenlerde, bir dost sohbetinde, olan bitenden en az benim kadar rahatsızlık duyduğunu bildiğim, gönlü uzun yıllardan beri Hocaefendi’de oyu her zaman AKP’de bir arkadaşıma, benim de kulak hizamda, “Hadi artık CHP’li de olursun” diye takıldılar… Verdiği tepkiyi buraya aktarmasam daha iyi olacak… Hizmet Hareketi’nin ileri gelenleri kendilerinden ‘Câmia’ diye söz edilmesini istiyorlar; ‘Cemaat’ sözcüğü ile ‘örgüt’ akla geliyor ve onlar da kendilerinin bir ‘örgüt’ gibi görülüp gösterilmesini doğru bulmuyorlar… Devamı…

Milliyet: Kadri Gürsel: Sarıgül ve CHP’nin enerji patlaması

Dün İstanbul’da CHP’nin “İstanbul Büyükşehir İktidara Hazırlık Merkezi”nin açılışı vardı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül ve CHP İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı’nın birlikte yaptığı açılış için düzenlenen törene on binlerce kişi katıldı. Aslında açılışı yapılan, CHP’nin Levent Sanayi Mahallesi’ndeki İl Başkanlığı binasındaki yerel seçim merkeziydi… Devamı…

Cumhuriyet: Orhan Bursalı: CHP ve Cemaat Anlaştı mı?

Enver Aysever’in Aykırı Sorular’ında, “AKP ile Cemaat bir daha bir araya gelemezler, CHP ile Cemaat anlaşmış görünüyor” sözlerim haber olup yayıldı. Kullanan kullanana.. Kimisi sözlerimi “artık anlaştılar” biçiminde yansıttı, AKP cenahından bazı kalemler bunun üzerine yorumlar yazdı.. Cemaat cenahından alttaki “militanlar” ise “Cemaat ile CHP arasında öyle şey olmaz, aralarında doku uyuşmazlığı var” dediler.. Yaaaa, bak sen ne kadar bilmişler! Devamı…

Yeni Akit: Hacı Yakışıklı: Camia’mız için CHP’ye 1 oy verelim

Gücünü gayr-i milli odaklardan alan imparatorluklarının deşifre olarak çöküşünü beddua ile perçinleyen zihniyet, Türkiye’yi “savcılarla” yönetmeye kalkıyor. Halktan göremedikleri ilgiyi, illegal yollarla üzerlerine çekmeye çalışıyorlar. Yani “Sen bana oy vermezsen, ben oy verdiğin kişinin kalemini bir şekilde kırar, onun yerine otururum” diyorlar. Dün bunu milletin TSK’sının silahıyla yapanlar; bugün milletin savcısı, hakimi, polisiyle yapmaya kalkıyor. Sizi kim seçti ki millete efeleniyorsunuz! Devamı…

(Süreç Analiz, 30 Aralık 2013)

YABANCI BASIN : Arabistan’dan Lübnan’a Noel Hediyesi

wo-aq800_saudil_g_20131229171618.jpg?itok=SAyjt584

Suudi Arabistan İran müttefiki Hizbullah milis kuvvetinin Lübnan’daki on yıllık ana güç merkezi ve güvenlik kuvveti olma statüsüne bir karşı hamle olarak Lübnan silahlı kuvvetlerini güçlendirmek için 3 milyar dolar verme vaadinde bulundu. Hizbullah’a doğrudan bir mukabele olarak Suudi hediyesi ve Lübnan Cumhurbaşkanı’nın kabulü Lübnan ve bölgedeki güç dengesini değiştirme potansiyeline sahip.

Ayrıca bu hamle üç yıldır ağırlıklı olarak mezhepsel bir iç savaşın devam ettiği komşu Suriye’de halihazırda mevcut olan gerilimi bölgede hem siyasi hem de mezhepsel tansiyon bakımdan daha da yükseltme tehdidini taşıyor. Pazar günü Suudi Arabistan Kralı Abdullah ile buluşan Fransız Cumhurbaşkanı ise Fransa’nın Lübnan’ı destekleme noktasında üstüne düşen payı yerine getirmek istediğini söyledi: “Fransa uzun zamandır ve özellikle son zamanlarda Lübnan ordusuna tedarikçilik ediyor ve her isteğe cevap verme niyetini taşıyor.” Devamı…

Çeviren: Süreç Analiz

(WSJ, Saudis Pledge $3 Billion to Support Lebanon’s Army, 29 Aralık 2013)

YABANCI BASIN : Erdoğan’ın Eski Müttefikleri

par7751597.jpg?itok=dgu6e0t7

Gülen hareketi ile ilgili bir kitabın yazarı olan ve Loyola Maryland Üniversitesi’nde sosyoloji profesörü olan Joshua Hendrick dini liderin münzevi hayatının eleştirmenlerin kendi sorunları için Fethullah Gülen’I suçlamasını kolaylaştırdığını söylüyor. Aynı zamanda çoğu zaman gözlerden ırak kalarak ve bir web site üzerinden iletişimini sürdürerek Gülen Hendrick’e göre “ne olduğundan çok daha fazla birşey oluyor. O kendi takipçilerinin inandığı bir süpermene dönüşüyor.”

2011 başlarından beri Gülen’e yakın Houston bazlı bir grup olan Amerika ve Avrasyalılar Turkuaz Konseyi Kongre üyelerinin Türkiye ve Azerbaycan ziyaretleri için yaptıkları ondan fazla geziyi finanse etti. Grubun başkanı Kemal Öksüz onur başkanının Gülen olduğu Chicago’daki Niagara Vakfı’nın eski idari direktörüydü. Aynı zaman diliminde Gülen bağlantılı grupların sponsorluğunu üstlendiği Kongre’nin en az 4 üyesinin katıldığı Türkiye gezileri gerçekleştirildi.

Gülen hareketi 150’den fazla ülkede okullara sahip. Amerikan okulları iki düzine eyalette toplamda 120’den fazla olmak üzere Harmoni ve Kavram gibi “marka” isimler altında faaliyet gösteriyor. “STEM” denilen bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik dallarına akademik bir vurguyla çalışan okullarda İslam öğretilmiyor. Devamı…

Çeviren: Süreç Analiz

(WP, Turkish Prime Minister Recep Tayyip Erdogan’s turmoil may stem from a former ally, 29 Aralık 2013)

TOP SECRET : U.S. Civil-Military Strategic Framework for Afghanistan

U.S. Civil-Military Strategic Framework for Afghanistan.pdf

TOP SECRET : The U.S. Government’s Diminishing Expectations Plan for Afghanistan

kerry-dunford-cunningham.jpg

U.S. Secretary of State John Kerry speaks with U.S. Marine Corps General Joseph Dunford, as U.S. Ambassador to Afghanistan James Cunningham listens, in Kabul, Afghanistan, March 26, 2013. Ambassador Cunningham issued the new U.S. Civil-Military Strategic Framework for Afghanistan in August which was signed by General Dunford. Photo via State Department.

Public Intelligence

Afghan President Hamid Karzai’s recent refusal to sign a bilateral security agreement with the U.S. has fueled a growing sense of frustration and confusion among those charting the future of Afghanistan. The agreement, which authorizes the continued presence of American troops in Afghanistan beyond 2014, has been described as “critical to Afghanistan’s future stability.” One unnamed Afghan official quoted in a recent report from NBC News said that without the thousands of U.S. troops that are expected to maintain a presence in the country “the government could collapse and Afghanistan would enter a civil war.” Former Ambassador to Afghanistan Ryan Crocker told Foreign Policy that he worries about a lack of “sustained administration engagement at a high level,” which has the potential to set the stage for a repeat of “pretty horrible” past events, referring to the civil war in the early 1990s that led to the Taliban’s rise to power.

While Karzai has signaled that he will likely sign the agreement, stating earlier this month that he wants to wait until after the April 2014 presidential elections, he continues to find new reasons for failing to do so, including most recently disagreeing with the U.S. government’s definition of terrorism. Assuming the agreement is eventually signed, what does the future actually hold for the Afghan people? Public Intelligence has obtained the most recent version of the U.S. Civil-Military Strategic Framework for Afghanistan, the second revision of the document dated August 2013, detailing the U.S. government’s goals and priorities for rebuilding Afghan society. Issued by the U.S. Ambassador to Afghanistan James Cunningham and signed by the commander of U.S. forces Joseph Dunford, the framework covers U.S. priorities related to governance, the rule of law, socioeconomic development as well as the gradual transfer of authority to the Afghan government. When compared with a previous version of the framework from March 2012, also obtained by Public Intelligence, the document solidifies the prospect of long-term U.S. involvement in Afghanistan, removing optimistic statements about turnover dates and self-sustaining funding estimates and replacing them with measured assessments reinforcing the notion that U.S. and international forces will be present in Afghanistan far into the next decade.

The Transformation Decade

The U.S. Civil-Military Strategic Framework for Afghanistan has evolved substantially since its first edition, issued by Ambassador Crocker in March 2012. The document has abandoned much of its original optimism to embrace a more grounded view of the realities of a war-torn developing nation. The most recent version of the U.S. Strategic Framework, revised in August, places a much greater focus on the process of transferring power to Afghan authorities, emphasizing “transition” as a guiding concept of U.S. operations in the country. Transition is defined as shifting “security responsibility for Afghanistan to the Afghan Security Institutions (ASI) and the Afghan National Security Forces (ANSF)” as well as embracing a “more traditional diplomatic and development model” for U.S. efforts. According to the framework, much of this will be achieved during the so-called “Transformation Decade,” a period from 2015-2024 that will see Afghanistan working to reduce its dependence on “international assistance, improving delivery of government services, and promoting fundamental freedoms and human rights.” By 2025, the framework envisions Afghanistan having “reduced its dependence on international assistance in non-security sectors to levels consistent with other least developed nations,” increasing “peace and stability” through “effective development” and improving the “delivery of government services.” By 2030, this transformation will allow Afghanistan to “emerge as a model of a developing democratic Islamic nation.”

Despite its optimism, the framework is remarkably frank about its diminishing expectations for Afghanistan, noting that even with “a strong partnership between the U.S. and Afghanistan, the Transformation Decade will be fraught with challenges” requiring “constant evaluation.” Even under “the best of circumstances,” the framework says “Afghanistan will continue to be in the category of ‘least developed nations’ with high levels of poverty, unemployment, and illiteracy, as well as underdeveloped infrastructure.” Moreover, the nation will continue to be threatened by “non-state actors” that will decrease stability and challenge the Afghan government’s capacity to govern.

The Framework’s Structure

The U.S. Strategic Framework is conceived of as a structure with a foundation and three pillars that support long-term U.S. strategic goals in Afghanistan. The structure is founded on security, which focuses on “creating an environment that enables progress in governance, rule of law, and socio-economic development.” The process of supporting Afghan security involved a gradual transition over time from operations led by NATO International Security Assistance Force (ISAF) personnel, to partnered combat operations, to the current state “where ANSF is leading combat operations.” This transition has been achieved through a series of “tranches” that have involved specific provinces and districts within Afghanistan taking responsibility for the security of their own area the country. The final tranche was announced in June 2013 indicating that all districts have now begun the process of “security transition.”

The viability of this transition remains to be seen as U.S. troops have previously voiced concerns about the readiness of Afghan forces. A 2012 survey of several U.S. Army companies stationed in Khost and Paktiya provinces found that nearly half of soldiers surveyed said the Afghan National Army (ANA) had improved little, not much or not at all during their partnership. Many soldiers cited in the report list Afghan forces’ lack of motivation and rampant illiteracy as factors undermining their training efforts. Nearly 62% of soldiers responding to the survey said that so-called “ANA-led” missions are rarely or never actually planned and executed by Afghan forces. One soldier quoted in the survey described how a recent “ANA-led” mission required him to “spoon-feed” his Afghan counterpart the entire operations order and planning. “We do the heavy lifting, they put a face on it,” another soldier said.

afghan-us-strategic-framework.jpg

A graphic depicting the theoretical structure of the U.S. Civil-Military Strategic Framework for Afghanistan.

There are also a number of significant challenges threatening the “three pillars” of the U.S. Strategic Framework. The governance pillar, which is particularly important to the future of Afghanistan, is primarily focused on strengthening the “Afghan people’s confidence in their government” by working to enhance its legitimacy and eliminating corruption. The U.S. hopes to do this by supporting a “credible” and “transparent” election in 2014, when Afghan President Hamid Karzai will finally be forced to step down from his position. The U.S. will also work to build Afghan government infrastructure from the ground up, strengthening “governance architecture and functionality, revenue collection and budget prioritization, execution, and accountability at both the national and sub-national levels, leading to more efficient, effective, and accountable service delivery for all Afghan citizens.”

Much of the success that will come from strengthening Afghan governance will depend on the second pillar of the U.S. framework: the “rule of law.” This requires that the U.S. and Afghan government work to create a justice system providing access to “fair, efficient, and transparent justice based on Afghan law and international obligations” while also minding the “linkages between formal and customary justice” currently operating in the country. The existing structure of Afghan justice is poor after “over thirty years” of “social and political upheavals, corruption, and technical and material deprivation.” Afghans have little “confidence in their governments’ ability to provide fair, efficient, and transparent justice to all citizens” which discourages “economic growth by deterring investment and licit business opportunities.” The rampant corruption throughout Afghanistan is a significant factor in this lack of trust, enabling a system of informal justice that often exploits “society’s most vulnerable members,” delegitimizing the Afghan government and making “harsh justice more acceptable to many Afghans.”

The final pillar of the U.S. framework focusing on socioeconomic development will depend largely on the success of U.S. initiatives to strengthen the legal and governance environment in Afghanistan. A growing economy is described by the framework as increasing “stability within Afghanistan and the broader region” by providing jobs as well as “an adequate tax base to fund government-provided services.” Economic growth will help bolster people’s confidence in the Afghan government, providing for “healthy and educated Afghans with jobs” that are able to provide for their families, making them “less likely to participate in the insurgency.” The U.S. hopes that this will be accomplished through support of several key industries in Afghanistan, including telecommunications and extractives. The original version of the U.S. Strategic Framework from March 2012 places heavy emphasis on the potential for cultivating Afghanistan’s extractives industry, which has previously been estimated to be worth trillions of dollars. “Development of minerals and hydrocarbons is Afghanistan’s best chance to draw foreign investment and reduce its dependence on foreign assistance,” the March 2012 version of the framework states. This development will “increase demand for the construction of regional rail, road, and energy networks that can generate significant revenue and create jobs.” However, it will be at least “five to ten years” before the Afghan government begins to “realize revenue from its significant mineral deposits.” In the interim, U.S. policies will support “trade policy liberalization, commercial law development, customs process reform” and “removal of barriers to cross-border trade.”

ARAŞTIRMA DOSYASI : Libya’da Trablus-Bingazi-Fizan Üçgenindeki Federalizm Tartışması

Libya’da Trablus-Bingazi-Fizan genindeki Federalizm Tartmas.pdf

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: