ZİHİN KONTROLÜ /// JİM KEITH’İN ÖLDÜRÜLMESİ VESİLESİYLE : İ NCE OPERASYON SİLÂHI OLARAK TELEGRAM

Reha Suvari

Araştırmacı-yazar Jim Keith’in (21 Eylül 1949 – 7 Eylül 1999) 50. doğum gününe bir hafta kala göz göre göre katledilişinin üzerinden 14 yıl geçti. Sadece eğildiği araştırma konularının muhtevasına bakmak bile, onu bu dramatik sona götüren sebebleri anlamak için kâfi olsa gerek:

Uluslararası Siyonist Elit’in 1800’lerden beri nasıl bir “ağ” kurduğunu ve kimlerle –Zihin Kontrolü dahil!- hangi projeleri yürüttüğünü; yazar ve yayıncı Danny Casolaro, Prenses Diana ve JF Kennedy JR (aynı mihraklarca katledilen Başkan Kennedy’nin oğlu) cinayetlerini; Oklahoma’daki meşhur “Bombalama Olayı”nın içyüzünü araştırıp kendi tezleri çerçevesinde deşifre eden ve eserleştiren odur.

Bir araştırmacı için böylesine tehlikeli ve yakıcı konuların yanısıra, UFO’ların zannedildiği gibi bir “komplo teorisi” olmadığını; bunların dünya dışı değil, insan eseri olarak “belirli alanlar”daki teknolojik gelişmelerin ister istemez fâş olan bazı yönlerini kapatmak için kasıtlı ve şuurlu olarak dallandırıp budaklandırılan efsanevi bir fenomene döndürülme hikâyesini dünya kamuoyunun dikkatine sunan da yine Jim Keith olmuştur.

Aynı şekilde, bilimin ve teknolojinin ulaştığı kirli dorukları göstermesi yönüyle, HAARP ve “Siyah Helikopterler” konularını; bu teknoloji harikalarının (!) Cihazlı Uzaktan Zihin Kontrolü çalışmalarında önemli unsurlar olduğunu gösteren, bunları derinlemesine ve ilk elden şahıs ve kurumlar üzerinden inceleyen, her eserinde ele aldığı konularla ufkumuzu açan, bizi âdeta dehşete düşüren efsane isimdir Jim Keith.

İşte bütün bu yukarıda saydığımız pis işlerin “ardındakiler” olarak gösterdiği adres de, Dünya Hükümeti kurmak gayesi etrafında kural-kaide tanımayan; dur-durak bilmeyen Uluslararası Siyonist Elit olmuştur.

Onun ifadesiyle “Enternasyonal Elit” sadece “klasik” cinayet metodlarıyla iş görmüyor, sonunda kendi başına da geldiği üzere “ince iş”lerle de düşman gördüklerini bertaraf ediyordu. Siyonist Elit’i ifşaatlarıyla rahatsız eden bir araştırmacı olarak kendi sonu da, basit bir diz ameliyatından sağ çıkamamak oldu. Bu tür “ince” operasyonları derinden bilen bir insan sıfatıyla, yakınlarına “bu ameliyattan sağ çıkamayabilirim” dediği rivayet edilir ki, maalesef “ince iş” niteliğinde tıbbî bir metodla ve en verimli çağında bertaraf edilmiş oldu.

Bu tür uygulamalar bize yabancı değil aslında. Benzerlerini Türkiye’de de gördük, görüyoruz. Cumhurbaşkanından Kuvvet Komutanı’na kadar birçok kişiye tatbik edilmiş ve bazen tıbbî bahane bazen de kaza şeklinde kurgulanmış cinayetler, “istenmeyen” unsurların resmî veya gayriresmî siyaset sahnesinden “rutin dışı” metodlarla ekarte edilmesi şeklinde yaşandı, yaşanıyor.

Bu bakımdan, Türkiye’de ve dünyada kurşunlu bombalı “faili meçhul” cinayetlerin çok azalması, “faili meçhul” (!) cinayetlerin tümden bittiği değil, artık başka ve çok daha “ince” metodlarla kotarıldığı anlamına geliyor.

Diğer bir ifadeyle, içinde bulunduğu cemiyetin önüne “farklı” yollar ve ufuklar seren; Elit’lerinkinden farklı değerleri gözeten; farklı ideal ve gayeler güden; toplumlarının her bakımdan önünü açabilecek performans gösteren “sivrilmiş” isimler için çok daha “akademik” uygulamalara başvurulduğu bir dönemin ifadesidir bu süreç:

Malûm, Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez kısa bir süre önce kanserden hayatını kaybetti. Yine, Paraguay Devlet Başkanı Fernando Lugo ve Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff lenf kanseri; Arjantin Devlet Başkanı Christina Kirchner troid kanseri; yine Brezilya eski Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva gırtlak kanseri; Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales ise burun kanseri ile boğuşuyor. Latin Amerika’nın asi liderleri ile dayanışma içinde olan İran eski cumhurbaşkanı Ahmedinejat hakkında da benzer haberler gündemi meşgul etmişti bir süre.

Siyonist Dünya Eliti niçin bu tür yöntemlere başvuruyor?

Herşeyden önce, isbatlanması zor bu uygulamalar hem “tabiî” bir görüntü sergilediği, hem de spekülasyonlar ve komplo teorileriyle süslenerek kolay sulandırılabilir olduğu için. Diğer yandan, uygulamadaki malî ve fizikî zorluklar da Elit’in ekonomi, bilim, akademi gibi sahalardaki gücü hesaba katıldığında çok kolay aşılabiliyor.

Artık “komplo teorisi” olmanın çok ötesine geçen bu tesadüfler (!), “kanser” etme marifeti literatürde birçok yerde geçen “directed energy weapons – yönlendirilen enerji silâhları” arasında baş köşeyi işgal eden TELEGRAM’ı ve ona maruz bırakılan Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’nu bir kez daha düşündürtüyor bize.

Ne var ki, Uluslararası Siyonist Elit’in bu “rutin dışı” uygulamalarıyla, İslâm dünyasının “asi lideri” görülen Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu’na 14 yıldır her gün 24 saat uygulanan TELEGRAM’ı bir bakıma ayrı tutmak gerekiyor. Çünkü O’na uygulanan TELEGRAM operasyonu, dış dünyadan “aykırı” siyasi liderlere uygulananları da içine alan yönüyle, sadece fizikî işkencenin, sadece vücudunu dirençsiz kılmanın ve sadece hasta etmenin ötesine geçiyor.

Hem bunların hepsi var, hem de çok daha fazlası!.. Çünkü bu nevi “ince” operasyonlara maruz kılan siyasi liderlerden “çok daha fazla” olarak, tüm İslâm âlemine örneklik ve öncülük teşkil ettiği kadar, “dünya çapında” bir kurtuluş reçetesini eserleştiriyor Mirzabeyoğlu. Günümüz dünya hâkimleri de, her köşede sarsılmaya yüz tutan otoritelerine “bitirici” maddî-manevî darbeyi indirme istidadı gördükleri bu “yılan”ın başını küçükken ezmekten ve tüm bu “sistem teklifi”ni eserleriyle örgüleştiren beyni “artık düşünemez ve yazamaz” hâle getirmekten, o beynin sahibini de TELEGRAM yoluyla itibarsızlaştırmaktan medet umuyor. Bu “asi fikirci”yi hemen öldürüp de kahramanlaştırmaktan ve fikirlerinin bu yolla ölümsüzleşmesinden çekindikleri için, “önce itibarsızlaştıralım, sonra düğmeye basalım” diye düşünüyorlar.

Peki, Uluslararası Siyonit Elit ve yerli peşkircilerini niçin bu denli ürkütmektedir Mirzabeyoğlu’nun teklif ettiği sistem?..

Bu sistem, herşeyden önce, Batı çıkışlı “bilinen-denenen” sistemlerin tümünün maskesini düşüren sistemdir çünkü. Beşerî bütün sistemleri çöplükteki hakettikleri yere koyduktan sonra, MUTLAK FİKİR’e sırtını dayayarak ebediyete talib olan; İslâm Âlemi’ni yeniden dünya hâkimi kılacak İSLÂM RÖNESANSI’nın temeli, ışığı ve projesi olma vasfını taşıyan sistemdir. Batı imalatı ve emperyalizmin manivelası “demokrasi”nin İslâm coğrafyasının her köşesinde itibarını kaybettiği ve Mısır örneğindeki gibi tümden “piyes” vasfına büründüğü bir demde, BAŞYÜCELİK DEVLETİ projesi ve AYDINLAR ARİSTOKRASİSİ idealiyle, Batının fikrî, siyasî, askerî, iktisadî ve kültürel hegemonyasını yerle bir edici sistemdir.

Mirzabeyoğlu’na ve fikrine karşı TELEGRAM işkencesi desteğinde yürütülen “ince operasyon” işe yaradı mı peki?..

Kesinlikle hayır!.. İBDA külliyatı “yeni eserler”le günden güne devasa bir kütübhâne niteliği kazanırken, Mütefekkir’i ve O’nun örgüleştirip temsil ettiği fikri de, artık köy köy, şehir şehir, tüm Müslüman Anadolu tanıyor ve sahibleniyor. Sadece Anadolu mu; Çeçenistan, Suriye, Irak ve Mısır başta olmak üzere, bütün İslâm coğrafyasında fiilî mücadelenin içinde olanların, savaşçı ve aydınların dikkati Mütefekkir’e odaklanmış görünüyor. Mütefekkir’in nakşettiği fikrin remzi olan “İBDA selâmı” büyük Çeçen kumandan Şamil Basay’ın beresinde tarihe geçiyor; 20. yüzyılın efsanevî antisiyonist gerilla kumandanı Carlos yıllardır “İslâm dünyası Mirzabeyoğlu’nun liderliğini bekliyor!” açıklamasını yapıyor; Suriyeli mücahidler de ellerinde O’nun “Başyücelik Devleti” eseri olduğu hâlde askerî araçlar üzerinde poz veriyor.

Anlaşılan o ki, Siyonist Dünya Eliti ve yerli işbirlikçilerinin Mirzabeyoğlu üzerinde oynadıkları TELEGRAM destekli “tiyatro”nun dekoru çok yakında yerle yeksan edilecek gözüküyor.

KAYNAK: Reha Suvari, “Jim Keith`in Öldürülmesi Vesilesiyle: İnce Operasyon Silâhı Olarak Telegram”, Haftalık Baran Dergisi, Sayı 353, 17 Ekim 2013.

Etiketlendi:, , , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: