Günlük arşivler: Kasım 27, 2013

MİZAH : Sinema Filmleriyle Akıllarda Yer Etmiş 14 Oturuş

Sinema filmleriyle ilgili pek çok liste yapıldı bugüne kadar: En karizmatik bakışlar, en hızlı silah çeken adamlar, unutulmaz 10 sahne, en iyi 10 film müziği vs. O listelere bir katkımız olsun, yeni bir halka eklensin istedik: Aklımızda yer etmiş ‘oturuşlar’.

Geçmişe henüz gönderilmiş Terminatör oturuşu

terminator-2
Terminator 2: Judgement Day filminin başında, Arnold’un belirdiği oturuş. Birazdan böyle anadan üryan halde bir bara girip, kadınların şuh bakışları altında, saçlı sakallı bi adama “I need your clothes, your boots and your motorcyle” diyecek. Sonrası kavga gürültü…

Ergenliğimizi hayli meşgul etmiş Sharon Stone oturuşu

sharon-stone
Esas olay bu değil tabii, bunun birkaç saniye sonrası… 90′larda ergenliğini yaşamış hemen her erkeğin zihnine kazınmıştır bu. “Hakikaten görünüyor muymuş?” sorusu dönemin en çok tartışılan sorusuydu. O dönem erkeklerin yüzde 70′i bu filmi izlemiştir ama filmin konusu/sonu hakkında zerre hakkında zerre fikir sahibi değildir.

Kedi seven aile babası oturuşu

marlon-brando-cat
Akşam işten eve yorgun elmiş babanın, bir yandan kediyle stres atarken bir yandan da nasihat çekmesi gibi… En çok taklit edilmiş, gönderme yapılmış ‘oturuş’lardan biri.

Başa bela olacak Marla Singer oturuşu

fight-club-marla
Fight Club’da, terapi seansına yakışmayan ve birtakım içinden çıkılmaz olayların habercisi olan Marla Singer oturuşu. Jack’in bakışıyla birleşir ve olaylar gelişir.

Uzun hikaye anlatan Haluk Bilginer oturuşu

masumiyet-haluk-bilginer
Aşkın en manyak halinin anlatıldığı Zeki Demirkubuz imzalı Masumiyet filminde bu oturuş olmasa Haluk Bilginer’in tiradı bu kadar güçlü olmazdı bence. “Uzun hikaye, karışık…” Bilmeyenler ve tekrar izlemek isteyenler

İşleri ters gitmiş İlyas Salman oturuşu

ilyas-salman-oturusu
Banker Bilo’dan bir sahne. Ama çoğu İlyas Salman filminde karşımıza çıkar bu oturuş. Hatta çoğu ‘kırsal’ temalı filmde.

Amirine gider yapan Çöpçü Abdi oturuşu

copculer-krali-
Çöpçüler Kralı’nda Kemal Sunal’ın Şener Şen’e gider yaparkenki bu oturuşu, otoriteye karşı çıktığımız anlarda aklımıza geliverir. “Battı balık yan gider”, “İnceldiği yerden kopsun”, “Azdan az, çoktan çok gider” gibi atasözü ve deyimlerin vücut bulmuş halidir.

Tecavüzle sonuçlanması muhtemel çamaşır yıkama oturuşu

oya-aydogan
“Bir tiyatro oyununda silah görülmüşse o silah mutlaka patlar” derler ya, ülkemiz sinema tarihinde de, elde çamaşır yıkayan kadının bacağı görülmüşse muhakkak o bacak avuçlanacak demektir. Zira az ötede, o oturuşa ve bacağa bakarak adrenalini yükselen ve birazdan tecavüze yeltenecek olan biri yahut birileri illa ki vardır.

Muhtar olarak doğmuş Ercan Kesal oturuşu

ercan-kesal-muhtar
Nuri Bilge Ceylan imzalı Bir Zamanlar Anadolu’da filminin en çok konuşulan oyunculuklarından birini sergileyen Ercan Kesal’ın, ‘muhtardan daha muhtar’ oturuşu.

Mahvolmuş Fatma Girik oturuşu

fatma-girik
Fatma Girik filmlerinin çoğunda karşımıza çıkan bu oturuş ve dövünme seansını genellikle birtakım kriminal olaylar takip eder: Fatma kendini öldürür, Fatma kanlısını öldürür, Fatma kanlısını oğluna öldürtür, Fatma cinnet geçirip tüfekle köy meydanına koşar, Fatma cinnet geçirip üstünü başını parçalar, Fatma kanlısının oğlunu öldürür… Bu oturuşun kökleri Aliye Rona’ya kadar uzanır aslında.

Sofra adabı

tarkan
Türk örf ve adetlerine göre yetişmiş iki kurt ve Tarkan’ın ‘sofra adabı’ konulu oturuşu. Yemeğe ilk kimin başlayacağı tam bir muamma.

Klozette oturmanın en cool versiyonu

pulp-fiction
Pulp Fiction’daki bu sahnede John Travolta, tarihin en cool ‘klozette oturuşunu’ sergiler; evde yalnız olmadığından habersiz.

Klozette oturmanın o kadar da cool olmayan versiyonu

emrah-tuvalet
Emrah ise en ilginç oturuşunu… “Spor sayfasını okuyup hemen çıkıyorum. En büyük keyfimdir. Evet, pantolonu çıkarmadan hem de…”

Nice bacaklar yırttıran Van Damme oturuşu

jean-claude-van-damme
Kaset kiralanıp karate filmleri izlendiği dönemlerin en meşhur oturuşu. Ya da duruşu, bilemedim… Böyle oturabilmek adına nice oğlan çocuğu kendini sakatladı, iki hafta yürüyemez oldu.

MİZAH : Toplansa Dünyanın En Ünlü Hastanesini Açacak 14 Doktor

Listede göreceğiniz doktorlar bir toplansa dünyanın en ünlü hastanesini açmakla beraber bir milleti hasta olmaya ikna edebilirler.

Dr. Emmett Brown

dr-emmett-brown-gelecege-donus
Marty Mc Fly, “Doktor doktor” diye ortalarda dolaşmasa doktor bile olduğunu anlamayacağımız; beyazına, saçına kurban olduğumuz insan. ‘Şimdiki çocuklar çok şanssız’ listesinde ilk 3′de gururla yer alır.

Mehmet Öz

doktor-mehmet-oz
Türk bayrağını Amerika’da gururla sallamaya devam eden insan. Her ne kadar “yalnızca ismi Türk” eleştirileri alsa da, “içki o kadar zararlı değil, yapıştırın gitsin” minvali açıklamalarıyla bu eleştirileri ebediyete gömeli çok olmuştur.

Dr. House

dr-house
Seksist, homofobik, ırkçı, genius, egosantrik, yakışıklı, finisher, sorunlu, müzisyen, doktor. Dünyanın en iyi doktoru.

Dr. Levent

doktor-levent-kutsi
70 yaşındaki tansiyon hastası teyzelerin bile en çok gördüğü doktor. Show TV sponsorluğunda 14 saat maruz kalan çocukların evde beyaz önlükle dolaştığı söyleniyor.

Sovyet Dr. Leonid Rogozov

leonid-rogozov-kendi-apandisit-ameliyatini-kendi-yapan-adam
Kendi apandisitini ameliyat eden, adam gibi adam.

Dr. Ferhat Göçer

ferhat-gocer
Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden, PowerTurk Top 20 listesine uzanan bir hayat. İlginç.

Dr. Erol Köse

erol-kose-doktor
Doktor diploması varmış.

Cüneyt Arkın

cuneyt-arkin
Doktorluk yapmaktan vazgeçen Kara Murat… Eğer tıp bilgisi olmasa 50 metreden bir atın üstüne atlaması, böğrüne 5 ok yiyip ayakta kalması mümkün olmayan insan. Hatta ayakta ölmüşlüğü bile var.

Haydar Dümen

haydar-dumen-fotograflari
Doktorun dibi.

Dr. Who

doctor-who
Bu uzay gezginine kim neden doktor demiş bilmiyoruz ama, Erol Köse’den daha doktor olduğu kesin.

Dr. Bruce Banner / Hulk

doctor-bruce-banner
Bahtı 100 yaşında aşık olan bir adam kadar açık, gücü Satürn’ün halkalarından simit yapıp arasında krem peynir sürecek kadar makul. Sinirlenince daha güzel olmayan tek doktor.

Dr. Cristian Troy

dr-cristian-troy
Çok afedersiniz ama dünyanın en iyi meme doktoru. 90-60-90′ın ilk 90′ı ondan sorulur.

Dr. Sara Tancredi

sara-tancredi
Hapishanede bir mahkumun başına milli piyango kazanan taksici şansıyla gelebilecek en iyi doktor.

Dr. Yavuz

yavuz-arka-sokaklar
Yorumsuzdur kendileri. Arka Sokaklar dizisinin fantastik karakteri

VİDEO /// AFGANİSTAN : AMERİKAN İNSANSIZ HAVA ARACI’NDAN (İHA) KEÇİYE TECAVÜZ GÖRÜNTÜLERİ

VİDEO LİNK :

TEKNİK TAKİP : İstihbarat skandalında eleştiri okları Sosyal Demokratlara döndü

Alman Dış İstihbarat Teşkilatı (BND) ile Amerikan Milli Güvenlik Ajansı’nın (NSA) birlikte çalışmalarına izin veren kişinin dönemin Sosyal Demokrat Partili (SPD) Başbakanlık Müsteşarı Frank-Walter Steinmeier olduğu iddia edildi. Hükümet partileri ve Sol Parti bu açığı bir fırsat bilerek, muhalefet partisini ve Steinmeier’i eleştirdi. SPD ise kendilerine yönelik iddiaları saptırma olarak değerlendirdi.

Hükümet Sözcüsü Georg Streiter’in hafta içinde 2002 yılındaki SPD-Yeşiller hükümetin Alman Dış İstihbarat Teşkilatı (BND) ile NSA’nın işbirliğine onay verdiğini açıklaması üzerine NSA skandalı tartışmaları yeni bir boyut kazandı. Streiter, dönemin Başbakanlık Müsteşarı olarak SPD’li Frank-Walter Steinmeier’in buna asıl izin veren kişi olduğunu belirtti. Bunun üzerine sağ hükümetin ortakları bunu fırsat bilerek karşı atağa geçti.

Steinmeier ise hükümetin bu iddialarına yönelik 11 Eylül 2001 terör saldırılarını hatırlatarak, “Vahşice bir cinayetin aydınlatılması için gerekli olan şeylerin vatandaşlarımıza ait şahsi bilgileri geniş ve kapsamlı bir şekilde toplanmasıyla ilgisi yoktur.” şeklinde kendini savundu. Frank-Walter Steinmeier, hükümetin sorumluluktan kaçmak istemesini ‘zavallıca’ bir davranış olarak nitelendirdi.

Sol Parti Eşbaşkanı Katja Kipping ise Steinmeier’e yönelik ağır ithamlarda bulunarak kendisini bütün dinleme skandalında ‘ikiyüzlü’ olarak değerlendirdi. Kipping, Sosyal Demokratların konuyla ilgili açıklık getirmesi gerektiği talebinde bulunarak, “Steinbrück, NSA skandalı çerçevesinde günlük kızgınlığını dile getirirken, dönemin SPD-Yeşiller hükümetin, NSA ve özel şirketlerin Almanya’dan bilgileri çalması için kapıları adım adım açtığı ortaya çıkıyor.” diye konuştu. Hükümetin küçük ortağı Hür Demokrat Parti (FDP) Genel Başkanı Philipp Rösler, SPD’yi ‘güvenilmez’ olarak nitelerken, büyük ortak Hıristiyan Demokratların Genel Sekreteri Hermann Gröhe ise ‘tamamen ikiyüzlülük’ kelimelerini sarf etti.

SPD’YE GÖRE İDDİALAR SAPTIRMA

Hükümeti NSA skandalı nedeniyle haftalardır eleştiren SPD ise kendilerine yönelik iddiaları saptırma olarak değerlendirdi. SPD’nin başbakan adayı Peer Steinbrück, asıl sorulması gereken sorunun Alman hizmet sektörlerinin ve şirketlerinin yabancı servisler tarafından dinlenip dinlenmemesi olduğunu vurguladı. Parti Genel Sekreteri Andrea Nahles ise başbakanlığın bugüne kadar vatandaşların milyonlarca temel haklarının ihlal edildiğine yönelik şüpheyi ortadan kaldıramadığını kaydetti.

Eski NSA çalışanı Edward Snowden’in dünyayı sarsan itiraflarından sonra, BND’nin de NSA ile birlikte çalıştığının ortaya çıkması ülke genelinde büyük tartışmaları başlatmıştı.

İSTİHBARAT : Güney Kore’de istihbarat krizi büyüyor

Geçtiğimiz ay Seul Merkez Bölgesi Savcılık Ofisi, NIS eski Şefi Won Sei-hoon hakkında soruşturma başlattıklarını duyurmuştu. Eski istiharatçı, geçen sene yapılan 19 Aralık devlet başkanlığı seçimlerine müdahil olmakla suçlanmıştı. Alınan bilgiye göre Won’un, bazı istihbarat çalışanlarına, Kuzey Kore sempatizanı olarak gördüğü liberal adaylar hakkında seçim öncesi internet üzerinden karalama kampanyası yapması için talimat verdiği iddia edilmişti.

Krizin büyümesi iktidardaki Seanuri Partisi ile ana muhalefet Demokrat Partiyi karşı karşıya getirdi. Muhalefetteki partiler, NIS üzerinden bazı reformlar yapılmasını ve eski Şef Won dışında olaya müdahil olan istihbatraçılar hakkında hukuki işlem başlatılmasını istedi.

İktidardaki Seanuri Partisi söz konusu skandalla ikiye ayrıldı. Partinin ileri gelenleri tartışmalarda tarafsız kalınmasını tercih ederken, eski Devlet Başkanı Lee Myung-bak’ın yakın çevresinden olan milletvekilleri NIS’in tartışmaların odak noktasında olmasından dolayı rahatsız olduklarını ifade etti. Yapılan görüşmeler sonucunda iki parti de seçimlere müdahil olan tüm kurum çalışanları hakkında hukuki süreç başlatacağını duyurup, komisyon çalışmaları ile NIS’e bazı reformlar uygulanacağını bildirdi.

Soruşturmanın eski Seul Emniyet Müdürü Kim Yong-pan’a kadar uzanması sebebiyle Demokrat Parti, NIS’ın seçimlere müdahale olmasında iktidar partisinin de payı olduğunu ileri sürdü. Demokrat Parti, Devlet Başkanı Park Geun-hye’nin bir an evvel halktan özür dilemesini talep ederken, yeni atanan NIS Şefi Nam Che-jun’un da siyasi meyli olmasından dolayı görevinden alınmasını istedi.

İktidardaki Seanuri Partisi, istihbarat servisinde bazı reformların gerekliliğini kabul ederken, yaşananlardan kendilerinin sorumlu tutulmasını manasız olarak nitelendiriyor.

Öte yandan Devlet Başkanı Park, istihbarat krizini geniş çaplı ele almak için Devlet Başkanlık Sarayı Mavi Köşk’te üst düzey bir görüşme teklif etti. İktidar ve ana muhalefet partisi genel başkanları ve grup başkan vekilleri ile yapılacak görüşmeye Demokrat Parti katılmayacağını bildirdi. Park krizden dolayı halktan özür dilemedikçe meydanlardan ayrılmayacaklarını söyleyen Demokrat Parti Lideri Lee Han-gil, görüşmenin sadece Park ve aralarında olması halinde icabet edeceklerini söyledi.

Başkent Seul’de son zamanlarda sık sık gösteriler yapılıyor. Çong-gye Nehri Meydanı’nda yapılan mumlu gösteriye Demokrat Parti’den bir çok milletvekili katıldı. Yapılan gösterilerde NIS’de bir an evvel reform yapılması gerektiği savunulurken, Devlet Başkanı Park’ın halktan özür dilemesi isteniyor. CİHAN

TERÖR : ABD istihbaratı verdi, TSK ‘vur’ dedi

Diyarbakır 2’nci Hava Kuvvet Komutan Yardımcılığı görevinde bulunan emekli Tümgeneral Karataş, Uludere olayında ilk istihbarat bilgilerinin ABD predatöründen alındığını açıkladı

Diyarbakır 2’nci Hava Kuvvet Komutan Yardımcısı olarak görev yaptığı sırada Balyoz davası kapsamında Ekim 2011’de cezaevine giren emekli Tümgeneral Beyazıt Karataş, tutuklanmasından yaklaşık 2,5 ay sonra meydana gelen Uludere’de 34 köylümüzün ölümüyle sonuçlanan bombalamada ilk istihbarat bilgilerinin Kuzey Irak’ta uçan ABD’nin İnsansız Hava Aracı(İHA) olan Predatör’den alındığını kaydetti.
Karataş, Uludere olayına ilişkin şu bilgileri verdi:

‘MİT’ten istihbarat geldiği duyumu kuvvetli’

"28 Aralık 2011 tarihinde Uludere’de ilk İHA görüntüleri önce Kuzey Irak’ta ABD İHA’sı Predatör’den alınmıştır. Daha sonra bölgeye Türk İHA’sı Gözcü sevk edilmiş ve görevi Predatör’den devir almıştır.

MİT tarafından yalanlanmakla beraber, basında çıkan haberlerden Uludere ile MİT’ten önemli olduğu değerlendirilen istihbarat bilgilerinin yayımlandığı duyumu kuvvetlidir.

‘Uçakların kullanılması emri Genelkurmay’dan’

Genel olarak İHA görüntüleri, diğer istihbarat kaynaklarından gelen bilgilerle birlikte başta Genelkurmay Karargahı’nda İstihbarat ve Harekat personeli olmak üzere diğer ilgili birliklerde görevli personel tarafından da değerlendirilmektedir.

İHA görüntüleri ve diğer istihbarat bilgileri dikkate alınarak hedef seçilmesi ve Hava Kuvvetleri uçaklarının kullanılması ihtiyacı ortaya çıkarsa, Genelkurmay İstihbarat ve Harekat Başkanlığı temsilcileri tarafından önce Genelkurmay Başkanı’na da çıkılır bilgi verilir ve emri alınır.

Genelkurmay Başkanlığı Karargahı’nda bu faaliyetler yürütülürken diğer karargahlarda ve görev verilebilecek birliklerde de hazırlıklar paralel olarak sürdürülür ve Genelkurmay Başkanlığı’nın emri beklenir.

TBMM tarafından hükümete verilen TSK’nın sınır dışı kullanılması yetkisi Hükümet tarafından Genelkurmay Başkanlığı’na devir edilmiştir. İç Güvenlik Harekatı’nda Hava Kuvvetleri’nin sınır içi ve sınır dışı kullanılması yetkisi Genelkurmay Başkanlığı’ndadır.

‘Sınır dışı harekatta Başbakan ve Cumhurbaşkanı’na bilgi verilir’

Genelkurmay yetkilileri tarafından sınır dışı İç Güvenlik Harekatı yapılacaksa; Başbakan’a bilgi vermek üzere Başbakanlık Müsteşarına, ayrıca bilgi için Cumhurbaşkanı’na bildirilmek üzere yaverine bildirilir. Bu uygulama usullerinde bildirim yerleri yapılan koordinasyona göre zaman zaman değiştirilebilir.

Uludere olayında; mevcut istihbarat bilgileri ile önce Predatör daha sonra Gözcü görüntülerinin kıymetlendirilmesi sonucu Hava Kuvvetleri uçaklarının kullanılmasına karar verilmiş ve Genelkurmay Başkanlığı’nın Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na emri ile Diyarbakır’da konuşlu gece görüş imkan ve kabiliyetine sahip F-16’lar kalkmış ve kendilerine verilen görevi icra etmişlerdir.

Aydınlık’ın haberi birçok kaynaktan doğrulandı

Aydınlık, 5 Ocak 2012 tarihli “İstihbarat predatörden” manşetiyle, Uludere olayında ilk istihbaratın ABD’nin İncirlik Üssü’nden kalkan predatörden verildiğini yazmıştı. Amerikan Wall Street Journal gazetesi de 15 Mayıs 2012 tarihli haberinde, istihbaratın predatörler tarafından verildikten sonra, operasyon kararının Türk yetkililerce alındığını vurgulamıştı.

"Kaçakçı grubun içinde teröristlerin olduğu bilgisi bulunduğu” belirtilen TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesindeki Uludere Alt Komisyonu raporunda, söz konusu istihbaratın İHA’larla sağlanamayacağı belirtilerek, bombalamadan 1 saat on beş dakika önce ABD Predatör’ünün bölgede istihbarat topladığı kaydedilmişti.

‘Çelik kanatlı kahraman kartallar bir adım öne çıksın’

Emekli Tümgeneral Beyazıt Karataş Aydınlık’a yolladığı mektubunu Silivri’den bir çağrıyla bitirdi. Dava ve silah arkadaşlarına seslenen Karataş, şunları kaydetti:
“Hapiste olmanın verdiği psikolojik durum ile konuşuyorlar, mektup yazıyorlar, bu nedenle tepki gösteriyorlar diye ülkenin geldiği ve gideceği durumu anlamayanlara ve yeni bir sayfa açıp kaçıp kurtulmayı düşünenlere bu kez ben soruyorum ‘Ben Mustafa Kemal’in Askeriyim’, ‘Sen Kimin Askerisin?’

Radyasyon Etkisi

(…) Balyoz Davasında yargılanan general, amiral, subay, astsubay ve sivilin aynı anda şehit edilmesi topyekûn bir savaşta bile mümkün değildir. …40 adet 10 Kilotonluk (KT) atom bombasının aynı anda atılması gerekmektedir. …Karada, havada, denizde, denizaltında ve yurtdışında görevde olanlar ise nükleer bulut onlara geldiğinde şehit olacaklardır.

Evet, sadece ‘Balyoz Tertibi’ ile aynı anda Türkiye üzerine yaklaşık 40 adet 10 Kilotonluk 400.000 ton TNT etkisine eşit atom bombası atılmıştır. Hasar büyüktür. ‘Kartalın Kanatları Kırılmıştır’. Radyasyon etkisini uzun yıllar sürdürecektir. Erken doğanlar, erken yaşta ölenler, sakat doğumlar artacaktır. Hava Kuvvetleri’nde 1990’lı yıllarda başlayan erken ayrılma sürecinin ve ayrılan pilot sayısının artmasının sözde davalardan sonra hız kazanmasının nedenleri ‘Radyasyon Etkisi’dir.
Hava Kuvvetleri’nde görev yapan general, subay, astsubay, sivil memur, uzman çavuş, er ve erbaşı ile uçanı ve uçuranı; vatansever, cesur, kahraman, fedakâr ve göklerin çelik kanatlı kartallarıdır. O halde kendilerine Silivri’den seslenmek istiyorum: Çelik Kanatlı Kahraman Kartallar Bir Adım Öne Çıksın."

‘TSK’ya karşı operasyonlar NATO’nun yeni konseptiyle başladı’

Emekli Tümgeneral Karataş, Türkiye ve TSK’ya karşı yürütülen operasyonların amaçlarını şöyle sıraladı:

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile aziz şehitlerimizin canlarını vererek kanlarıyla topraklarını suladığı, Türk Milletinin fedakâr insanlarının büyük özverisiyle kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘Aydınlık Güçlerine’ karşı çeşitli isimlerle başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere yurt içinden ve yurt dışından alınan desteklerle yürütülen bu operasyonların amaçları özetle;

-Türk Devriminin ve Cumhuriyet değerlerinin yok edilerek ulus devlet direncinin kırılması,

-Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti yerine bir İslam devletinin kurulması,

-Bunların sonucunda ülkenin parçalanmasıdır.

-Türkiye’nin parçalanmasına kadar gidecek süreç içerisinde TSK’ya karşı yürütülen iç ve dış destekli saldırıların;

-Terörist başının 15 Şubat 1999 tarihinde Kenya’nın başkenti Nairobi’de bulunan Yunanistan Büyükelçiliğinde saklanırken yakalandığı ve 16 Şubat 1999 tarihinde Türkiye’ye teslimi ile başladığı,

-01 Mart 2003 tarihinde Irak Tezkeresinin TBMM’de reddedilmesi ile hızlandığı,

-ABD’nin Irak’ı işgali ile devam ettiği,

-04 Temmuz 2003 tarihinde Süleymaniye’de bulunan Türk Özel Kuvvetleri personelinin ABD askerleri tarafından tutuklanması ile düğmeye basıldığı,

-ABD Başkanı Bush’un Büyük Ortadoğu Projesi’ni (BOP) açıklaması,

-ABD Dışişleri Bakanı Rice’ın siyasi haritaların değişeceğini belirten beyanı,

-BOP Eş Başkanlarının belirlenmesi,

-Arap Baharı veya Arap İsyanları’nın başlaması ile bu sürecin devam ettiği şeklindedir.

Benim şahsi düşüncem;

-Atatürk Cumhuriyeti’ne, gerçek Türk aydınlarına ve TSK’ya karşı yürütülen operasyonların terörist başının yakalanması veya 01 Mart 2003 tarihli Irak Tezkeresinin reddedilmesi ile değil, 1990 yılında ‘Soğuk Savaş’ın sona ermesi ABD ve NATO’nun yeni konseptlerini açıklaması ile başladığı şeklindedir.

-1991 yılında ABD önderliğindeki Koalisyon Güçleri’nin Irak’a karşı başlatılan harekâta Türkiye’nin katılımı konusunda dönemin Cumhurbaşkanı ile ters düşerek istifa eden Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necip Torumtay’ın onurlu duruşunun, ABD’nin TSK’ya karşı ‘düşmanca yaklaşımında’ önemli bir yer tuttuğu unutulmamalıdır.”

Gamze Çınlar

Aydınlık

FİLİSTİN DOSYASI : Filistin İstihabaratı İki İslami Cihat Liderini Gözaltına Aldı

Filistin İstihbarat Birimi, İslami Cihat Hareketi liderlerinden Hadır Adnan ile Faruk Aleyyan’ı gözaltına aldı.

Filistin İstihbarat Birimi, İslami Cihat Hareketi liderlerinden Hadır Adnan ile Faruk Aleyyan’ı gözaltına aldı.

Aleyyan’ın kardeşi Musa Aleyyan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, istihbarat yetkililerinin Cenin kentindeki evine baskın düzenleyerek, ağabeyini ve misafiri Hadır Adnan’ı gözaltına aldıklarını söyledi.

Aleyyan ve Adnan’ın gözaltına alınmalarına ilişkin henüz resmi açıklama yapılmadı.

İsrail hapishanelerindeki Filistinlilerin geçen sene yaptığı açlık grevini başlatanlar arasında yer alan Hadır Adnan, 66 günlük açlık grevinin ardından İsrail’le varılan anlaşma sonucu serbest bırakılmıştı.

YÜKSEK STRATEJİ TÜRKİYE

strateji, istihbarat, güvenlik, politika, jeo-politik, mizah, terör, araştırma, teknoloji

%d blogcu bunu beğendi: